Eserlere Göre Listeleme

Toplam 5026 sonuçtan 1291 - 1300 arası görüntüleniyor.
  • Ayşegül Çelik
    insan sesi mp3 - Türkçe
    5 Ayrım
    130,47 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Özlem Özgün
    Günah varsa, ondan işledim ben. Günahımın en yakıcı, en tuhaf yerinde sevgilimin adına denk geldim ve arkadaşımın dileğine. Biraz olsun bağışlanmamı sağlamaz mı bu? Çünkü yüzlerini de hatırlıyorum, Sayın Tanrı ve seslerini de. Aklımın bütün pencerelerinden doluyorlar içeri. Şule'nin saçları pırıl pırıl ve bembeyaz elleri insanı ağlatacak kadar mandalina kokuyor... Şehper, Dehlizdeki Kuş, Ayşegül Çelik'in 2008'de yayımlandıktan sonra 2009'da Notre Dame de Sion Edebiyat Ödülleri'nde mansiyon alan, ikinci öykü kitabı. Çelik, Korku ve Arkadaşı adlı ilk kitabında kurduğu öykü dilini, birbirine yaslanan, yazıldıkça zenginleşen bir dille yazdığı bu öykülerle sürdürmüş, genç öykücülüğümüzün kalıcı isimlerinden biri olduğunu kanıtlamıştı.
  • Ayşegül Çelik
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    198,12 KB
    Eser Türü: Kitap
    Günah varsa, ondan işledim ben. Günahımın en yakıcı, en tuhaf yerinde sevgilimin adına denk geldim ve arkadaşımın dileğine. Biraz olsun bağışlanmamı sağlamaz mı bu? Çünkü yüzlerini de hatırlıyorum, Sayın Tanrı ve seslerini de. Aklımın bütün pencerelerinden doluyorlar içeri. Şule'nin saçları pırıl pırıl ve bembeyaz elleri insanı ağlatacak kadar mandalina kokuyor... Şehper, Dehlizdeki Kuş, Ayşegül Çelik'in 2008'de yayımlandıktan sonra 2009'da Notre Dame de Sion Edebiyat Ödülleri'nde mansiyon alan, ikinci öykü kitabı. Çelik, Korku ve Arkadaşı adlı ilk kitabında kurduğu öykü dilini, birbirine yaslanan, yazıldıkça zenginleşen bir dille yazdığı bu öykülerle sürdürmüş, genç öykücülüğümüzün kalıcı isimlerinden biri olduğunu kanıtlamıştı.
  • Ayşegül Çelik
    insan sesi mp3 - Türkçe
    5 Ayrım
    130,47 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Özlem Özgül
    Günah varsa, ondan işledim ben. Günahımın en yakıcı, en tuhaf yerinde sevgilimin adına denk geldim ve arkadaşımın dileğine. Biraz olsun bağışlanmamı sağlamaz mı bu? Çünkü yüzlerini de hatırlıyorum, Sayın Tanrı ve seslerini de. Aklımın bütün pencerelerinden doluyorlar içeri. Şule'nin saçları pırıl pırıl ve bembeyaz elleri insanı ağlatacak kadar mandalina kokuyor... Şehper, Dehlizdeki Kuş, Ayşegül Çelik'in 2008'de yayımlandıktan sonra 2009'da Notre Dame de Sion Edebiyat Ödülleri'nde mansiyon alan, ikinci öykü kitabı. Çelik, Korku ve Arkadaşı adlı ilk kitabında kurduğu öykü dilini, birbirine yaslanan, yazıldıkça zenginleşen bir dille yazdığı bu öykülerle sürdürmüş, genç öykücülüğümüzün kalıcı isimlerinden biri olduğunu kanıtlamıştı.
  • Edgar Allan Poe
    insan sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    235,02 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Handan Tengiz Albayrak
    Şehrazat’ın Bin İkinci Gece Masalı sadece gotik edebiyatın değil bütün modern edebiyatın nüvesini barındıran büyülü öykülerden oluşuyor. Poe’nun görkemli muhayyilesi düşünülünce seçkide yer alan dokuz öykünün her birinin apayrı bir zenginlik ve renk taşıdığını dikkatli okur fark edecektir. Öykünün bu büyük ustasının dil ve üslubunun derinliği gözetilerek yapılmış özenli ve güçlü çeviriler, Poe’yu yeni bir yorumla yeniden okumak için kaçırılmayacak bir fırsat. Morgie Sokağı Cinayetleri, Usher Evinin Çöküşü, Şişedeki Mektup, Şehrazat’ın Bin İkinci Gece Masalı, Amontillado Fıçısı, Aldatma, Morella, Çan Kulesindeki Şeytan, Duc de l’Omelette öykülerindeki gizem, dehşet, korku, tuhaflık muhatabını kendi iç dünyasındaki karanlıkla yüzleşmeye sürükleyerek, karşı konulamaz bir davete dönüşüyor.
  • Mehmet Türkçetin
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1013,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Şehriyar, karısının kendisini aldattığını öğrenir ve öfkelenir, tüm kadınların sadakatsiz, nankör olduğuna inanmaya başlar.
  • Ece Erdoğuş
    insan sesi mp3 - Türkçe
    9 Ayrım
    191,10 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ömer Yılmaz
    “Eeee... Bekliyorum,” dedi Evren. Yine gülümsüyordu. Bu gülümsemeyle tutsaklığını daha iyi anlıyordu artık Şehrazat. Pardösüsünü aldığı yere bıraktı. Az önce kalktığı sandalyeye yeniden oturdu. Evren de geniş ve üzeri yastıklarla dolu, rahat deri kanepenin tam ortasına yayılmıştı. “Anlat bakalım...” dedi. Şehrazat, sırf büründüğü rolden sıyrılabilmek için, zorla da olsa gülümsedi. İçine dolan ölüm korkusunu ezdirmemeliydi. “Peki, dinle o hâlde...” Kimbilir, belki her ikisinin de kaderini değiştirirdi hikâyelerin sihri, sırrı, sahihliği. Anlatacaktı Şehrazat. Yaşayabildiği kadar. Kelimeleri kadar. Nefesi kadar. Nereye kadar gidebilirse, nereye kadar varabilirse, o kadar anlatacaktı... Son sözlerini söyleyene değin direnecekti. Binbir Gece Masalları’nın Şehrazat’ını duymayan yoktur... Onu tasvir eden resimlere baktığınızda tüller içinde, allanıp pullanmış, yumuşacık yastıkların üzerine yan devrilmiş, keyfi yerinde bir kadın görürsünüz çoğunlukla. Peki, gerçek öyküsü bu mudur? Esasında, her gün bakire bir kızla evlenip sabahına kafasını vurduran Pers şahını birbirinden heyecanlı öyküleriyle meşgul ederek canını kurtarmaya çalışan bir kadındır Şehrazat. Kendi gibi olanlara reva görülmüş makûs talihi bir kez olsun alt etmeye çalışan, silah yerine sözcüklerini kuşanmış cabbar bir savaşçı. Ece Erdoğuş Levi, bu romanla Şehrazat’tan devraldığı mirası sayfalara taşıyıp her gün dövülen, istismar edilen, ırzına geçilen ve katledilen kadınların öykülerini anlatıyor. Ölümün soğuk özlerinin içine bakarak, benzeri hikâyelerin bir daha hiç yaşanmaması umuduyla...
  • Derya AVŞAR
    insan sesi mp3 - Türkçe
    12 Ayrım
    300,71 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nilüfer BATMANOĞLU
    Zulmedenlerin karşısında korkusuzca kalem sallayan Avşin, başına geleceklerden habersiz her zulme karşı direnmekte kararlıdır. bundan sonrasında başına gelecek olan zincirleme olaylardan kurtulamaz. Ziyadesiyle yaşadığı mağduriyetlerin ardı arkası kesilmez. Tüm bu karanlık, bulanık, çetrefilli, keşmekeş günleri yaşarken, karşısına onu anlayabilen, dertlerini paylaşabilen, çözümler sunabilen sihirli bir değnek dokunur, renk katar hayatına. Tüm dostluk kapılarını ardına kadar açar ve onu içeriye alır. O sihirli değneğin adı, Şehriban'dır. Dünyanın öbür ucunda olup, uzak mesafelere rağmen zor günler geçiren dostu için, maddi manevi tüm imkanlarını seferber eden; dostluğu uğruna her şeyi göze alan, dostluk elini uzatan, yüreğini seren bir kadının inanılmaz çabası... Gerek sağlık, gerek toplumsal, gerek se bireysel çatışmaların olduğu çarpık bir sisteme dur diyebilmek amaçlı başkaldırmış, kendi çapında bu çarpıklığa karşı direnişte bulunan, zorlu bir yaşam mücadelesi veren Avşin'in yaşam serüveni oldukça etkiler Şehriban'ı. Tesadüfen yolları kesişen ve kısa sürede çok iyi dost olan iki kadın...
  • Kolektif
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    8,03 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yasemin Onat
  • Yonca Negiş
    insan sesi mp3 - Türkçe
    7 Ayrım
    105,25 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayça Kortan
    Hiç kayboldunuz mu? Öyle oyunda, bilgisayar başında, bir kitaba dalıp gitmek; sevdiğiniz bir işle uğraşırken kendinizi kaybetmek değil ama... Ya da sevdiğiniz bir şeyi kaybettiğiniz oldu mu? Belki de merakınız, hayal ettikleriniz çağırdı sizi yollara düşmeye...
  • Elif Şafak
    insan sesi mp3 - Türkçe
    32 Ayrım
    492 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ezgi Çebi
    "Kimdim ben?" Katil ve kurban. Ellerimde başkalarının kanı var, başkalarının ellerinde de benim kanım. Bir cinayet işledim; belki de pek çok cinayet işledim. Nasıl olsa bütün ipuçlarını temizledi hafızam. Bir cinayete kurban gidiyorum. Belki de pek çok cinayete kurban gidiyorum. Nasıl olsa inanmıyorum ardımdan tutulacak mateme. Katillerimin yüzlerini seçemiyorum; isimlerindense geride harfler kalacak sadece. Binlerce kelime, onlarca hikâye var boğazımda düğümlenmiş. Susuyorum konuşmam gereken yerlerde; dilimi tutamıyorum ne zaman susmam gerekse. Anlatacak çok şeyim olsa da, emin değilim anlaşılmak istediğimden. Parça Ne zaman içim daralsa, niçin buraya geldiğimi hatırlatıyorum kendime. Bıkıp usanmadan tekrar ediyorum, kafamda hiçbir şüpheye yer kalmasın diye: "Aynalar şehrine geldim çünkü benden evvel yazılmış bir hikâyenin içindeyim. Aynalar şehrindeyim çünkü kim olduğumun peşindeyim." Geldiğimden beri neredeyse hiç dışarı çıkmadım evden. Sadece bir kere kayığa binip karşıya geçtim; bir de, birkaç kez sabahın tenha saatlerinde Hasköy'ü arşınladım, o kadar. Yukarı mahallenin yakınlarındaki o meşhur kuyuya taş attım bir defasında. Sonra, kuyuya yaslanıp, taşın çıkartacağı sesi bekledim uzun uzun. Fakat ses bir türlü gelmedi. Ne suya dalan, ne de toprağa çakılan taşın sesi... Sanki taş kuyunun dibine varamadan, daha yarı yoldayken, buhar olup göğe ağdı. Bu kuyu ürpertti beni. Sade kuyu mu? Bu şehir beni korkutuyor. Burası hiçbir yere, hiçbir şeye benzemiyor. İnsanları pürtelaş, sokakları pürvelvele. Her an tetikte bekliyorum; kopacak kıyametin nişânelerini arıyorum karşıma...

Sayfalar