Yazara Gore Listeleme

  • Tarık Ali
    metin
    2 Ayrım
    1,50 MB
    Eser Türü: Kitap
    Yıl 1153'tür. Sicilya'yı Normanlar idare etmektedirler, fakat bütün adaya ve saraya hâkim olan hâlâ Arap kültürü ve dilidir. Hıristiyanların Kral Roger, Müslümanların Sultan Rucari diye andıkları hükümdarın etrafı Müslüman âlimler, cariyeler ve yetenekli hadımlardan devşirilmiş idarecilerle sarılıdır. Güçlerini arttırıp iktidarı tamamen ellerine geçirmeye hevesli piskoposlar, saraydaki bu 'çürümüşlüğü' kızgınlık ve endişeyle takip etmekte, kendi dinlerinden olmayanları toptan katletmek ya da adadan kovmak için fırsat kollamaktadırlar. Tarık Ali, Müslümanların Sicilya'dan tasfiyesini anlatmak amacıyla yazdığı bu romanı, Ortaçağ'ın büyük haritacı ve coğrafyacılarından sayılan Muhammed el-İdrisi'nin hayatı etrafında kurgular. Sultan'la yakın dostluğu ile teker teker adayı terk eden ya da Norman hâkimiyetine karşı başkaldırmayı tasarlayan dindaşları arasında kalan İdrisi, geçici teselliyi, varlığını hasrettiği eserinde ve âşık olduğu kadınlarda ararken, Noto ve Catania bölgesinde yaklaşan felaketin huzursuzluğunu yaşayan sıradan insanlarla karşılaştığında da vicdanının ezildiğini hisseder. Tabii bu arada tarih, kaçınılmaz kaderin yollarını döşeyerek hükmünü sürdürecektir. Tarık Ali'nin konusu Ortaçağ'da Sicilya'da, dönemin büyüklük ve ihtişam bakımından Bağdat ve Kurtuba'ya rakip görülen önemdeki şehri, on ikinci yüzyıl Palermo'sunda geçen bu romanı, 'İslam Beşlemesi' üst başlığıyla kaleme aldığı ve daha önce Türkçe'de de yayımlanmış 'Nar Ağacının Gölgesi', 'Selahaddin'in Kitabı' ve 'Taş Kadın' başlıklı seri romanların dördüncüsüdür...
  • Tarık Ali
    metin
    2 Ayrım
    1,36 MB
    Eser Türü: Kitap
    Osmanlı'nın en sisli günleridir. Yıllardan 1899'dur ve son İslam İmparatorluğu büyük sorunlar içindedir. İskender Paşa, İstanbul'un havası dayanılmaz olduğunda, yazlığına çekilir. Aile toplantılarından birinde, eski bir öğretmen ve yakın dostları olan Alman Baron, ülkenin neredeyse yüz yıldır yüzleşmekten kaçındığı bir soruyu kendi ifadesiyle yöneltir: "Bugün Osmanlı İmparatorluğu sarhoş bir fahişe görünümünde. Ne bir sonraki sefer kimin kendine sahip olacağını biliyor, ne de buna aldırış ediyor, yanılıyor muyum, dersiniz?" İskender Paşa ailesinin ve bu ailenin etrafındaki efendilerin, hizmetlilerin, öğretmenlerin, subayların ve gezginlerin ve bu ailenin her renkten kadınlarının tarihi tam beş yüzyıldır hizmet ettikleri Osmanlı İmparatorluğu'ndaki yozlaşmanın ve çürümenin hikâyesini, kıskançlık, tutku, hırs ve öç alma duygularıyla örülmüş bir şekilde anlatır. Tedirginlik, çökmekte olan bir imparatorluğun hücresine nüfuz etmiş durumdadır. Nitekim Tarık Ali romanın bir yerinde, "Kimbilir, belki de yeni yüzyıl Çirkin Jo gibilerinin yüzyılı olacaktır," diyerek imparatorluğu ve dünyayı nasıl bir kaosun beklediğini gösterir. Ve o yüzyıl, insanlığın tanıdığı en modern ve en barbar yüzyıl olacaktır.
  • Tarık Ali
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,32 MB
    Eser Türü: Kitap
    Dünyanın en kalabalık nüfusuna sahip ülkeler arasında altıncı sırada yer alan Pakistan, aynı zamanda nükleer silahları olan tek İslam devletidir. Kendisi de Pencap'lı bir politik aileden gelen, ülke içinde ve dışında sahip olduğu geniş bağlarla ülkeyle temasını hiç koparmayan ve daha önce de ülkesine dair kitaplar yazmış bulunan 68'in ünlü devrimcilerinden Tarık Ali, bu kitapta, ilk elden araştırmalarıyla bir tarih kitabı gibi genel bir panorama ortaya koymanın yanı sıra, bugünkü iktidarın profilini de bütün çıplaklığıyla sergilemekte ve Pakistan'ın güvenilir bir dünya ile küresel yangın arasında nasıl labirentli bir yolda ilerlediğini anlatmaktadır.
  • Tarık Ali
    insan sesi mp3 - Türkçe
    29 Ayrım
    314 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sabahat Bozkurt
    Aşıklar hakikati bilmek ister, ama hiçbir zaman bunu dile getirmeye yanaşmazlar. Bazı solcuların komünizmle ilişkisi de böyledir. Uzun ve sarsıcı bir aşkın bitişi gibi, nihayet hakikati dile getirecek özgürlüğe kavuştuklarında da artık bunu duymak istemeyeceklerini anlamışlardır. Ayna Korkusu, Tarık Ali‘nin ‘bir Avrupa romanı’ yazma girişimi diye nitelendirdiği ve 1920’lerden bugüne değin solun macerasını bütün yükseliş ve düşüşleriyle harmanlayan bir romandır. Yeni ve birleşik Almanya’da sosyalist inançlarından vazgeçmeyi kabul etmediği için işinden olan eski muhaliflerden Vlady, kendine yabancılaşmış oğlu Karl’a yazdığı mektuplarla, kendi ailesinin komünizmle uzun ve tutkulu ilişkisinin ne anlama geldiğini anlatmaya çalışır.ayna korkusu Roman ilerledikçe Vlady, yirminci yüzyılın siyasal altüst oluşları içerisinde Bolşevik Devrimi’nin uyandırdığı umutları ortaya koyar ve komünizme ihanet edenlerin katlanılmaz gerçekliğini gözler önüne sermeye çalışır. Bu aynı zamanda, devrime bütün bağlılıklarıyla Çeka’da görev yapmaya başlayan beş L’nin, bu beş L içinde yurt dışı istihbarat örgütünün şefi olup Kim Philby’yi örgütüne katan Ludwik’in ve Ludwik’e duyduğu aşk ancak komünist ideale bağlılığıyla eş tutulabilecek olan Vlady’nin annesi Gertrude’un hikâyesidir. Derin bir siyasal kavrayış gücü ve duyarlılıkla da kaleme alınmış olan Ayna Korkusu, orta ve bütün Avrupa’nın yirminci yüzyılı boydan boya kesen olağandışı tarihini, Soğuk Savaş’ı öteki taraftan yaşayanların perspektifinden anlatmasıyla da tam bir Avrupa romanı olma niteliği kazanmaktadır. Tarık Ali‘nin bütün bu serüvenden çıkardığı düstur ise, “Tarih kötülük yapmaya devam etse bile, pes etmeyin,” şeklindedir…
  • Tarık Ali
    insan sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    612 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sebahat Bozkurt
    Aşıklar hakikati bilmek ister, ama hiçbir zaman bunu dile getirmeye yanaşmazlar. Bazı solcuların komünizmle ilişkisi de böyledir. Uzun ve sarsıcı bir aşkın bitişi gibi, sonunda hakikati dile getirecek özgürlüğe kavuştukları halde artık bunu duymak istemeyeceklerini anlamışlardır. Ayna Korkusu, Tarık Ali'nin "bir Avrupa romanı" yazma girişimi diye nitelendirdiği ve 1920'lerden bugüne değin solun macerasını bütün yükseliş ve düşüşleriyle harmanlayan bir romandır. Yeni ve birleşik Almanya'da sosyalist inançlarından vazgeçmeyi kabul etmediği için işinden olan eski muhaliflerden Vlady, yabancılaşmış oğlu Karl'a yazdığı mektuplarla, kendi ailesinin komünizmle uzun ve tutkulu ilişkisinin ne anlama geldiğini anlatmaya çalışır. Bu aynı zamanda, devrime bütün bağlılıklarıyla Çeka'da görev yapmaya başlayan beş L'nin, bu beş L içinde yurt dışı istihbarat örgütünün şefi olan ve Kim Philby'yi örgütüne katan Ludwik'in ve Ludwik'e duyduğu aşk ancak komünist ideale bağlılığıyla eş tutabilecek olan Vlady'nin annesi Gertrude'un hikayesidir. Derin bir politik kavrayış gücü ve duyarlılıkla da kaleme alınmış olan Ayna Korkusu, orta ve bütün Avrupa'nın yirminci yüzyılı boydan boya kesen olağandışı tarihini, Soğuk Savaş'ı öteki tarafından yaşayanların perspektifinden bakan anlatımıyla da tam bir Avrupa romanı olma niteliği kazanır. (Arka Kapak) .... Tarık Ali, Ayna Korkusu'nda solu yalnızca kendi geçmişiyle karşı karşıya getirmekle yetinmiyor. Hayatını özverili ve sadık bir Bolşevik olarak yaşamış Ludwik'in, inandığı tüm ilkeler bir bir ayaklar altına alınırken ve kendisiyle en çok güvendiği yoldaşlarının hayatı Stalinist bürokrasi tarafından tehdit edilirken tercih ettiği yol veya duvarın yıkılıp da solun itibarının dibe vurmasından sonra Vlady'nin sergilediği tutum Tarık Ali'nin çeşitli tarihsel dönüm noktaları ve bugünün solu hakkında ne düşündüğünü açıklayan unsurlar olarak öne çıkıyor. Örneğin Vlady, Karl'a gönderdiği mektuplardan birinde "Marx'ı birçok açıdan eleştirebilirsin, ama on