Yazara Gore Listeleme

  • Selim İleri
    insan sesi mp3 - Türkçe
    19 Ayrım
    269,16 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayşe Kahya Yüksel
    Özlediğim insanlara, özlediğim zamanlara yasemenin, manolyanın, mor menekşenin kokusu karışıyordu. Ayrıldığım o sevgi, arkadaşlık, o aşk ve kardeşlik duygusu, belki bir daha hiç kavuşamayacağım bütün sevinç bir yangınla beni tutuşturuyor, alevlere sarıyor ve hemen yazmaya koyuluyordum. Yazabildiğim sürece, hiçbir mevsimin, hiçbir rüyanın hiçbir zaman sona ermeyeceğini biliyordum. Çağdaş edebiyatımızda derin iz bırakmış nehir-roman Geçmiş, Bir Daha Geri Gelmeyecek Zamanlar, Daha Dün ile son buluyor. Okurların sınavından nice yıllardan beri geçmiş, sevilmiş, benimsenmiş Selim İleri'nin kaleminden..
  • Selim İleri
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    292,31 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Handan Tengiz Albayrak
    Selim İleri’den dorukta bir dil ve anlatış şöleni: Kapkara alayın eşliğinde ölümsüzlük! Hazin bir azap günü, yine sonbaharda, üzüntüler cümleleri parçalıyor. Hayat bir yanıltı. Uzak, her şey çok uzak! Bebek’teki üçüz yalı, Çamlıca’daki bülbül yuvası köşk, Maçka Palas’ta salon-salamanje… Ulu Şair nereye adım atsa; her köşeden üstüne üstüne gelen Samipaşazâde Sezai’ler, Namık Kemal’ler, Halid Ziya’lar, 2. Abdülhamid’ler, Abdülmecid Efendi’ler, Ahmed Hâşim’ler, Nurullah Ataç’lar, ötekiler! Bir ihtiyarın dehşetengiz akşamı başlıyor. Kumkuma, sevilmek, unutulmamak isteyen Şair-i Âzam’ın haykırış metni: “Şimdiki yirmi birinci asrımızda tekrar ziyaret edeyim dedim, hiç değilse mâzinin hatıralarına. Kendimi tanıttımsa da tanıyanım çıkmadı; fakat yaşlı adamın, yorgun, bastonuyla bile yürüyemeyen, ricasını kırmadılar. Köşkü bomboş buldum! O muhteşem âvizeler, ışıl ışıl aynalar, duvarların ruhsuzluğunu örten o caanım tablolar yok olmuş! Geriye ölüm kalmış, köşkün de ölümü. Köşk ölüsünden yıkılıp giderek kaçtım…” “Yapılacak hiçbir şey yok. Elem hiçbir şekilde engellenemez. Akşam ruha sızı verdi. Elden bir şey gelmez.”
  • Selim İleri
    insan sesi mp3 - Türkçe
    42 Ayrım
    603,78 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayşe Kahya Yüksel
    “Oysa korkmak zorundayız,” dedi. “Bir şey daha kavradım: bizden korkmamız isteniyor. Çünkü burada, bu operada bir üstünlük saplantısı egemenlik kurmuş. Bir şef, bir iki yönetici kendi üstünlüklerini sağlamak için geriye kalan herkesi köleleştirmek zorunda. Özgür doğmuş insanı köle kılmanın tek yolu da onu korkutmak. Korku salmak, dört bir yana.” Geçen otuz beş yılı tek cümlede özetler anlatıcı: “Hiçbir şey değişmedi.” Darbeler, kırımlar, idamlar, katliamlarla dolu nafile geçirilmiş bir otuz beş yıl… Ahmet Oktay Yakın dönem Türkiye siyasetinin tartışıldığı sanat eserleri arasında, en temel metinlerin başında gelen Saz Caz Düğün Varyete, ilk basımının üzerinden geçen otuz yılın ardından, içerdiği tespitlerle ne kadar sağlam temeller üzerine kurulduğunu okuyucularına bir kez daha hatırlatıyor.
  • Selim İleri
    insan sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    256,31 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayşe Kahya Yüksel
    Perisi Kaçmış Yazılar, yazmanın büyüsünü kaybettiği, kelimelerin eski gücünü yitirdiği anlara odaklanan bir kitaptır. Yazar, gündelik hayatın sıradanlığı, insanın iç dünyasındaki boşluklar, kırgınlıklar ve söyleyemedikleri üzerinden; yazının neden bazen “ruhsuz”, bazen de yarım kaldığını sorgular. Metinler; iç monologlar, kısa denemeler ve parçalı anlatılarla ilerlerken, okuru hem yazma eylemiyle hem de kendi duygusal kopukluklarıyla yüzleştirir. Kitapta, modern insanın hızla tüketen dünyasında anlam arayışı, yalnızlık, yabancılaşma ve ifade edememe hâli ön plana çıkar. “Perisi kaçmış” yazılar, aslında insanın kendi iç sesiyle kurduğu bağın zayıflamasını simgeler. Yazar, kelimelerin yeniden canlanabilmesi için insanın önce kendine dönmesi gerektiğini ima eder. Bu yönüyle eser, yazmak isteyenlere olduğu kadar, kendini anlatmakta zorlanan herkese hitap eden içsel bir yolculuk sunar.
  • Selim İleri
    insan sesi mp3 - Türkçe
    35 Ayrım
    491,21 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayşe Kahya Yüksel
    Martılar gittiler. Kuşlar kalmadı. Gece olunca kuşlar gider. Martıları söylemiyor. "Amerika... Amerika..." diyor. Bu erkek sesini bir yerden tanır gibiyim. Türkçe tangolar söylemez miydi? "Amerika... Amerika..." Türkler, dünya durdukça..." Allah Allah..." beraberdir seninle hürriyet savaşında... Demek şarkı Türkçe. O adam niye Amerika derken İngilizce söyler gibi yapmaya çalışıyor? Ne oluyor? Nerde bizim güzel tangolarımız? Onlar içli eserlerdir. Burada azmimiz hür yaşamak mı? Sulh için mücadele mi vereceğiz? Amerika-Amerika!.. Bir dikişte bitirdim. Yılmaz, koş, beni dansa kaldır! Hürriyet savaşında, sulh mücadelesinde dönelim - dönelim, çılgıncasına dönelim, hep marş adımlarıyla, sevgilim bak marşlar çalınıyor, cızbız köfte istemem, cızbız köfte sambalı marşlar ortasında pek yersiz kaçacaktır. "... dalgalan hep bu uğurda..." Hangi uğurda? Tempo tutarak sallanıyorum. Amerika-Amerika!..Selim İleri bu romanında Cumhuriyetin kuruluş aşamasından 12 Eylül Askerî Darbesine, Solmaz Hanım’ın kâbuslar ve yıkımlarla örülü, harikulade hayat hikâyesini bütün çıplaklığıyla teşrih masasına yatırıyor.
  • Selim İleri
    insan sesi mp3 - Türkçe
    32 Ayrım
    450,82 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayşe Kahya yüksel
    Bugünde yaşamak istemeyen, başka bir zamanın, başka bir mekânın, başka dostlukların insanı olan Neveser Hanım... Onun ve ailesinin gizemli geçmişi... Dramlar, yalnızlıklar, hüzünler, gerçekler ve onlardan kaçış... II. Abdülhamid döneminden 1990’lara uzanan bir hikâye bu. Çevirmenlik yaparak yaşayan, köklü bir ailenin kızıdır Neveser Hanım. Kınalıada’da mümkün olduğunca bugünden ve bugünün gerçeklerinden uzak, kendine kurduğu dünyada, hayalleri ile hayat arasında gidip gelerek sürdürülen bir hayattır onunki. Aşk romanları çevirmek ister, hiçbir zaman tam anlamıyla yaşayamadığı aşkın acısını çıkarmak istercesine... Aşk romanlarının içinde var olur, onların kahramanlarının yerine koyar kendini, hayatını onlarla tamamlar. Güzel bir kadın olan annesinin gölgesinden o romanlarda çıkar. Babasının yokluğunu onlarla giderir. Aşkta aşağılanmanın hüznünü onlarda unutur. Hayal dünyasıdır onu var eden, o aslında hiç gerçekleşmemiş bir hayattır. Selim İleri’nin yetkin ve güçlü kaleminden çıkan "Kafes", yeniden okurlarıyla buluşurken, okuyucuyu da müthiş bir hayal dünyasına davet ediyor. Selim İleri romanlarının içinde farklı bir yere sahip olan bu kitabı okumadıysanız fırsatı kaçırmayın. Okuduysanız da, duyarlıklarla yeni bir buluşma sizi bekliyor.
  • Selim İleri
    insan sesi mp3 - Türkçe
    28 Ayrım
    485,07 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Halime Aktaş
    Bir şenlik içinde görünen Beyoğlu, şehrin asıl hikayesini boş yere saklamaya çabalıyordu. Çünkü Köprü'yü geçer geçmez, cami avlularından tek katlı fakir evlere, bozgunlardan çıkagelmiş kılıç artıkları öbek öbek üşüşüyor, bitkin halleri, pejmürde kılıkları ve yalnızca açlığı söyleyen bakışlarıyla o kılıç artıkları, payitahtın hala varlıklıca kalmış insanından daima merhamet dileniyordu.
  • Selim İleri
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    276,43 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Müge Süzek
    İçi boşalmış, bomboş deniz kabuklarından denizin sesi duyulur, sona sürükleyen amansız dalgaların sesi. Çok eski çağlardan çıkagelir. Uğultuyu bir an olsun dindiremezsiniz. Yazarlar ikide birde bu uğultuyu yazmak isterler. Deniz kabuklarından birçok kez insan sesleri de işittim, kesik, boğuk; deniz uğultularına karışmış. Bugüne kadar yazamadım. Öyküleri, romanları, senaryoları, eleştirileri, edebiyat dünyasına dair gözlemleri ve anılarıyla yazıyla ilişkimizi hep diri tutanlardan Selim İleri’nin yeni romanı Yalnız Evler Soğuk Olur’un kendine has bir özelliği var: Bu romanın anlatıcısı Selim İleri’ye çok benziyor; adeta onun anılarına sahipmişçesine aynı yollardan geçiyor, yaşadığı yerlerden, onunkine benzer bir çocukluktan sahneler hatırlıyor. Dahası, tıpkı İleri gibi o da yazıyor, hatta belki aynı kitapları kaleme almış. Vaktiyle yaratmış olduğu kahramanlar, özellikle aşk romanları yazarı Süha Rikkat karşısına çıkıp ondan hesap sorduğunda, anlatıcı tıpkı Selim İleri’nin de yapacağı gibi, elli yılı aşan bir yazı deneyimiyle onunla yüzleşiyor. Selim İleri ile Yalnız Evler Soğuk Olur’un anlatıcısı arasındaki ilişki, İleri’nin çok sevdiği Nahid Sırrı Örik’in “Bir Küçük Çocuk” öyküsüne düştüğü notu hatırlatıyor: “Bu yazının anlattığı çocuk ben değilim ve çocukluk hatıraları benim kendi çocukluğumun hatıraları değildir. Fakat kendi çocukluğumun hatıralarıyla bu hatıralar arasında bazı kısımlar birbirinin aynı gibidir.” Bir yaşamdan birçok yaşama, bir evden birçok eve dağılmış, hiç dinmeyen acılar, genç ölümler, darağaçları.
  • Selim İleri
    insan sesi mp3 - Türkçe
    71 Ayrım
    1500,02 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nuriye Aygün
    Tarih sırtımızdaki kambur mu: Nerede yanlış yapmıştık? “Yalnızlığım için içiyordum. İnsansızlıktan donmamak, ölmemek için. Delirmeme ramak kalıyor, yine içiyordum. İkinci Sayru, ‘Evine dön! Evine dön!’ diyordu; dinlemiyordum onu.” Fakat neden? “Tam o senelerde, herkesin Rus salatası olarak bildiği, patatesli, kornişonlu, mayonezli salata birdenbire Amerikan salatası oldu.” Hayat mı dekor mu? “En büyük işkence, Şark nedir, Garp nedir bilmemektir. İki âlemin ortasında yaşıyorsun ve ikisi arasına sıkışmışsın, haberin yok!” Asırlar mı, cinnet mi? “Sayru söyle bana: Hangi kardeşini, kardeşimi öldürdüm? Kaç kardeşimi öldürdüm?” Taht için kan dökenler, vicdanını kaybetmiş bir insanlık mı yarattılar? Usta’dan bir başyapıt!
  • Selim İleri
    insan sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    223,83 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mücella Tekeoğlu
    Nefesini hep yüreğimizde hissettiğimiz ama ne zaman uzanıp tutmaya çalışsak avuçlarımızda kar taneleri gibi eriyip yok olan mazi, usta anlatıcı Selim İleri’nin kaleminde yepyeni bir şekle bürünüyor.Geçmiş Zaman Yazarı’nın şimdi Marcel Proust gibi çayına kurabiyeler batıracağı, kurabiyeleri batırır batırmaz Madeleine kurabiyelerinin Proust’ta yarattığı mucizeyi bir kez daha yaşayacağı, hemen hemen ölgünken, yavan, neşesiz günler geçirirken, yarının, öbür günün... sonraki günlerin de yavan, neşesiz. geçeceğini duyumsamışken ansızın dirileceği, vücudunda ve ruhunda bir iksir gibi "hayatî bir haz"zın dağılacağı, işte artık büyük halasının mı, başka bir akrabasının mı yanında geçirdiği yazları, güzleri usul usul anımsayacağı, uyurgezerin gezinişleriyle yine eski çalışma masasına koşacağı ve aralıksız yazacağı vehmedilmişti...Mavi Kanatlarınla Yalnız Benim Olsaydın; "geçmiş, bir daha geri gelmeyecek zamanlar"ın naif dokusundan, titiz bir işçilikle inceden inceye işlenerek kurulmuş bir roman.

Sayfalar