Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2899 sonuçtan 1141 - 1150 arası görüntüleniyor.
  • Muriel Spark
    insan sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    397,34 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayşe Yavuz
    Lettie Colston ve yetmişini çoktan devirmiş arkadaşları, günün birinde isimsiz telefonlar almaya başlarlar. Arayan kişi tek bir şey söyleyip kapatıyordur: Öleceğini hatırla. Çağrılar geledursun, yaşamlarının sonbaharını süren kahramanlar günlük işlerine devam etmeye çabalarlar. Yazınsal dehası ile her zaman çağının ilerisinde yer almış olan Muriel Spark, bu karanlık fakat eğlenceli romanda her faninin yaşamını gölgeleyen bir gerçeği, ölüm bilgisiyle yaşamı ele alıyor. Başlangıçlarla sonlara, dürüstlükle entrikaya ve insanların çocukluktan yaşlılığa değin oynadıkları oyunlara odaklanan bu roman, her soluğu söndüren olguyu isimsiz bir kahraman olarak olayların kalbine yerleştiriyor ve kahramanların yaşamlarının sarpa sarmasını izliyor. ‘’İnsanın ölümünü anımsaması, kısaca, bir yaşam biçimidir.’’
  • Doğu Perinçek
    insan sesi mp3 - Türkçe
    4 Ayrım
    22.7 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sevinç Erbulak
    Kuyruguna 99 dügümle teneke baglanmis sisko zürafa, kulagina çorap giyen ynus, suyun içinde uçurma uçuran denizanasi, yolu makasla kesen balik, kirk ayagina kirk kravat takan kirkayak... Hepsi, ama hepsi bu kitapta!.. Içinden traktör lastigi, çamasir legeni ve iki kilo gökgürültüsü çikan tasta, iskembe çorbasi mi vardi, asure mi? Pismis tavugun basina gelmeyenler, kimin basina geldi? Tursu bidonundaki patlicanin derdi neydi? Onunla ayni bidonu paylasan karaüzüm, lahana, kelek ve sarmisak neler söylediler? Hiyar neden saz çalmadi? 15 hamalin ancak tasidigi mektupta neler yaziyordu? Mektuptaki bulut resmi neden göge kaçti? Ipe dizili bos laflar hangileriydi? Hepsi, ama hepsi bu kitapta!... Bu kitapta yer alan üç masal, Dogu Perinçek'in oglu Mehmet'e yazdigi üç mektuptur.
  • Refik Halid Karay
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    834,20 KB
    Eser Türü: Kitap
    Irmağa giden yol,göz alabildiğine uzanan sayısız şeftali bahçeleri arasından geçerdi. Haziran içinde bile taşkın dere ayaklarının çamurlu, ıslak tuttuğu bu gölgeli yerlerde otlar bütün bir yaz mevsimi yeniden yeniye sürer, rutubetli toprakta birbiri arkasına yoncalar fışkırır, çayırlar kabarırdı.
  • Refik Halid Karay
    insan sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    263 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hümeyra Demirel
    Irmağa giden yol,göz alabildiğine uzanan sayısız şeftali bahçeleri arasından geçerdi. Haziran içinde bile taşkın dere ayaklarının çamurlu, ıslak tuttuğu bu gölgeli yerlerde otlar bütün bir yaz mevsimi yeniden yeniye sürer, rutubetli toprakta birbiri arkasına yoncalar fışkırır, çayırlar kabarırdı.
  • Ayfer Tunç
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    540,51 KB
    Eser Türü: Kitap
    “Bu kadar çirkinleşen ve kimliğini kendi elleriyle tahrip eden şehirler bende memleket hissi değil, öfke ve öfkeden yorgun düşünce de acıma ve teessüf hissi uyandırıyor. Memleket hissi ile köklere bağlılık arasında bir korelasyon olsa gerek. Bir bütün olarak ülkeme bağlıysam da köklerime bağlı değilim. Çünkü köklerimin nerelere uzandığından habersizim. Köklerinin sızladığını duymayan insan nasıl bir memleket arar ki kendine?” Kendi şehir arşivini açıyor Ayfer Tunç. Biraz, bu memleketin doğal ve toplumsal coğrafyasını hor kullanışımıza diz döverek... Biraz Adapazarı, biraz Karasu, biraz İstanbul… “Memleket nere” sorusunun cevabını veremeden – bütün memlekete merakî… Memleket duygusunda bir gezinti; “memleket insanıyla” yarenlik eden hikâyeler… “Çerkez gelinlerinin hürmetkârlığı, Bulgar muhacirlerin çalışkanlığı, Boşnak kızlarının güzelliği… Arnavutların inatçılığı, Lazların siniri, Abhaz erkeklerinin tembelliği, Gürcü kadınlarının huysuzluğu…” Taşra bandosu, Büyük Çarşı’daki fotoğrafçı, kadınlar hamamı, mesire yeri… Yengeler, gelinler, refakatçiler… Çitlenen ayçekirdeklerinin gürültüsüyle yazlıkçılar… “Sakarya Nehri’nin kıvrılarak genişlediği manzaraya karşı rakı”… Yemekte mutlaka evvela çorba… Piknik tüp, “iyi” çay, sonsuz sohbet… Dere tepe düz giden, kapı kapı gezen, halis muhlis hikâyeler… Refik Halit Karay’ın 1919’da yayımlanmış Memleket Hikâyeleri’ne selamla. Ayfer Tunç’un teferruatçı, gören ve dinleyen kaleminden…
  • Nihat Genç
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    856,08 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mehmet Zafer Ulusan
    Eskiden yatağını, yorganını alan yoksul halk, çaresizlik içinde İstanbul'a göçüyordu. Göçün rengi değişti. Anadolu gençliği gözü dönmüş bir hırsla İstanbul'a göçüyor. Memleketinde, kasabasında oturmak isteyen bir tek genç yok. Tanıdığım, konuştuğum tüm genç kızlar, hayallerini, istikballerini İstanbul'a göre kurmuş. Sadeliğin, kendi halindeliğin imajı ölmüş, uçurum gibi İstanbul düşlüyorlar.
  • Ayfer Tunç
    insan sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    503,89 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nilgün Cömert
    “Bu kadar çirkinleşen ve kimliğini kendi elleriyle tahrip eden şehirler bende memleket hissi değil, öfke ve öfkeden yorgun düşünce de acıma ve teessüf hissi uyandırıyor. Memleket hissi ile köklere bağlılık arasında bir korelasyon olsa gerek. Bir bütün olarak ülkeme bağlıysam da köklerime bağlı değilim. Çünkü köklerimin nerelere uzandığından habersizim. Köklerinin sızladığını duymayan insan nasıl bir memleket arar ki kendine?” Kendi şehir arşivini açıyor Ayfer Tunç. Biraz, bu memleketin doğal ve toplumsal coğrafyasını hor kullanışımıza diz döverek... Biraz Adapazarı, biraz Karasu, biraz İstanbul… “Memleket nere” sorusunun cevabını veremeden – bütün memlekete merakî… Memleket duygusunda bir gezinti; “memleket insanıyla” yarenlik eden hikâyeler… “Çerkez gelinlerinin hürmetkârlığı, Bulgar muhacirlerin çalışkanlığı, Boşnak kızlarının güzelliği… Arnavutların inatçılığı, Lazların siniri, Abhaz erkeklerinin tembelliği, Gürcü kadınlarının huysuzluğu…” Taşra bandosu, Büyük Çarşı’daki fotoğrafçı, kadınlar hamamı, mesire yeri… Yengeler, gelinler, refakatçiler… Çitlenen ayçekirdeklerinin gürültüsüyle yazlıkçılar… “Sakarya Nehri’nin kıvrılarak genişlediği manzaraya karşı rakı”… Yemekte mutlaka evvela çorba… Piknik tüp, “iyi” çay, sonsuz sohbet… Dere tepe düz giden, kapı kapı gezen, halis muhlis hikâyeler… Refik Halit Karay’ın 1919’da yayımlanmış Memleket Hikâyeleri’ne selamla. Ayfer Tunç’un teferruatçı, gören ve dinleyen kaleminden…
  • Feyiz Erdoğan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    33 Ayrım
    260,18 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Serap Şirin
    Birbirlerine deli gibi âşık Safiye ve Osman, Nevrekop’taki çiftliğin meyve bahçesinde el ele yürüdükleri güzel günleri geride bırakmışlardı. Bulgar çetecilerin köyleri yakıp yıkmaya başlamasıyla, evlerini terk etmek zorunda kalınca, bir at arabasında İstanbul’a doğru yola çıkarlar. Safiye, Osman, yaşlı halaları ve iki küçük çocuğun bu çetin yolculukta tek dayanağı vardır: Memleket kokusu... “Sevinçler nasıl paylaşılarak büyürse, acılar da tam tersine paylaşılarak azalır.”
  • Oğuzhan Uğur
    insan sesi mp3 - Türkçe
    9 Ayrım
    170,76 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ömer Yılmaz
    Oğuzhan Uğur, Memleket Mevzuları’nda bir yandan yüz yıllık Cumhuriyet’in temellerini incelerken bir yandan da tarihimize geniş bir perspektiften bakıyor. Bunun yanı sıra Uğur, eğitime, adalete, sanata, kadınlara, yaptığı programlara ve Türkiye’nin dünü ve bugününe dair önemli konu başlıklarına yer veriyor. Bilim ve teknoloji üzerinden bugünümüzü ve geleceği irdeliyor.
  • Refik Halid Karay
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    6,50 MB
    Eser Türü: Kitap
    Refik Halid Karay’ın Tan, Akşam, Çiçek, Yeni İstanbul, Divan, Zafer, Aydede, Olay ve Yeni Günde yayımlanan yazılarından bir araya getirilen Doğuştan Kadıncıida yine Refik Halid’in şaşırtan maharetine ve ilgi alanlarının ne kadar geniş olduğuna bir kez daha tanıklık edeceksiniz. Dilin ve sözün erbabı bir yazardan kadına dair her şeyin dillendirildiği metinler bu kitapta fazlaca yer tutuyor. Şapkasından çorabına, etek boyundan ayakkabısına, makyajından saç boyasına, yelpazesinden kınasına, hatta iç çamaşırına kadar bir kadınla ilgili olabilecek her şey üzerinde adeta uzmanlaşmış bir yazardır Refik Halid. Doğuştan Kadıncıida toplanan yazılarıyla Refik Halid, yeni yaşam biçimleri sonrasında ortaya çıkan toplumsal çözülmeye karşı takındığı tavrı ve kadın özgürleşmesinin önündeki sorunları ele alan bakışıyla çağının önünde bir yazar olduğunu bir kez daha kanıtlamış oluyor.

Sayfalar