Yazara Gore Listeleme

  • Tanıl Bora
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    874,33 KB
    Eser Türü: Kitap
    Miliyetçilik, 19. yüzyılda Avrupa'da milli devletlerin kuruluş dönemi ve 2. Dünya Savaşı' ndan sonra sömürgeciliğe karşı mili kurtuluş mücadeleleri dalgasından sonra, yeni bir baharını yaşıyor. Kara bir bahar bu: Milliyetçi çatışmalar, düşmanlaşmalar büyük yıkımlara yolaçıyor; bin türlü sorun yüküyle biriken öfkeler, kendi olmayana karşı beslenen 'milli' hınçların potasına akıtılıyor; toplumlar ' milli birlik' adı altında teksesli korolar olmaya zorlanıyor; tek 'sahici' kimlik olarak, milli kimlikler işgörüyor...Elinizdeki kitap, bu kara baharında milliyetçiliği muhtelif güncel vesilelerle ...
  • Tanıl Bora
    metin - Türkçe
    6 Ayrım
    1,78 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bir gün Gençlerbirliği maçına yolunuz düşerse, sürekli bağıran, kırmızı-siyah el örmesi atkısıyla "huşu" içinde takımını seyreden adama dikkat edin. O iflah olmaz romantik, nasıl bir "kârhane"de olduğuna hiç aldırmadan, yağmur demez, çamur demez gider biricik Gençler'inin maçlarına. Yetmez, arkadaşlarını da götürür. O da yetmez, etrafındakileri futbola kazandırır. Bununla da kalmaz: Yazar! Renkler, formalar, futbolcular, sevinçler, taraftarlar... velhasıl futbolu sevmek üzerine... O kadar ki bazen terim yaratır ("oligarşi"), bazen kültür dokur ("çocukları maça götürmek"), bazen de zapta geçirir (takım tutma biçimleri). Tam da "sahalarımızda görmek istediğimiz" yazılardır bunlar. Okuyana sıcaklık ve heves verir. Zaten memleket entelektüellerinin futbol yazmaya "girişmelerinin" müsebbibi de -bazen pişmanlık duymasına rağmen- odur. Entelektüel hayatı boyunca yazdığı, derlediği, çevirdiği, editörlüğünü yaptığı onca kitaba, makaleye, derlemeye inat, futbol üzerine çiziktirmekten "ayrıca" hoşlanır. Kârhane'de Romantizm yaklaşık 10 yıllık bir dönemde Tanıl Bora'nın futbol kültürümüze yaptığı katkıların bir derlemesi. Oyunun saf haline vurgu yapan, "oyunla oynayan", romantik, bir o kadar da realist, naif nostaljinin tuzağına düşmeyen, hakiki denemeler bunlar. Eduardo Galeano'vari bir "futbol dilencisi"nin içdökümü... Oysa futboldan nefret etmek için onlarca sebep sayılabilir bu aralar. Toplumsal ve kültürel hayattan çaldığı rol, giderek vandallaşan enstantaneleri, endüstrisi, "derin" ilişkileri, maçoluğa ve ayrımcılığa meyli en sıkı futbolseverlere bile "illallah" dedirtiyor. Ama "ibadet biçimleri", "tefsirler", hatta "futbol uleması" saçmalıyor diye "imandan" vazgeçilmez ki! İşte bunu hatırlamak için okumak lazım bu kitabı. Huzur için. İman tazelemek için... Futbol dinine yeniden inanmak için... BAĞIŞ ERTEN
  • Tanıl Bora
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    2,11 MB
    Eser Türü: Kitap
    Milliyetçilik, Muhafazakârlık, İslâmcılık... Türk Sağının ana "malzemesi" olan bu üç ideoloji, üç ayrı pozisyon olmanın ötesinde, beraberce bir yumak oluşturmuyorlar mı? Öyleyse, birbirine nasıl bağlanıyor, nerelerde kesişiyor, birbirleriyle nasıl içiçe geçiyorlar? Bu üç ideoloji , Türk Sağının üç hâli olarak düşünülemez mi? Milliyetçilik, katı hâli: sağın dilbilgisi/grameri... Muhafazakârlık, gaz hâli: bir üslûp ve 'hava'... İslâmcılık, sıvı hâli: onsuz olunmaz bir imge ve değer kaynağı... Bu sorunların, bu bakış açısının, perde gerisini oluşturduğu kitapta, üç makale yer alıyor: "İnşa Döneminde Türk Milli Kimliği", "Muhafazakârlığın Çatallanan Yolları ve Türk Muhafazakârlığında Bazı Yol İzleri", "Din ve Milliyetçilik: Lügât ve gramer - İslâmcılıktaki milliyetçilik, milliyetçilikteki İslâmcılık", İlk yazı, Türk milli kimliğinin nasıl kurulduğu üstüne: bu kuruluş tarzının, Türk milliyetçiliğini "evrenselcilik" ve " medeniyetçilik" iddiasındaki suretiyle bile ırkçı/ özcü kıldığını ileri sürüyor. Muhafazakârlıkla ilgili yazıda, bu ideolojinin kavramsal ve tarihsel bir tasvirinden sonra, Türk muhafazakârlığının bazı önemli figürleri ele alınıyor: Mehmet Âkif, Baltacıoğlu, Tanrıöver, Peyami Safa, Remzi Oğuz Arık, Yahya Kemal, Topçu, Başgil... İslâmcılık - milliyetçilik ilişkisini tartışan üçüncü yazı, bu iki ideolojinin rekabet ve benzeşme dinamiğini inceliyor: İslâmcılık üzerinde milliyetçi zihniyet kalıbının süregiden güçlü etkisini ortaya koyuyor.
  • Tanıl Bora
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,20 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bir gün Gençlerbirliği maçına yolunuz düşerse, sürekli bağıran, kırmızı-siyah el örmesi atkısıyla "huşu" içinde takımını seyreden adama dikkat edin. O iflah olmaz romantik, nasıl bir "kârhane"de olduğuna hiç aldırmadan, yağmur demez, çamur demez gider biricik Gençler'inin maçlarına. Yetmez, arkadaşlarını da götürür. O da yetmez, etrafındakileri futbola kazandırır. Bununla da kalmaz: Yazar! Renkler, formalar, futbolcular, sevinçler, taraftarlar... velhasıl futbolu sevmek üzerine... O kadar ki bazen terim yaratır ("oligarşi"), bazen kültür dokur ("çocukları maça götürmek"), bazen de zapta geçirir (takım tutma biçimleri). Tam da "sahalarımızda görmek istediğimiz" yazılardır bunlar. Okuyana sıcaklık ve heves verir. Zaten memleket entelektüellerinin futbol yazmaya "girişmelerinin" müsebbibi de -bazen pişmanlık duymasına rağmen- odur. Entelektüel hayatı boyunca yazdığı, derlediği, çevirdiği, editörlüğünü yaptığı onca kitaba, makaleye, derlemeye inat, futbol üzerine çiziktirmekten "ayrıca" hoşlanır. Kârhane'de Romantizm yaklaşık 10 yıllık bir dönemde Tanıl Bora'nın futbol kültürümüze yaptığı katkıların bir derlemesi. Oyunun saf haline vurgu yapan, "oyunla oynayan", romantik, bir o kadar da realist, naif nostaljinin tuzağına düşmeyen, hakiki denemeler bunlar. Eduardo Galeano'vari bir "futbol dilencisi"nin içdökümü... Oysa futboldan nefret etmek için onlarca sebep sayılabilir bu aralar. Toplumsal ve kültürel hayattan çaldığı rol, giderek vandallaşan enstantaneleri, endüstrisi, "derin" ilişkileri, maçoluğa ve ayrımcılığa meyli en sıkı futbolseverlere bile "illallah" dedirtiyor. Ama "ibadet biçimleri", "tefsirler", hatta "futbol uleması" saçmalıyor diye "imandan" vazgeçilmez ki! İşte bunu hatırlamak için okumak lazım bu kitabı. Huzur için. İman tazelemek için... Futbol dinine yeniden inanmak için... BAĞIŞ ERTEN