Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2160 sonuçtan 1171 - 1180 arası görüntüleniyor.
  • Adam Phillips
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    479,64 KB
    Eser Türü: Kitap
    Adam Philips, bir insan hayatının her zaman farklı bakış açılarından betimlenebileceğine ve psikanalizin de bu yollardan sadece biri olduğuna inanan mütevazi bir psikanalist. Bilimsellik, yani değerden bağımsız bir Hakikat arayışını payesinin, psikanalize özel bir üstünlük kazandırmayacağını, psikanalizin o bilmişlik tavrından, ancak dilini ortaklaşa kullanıma açarak, gündelik hayata karışarak sıyrılabileceğini düşünüyor. Ona göre psikanaliz, insanların kendilerine daha iyi hissetmelerini sağlayan bir hikaye ya da bir hikaye anlatma tarzı. Bir tür sohbet. İnsanlar kendi yaşamları cılı bir hale geldiği için katılıyor bu sohbete. Öpüşme, Gıdıklanma ve Sıkılma Üzerine bizi, psikanaliz teorisinde ihmal edilmiş olan küçük küçük, ama son derece önemli konular hakkında ilginç sohbetlere davet eden denemelerden oluşan bir kitap. Endişe, risk, sükünet, gıdıklanma, osurma, öpüşme, yalnızlık, yaratıcılık ve suçluluk duygusu arasındaki ilişki; sıkılma, fobi-teori benzerliği; bir metin değil bir deneyim olarak rüya; inanç ve engeller gibi, herkesi ilgilendiren konularda çarpıcı saptamalrda bulunuyor Philips. Mesela, ''İnsanlar yaşamlarının, olasılıklardan en çok korktukları dönemlerinde aşıkl olurlar'' diyor. '''Bir şeyin ya da kimsenin ne olduğunu, onunla aramıza girenin ne olduğunu öğrenerek anlayabiliriz. Bilinç engellere dairdir.'' diye bir kesinlemede bulunup, psikanalitik terapinin amaçlarından birinin hastanın mücedele edecek daha tatminkar engeller bulmasını sağlamak olduğunu söylüyor. Philips şu soruyu soruyor bize: Kendimizle haddinden fazla alakadar olmakla kendimizi nelerden mahrum bırakıyoruz? Ona göre, her şeyi bilme saplantısı hem psikanaliz hem de hayat için olumsuz sonuçlar doğıuruyor. Bizi, neleri içerdiğini kendimiz dahil kimsenin bilemeyeceği bir yalnızlığa, Rilke' nin ''meyvenin içindeki çekirdek'' dediği verimli yalnızlığa davet eden bir kitap bu. Yalnızlığa cesareti olanlar için...
  • Julia Quinn
    insan sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    616,14 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Neslihan Kayıkçı
    Gareth St. Clair ciddi bir çıkmazdadır. Ondan nefret eden babası St. Clair mülkünü ve mirasını mahvetme yolunda ilerlemektedir. Gareth’ın elindeki tek şey geçmişin sır perdesini kaldırabilecek ve geleceğin anahtarı olan eski bir aile günlüğüdür. Sorun şudur ki günlük İtalyanca kaleme alınmıştır ve genç adam bu dilde tek bir kelime dahi bilmemektedir. Sosyete bir konuda hemfikirdir: Hyacinth Bridgerton kimselere benzememektedir. İnanılmaz derecede zeki ve açıksözlüdür. Fakat ona dair bir şey - çekici ve eziyet verici - Gareth’ı nedense etkisi altına alır. Her yıl düzenlenen Smythe-Smith Müzikali’nde ikilinin yolları kesişir. Hyacinth İtalyancası mükemmel olmasa da ona günlüğü çevirmeyi teklif eder. Fakat gizemli satırları incelerken peşine düştükleri tüm soruların cevabını birbirlerinde bulurlar. Artık hiçbir şey kusursuz tek bir öpücük kadar saf değildir… “Günümüzün Jane Austen’ı.” Jill Barnett “Tam anlamıyla kusursuz bir hikâyeci.” Publishers Weekly
  • Alev Alatlı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    32 Ayrım
    342 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: İsmail Emre Ülker
    "Or'da Kimse Var mı?" dörtlüsü azgın iştahların beslediği cehaleti şehvetle bağrına basan Türkiye toplumunun kıydığı bir aydının, Günay Rodoplu'nun öyküsü. Dörtlünün birinci kitabı, Viva la Murte! hızla yabancılaşan Türkiye toplumunda bir haymatlos gibi yaşamak zorunda kalan Rodoplu'nun, ezilmesini, pasifize edilmesini anlatır. "Bu toplumda 'biliyor' olmak mutlak surette bir haksızlığa maruz kalmak demektir. Çünkü, bilgi borçlandırır, 'anlamak' zorunda bırakır. Cahil, acıma duygusu uyandırır. Yıkıcılığı bağışlanır. Bu, onların lüksüdür. Oysa aydın, bilgilenmek gibi bir suçtan müebbeden mahkûm edilmiştir. Bastığı yerde ot bitmeyen cahili vicdanının demir parmakları arasından seyreder," diyen Alev Alatlı, ikinci kitap, 'Nuke' Türkiye’de cehaletin sadece bizim toplumumuza özgü olmadığını anlatıyor. "Türk aydım, iki cephede savaşır. Sadece kendi toplumunun hoyratlığı ile değil, Batı'nın hemen her zaman şiddetle sonuçlanan kendini beğenmişliği ile de uğraşmak zorundadır. Bu bakımdan, sadece Türkiye'de değil, Batı'da da haymatlostur! Dünya üzerindeki iktidarını koruma gayreti içindeki Batı, cahilliyeyi öyle bir hamiyetle dayatır ki, elvermemek, katledilmek demektir."
  • Alev Alatlı
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,65 MB
    Eser Türü: Kitap
    "Or'da Kimse Var mı?" dörtlüsü, azgın iştahların beslediği cehaleti şehvetle bağrına basan Türkiye toplumunun kıydığı bir aydının, Günay Rodoplu'nun öyküsü. Alev Alatlı, "Bu toplumda 'biliyor olmak' mutlak surette bir haksızlığa maruz kalmak demektir." diyor. "Çünkü bilgi borçlandırır, 'anlamak' zorunda bırakır. Cahil, acıma duygusu uyandırır. Yıkıcılığı bağışlanır. Bu, onların lüksüdür. Oysa, aydın, bilgilenmek gibi bağışlanmaz bir suçtan müebbeden mahkum edilmiştir. Bastığı yerde ot bırakmayan cahili vicdanının demir parmaklıkları arasından seyreder." Günay Rodoplu'nun hayatındaki trajik, boyut bilgidir. Hayatını, Lao Tzu ile, Hazreti Muhammed'le, Kropotkin'le, Marks'la, Baudelair'le, Albert Schweitzer'le, Kazancakis'le paylaşmasına bakılırsa bu dünyadan değildir. Ama bu dünyaya dair çok bilgi edinmiş bir insanın sorumluluğu altında ezilir, pasifize olur. Türkiye insanının hoyratlığına yenik düşer. "Ve iyilik buradan çıkar. İyilik, dayatılan haksız, yanlış ve çirkin oyun oynamayı reddetmekten çıkar." "Viva, La Muerte!" Yirminci yüzyılın son otuz yılında Türkiye insanının ortak ruhunu çözümleyen, yer yer belgesel nitelikli dörtlünün ilk romanı." Alatlı "Türkiye bugün okumazsa, yarın mutlaka okuyacaktır." diyor ve sesleniyor, "Or'da kimse var mı?" (Arka Kapak)
  • Alev Alatlı
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,10 MB
    Eser Türü: Kitap
    "Or'da Kimse Var mı?" dörtlüsü azgın iştahların beslediği cehaleti şehvetle bağrına basan Türkiye toplumunun kıydığı bir aydının, Günay Rodoplu'nun öyküsü. Dörtlünün birinci kitabı, Viva la Murte! hızla yabancılaşan Türkiye toplumunda bir haymatlos gibi yaşamak zorunda kalan Rodoplu'nun, ezilmesini, pasifize edilmesini anlatır. "Bu toplumda 'biliyor' olmak mutlak surette bir haksızlığa maruz kalmak demektir. Çünkü, bilgi borçlandırır, 'anlamak' zorunda bırakır. Cahil, acıma duygusu uyandırır. Yıkıcılığı bağışlanır. Bu, onların lüksüdür. Oysa aydın, bilgilenmek gibi bir suçtan müebbeden mahkûm edilmiştir. Bastığı yerde ot bitmeyen cahili vicdanının demir parmakları arasından seyreder," diyen Alev Alatlı, ikinci kitap, 'Nuke' Türkiye’de cehaletin sadece bizim toplumumuza özgü olmadığını anlatıyor. "Türk aydım, iki cephede savaşır. Sadece kendi toplumunun hoyratlığı ile değil, Batı'nın hemen her zaman şiddetle sonuçlanan kendini beğenmişliği ile de uğraşmak zorundadır. Bu bakımdan, sadece Türkiye'de değil, Batı'da da haymatlostur! Dünya üzerindeki iktidarını koruma gayreti içindeki Batı, cahilliyeyi öyle bir hamiyetle dayatır ki, elvermemek, katledilmek demektir."
  • Cem Behar
    bilgisayar sesi mp3
    27 Ayrım
    625,23 MB
    Eser Türü: Kitap
    Cem Behar “Orada bir musıki var uzakta…”da Osmanlı/Türk musıkisinin on altıncı yüzyılda yaşadığı değişimin arkeolojisini yaparak, yeni siyasî, sosyal ve ekonomik koşulların imparatorluk başkenti İstanbul’da nasıl bir “tarz-ı Osmânî” musıkinin oluşmasına zemin hazırladığının izini sürüyor. Kahvehanelerin açılmasıyla musıkinin Saray’dan halka inmesi, avâm/havass karşıtlığı, icraya yönelik Acem etkisi gibi olguları, güfte mecmuaları ve o döneme ilişkin (on altıncı yüzyılın ikinci yarısı) elimizdeki tek görsel kaynak olan bir minyatürün tasvirinden yola çıkarak inceleyen Cem Behar, musıki tarihimizde silinmez bir iz bırakıyor. “Bugün bildiğimiz şekliyle geleneksel Osmanlı/Türk musıkisi esas itibarıyla ve kabaca bir tarihlendirmeyle ancak on altıncı yüzyılın ikinci yarısından itibaren oluşmaya başlar. Dolayısıyla da on altıncı yüzyılın ikinci yarısı ve on yedinci yüzyılın başları musıki geleneğimizde önemli bir eşik, bir kırılma noktası teşkil eder. Bugün bildiğimiz ve geriye doğru baktıkça tanıyıp teşhis edebildiğimiz Osmanlı/Türk musıki geleneğini hem yerleşik müzikal formlarıyla hem de teknik açıdan makam ve usûl anlayışıyla, kullanılan çalgılarla ve en önemlisi elimizdeki repertuardaki eserlerle ve bunların bestecileriyle anlamlı bir biçimde on altıncı yüzyılın ikinci yarısından öncesine götürmenin pek imkânı yoktur.”
  • Engin Türkgeldi
    insan sesi mp3 - Türkçe
    6 Ayrım
    113,22 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Necla Yapıcı
    Çenemde demir halatlar vardı sanki, tek tek, yavaş yavaş koptuklarını duyuyordum. Üzerimdeki adamın ağırlığından nefesim bağırmaya yetmiyordu. Cansız bir inleme sürünerek ancak çıktı ağzımdan. Pas tadı geliyordu belli belirsiz. Gözlüklü, dişime asılmaya devam ediyordu. En sonunda bir çatırtı duydum, çene kemiğim parçalanmıştı sanki. İçimde bir boşluk hissettim. Engin Türkgeldi’nin Orada Bir Yerde’si, benzerine pek az rastladığımız bir öykü dünyası çıkarıyor karşımıza. Alabildiğine görsel, dünya edebiyatının tanıdık öykülerine ve atmosferine göndermelerle ilerleyen, fantastiğin kıyısında bir öykü dünyası bu. Terk edilmiş kasabalar, köleler, peygamberler, cüceler, krallar ve dağ bayır dolaşan bilge kişiler… Bir solukta, düşünerek, şaşırarak okuyacaksınız.
  • Jostein Gaarder
    insan sesi mp3 - Türkçe
    4 Ayrım
    41,7 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Feyza Çağlar
    Jostein Gaarder'in büyük ve küçük bütün çocuklar için yazdığı harika bir roman. 'Büyüklerin küçüklere dünyayı en iyi anlatmanın olağanüstü basit ve etkili yöntemlerini' öğrenecekleri bu çocuk romanında Sofi'nin Dünyası'nın yazarı Gaarder, Joakim dayının, 8 yaşına gelen yeğeni Kamila'ya yazdığı uzun mektubu sunuyor okurlara. Bu mektupla Joakim dayı yeğenine 8 yaşındayken bir kardeş beklediği gecede karşılaştığı uzaylı Mika'yla arasında geçen olayları anlatıyor. Düş ile gerçeğin birbirine geçtiği bu gecede Mika ve Joakim birbirlerini tanıyarak dünyayı anlamaya çalışıyorlar. Bu tanışma sırasında ortaya çıkan sorular (ve aynı zamanda cevaplar) herkesin hayatı boyumca kolay kolay ulaşamayacağı cinsten: Dünya nereden geliyor? Görmeden, bu dünya hakkında bir şey bilinebilir mi? Yaşam nedir? Nereden geliyor? Nasıl düşünüyoruz? Nereden geliyoruz? Nereye gidiyoruz? Ve büyük bilinmezlerle dolu bu dünya üzerinde durmanın ve yaşamanın sorgulayıcı çocuk bakışları içinde en az anlamsız soru: 'ORADA KİMSE VAR MI?' "Büyüklerin küçüklere dünyayı en iyi anlatmanın olağanüstü basit ve etkili yöntemlerini" öğrenecekleri bu çocuk romanında Sofi'nin Dünyası'nın yazarı Gaarder, Joakim dayının, 8 yaşına gelen yeğeni Kamila'ya yazdığı uzun mektubu sunuyor okurlara. Bu mektupta Joakim dayı yeğenine 8 yaşındayken bir kardeş beklediği gecede karşılaştığı uzaylı Mika'yla arasında geçen olayları anlatıyor. Düş ile gerçeğin birbirine geçtiği bu gecede Mika ve Joakim birbirlerini tanıyarak dünyayı anlamaya çalışıyorlar. Bu tanışma sırasında ortaya çıkan sorular (ve aynı zamanda cevaplar) herkesin hayatı boyunca kolay kolay ulaşamayacağı cinsten: - Dünya nereden geliyor? - Görmeden, bu dünya hakkında bir şey bilinebilir mi? - Yaşam nedir? Nereden geliyor? - Nasıl düşünüyoruz? - Nereden geliyoruz? Nereye gidiyoruz? Ve büyük bilinmezlerle dolu bu dünya üzerinde durmanın ve yaşamanın sorgulayıcı çocuk bakışları içinde en az anlamsız soru: 'Orada Kimse Var mı?'
  • Marian Keyes
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,35 MB
    Eser Türü: Kitap
    Kelebeklerin kanat çırpmalarından yayılan sessiz ezgiler umudun, sevginin ve neşenin en büyük müjdecisidir. Anna`nın hayatında artık hiçbir şey eskisi kadar kolay değildi. Manhattan`a dönmesi Ann`in sadece fiziksel ve duygusal hayatını daha da karmaşıklaştırmakla kalmamış aynı zamanda biricik kocası Aidan da kazadan beri ortalıklarda gözükmemişti. Anna için harekete geçme zamanı gelmiş miydi? Acaba gerçekten harekete geçebilme gücü var mıydı? Neşeli, bir o kadar yürek burkan ve hayata dair Marian Keyes`in unutulmayacak bu son romanı eğlenceli olduğu kadar aynı zamanda bizleri gerçeklerle yüz yüze getiriyor.
  • Necati Tuncer
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    848,86 KB
    Eser Türü: Kitap
    ...

Sayfalar