Eserlere Göre Listeleme

Toplam 1824 sonuçtan 1571 - 1580 arası görüntüleniyor.
  • Rasim Özdenören
    insan sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    219 MB
    Eser Türü: Kitap
    Çağdaş Türk hikayeciliğine yepyeni bir çehre ve yerli bir boyut getiren Rasim Özdenören, Çok Sesli Bir Ölüm'de, bireyin bilinçaltı derinliğine inerek ruhsal çözümlemelerde bulunurken, susturulmuş ve bastırılmış duyguların, dış dünyanın gerçekliği ile çakm
  • Ayşe Sarısayın
    insan sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    295 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Süreyya Korsel
    Türk şiirinin doruklarından Behçet Necatigil şiirlerinde evleri, en çok evleri yazdı. "Neden?" diye soranlara "Ev, yani aile, hayatımızdır. Bizi bir biçime, bir kalıba sokan ev ve ailedir," diyordu. "Merkezkaç bir kuvvet bizi uzaklara atsa bile, ince lastiğe takılı yoyo gibi, dar çevremizin yönetimine bağlıyız. Evler, eşler, çocuklar, yakın akrabalar. Çok şey evlerde olur. İnsanı saran her hacim, her mekan, her barınak bir evdir. Evsizler ev peşindedir, evliler evi ayakta tutabilme çabasında."
  • Adalet Ağaoğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    9 Ayrım
    179,88 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Abdullah Aydın
  • Gamze Tekeş
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    3,31 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Erdem Günsal
    Çocuğun doğadaki nesneleri renkleriyle, şekilleriyle, sayılarıyla ve öteki özellikleriyle tanıması okul öncesi dönemde başlar. En sağlıklı öğrenme, günlük yaşamın doğallığı içinde gerçekleşendir.
  • Cahit Irgat
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    305,81 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Will Kymlicka
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,75 MB
    Eser Türü: Kitap
    Birkaç istisna dışında, yeryüzünde artık çokuluslu, çoketnikli, çokkültürlü, çokdilli olmayan ülke bulmak zordur. Bu çokluklar tekliğe evrilmek şöyle dursun, artan küreselleşme, yeniden yapılanma ve göçlerle birlikte daha bir iç içe geçerek örgütlü toplumların karşısına yeni taleplerle dikiliyorlar. Azınlık grupların bu talepleri yalnızca gelişmiş ülkeleri değil, gelişmekte olanları da “sancılı” bir yeniden yapılanma sürecine zorluyor. Tarih boyunca hareketli bir nüfusa sahip olan Türkiye de bu sorunlarla iç içe yaşıyor. Bütün bu “sancılı” durumları deşerek sorunu evrensel ölçütler çerçevesinde “anlaşılır” hale getiren Will Kymlicka’nın Çokkültürlü Yurttaşlık kitabını okurlarımıza sunuyoruz. Çokkültürlülüğün en önemli metinlerinden olan ve gücünü teori ve pratiğin sentezini etkili bir biçimde yapmasından alan kitap esas olarak liberalizmin ulusal, etnik, kültürel, dinsel, cinsel farklılıkları nasıl anladığı, çözdüğü (ya da çözemediği) ve ne tür öneriler yaptığını ele alıyor. Will Kymlicka bu kitapta önce çokuluslu devletlerle çoketnikli ve çokkültürlü devletleri birbirinden ayırarak, birinciler için “özyönetim hakları”, ikinciler için ise grup farkına dayalı haklar ve “özel temsil hakları” tanınmasının neden gerekli olduğunu açıklıyor. Ama, ona göre, bu haklar azınlık gruplarını çoğunluğu oluşturan toplumun karar ve eylemlerinden korurken, grup içi kişi ya da zümrelerin ellerine iç kısıtlamalar koymaları için kullanabilecekleri bir silah vermemelidir. Liberal görüş, “azınlık için de özgürlük ve azınlık ile çoğunluk arasında eşitlik”ten yanadır. Azınlıkların özgürlük istekleri ayrılık değil, çoğunlukla kimliklerini koruyarak yan yana durma talebidir. Özgürlük ve eşitlik ortak yurttaşlık duygularını zayıflatmaz, tam tersine pekiştirir. Will Kymlicka şöylesi sorulara cevaplar arıyor: Kanada’da Quebecliler, Amerika’da Kızılderililer, Almanya’da Türkler ve Türkiye’de Kürtler hangi mekanizmalar yardımıyla çoğunlukla barış içinde bir arada yaşayacaklardır? Dinsel hoşgörüye dayanan Osmanlı “millet sistemi” günümüz toplumları için model olabilir mi? Özel hayatlarında özerk ve özgür olmayan kişiler, kamusal hayatlarında ne ölçüde özgür davranabilirler? Bir grup kimseyi sömürmüyor ve ezmiyor, ancak cemaatini bizim (ya da çoğunluğun) kabul etmediğimiz kurallara göre yönetmek istiyorsa ne yapılmalıdır? Kafamızı kuma gömüp çokkültürlülüğün sorunlarını görmezden gelmek ve “konuşmayı ertelemek” artık imkânsızlaşmıştır. Sadece ulusal azınlıklar değil; her tür dinsel, dilsel, kültürel, cinsel, etnik grup varlığını koruma, sürdürme ve geliştirme imkânını aramaktadır ve bu durum “özgürlük söylemi” açısından doğaldır.
  • metin - Türkçe
    1 Ayrım
    156,50 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Umut İpek
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    195,85 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Oktay Sinanoğlu, Yalçın Küçük, Banu Avar, Erol Bilbilik
    insan sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    427 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Burhan Tunca
    Çökmedende, Türkiye Cumhuriyeti'ne içeriden ve dışarıdan yöneltilen tehditler ve Cumhuriyet'i savunmak için yapılması gerekenler, dört aydınımızın gözünden aktarılıyor. Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu ile ciğerlerini biliyorum dediği Batılıları, onların sömürgeci bir anlayışla dünyaya nasıl hükmetmeye çalıştıklarını ve Türkçemizden başlayarak, Türkiye Cumhuriyeti'ne yönelen saldırıları göreceksiniz. Erol Bilbilik ile Dünyayı Yöneten Gizli Örgütlerin gerçek yüzünü, büyük sermayenin Türkiye'de piyon olarak kimleri kullandığını tüm açıklığıyla fark edeceksiniz. Banu Avar ile Orta Avrupa'dan Kafkaslara uzanan, mevcut rejimleri demokrasi kisvesi altında değiştiren renkli devrim rüzgârının ve bunların örgütlenişinin hikayesine tanıklık edeceksiniz. Prof. Dr. Yalçın Küçük ile de Türkiye'yi çökertmeye çalışanları keşfedecek, Sabetayizm gerçeğini görecek ve Cumhuriyet'e nasıl sahip çıkılacağını öğreneceksiniz Bu kitabı okuduğunuzda, aydınlarımızın yüreğinden gelen samimi çığlığı siz de duyacak ve hakikati bulmaya yaklaşacaksınız. Çökmeden Mutlaka okuyacaksınız
  • Kathy Reichs
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,18 MB
    Eser Türü: Kitap
    Karanlığın ve sessizliğin içinde yalnızdım. Artık bu düşünceyi bastıramıyordum...Yeni bir cinayet. Morga parçalanmış bir halde geldi genç kadının cesedi. Kemikleri üzerinde çalışırken, hayatta olduğu günleri gözümün önüne getirdim... Günlerini otopsi odasında, mahkemede, cinayet laboratuvarında ve cesetler arasında geçiriyordu. Tempe, haziran ayında sallantıda olan evliliğini Kuzey Carolina’da bırakarak, Quebec bölgesinin adli tıp antropologu olarak çalışmak için Montreal’e geldi ve hafta sonunda tatile gitmeyi planladı. Ama öncelikle şehrin göbeğinde bulunan bir mezara gitmesi gerekiyordu. Çürümüş ve parçalara ayrılmış cesedi naylon torbanın içinde görünce, hafta sonunu laboratuvarda geçirmek zorunda kalacağını anladı. Bu korkunç bir cinayet şekliydi. Tempe’in, bazı sorulara cevap bulması için öncelikle kurbanın kimliğini saptaması gerekiyordu. Kızıl saçları ve ince kemikleri olan bu ceset acaba kime aitti? Tutkunun ve öfkenin doğal bir şekilde kaleme alındığı Çoktan Ölmüştü hem dokunaklı hem de ürkütücü bir roman. Gerilimin doruğa çıktığı son sayfalar, Kathy Reichs’in cinayet yazarları içinde ilk sırada yer almasını sağlıyor.

Sayfalar