Eserlere Göre Listeleme

Toplam 97 sonuçtan 1 - 10 arası görüntüleniyor.
  • Alaattin Karaca, Şerif Aktaş, Cafer Gariper, İbrahim Şahin
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    367,24 KB
    Eser Türü: Dersler
    2. Abdülhamit Dönemi Türk Edebiyatı
  • Ahmet Turan Alkan
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    10,72 MB
    Eser Türü: Kitap
    II. Meşrutiyet ile başlayan süreç, özellikle 1908 ve sonrasına dair kayıtlar, Türkiye’nin derin hafızasında hâlâ sızlayan yaraların kayda geçirildiği kapanmamış bir defterde tutulur. Tarihçiler, bu defterin tamamını hiç görmediler sanki… Belki de bu yüzden, Türkiye’nin yakın tarihi, yazıldığı kadarıyla bir gizli tanığın başka bir gizli tanığa fısıldadığından belki birazcık fazla belki de ancak o kadardır. Elinizden tuttuğunuz eser, o “birazcık fazla” içinde, bence, mühim bir yer işgal eder. Ahmet Turan Alkan, bu eserinde, İkinci Meşrutiyet devrindeki “Ordu ve Siyaset” bahsine dair tanık ifadelerinin mühim bir kısmını, o açık duran “defter”e kendi usülü ve üslubunca kayda geçirmiş. Usül ve üslub, ülkemizde, tarihçiliğin biraz dikkat edilmeyen bir boyutudur. Tarihçiliğin aynı zamanda bir hikâye anlatma ve metin yazma işi olduğu nedense unutulur. Ahmet Turan Alkan bu eseriyle tarihçiliğin sadece bu tarafını hatırlatmakla kalmayıp, tarih okumanın lezzetini de okuyucuya tattırıyor. Tarihe dair herhangi bir metin yazmanın edebî bir faaliyet olduğunu, bir sanatçı hassasiyeti ve bir edip dikkati gerektirdiğini emsaliyle ortaya koyuyor. Kullandığı kaynaklardan ve bilhassa devrin hatıra kitaplarından yapılan iktibaslar, “Ahmet Turan Alkan dikkati”nin farkını gösteriyor. Hatıralardaki beşerî ayrıntıları yakalayıp, onlar üzerine tarih bina edebilmek ancak “Altıncı Şehir” yazarına ait bir imtiyaz ols a gerek. Ordu ve siyaset gibi, meziyet ve zaafların, resmiyet ve ciddiyet soğukluğunda dondurulduğu bir sahada hayatiyetini sürdürebilen insanî unsurların bulunup çıkarılması ve tarihî anlamıyla kıymetlendirilmesi, elinizdeki esere bir edebî metin hüviyeti veriyor. Böylece devrin tarihî şahsiyetlerinin bir karakter bütünlüğü içerisinde zihnimizde canlanıp adeta hayatımıza karıştıklarını hissediyor, o gün için dert ettikleri meselelerin pek çoğunun, bugün de nerdeyse aynı mahiyette devam ettiklerini görüyoruz. Hülâsa, eseri okuyunca anlayacaksınız ki “o defter”, evet, henüz kapanmamış ve bir müddet de kapanmayacak gibi…
  • Aziz Özdemir - Mustafa Yıldız
    insan sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    162,75 MB
    Eser Türü: Dersler
  • Aziz Özdemir - Mustafa Yıldız
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    134,30 MB
    Eser Türü: Dersler
  • Yeşim Göğün, Uğur Karaman, Nalan Hülya Namaç, Fatih Öncü
    insan sesi mp3 - Türkçe
    31 Ayrım
    238 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Çiğdem Tepecik
    Matematik Ders Kitabı İlköğretim 2. Sınıf
  • Osman Coşkun - Memiş Emecen - Mihriban Yurt - Süheyle Dedeoğlu Okuyucu - Serdar Arhan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    9 Ayrım
    223,68 MB
    Eser Türü: Dersler
  • Osman Coşkun - Memiş Emecen - Mihriban Yurt - Süheyle Dedeoğlu Okuyucu - Serdar Arhan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    110,16 MB
    Eser Türü: Dersler
  • Eser: Yavuz Bahadıroğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    101.811 KB
    Eser Türü: Tiyatro
    Seslendiren: İsmail Koç
    Şanlı Osmanlı Sultanlarından;2. Sultan Murat Han ve Yavuz Sultan Selim Han
  • Alaattin Karaca, Sabahattin Çağın, Şerif Aktaş, Cafer Gariper, İbrahim Şahin
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    2,76 MB
    Eser Türü: Dersler
    Osmanlı Devleti’nin modernleşme çabalarını 18. yüzyıla kadar götürmek müm¬kündür. ilkin toprak kayıpları neticesinde askeri alanda zaruri olarak başlayan mo¬dernleşme daha sonra toplumsal ve siyasi alana da sıçramıştır. Bu durumu, Osman- lı pragmatizmi içinde düşünmek gerekir. Başlangıçtan itibaren Batılılaşma ile eş dü¬şünülen modernleşme 1839 yılında ilan edilen Tanzimat Fermanı ile toplum hayatı¬nın tüm noktalarını kapsar bir hal almaya başlar. Bunun da ötesinde bu tarihten son¬ra, günümüze kadar devletin ideali resmen Batılılaşma olur. Kuşkusuz Tanzimat dö¬nemi batılılaşma olgusunun en güçlü hissedildiği dönemlerden biridir. Toplumsal ve siyasi alandaki hızlı yenileşme hareketleri etkisini doğal olarak edebi alanda da his¬settirir. Özellikle Avrupa ülkelerine eğitim için giden öğrencilerin Batı edebiyatlan ve yeni edebi türlerle tanışması; yeni türlerle Coğrafi Keşifler, Aydınlanma Çağı, Sanayi Devrimi ve Fransız İhtilali sonrası farklılaşan yeni Dünyanın daha iyi anlatılabildiğini keşfetmeleri, Türk edebiyatının da yönünü Batıya çevirmesine yol açmıştır. Şinasi’nin 1858’de Fransız şiirinin önemli temsilcilerinden yaptığı şiir tercümelerini Terceme-i Manzume adıyla bastırması onun Türk şiirini yenileştirme çabasının bir göstergesidir. 1860’ta ilk özel Türk gazetesi Tercümân-ı Ahvâl’i Agâh Efendi ile birlikte çıkarması ve burada Şair Evlenmesi adlı bir tiyatro oyununu tefrika etmesi Yeni Türk Edebiya- tı’nın miladı olarak kabul edilir. Şinasi’den sonra Tanzimat döneminde tiyatro, roman gibi yeni türlerin edebi hayatımıza girmesinden daha önemli bir şey, tematik sınırla¬rın yavaş yavaş ortadan kalkması ve edebiyat konularının gittikçe nesnelleşmesidir. Medeniyet, hürriyet, eşitlik gibi temalar öne çıkmaya başlamıştır.
  • Necmeddin Sahir Sılan
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    120 KB
    Eser Türü: Kitap
    Kitap, Necmeddin Sahir Sılan'ın hatıralarının II. Meşrutiyet ve sonrasına ilişkin bölümünü içerir. Hatıra sahibi Necmeddin Sahir Sılan, özgeçmişine ait bilgileri içeren hatıratının ileriki sayfalarında; Osmanlı'daki hürriyet mücadelelerine ve Meşrutiyet sonrasındaki siyasî gelişmelere değinir. Daha çok, kendisinin kâtip olarak bulunduğu ve İttihatçıların yargılandığı 1918 Divan-ı Âli'sindeki gözlemlerini kaleme alan yazar, dönemin yoğun ve karanlık atmosferi hakkında da sağlıklı bilgiler vermektedir.

Sayfalar