En Son Eklenenler

Toplam 59176 sonuçtan 191 - 200 arası görüntüleniyor.
  • Beyza Alkoç
    insan sesi mp3 - Türkçe
    28 Ayrım
    388,82 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman
    Seslendiren : Nuray Koç
    Konusu:
    Siyahla karışmanın ne zor oldugunu, sen bir de denizin mavisine sor. “Bulmak için mi kaybettin beni?” “Ben yine de bulurdum seni, sen kaybolmasan bile.” Bazı kayboluşlar tesadüf değildir. Bazı karşılaşmalar da öyle. Derin Mavi Sezer, ardında bıraktığını sandığı her şeyin aslında peşinden geldiğini anladığında, geçmiş bir kez daha konuşmaya başlar. Sırlar açığa çıktıkça, Aziz Ata ile arasında büyüyen bağ ikisini de karanlığın, suskunluğun ve geri dönülmez gerçeklerin ortasına sürükler. Ve şimdi hikâyeleri serinin ikinci kitabıyla kaldıkları yerden devam ediyor… Gecenin mavisi içimdeki maviden daha aydınlık. Ateşin içindeki ufak mavi yansımalar gibi, yanlış zamanda yanlış yerde bulunan bir su damlasıyım, söndürmem gereken yangını daha da harlıyor maviliğim.
  • Melih Pekdemir
    insan sesi mp3 - Türkçe
    45 Ayrım
    834,63 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Seslendiren : Mehtap Tolu
    Konusu:
    Kemalist Ülkesinde Cumhuriyet ve Diktatörlük: TC'nin hayatı ve eserlerinin ilk 27 yılını kapsıyor. Esasen o yıllarda olup bitenleri yeniden yazmıyorum; bugünün Kürt meselesi, Şeriatçılık ve Özelleştirme gibi gerçekleri ışığında o tarihi yeniden okuyorum. Birinci kitapta TC'nin hayatı ya da tarihin hikayesi var. Bu hikaye, elbette olgulardan oluşuyor ve 42 soru sorduruyor. İkinci kitapta ise bu hikayeyi teorik olarak tartışıyor ya da TC'nin ilk eserlerini yorumluyorum. Tarih, bu sorulara 42 yanıt veriyor; tahlil yaptırıyor. Laiklik, milliyetçilik, devletçilik, demokrasi ve bağımsızlık... 29 Ekim 1923. Cumhuriyetin ilan edildiği tarihtir. 10 Temmuz 1996. Refah Partisi'nin iktidara geldiği tarih. Her ikisi de tarihe bir meydan okumadır. 1945'lerde Türkiye Cumhuriyeti tarihinin ilk rejim krizi yaşamış, tekk parti yönetiminden çok parti yönetimine geçilmişti. 1995'lerde TC tarihinin ikinci rejim krizi yaşanıyor: Parlamenter rejimden başkanlık rejimine geçilip geçilmeyeceği tartışılıyor. 1996 yılında tarikat şeyhleri Başkanlık Konut'unda resmi davetli olarak ağırlanmışlardır. Oysa 1925 yılında TC tarihinin ilk büyük Kürt isyanı patlak vermişti. 1980'lerden buyana da bir savaş yaşanıyor. 1930'lu yıllarda Devletçilik politikasını eleştirmek yasaktı. 1990'lı yıllarda aynı devletin resmi politikası özelleştirme! 1923 yılında, sonradan Koç soyadını alacak olan Vehbi Efendi bir bakkal dükkanı sahibiydi. 1997 Türkiye'sinde yaşamıyor ama, bir hipermarkette satılan herşeyi üreten bir holding bıraktı. İşte bu kitaplarda bu konulara ve diğer konulara dair, başka bir üslupta "yazılmış" bir "hikaye" ve başka bir açıdan "okunmuş" bir "tarih" var. Zira herkesin kendi tarihi var. Herkes tarihi kendi durduğu yerden, kendi geldiği yeri görerek, gitmek istediği yere bakarak yazar.
  • Ergün Poyraz
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    305,94 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Seslendiren : Birgül Samur Zirek
    Konusu:
    Adnan Oktar, 2 Şubat 1956 tarihinde Ankara’da doğdu. Asıl adı Adnan Arslan’dı… Sonradan Oktar’da karar kıldı. Adnan Oktar’ın annesinin adı Mediha, babasının adı Yusuf’tu… Küçük yaşta babasını kaybetmişti. Oktar ilk ve orta öğrenimini Ankara’da, ortaokulu Cebeci’de, liseyi Kurtuluş’ta okudu. Liseden sonra özel bir dershaneye giderek 1979 yılında İstanbul’daki Devlet Güzel Sanatlar Akademisi İç Mimari bölümüne girdiği, bir süre sonra okuldan ayrıldığı ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe ve Tarih Bölümü’ne kayıp yaptırıp sonra bu okulu da yarım bıraktığı iddia ediliyorsa da lise öğretmenlerinden bazılarının açıklamasına göre şizofren olduğu için liseyi bitiremediğiydi… 1993 yılında Eskişehir Hava Hastanesi’nden aldığı “askerliğe elverişli değildir” raporuyla askere gitmedi. 90’lı yıllarda mayo giyen kadınlar için “cehennemde cayır cayır yanacaklar” fetvası veren Adnan Oktar, 2000’li yılların başlarında “motor”ları, 2010’yu yıllarda bir anda “kedicik”leri ile gündem olmaya başladı. Adnan Oktar’ın dekoltede ve estetikte sınır tanımayan kedicikleri uzun yıllardan beri gündemden düşmedi.
  • Tim Parks
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    275,69 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Edebiyat
    Seslendiren : Fadime Değirmenci
    Konusu:
    "Ya edebiyat yazarın yaşamındaki düğümleri çözmek yerine, içsel çatışmaları derinleştiriyorsa? Tim Parks bu kitabında roman türünü yalnızca estetik bir biçim olarak değil, aynı zamanda yazarın toplumsal yaşamı ve psikolojik dinamikleriyle iç içe geçen bir hayatta kalma stratejisi olarak ele alıyor. Geleneksel eleştirinin sınırlarını zorlayan bu ilginç eser, roman yazımının yaşamsal bir diyaloğu sürdürme çabasından ayrı düşünülemeyeceğini ustalıkla öne sürüyor. Joyce, Dickens, Thomas Hardy, Kundera, Dostoyevski, Woolf ve D.H. Lawrence gibi edebiyat tarihinin dev isimlerinin biyografilerini - eserleriyle birlikte - masaya yatırarak, yazar ile okur arasındaki ilişkinin karmaşık doğasını ve yazma eyleminin yazarın yaşamındaki yerini inceliyor. Edebiyatın, genellikle düşünüldüğü üzere, “olumlu” ve “iyileştirici” bir güç olarak görülmesine eleştirel bir bakış getiren usta eleştirmen, romanın hem yazar hem de okur için bir tuzak olabileceğinin altını çiziyor. Gregory Bateson’ın “şizmogenez” (bölünme üretimi) kavramı ve Valeria Ugazio’nun sistemik psikoloji teorilerine önemli bir yer ayıran Hayatta Kalma Becerisi Olarak Roman, bir roman kuramı değil, okura kendisini romancılardan korumasını salık veren pratik bir okuma rehberi."
  • Burcu Özyürek Alp
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    310,42 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Kişisel Gelişim
    Seslendiren : Gonca Yılmaz
    Konusu:
    “Koçluk ve koç olmayı seçmek, kendime verdiğim bir hediye benim için. Bendeki anlamı neredeyse kimliğime işlemiş. Hissettiğim bu coşku ve sevgi ile ilgili, mesleğimizi de onurlandırmak adına, bir iz bırakma zamanı gelmişti. Koçluk mesleğine ilgi duyanlar ve tüm koçlar için; faydalı olması ve ilham vermesi dileğiyle… KOÇLUK KAZANSIN !” Tanıştırayım; Koçluk, bütününe bakıldığında hem kişileri koçluk mesleği ile tanıştırmayı hedeflemekte hem de kişisel gelişim alanında okuyucusuna pratik bilgiler sunmaktadır. Birbiri ile ilişkili dört bölümden oluşan bir koçluk ders ve uygulama kitabı olmakla birlikte, kitabı okuyan kişilerin kendi yaşamlarına uyarlayabilecekleri koçluk tekniklerini de kapsamaktadır. Sadece teorik bilgiler değil; uygulamalarla zenginleştirilmiş olması, kitabın keyifle okunması ve okuyucuda kendi yaşamı ile ilgili bir farkındalık kazandırması için önemlidir. Kitabın sonundaki Araç Kiti, dönüştürücü koçluk tekniklerini uygularken kullanılan görsel materyaller ve koçluk araçlarından oluşmaktadır. Tanıştırayım; Koçluk, eğitimlerinde ve etkinliklerinde yeni egzersizler kullanmak isteyen koçlar ve yakın meslek grupları için de aydınlatıcı bir rehber niteliğindedir.
  • Necmettin Şahinler
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    364,56 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Söyleşi
    Konusu:
    "Allah Teâlâ bir kulu sevdiği zaman Cebrâil'e, 'Allah falan kulu seviyor, sen de onu sev!' diye seslenir. Cebrâil de o kulu sever. Sonra Cebrâil gök halkı içinde, 'Allah falanı seviyor, onu sizler de sevin!' diye nidâ eder. Bunun üzerine o kulu gök ehli de sever. Sonra yeryüzündeki insânların gönlüne o kimsenin sevgisi yerleştirilir." (Buhârî, Edeb, 41) Türkiye'nin ilk atom profesörü, aynı zamanda bir Kâdirî büyüğü olan merhûm Ahmed Yüksel Özemre ile talebesi Necmettin Şahinler'in televizyon programlarındaki sohbetlerinden oluşan; Şahinler'in din, tasavvuf, felsefe, sosyokültürel yaşam ve daha birçok konuya yönelik sorduğu sorulara Özemre'nin verdiği hem zâhirî hem bâtınî cevaplardan mülhem bir muhabbet dükkânı... Peki, niçin "son sohbet?" Bu rehber kitap, Özemre, vefâtından önce sağlık sorunları sebebiyle 3 Mart 2008 târihinden itibaren Kadıköy Ferihan Laçin Hastanesi'nin ikinci katındaki 211 no'lu odasında mihman iken kendisiyle yapılan sohbetlerden oluşmaktadır. Ahmed Yüksel Özemre, burada 113 gün ağırlandıktan sonra Hakk'a yürümüş, vuslata ermiştir. Bu sohbetler, kendisiyle yapılmış son konuşmalar olduğu için bu çalışma, Ahmed Yüksel Özemre ile Son Sohbet adıyla kitaplaştırıldı ve bölüm bölüm tasniflendi. Ketebe Yayınları olarak son dönemin en önemli Türk münevverlerinden olan bir güzide isme dair bu çalışmanın, sevenlerinin/özleyenlerinin hasretini bir nebze de olsa dindirmeye vesîle olmasını, Özemre ismi ve düşüncesiyle tanışacak müstakbel okurlara da bir kılavuz teşkil etmesini dileriz.
  • Matt Haig
    insan sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    422,34 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: roman
    Seslendiren : Ebru Özen
    Konusu:
    Matt Haig, tüm dünyayı kasıp kavuran Gece Yarısı Kütüphanesi ile aynı evrende geçen, yüreğinize dokunacak yeni bir hikâyeye davet ediyor: Gece Yarısı Treni. Nora Seed gece yarısı olduğunda ölmemeyi öğrenmişti. Wilbur Budd ise gece yarısı olduğunda yaşamayı öğrenmek zorunda. Bir kitapçı zinciri sahibi Wilbur, 81 yıllık ömrünün çoğunu işine adamış, bu uğurda büyük aşkı Maggie’yi ihmal etmiştir. Yıllar sonra gelen bir telefonla tam umutlanmışken ölüm kapıda belirir. Ancak bu kez bir son değil, bir tren yolculuğunun başlangıcı olarak. Wilbur bu trenle geçmişine, hayatının en karanlık ve en parlak anlarına doğru ilerleyecek. Tek bir kural var: Geçmişteki halinle asla konuşma. Peki, insan her şeyi berbat ettiğini bildiği o âna geri dönse, kurala uyup izlemekle mi yetinir yoksa başka bir hayat yaşamak uğruna raydan çıkmayı mı seçer? Gece Yarısı Treni pişmanlıklar, ikinci şanslar ve yaşamak denilen o mucizevi eylem üzerine büyüleyici bir zaman yolculuğu. Hayatınız bir film şeridi gibi gözlerinizin önünden geçseydi, siz hangi sahnede durdururdunuz? “Yüreğinize dokunacak.” –David Nicholls “Bu adama bayılıyorum.” –Jodi Picoult
  • Aristoteles
    insan sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    191,61 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Felsefe
    Seslendiren : Ayşe Baş Gönül
    Konusu:
    Aristoteles’in “can kitabı” Ömer Aygün'ün Eski Yunancadan çevirisi, önsözü, notları ve diziniyle Can Yayınları’nda. Aristoteles Ruh Üzerine adlı bu eserinde kendinden önce Homeros’tan başlayarak Pythagoras’çılara, atomculara ve Platon’a kadar benimsenen ruh anlatılarını bize aktarıyor ve eleştiriyor. Bu “temizlik”ten sonra Aristoteles kendi öğretisini anlatmaya başlıyor ve eski ruh anlatılarının yerine bir canlılık biliminin temellerini atıyor. Ölümden sonra ne olduğundan ziyade yaşarken ne olduğunu araştırıyor, dolayısıyla konusunu insanla, “nefs terbiyesi”yle veya psikolojiyle kısıtlamayıp bitkilerden Tanrı’ya uzanan bütün bir canlılık spektrumunu ele alabiliyor. “Ruh bir anlamda bütün var olanlardır... Ama ne anlamda? İşte bunu araştırmak gerekiyor.” (III, 8,431b21-24) Metnin çevirisinin yanında önsözü, notları, ek metinleri, elyazması listesi ve sözlükçesi, meraklı okurlar kadar konunun uzmanları için de ilgi çekici ve bilgilendirici. Ne de olsa Aristoteles’in Ruh Üzerine’si, Helenistik dönemden başlayarak Galenos fizyolojisinden tektanrılı dinlerin teolojisine ve bilim felsefesine kadar muazzam bir alanda okunup tartışılmış bir metin. Önsözünde Ömer Aygün’ün dediği gibi: “Bu kitap bir okuldur ve tartışmasını bilene okulun kapıları açıktır, çünkü bu kitap bir tartışmadır ve tartışma 2.400 yıldır sürüyor.”
  • Alejandro González Iñárritu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    286,58 MB
    Eser Türü: Sesli Betimleme
    Eser Alt Türü: MACERA DRAM
    Seslendiren : Emine Kolivar
    Konusu:
    1820’lerde kürk avcılarıyla keşif gezisine çıkan Hugh Glass, ayı saldırısından ağır yaralanır ve arkadaşları tarafından ölüme terk edilir. İhanete uğrayan Glass, doğanın acımasız koşullarına karşı hayatta kalmaya çalışırken intikam yolculuğuna çıkar.
  • Güzide Sabri
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    280,16 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Derya Çimen
    Konusu:
    Nedret burada birkaç defa kendi duygularına daldı. Kalbinin derin bir köşesinde, kendisine gizli gizli gülümseyen, ümide benzer bir şey vardı. Tekmil varlığını, ince ipek bir ağın cazibesi sarıyor, bunun düğümlerini ezelî bir kudretin yardımıyla bağlıyordu. Şu dakikada öksüzlük ve kimsesizlik eleminden daha acı bir mahrumiyet ıstırabı hisseden Nedret tahammülü kıran bir ruh mücadelesi içinde çırpınıyordu. Gözlerinde süzgün bir yeis vardı. Genç ve güzel çehresinin ince hatları üzerinde, geçen günlerin, ölmüş kurumuş hayallerinin gamlı ve solgun gölgeleri dolaşıyordu. Güzide Sabri’nin, en çok okunan romanı Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi’nin devamı olarak, ondan on sekiz yıl sonra yazdığı Nedret, ilk romanın talihsiz kahramanı Fikret’in kızı olan Nedret’in hikâyesinin konu edildiği, öncülü kadar sürükleyici bir roman. Genç Nedret, yüzünü bile hatırlamadığı annesinden kalan notlarla ve mazide kalmış hikâyenin kahramanı insanların hayatına girmesiyle geçmişin puslu perdesini aralamaya çalışırken kendi de annesininkine hiç de uzak olmayan yeni bir aşk hikâyesinin kahramanına dönüşmektedir.

Sayfalar