En Son Eklenenler

Toplam 58595 sonuçtan 1021 - 1030 arası görüntüleniyor.
  • Simone de Beauvoir
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    7,17 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Deneme
    Konusu:
    “Kadın doğulmaz, kadın olunur”. Bu meşhur cümle, 1949 tarihli İkinci Cinsiyet’in odak noktasını oluşturur. Simone de Beauvoir böylece cinsiyet meselesini doğanın alanından çıkarıp kültürün ve tarihin alanına yerleştirirken, bir anlamda toplumsal cinsiyet tartışmasını da erkenden başlatmış olur. Bunu yaparken hem varoluşçuluk, fenomenoloji ve yapısalcı antropoloji gibi kendi çağdaşı olan düşünceleri hem de Hegel ve Marx gibi felsefe klasiklerini cinsiyet düzleminde yeniden okur. Beauvoir’a göre kadın, kendine has bir durum tarafından, tarih boyunca farklı koşullar altında yeniden üretilen Başkalık durumu tarafından belirlenmiştir: Kadın ile erkek arasında eşitsizlik vardır, kadın ikinci cinsiyettir ve hem bireysel hem de toplumsal bakımdan ezilmiştir. Bu durumun temelinde yatan öncesiz sonrasız kadınlık efsanesi, ataerkilliğin başlıca unsurlarındandır. Ataerkillik sadece kadını değil, erkeği de bu çerçevede üretir ve belirler. Öyleyse kadın ile erkek arasındaki eşitsiz ilişki kadının veya erkeğin doğasından kaynaklanmaz. Kadın ve erkek, doğal veya biyolojik belirlenimlerden ziyade tarihsel ve kültürel birer kurgudur. Öte yandan kadının ezilmişliği diğer ezilenlerin durumundan farklıdır. Kadınlar, aralarındaki farkları aşan ve kapsayan kadınlık durumunun bilinciyle hareket etmezler. Öncesiz sonrasız kadınlık efsanesinin etkisi altında kadın içkinliğe hapsolmuş, adeta içkinlikle özdeşleşmiştir. Bu kavramsal çerçeveden hareketle Beauvoir, kadının özgürlüğü, ev içi emek, annelik, evlilik kurumu, kadın bedeninin tahakküm altına alınması gibi, feminist düşüncenin güncel meselelerine dokunan birçok konuyu tartışmaya açar. Son kertede kadın ve erkek kurgularının tarihin diyalektik hareketine tâbi olduğunu ve bu hareket içinde aşılıp yıkılacağını düşünür. Ama bunun olmazsa olmazı kadının etkili eylemidir. Kadının ve erkeğin özgürleşmesi Beauvoir düşüncesinde kadının dünyada eylemesiyle ve üretmesiyle mümkündür ancak. 1970’lerden beri Türkçe basımı bulunmayan İkinci Cinsiyet’i yeni çevirisiyle Türkiyeli okura sunuyor, feminizm tartışmalarına katkıda bulunmasını diliyoruz.
  • Yuval Ben Bassat, Eyal Ginio
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    9,39 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Konusu:
    1908 Devrimi doğurduğu değişim beklentisiyle pek çok siyasi ve toplumsal süreci tetiklemiştir. O dönemde Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde yer alan Filistin de bu değişim dalgasından etkilenen bölgelerdendir. Dönemin uzmanlarını bir araya getiren bu derleme, Jön Türk yönetiminin Filistin’deki toplumsal ve siyasal hayata etkisini inceliyor. Kutsal Topraklar’ın uluslararası arenadaki önemi, yabancı hükümetlerin ve örgütlerin faaliyetleri, nüfusunun heterojen yapısı ve Yahudi göçü gibi nedenlerle özel bir yerde duran Filistin, Jön Türk dönemini farklı açılardan yansıtan bir prizma niteliğinde. Jön Türklerin Filistin’i, Devrimin ardından gelen reformlar ve modernleşme, Filistin’deki Yahudi-Arap çatışmasının kökeni, Arap ve Filistin kimliklerinin şekillenmeye başlaması, Osmanlı Yahudileri, azınlıklara yönelik politikalar, cemaatler arasındaki ilişkiler ve genel olarak Osmanlı tarihinin son dönemi hakkında ideal bir kaynak.
  • Şeyla Benhabib
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    16,39 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Hukuk
    Konusu:
    Bu kitap, söylem etiği ve iletişimsel rasyonaliteye dayanan bir teori üzerinden, modern dünyayı şekillendiren daha geniş toplumsal dönüşümler çerçevesinde insan hakları felsefesi ve politikasını tartışıyor. Uluslararası insan haklarının, neoliberal imparatorluğun dünya hâkimiyeti şiarına indirgenmesine ya da muhafazakâr bakış açısıyla yasal kozmopolitliğin demokratik özerkliğe saldırı olarak görülmesine karşı çıkan Şeyla Benhabib, bu antitezlerin ötesine geçebilmek için iki temel kavram öne sürüyor. Uluslararası insan hakları normlarının "demokratik yineleme" süreçleriyle bağlama oturtulması gerektiğini; dahası, bu normların, toplumsal ve siyasi mücadele alanlarına yeni aktörlerin girmesini sağlayan "hukuk yaratıcı gücü" olduğunu söylüyor. Dünyaca ünlü siyaset kuramcısı Şeyla Benhabib, Türkçe basıma yazdığı önsözün de bulunduğu bu kitabında, insan haklarının bugün her zamanki kadar güncel ve acil olduğunu savunuyor. Küresel kapitalizmin, egemenliği, vatandaşlığı ve hukuku nasıl dönüştürdüğünü, soykırımdan Almanya, Fransa ve Türkiye'de türban meselesi vakalarına uzanan çeşitli örneklere bakarak irdeleyen yazar, buna karşılık, yeni kozmopolit insan hakları normlarının yükselişinde önemli bir açılım görüyor. Şeyla Benhabib Yale Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Felsefe Bölümünde Eugene Meyer profesörüdür. Ötekilerin Hakları: Yabancılar, Yerliler, Vatandaşlar ve Eleştiri, Norm ve Ütopya: Eleştirel Teorinin Temellerine Dair Bir İnceleme isimleriyle iki kitabı Türkçe'ye çevrilmiştir.
  • Sheldon Krimsky
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    7,16 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Bilim
    Konusu:
    İnsanlığın yararına bile olsa araştırma uğruna embriyoları tahrip etmeye hakkımız var mı? Gayriahlaki eylemlerden iyilik doğar mı? Bedenimiz üzerindeki mülki haklarımızın sınırı nereye uzanır? Onaylanmamış bir tedaviyi deneme özgürlüğümüz var mı? Biyolojinin yeni gözdesi Kök Hücreler bildiğimiz tüm tanımları ve sınırları zorlayan, yıkan ve yeniden yapan oluşumlar. Kök Hücre Diyalogları’nda Sheldon Krimsky okuru, felçlilerin yürümeye başlayacağı, kanserin tedavi edileceği, erkeklerin kadınsız, kadınların erkeksiz üreyebileceği, hastalıklara çarenin kendi hücrelerimizden geleceği bu dünyada sürükleyici bir yolculuğa çıkarıyor. Sheldon Krimsky Tufts Üniversitesi’nde çevre ve biyoteknoloji profesörü.
  • Zeynep Çelik
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    14,35 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Söyleşi
    Konusu:
    Bu önemli çalışma Şarkiyatçılığa şimdiye kadar yaklaşılmamış bir açıdan bakıyor: Edward Said ve diğer çağdaş düşünürlerin Batı’nın Doğu’ya yaklaşımını eleştiren görüşlerini ele alıyor ve Osmanlı-Türk aydınlarının onlardan çok daha önce, 19. yüzyıl sonlarından itibaren bu konudaki tespitlerini ortaya koyuyor. Avrupa Şark’ı Bilmez, Şarkiyatçılığa “Şark”ın kendisinin verdiği cevaplar konusundaki kaynak eksikliğini tamamlayan değerli bir kitap. Rashid Khalidi Modern Arap Araştırmaları Edward Said Profesörü Columbia Üniversitesi Tarih Bölümü Avrupa Şark’ı Bilmez, Zeynep Çelik’in uzman bakışı ve bilgi birikimiyle bir araya getirilmiş, gelecek kuşaklara yol gösterecek bir giriş yazısıyla açılan çok önemli bir kitap. Çelik’in yapıtı geç dönem Osmanlıların ayakları yere basan, entelektüel, kozmopolit bir dünyasının olduğunu, hem “modernite projeleri”ne katıldıklarını hem de Avrupalı bilim insanlarının “Şark” konusundaki varsayımlarını keskin bir eleştirel gözle değerlendirdiklerini gösteriyor. Böylece 19. yüzyılın Şarkiyatçı kuramcılarına karşı çıktığı gibi, Şark’ın kuramsal kurtuluşunu Avrupa-Amerika entelektüel düşüncesinin evrenine yerleştiren bazı 21. yüzyıl düşünürlerinin görüşlerini de sarsıyor. Jerrilyn Dodds Harlequin Adair Dammann İslam Araştırmaları Profesörü Sarah Lawrence College Avrupa Şark’ı Bilmez, öfkeli Osmanlı ve Türk aydınlarının Şarkiyat eleştirilerini bir araya getiriyor ve Zeynep Çelik kitap için seçtiği metinleri giriş yazısında ustaca tanıtıyor. Çelik’in çalışmaları, Osmanlı İmparatorluğu ve Ortadoğu’nun modernleşmesini anlamak için şart. Orhan Pamuk Edward Said’in çığır açıcı yapıtının Şarkiyatçılığı emperyalizmin anahtar tekniklerinden biri olarak tanımlamasından bu yana, yerel direnişin ifadelerini ele alan fazla çalışma yapılmadı. Zeynep Çelik’in kapsayıcı giriş yazısına eşlik eden alıntılar Şarkiyatçılık eleştirilerine ek olarak imparatorluk ve milliyetçilik düşlerini seslendiriyor. Bu metinler, geç dönem Osmanlı İmparatorluğu ve erken dönem Türkiye Cumhuriyeti’nde Batı’nın kültürel egemenliğine karşı entelektüel tartışmaların ne kadar zengin ve canlı olduğunu sergileyen büyüleyici bir okuma sunuyor. Avrupa Şark’ı Bilmez, Şarkiyatçılık çalışmalarına katkıda bulunacak ve bu alandaki araştırmacılar ve eğitimciler için önemli bir kaynak kitap olacak. Selim Kuru Yakın Doğu Dilleri ve Uygarlıkları Doçenti ve Bölüm Başkanı Washington Üniversitesi
  • Steven Mithen
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    8,59 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Arkeoloji
    Konusu:
    Gezegenimiz küresel bir su kriziyle karşı karşıya. Biliminsanları, tatlı su kaynaklarındaki tükenişin 2050’de dünya nüfusunun yüzde 75’ini etkiler hale geleceğini öngörüyor. Sınır tanımayan bir kentleşme, doğanın tahrip edilmesi ve iklim değişikliği bu krizin başlıca körükleyicileri. Steven Mithen, yaşadığımız su krizini Susuzluk’ta tarihsel bir perspektif sunarak ele alıyor. Neolitik Devrim’den bu yana su, bir meta ve ekonomik güç kaynağı olarak görülmüştür. Tarih birbirinden iddialı su yönetim projeleri ve hidrolik mühendisliği örnekleriyle doludur. Mithen, okuru zamanlar arasında bir yolculuğa çıkarıyor: Tarımsal sulamadaki başarılarıyla uygarlık haline gelen Sümerlerden çölün ortasında bir vaha yaratan Nebatilere, sifonlu tuvaletin mucidi Minoslulardan Roma İmparatorluğu’nun hamamlarına, Konstantinopolis’in şehirler arası sukemerlerinden Çin’in su kanallarına dünyanın dört bir yanına uzanan Susuzluk, geçmişin deneyimlerini geleceğe yol göstermek üzere bir araya getiren kapsamlı bir kitap. Steven Mithen arkeoloji profesörü, Reading Üniversitesi’nde rektör yardımcısı.
  • Simone de Beauvoir
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    5,12 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Deneme
    Konusu:
    “Kadın doğulmaz, kadın olunur”. Bu meşhur cümle, 1949 tarihli İkinci Cinsiyet’in odak noktasını oluşturur. Simone de Beauvoir böylece cinsiyet meselesini doğanın alanından çıkarıp kültürün ve tarihin alanına yerleştirirken, bir anlamda toplumsal cinsiyet tartışmasını da erkenden başlatmış olur. Bunu yaparken hem varoluşçuluk, fenomenoloji ve yapısalcı antropoloji gibi kendi çağdaşı olan düşünceleri hem de Hegel ve Marx gibi felsefe klasiklerini cinsiyet düzleminde yeniden okur. Beauvoir’a göre kadın, kendine has bir durum tarafından, tarih boyunca farklı koşullar altında yeniden üretilen Başkalık durumu tarafından belirlenmiştir: Kadın ile erkek arasında eşitsizlik vardır, kadın ikinci cinsiyettir ve hem bireysel hem de toplumsal bakımdan ezilmiştir. Bu durumun temelinde yatan öncesiz sonrasız kadınlık efsanesi, ataerkilliğin başlıca unsurlarındandır. Ataerkillik sadece kadını değil, erkeği de bu çerçevede üretir ve belirler. Öyleyse kadın ile erkek arasındaki eşitsiz ilişki kadının veya erkeğin doğasından kaynaklanmaz. Kadın ve erkek, doğal veya biyolojik belirlenimlerden ziyade tarihsel ve kültürel birer kurgudur. Öte yandan kadının ezilmişliği diğer ezilenlerin durumundan farklıdır. Kadınlar, aralarındaki farkları aşan ve kapsayan kadınlık durumunun bilinciyle hareket etmezler. Öncesiz sonrasız kadınlık efsanesinin etkisi altında kadın içkinliğe hapsolmuş, adeta içkinlikle özdeşleşmiştir. Bu kavramsal çerçeveden hareketle Beauvoir, kadının özgürlüğü, ev içi emek, annelik, evlilik kurumu, kadın bedeninin tahakküm altına alınması gibi, feminist düşüncenin güncel meselelerine dokunan birçok konuyu tartışmaya açar. Son kertede kadın ve erkek kurgularının tarihin diyalektik hareketine tâbi olduğunu ve bu hareket içinde aşılıp yıkılacağını düşünür. Ama bunun olmazsa olmazı kadının etkili eylemidir. Kadının ve erkeğin özgürleşmesi Beauvoir düşüncesinde kadının dünyada eylemesiyle ve üretmesiyle mümkündür ancak. 1970’lerden beri Türkçe basımı bulunmayan İkinci Cinsiyet’i yeni çevirisiyle Türkiyeli okura sunuyor, feminizm tartışmalarına katkıda bulunmasını diliyoruz.
  • Stephen Graham
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    14,80 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Konusu:
    Siyasi ve ekonomik dünya harita üzerindeki iki boyutlu çizgilerden mi ibarettir? Dünyanın her yerindeki inşaat çılgınlığının arkasında ne var? Neden Dubai’deki yapay adalar Google Earth’ten görülecek şekilde yapılıyor? Brezilyalı “über” zenginlerin gökdelenlerin tepesindeki yaşamları nasıl? Milyarderlerin Londra evlerinin bodrumlarındaki kazıların sırrı nedir? Dikey Dünya’da Stephen Graham, dünyayı ve kenti eksik olan üçüncü ekseni de yerleştirerek baştan resmediyor; eşitsizlik, siyaset ve kimliğin coğrafyasını bu eksik üçüncü boyutu da hesaba katarak keşfe çıkıyor. Uzaydaki uyduların her şeyi gören gözlerinden, katil dronlar ve helikopterlerle dolu atmosferimize, oradan dünyanın dev şehirlerinin en zengin ve yoksullarının evlerine doğru nefes kesici bir gezintiye çıkarıyor bizi. Hiç düşünmeden kullandığımız asansörlerin arkasındaki teknolojide yaşanan ilerlemelerin yansımasını hem zenginlerin gökdelen tepelerindeki hayat tarzlarında hem de yeraltının derinliklerine inen çetin çalışma koşullarına sahip madenlerde bulduğuna dikkat çekiyor. Graham, yoksul ülkelerin yeraltı kaynaklarının emperyalist güçlerce ve dev şirketlerce sömürüsünün insani maliyetinin de altını çiziyor. Dikey Dünya yaşadığımız kentlere, atmosfere, ayağımızın altındaki dünyada olup bitenlere yepyeni bir gözle bakmamızı sağlıyor. Sınıf mücadelesinde üçüncü boyutu gözler önüne sererken dünyadaki yerimize dair kavrayışımızda bir devrim yaratmayı amaçlıyor.
  • Suraiya Faroqhi
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    16,09 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Konusu:
    Ekmek Aslanın Ağzında, Osmanlı tarih çalışmalarında uzun süre ihmal edilmiş bir alana, Osmanlı coğrafyasında el emeğiyle üretim yapmış ve hayat mücadelesi vermiş “zanaatkâr”ların hayatlarına odaklanan araştırmalardan oluşuyor. İktisat tarihinin coğrafi bilgi sistemi gibi yeni araştırma yöntemleriyle, sosyal tarih ve arkeolojiyle yaratıcı şekillerde birleştirildiği bu makalelerden, İstanbul’dan Şam’a, Kahire’den Kütahya’ya kadar Osmanlı şehirlerinin sokak ve çarşılarında yüzyıllarca faaliyet göstermiş terzihane ve hamamlarda, marangozhane ve kahvehanelerde, fırın ve değirmenlerde, ayakkabıcı, berber, bıçakçı, demirci, mumcu, sahaf, kasap, kürkçü ve attâr dükkânlarında gündelik hayatın neye benzediğini, esnafı birbirine ve devlete karşı koruyan idari-ahlaki-manevi örgütlenmenin, yani “lonca” sisteminin nasıl işlediğini, nasıl bir dönüşüm geçirdiğini ve sonunda nasıl çözülüp yok olduğunu öğreniyoruz.
  • Robert Aunger, Valerie Curtis
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    8,46 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Psikoloji
    Konusu:
    Kontrollü Güç, kuramsal temelini evrimsel biyolojiye dayan­dırarak insan davranış biçiminin diğer hayvan türlerinin dav­ranış biçimlerinden nasıl farklı bir evrim geçirdiğini anlatıyor. İnsan davranışını sadece anlamak değil, aynı zamanda değiştirmek üzerine yapılan çalışmaların bir uzantısı olan Kontrollü Güç, davranış dünyasını işlevselci/adaptasyoncu görüşlerin ışığında değerlendiriyor ve standart insan davra­nışı açıklamalarının yöntemini kullanmayı reddediyor. Çev­resini kontrol etme yetisi sınırlı bir canlı olmaktan, dünyada büyük çevresel değişikliklere yol açan şimdiki davranış re­pertuarımıza doğru nesiller boyunca adım adım nasıl ilerle­diğimizi, evrim mantığını kullanarak açıklıyor. Bu şaşırtıcı ve kışkırtıcı kitap, evrim psikologlarına ve biyo­loglarına, antropologlara ve tüm bilim camiasına taze bakış açıları sunuyor. Robert Aunger, London School of Hygiene and Tropical Medicine’ın Hijyen Merkezi’nde evrimsel halk sağlığı üzerine araştırmalarını sürdü­rüyor. Valerie Curtis, London School of Hygiene and Tropical Medicine’da Çevre Sağlığı Grubu’nun direktörü.

Sayfalar