En Son Eklenenler

Toplam 39883 sonuçtan 91 - 100 arası görüntüleniyor.
  • Cemal Türkel
    insan sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    271,01 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Felsefe
    Seslendiren : Sema Özer
    Konusu:
    Varoluş bir takım oyunudur ve her bir varlık bu takımın bir parçasıdır. Bu takımda alt-üst ilişkisi, küçük-büyük kavramı yoktur. Bütün arayışların ve çalışmaların temelinde beta sistemlerinde ifade hakkı alabilme isteği yatmaktadır. Farklı disiplinlerde hazırlanan kardeşlerimiz Bilinç Akademisi’nin çatısı altında buluşacaklardır. Bilinç Akademisi yetişmişlerin okuludur. Temelde çıkış için iki yol vardır. Bu yollar hazırlananların ve yetişmişlerin yollarıdır. Bu yolları da iki ana enerji temsil eder. Mevlana ve Şems olarak tanımladığımız bu enerjiler beta düzenlerine geçiş için bir hazırlıktır. Bu hazırlığın öncesinde de evreler vardır. Hazırlık ve yetişmişlik ifadeleri çıkıştan önceki son iki evredir. Şems yetişmişleri hazırlar. Yetişmiş olmak bir dokunuşu gerektirir. Bu dokunuşa “Şems Dokunuşu” denir. Bu nedenle yeni dönem çalışma düzenlerine “Şems Nizamları” denmektedir. Her bir kardeşimiz kendi koordinatlarının Şems’idir ve kendi 18’ine yansıyarak onların güneşi olacaktır. Güneşler, Bilinç Akademisi’nin müfredatından geçtikten sonra yeni güneşlerin güneşi olacaklardır. Bu anlatımlar da Ana Mutlak Güneş’in ilk yansıması olan 18’ler tarafından yapılmaktadır. Bizler, bir güneşin etrafında toplanan 18 taç yapraklarız. Taç yapraklar her zaman yüzlerini güneşe dönerler.
  • Sigmund Freud
    insan sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    313,16 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Psikoloji
    Seslendiren : MERVE TEKİNAY UÇKUN
    Konusu:
    Bu kitapta S. Freud'un Haz İlkesinin Ötesi, Narsizme Giriş, M. Klein'in İlk Korkular ve Sanatçının Yorumu, Çocukların Oynarken Rol Yaratması, Psikozların Ruhsal Tedavisi, Öğrenme Tıkanıklığı Teorisine Katkı başlıklı yazıları yer alıyor. Yazıları M. Yılmaz Öner çevirdi ve yorumladı. Metinlerde geçen bazı sözcük ve kavramlara dikkat çekmek için vurgularda bulundu. Ayrıca Psikiyatrın Kökenleri adlı yorum yazılarıyla konuların zenginleşmesine katkıda bulundu. Günlük yaşamda yansımasını bulan ve bize olağan gelen bir çok davranışın kökü çok derinlerde..."
  • Mert Güler
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    253,03 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Kişisel Gelişim
    Seslendiren : Özge Onat
    Konusu:
    Bu kitapla bir şekilde buluştuysan, seninle benim hayallerim aynı yönde demektir. Hayatta senin ve herkesin daha özgür, sevgi dolu, keyifli, merhametli, paylaşımcı, anlayışlı ve güler yüzlü olmasını istiyorum. Amacım fiziksel, duygusal, düşünsel ve içsel gelişim için derin bir farkındalık yaratmak. İnsanlardaki gülümsemeyi içten hale getirmek ve çoğaltarak paylaşmak. Evrenle uyum ve bütünleşme yolunu açarak güzel sürprizler getirmesine ilham olmak. Bu esintinin daha yaşanılabilir bir dünya yaratacağına yürekten inanıyorum. Aşkla gülümsemen dileğiyle... "Sakatlıklarından iş arayışlarına, aşklarından vedalarına uzanan yaşam mücadelesini öylesine içten, felsefi ama bir o kadar da gülerek ve eğlenerek paylaşmış ki... Okumaya başladım ve bırakamadım. Uykum gelmedi, acıkmadım, susamadım. Ta ki kitabı bitirene kadar... Acı çekenler, hastalar, karamsarlar, eğlenmek isteyenler, öğrenmek isteyenler, umutsuzlar, geleceğe umutla bakmak isteyenler, her şeyim var diyenler, hiç bir şeyim yok diyenler... Bu kitabı okuyun. Hem eğlenecek, hem duygulanacak, hem öğrenecek, sonunda bana hak verecek, Mert Güler'e teşekkür edeceksiniz." -Prof. Dr. Cihan Aksoy-
  • bilgisayar sesi + metin - Türkçe
    32 Ayrım
    546,21 MB
    Eser Türü: Dersler
    Eser Alt Türü: Ders/Açıköğretim Fakültesi
    Seslendiren : Yelda
    Konusu:
    Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi(AÖF) Temel Sağlık Ve Hastalık Bilgisi Dersidir.
  • Mehmet Ali Güller
    insan sesi mp3 - Türkçe
    26 Ayrım
    909,15 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: inceleme
    Seslendiren : Günfer Demirci
    Konusu:
    Amerikan hegemonyası inişte… ABD emperyalizmi bir süredir üretmiyor, fazlasıyla tüketiyor. Üretimi azalan her imparatorluk gibi ABD de tarihsel gerileme içinde. Üretemeyen ABD, dünya çapında savaş ve operasyonları da yürütemiyor. Bu ABD’yi geri çekilmeye zorluyor. ABD egemenleri için artık problem şu: Nasıl bir geri çekilme? Tekrar ileri atılmak için taktik bir geri çekilme mi, savaşarak geri çekilme mi, vekâlet bırakarak geri çekilme mi? ABD bu soruya nasıl bir yanıt bulursa bulsun, ABD hegemonyasının sonu geliyor ve yeni bir dünya kuruluyor. ABD, AB, Çin, Rusya ve Hindistan’ın büyük güç mücadelesi yeni bir siyasal düzeni şekillendiriyor. Ekonomi gibi siyasetin merkezi de Atlantik’ten Pasifik’e, Amerika ve Avrupa’dan Asya’ya kayıyor. “Serbest piyasa sosyalizmi”nin “serbest piyasa kapitalizmi”ne üstün geldiği yeni dünyada yeni dengeler kuruluyor…
  • Peter David
    insan sesi mp3 - Türkçe
    29 Ayrım
    608,08 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Bilim Kurgu
    Seslendiren : Özer Can Yılmaz
  • metin - Türkçe
    3 Ayrım
    2,68 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: İslam
  • Yaşar Kemal - Sabahattin Eyüboğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    427,79 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Edebiyat
    Seslendiren : Ceren Teoman
    Konusu:
    ün kendinden önce var olmuş bir başka kültürünün yatağında büyüdüğü Anadolu toprakları binlerce yıl zengin bir halk edebiyatına kaynaklık etti. Sabahattin Eyuboğlu ile Yaşar Kemal'in ortak çalışması olan Gökyüzü Mavi Kaldı bu büyük edebiyatın seçme ürünlerinden oluşuyor. Adını Yaşar Kemal'in koyduğu bu kitap, bir yandan halk edebiyatımızın zenginliğini, büyüklüğünü hangi büyük kültürlerden beslendiğini ortaya koyarken, bir yanıyla da halk edebiyatı tarihimize düşülmüş büyük bir not. Kuş uçtu yuva kaldı Gökyüzü mavi kaldı
  • Hulusi Armağan Yıldırım
    insan sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    296,50 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Anı/Mektup
    Seslendiren : Sema Özer
    Konusu:
    Bir kiraz ağacını diken, yetiştiren, meyvesini toplayan kişi; “Bu ağaç, benim ağacım.” diyebilir. Onun, dalında dolaşan, meyvesini yiyen bir kuş; “Bu ağaç, benim ağacım.” diyebilir. Çiçeğine konan arı; “Bu ağaç, benim ağacım.” diyebilir. Yaprağına tırmanan tırtıl; “Bu ağaç benim ağacım.” diyebilir. Dibine düşen meyveleri yiyen canlılar; “Bu ağaç benim ağacım.” diyebilir. Hiçbirinin, diğerinin sahiplenmesine itirazı olmadığına göre, rahatlıkla aynı ağacı bütün canlılarla beraber sahiplenebiliriz. Ağacın buna itirazı yok zaten. Yıldızların niye olsun ki? Serdar’ın yıldızı üç tane idi. Benim yıldızım bir tane idi, şimdi ise iki tane... Sahi sizin yıldızınız var mı? Nerede? Adını ne koydunuz? Yoksa altında gezdiğiniz gökyüzüne hiç bakmadınız mı?
  • Cengiz Topel Mermer
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    3,01 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Arastirma- İnceleme
    Konusu:
    Emekli Albay Dr. Cengiz Topel Mermer’in “Keşmir Sorunu ve Pakistan-Hindistan İlişkileri Üzerine Etkisi” isimli doktora tezi, aynı isimle TasamYayınları tarafından kitaplaştırıldı. Küresel güç mücadelesindeki jeopolitik adımların bölge üzerinde yarattığı baskılardan da etkilenerek zaman içerisinde çapı büyüyen Keşmir Sorunu’nu her yönüyle inceleyen, beş bölüm ve 437 sayfadan oluşan çalışmada 1.548 atıf yapılmış olması, kitabın derinliğini ve kapsamının mahiyetini ortaya koyuyor. Kitapta Ön Söz ve Giriş’in ardından birinci bölümde “Kavramsal ve Teorik Çerçeve”, ikinci bölümde “Tarihî Arka Plan”, üçüncü bölümde “Hint Milliyetçiliğinde Ayrışma, Altkıtanın Bölünmesi ve Sorunu Üreten Süreç”, dördüncü bölümde “Keşmir’de Hint Hâkimiyeti ve Hindistan-Pakistan Çatışmaları” ve beşinci bölümde “Güney Asya’daki Jeopolitik Gelişmelerin Pakistan-Hindistan/Keşmir Sorunu Üzerine Yansımaları” konuları yer alıyor. Kitabın altıncı ve son bölümünde ise “Sonuçlar” irdeleniyor. Kitabın amacının “Hindistan-Pakistan arasında Keşmir sorununda görünürlük kazanan çatışmalı ilişkiyi analiz edip problemin kaynağına ulaşmak ve Keşmir sorununun iki ülke anlaşmazlığı üzerindeki izlerini ortaya çıkarmak ve Güney Asya coğrafyasına yönelik bir Türkiye perspektifi ortaya koyabilmek” olduğunun belirtildiği arka kapak yazısında şu ifadelere yer verilmiş; “Hindistan ve Pakistan, II. Dünya Savaşı sonrası emperyal kapasitesini yitiren İngiltere’nin Hint Yarımadası’ndan çekilmek zorunda kalması üzerine 1947 yılında, din temelli ayrışma esasında kurulan devletlerdir. Hindistan’ı arada bırakarak, Doğu ve Batı Pakistan olarak ikiye ayrılan Pakistan, 1971yılında yaşanan iç savaşa Hindistan’ın müdahalesi neticesinde Doğu Pakistan’ı kaybetmiş, Doğu Pakistan Bangladeş adıyla bağımsız bir devlet haline gelmiştir. İngiltere’nin çözmeden bıraktığı; maddi kaynakların paylaşılması, sınır aşan su kaynaklarının paylaşımı, tartışmalı sınırlar, görece özerk yönetilen prensliklerin statüsünün netleştirilememesi gibi sorunlar Hindistan ve Pakistan arasında ciddi krizlere neden olmuştur. Hindistan ve Pakistan, İngiliz mirası sorunları zaman içerisinde büyük oranda çözerken, halkın büyük çoğunluğu Müslüman ancak yöneticisi Hindu olan Cammu ve Keşmir Prensliği’nin (Keşmir) statüsü konusunda anlaşamamış; bu sorun iki ülke arasında kronik çatışma üreten bir mekanizmaya dönüşmüştür. İki ülkenin kurulduğu Ağustos 1947’den sonra Keşmir’de çıkan iç savaşa Hindistan, Hindu Maharaca’nın Hindistan’a bağlanmayı kabul ettiği gerekçesi ile müdahale etmiş; bu gelişmeyi kabul etmeyen Pakistan’ın da müdahil olmasıyla başlayan ilk Pakistan-Hindistan savaşı, Birleşmiş Milletler aracılığında, 1 Ocak 1949’de sağlanan ateşkes ile sonuçlanmıştır. Çatışmalar sonrasında Batıda, Pakistan’ın kontrolünde, Keşmir topraklarının üçte birini kapsayan bir alanda, başkenti Muzaffarabad olan “Azad Keşmir Yönetimi” kurulmuştur. Doğuda ise, başkenti Srinagar olan, Keşmir topraklarının üçte ikisini kapsayan alan Hindistan kontrolünde kalmıştır. İki ülkenin de kuruluş ilkelerinde başat yer alan Keşmir’in tamamına sahip olma davası temelinde Hindistan ile Pakistan iki defa daha savaşmış ve iki defa da sınırlı çatışmaya girmiştir. Bu çatışmalara rağmen, Keşmir’de 1949 ateşkesi ile oluşan sınır hattı pek fazla değişmemiştir. Keşmir Sorunu, küresel güç mücadelesindeki jeopolitik adımlarının bölge üzerinde yarattığı baskılardan da etkilenerek zaman içerisinde çapını büyütmüştür. Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) ile 1962 yılında yaşadığı savaştaki toprak kayıpları Hindistan’ı küresel aktörlerle işbirliği yapmaya mecbur bırakmıştır. Hindistan-ÇHC savaşından sonra Pakistan’ın ÇHC ile ittifak kurarak, kendi kontrolündeki Keşmir topraklarından bir bölümünü ÇHC’ye bırakması da ÇHC’nin soruna nüfuz etmesine neden olmuştur. ÇHC’nin bölge denklemlerine dâhil olması küresel aktörlerin bölgeye yönelik adımlar atmasına neden olurken, Afganistan gelişmeleri de Keşmir Sorunu üzerinde belirleyici olmuştur. Soğuk Savaş sonrasında Hindistan ve Pakistan küresel baskıların hafiflemesinden doğan çözüm zeminini değerlendirmenin aksine silahlanma yarışını sürdürmüş ve bu yarış tarafların nükleer kapasite kazanmasıyla sonuçlanmıştır. Bu gelişme sonrasında sorun tüm dünyayı etkileme kapasitesine sahip bir nükleer tehdit kaynağı haline gelmiştir. Pakistan’ın kontrolündeki Keşmir’de nüfusun tamamını oluşturan Müslümanlar Pakistan Yönetimi ile ciddi bir sorun yaşamazken Hindistan kontrolündeki Keşmir’de kalan Müslümanlar Hint hâkimiyetini kabul etmekte zorlanmıştır. Bu bağlamda nüfusun yaklaşık yüzde sekseni Müslüman olan Hindistan kontrolündeki Keşmir’in Hindistan’a entegrasyonu sorunlu olmuş; Keşmir halkı Hindistan kontrolündeki yönetime karşı yabancılaşmış ve zaman zaman da isyan etmiştir. Hindistan, mevcudu yüz binlerle anılan güvenlik personeli ve “Olağanüstü Hal Yasaları” ile Keşmir’de hâkimiyet kurmaya çalışsa da başarılı olamamıştır. Keşmir’deki ayrılıkçılığı Pakistan’ın desteklediğini iddia eden Hindistan, 5 Ağustos 2019’da Keşmir’i dış dünyaya kapatıp özel statüsünü kaldırmış ve bölgeyi güvenlik çemberine almıştır. Hindistan, bu adımı ile demografik yapıyı değiştirerek Müslüman nüfusu azınlığa düşürmek ve sorunu kesin olarak çözmek istemektedir. Bu gelişmeyi kabul etmeyen Pakistan gerilimi artırarak konuyu canlı tutmakta ve soruna uluslararası camianın müdahil olmasını sağlamaya çalışmaktadır. Keşmir’in bölünmesinden bugüne, tartışmalı ateşkes hattında yaşanan küçük çaplı çatışmalar ve karşılıklı ateş açmalar nedeniyle sivil ve asker can kayıpları devam etmekte, iki nükleer silah kapasiteli ülkenin çatışma riski Demokles’in kılıcı gibi dünyanın üzerinde sallanmaktadır”.

Sayfalar