Eserlere Göre Listeleme

Toplam 5023 sonuçtan 1301 - 1310 arası görüntüleniyor.
  • Elif Şafak
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    890,68 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Troy Duffy
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    238 MB
    Eser Türü: Sesli Betimleme
    Seslendiren: Ayşegül Kalkan
    İrlanda asıllı ikiz kardeşler Connor ve Murphy McManus, Bostonda yaşamaktadırlar. Dindar insanlar olan bu ikili Tanrının kendilerine Dünyayı kötülüklerden korumak misyonu yüklediğine inanarak, Bostonun azılı suçlarını ortadan temizlemeye başlar. Kurbanlar kötü insanlar olunca halktan kimse paniğe kapılmaz. Aslında ikizlerin peşine düşen FBI ajanı Paul Smecker bile bu temizliği kendisinin yapmak isteyip yapamadığı birşey olarak görmektedir
  • Troy Duffy
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    161,84 MB
    Eser Türü: Sesli Betimleme
    Seslendiren: Ayşegül Kalkan
    Azizler geri döndü! MacManus kardeşler, babaları ile İrlanda'nın sessiz vadilerinde saklanmaktadır ve eski kanunsuzluklarından temizlenmişlerdir. Fakat herkez tarafından sevilen bir rahibin çete tarafından öldürülmesinin ardından kardeşler adaleti yerine getirmek için Boston'a kanlı bir savaş vermeye giderler.
  • Yıldız Ramazanoğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    308,00 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tansev Boru
    Yıldız Ramazanoğlu’nun gözleri, şehirlere bakarken de edebî tavırdan asla vazgeçmiyor. Şehrin Gizli Öznesi’nde objektifini Asya ve Avrupa’nın şehirlerine doğrultuyor ve kentleri maddeten ve ruhen çepeçevre saran gizli özneleri ve hikâyeleri önümüze seriyor. Şehir kendini görmek için eğilip aynaya baktığı zaman insanla karşılaşır. Çünkü onu inşa eden, tüllerin arkasında durup ruhunu katan, şeklini veren, estetik duygularını yansıtan özneler vardır. Bazen nice topluluklar, ahaliler görünmez olur da varlıklarıyla şehirlere damgalarını vuran kurucu özneler öne çıkar. Bursa denince Emir Sultan’ı, Dublin denince James Joyce’u anmadan geçemeyeceğimiz gibi. Şehir bize kayıt altına almaya değer bir hikâyemiz olduğunu söyler. Bu kitapta şehirlerin insan üzerinden dile gelmesini anlatmak istedim. İnsandan insana bir iletişim olması için yatay gelişen, ayağın toprağa değebildiği, ağaçlarla, hayvanlarla dostane ilişkilerin kurulabildiği şehirler lazım bize. Ancak böyle yerlerde fikredebilir, temel insani ve uhrevi hedeflerimizden kopmadan yaşayabiliriz.
  • Tayfun Pirselimoğlu
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,42 MB
    Eser Türü: Kitap
    Gelecekteyiz, sıkıyönetim koşullarının hüküm sürdüğü İstanbul'da... Bir kuleden şehri gözetlemekle görevli T. Kara'nın, işiyle evi arasında sıkışmış, sıradan tedirginliklerle örülü yalnız yaşamı, aldığı bir emirle ağır ama kararlı bir değişime uğramaya başlar. Yeni görevi, hiç kimsenin görmediği bir film çekmiş olan Ferit Göz'ü izlemektir. T. Kara, göreve başladıktan sonra ortadan kaybolan bu garip yönetmenin ardından huzursuz kalabalığa karışıp sonu belirsiz bir karmaşanın içine dalar. Tedirgin şehrin labirentlerinde yüzyüze geldiği ve bir türlü çözemediği bir muamma onu hiç ummadığı bir kapıya doğru götürmektedir... "... Şu anda elinizde tuttuğunuz kitap sıradan bir okuyucu olmanızın ötesinde bir sorumluluk da yüklüyor omuzlarınıza. Sonradan, suçu, hiçbir işe yaramayacağı kesin şekilde yazarının sırtına atmaya çabaladığınızda, size alayla gülümseyen polislere söylenecek akla yatkın bir sebep bulmanızda yarar var..."
  • W. E. Griffin
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    12,38 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Mesud Topal
    insan sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    725,67 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nida Bilgin
    Şehrin Sancısı, kalabalıkların içinde sıkışmış, çevresiyle, sistemle, insanlarla ve en çok da kendisiyle anlaşamayan, hayata başkaldırmış uyumsuz insanların romanı...
  • Melda Onur
    insan sesi mp3 - Türkçe
    48 Ayrım
    866,24 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Simin Gökakın
    Melda Onur, Türkiye siyasetinin en önemli mücadele alanlarından biri durumunda olan İstanbul’un beş yıllık hikâyesini yazdı. Meslek odası temsilcileri, akademisyenler, kent savunmacıları, sivil toplum temsilcileri, belediye yöneticileri ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na sordu: İstanbul nasıl mutlu bir şehir haline gelir? Bir şehir, kent hakkı çerçevesinde nasıl örgütlenir? Elinizde tuttuğunuz kitap, şehrin ve yerel yönetimin beş yılını tartışırken, tüm İstanbulluları, tüm yurttaşları İstanbul üzerine düşünmeye, karar ve sorumluluk almaya çağırıyor. “Bakın bugün İstanbul’un yüzde 60’ını neredeyse merkezi idare yönetiyor. Seçilmiş bir yönetim var ve kentin büyük bir kısmını yönetemiyor.” Doç. Dr. Pelin Giritlioğlu, Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Başkanı “Diyor ki: ‘Burayı dönüştürüyoruz, değer katıyoruz, inşaatın maliyeti var, 300-500 neyse, sen de bu maliyete ortak olacaksın.’ Peki ama şu sıkıntı var: Vatandaşın bugüne kadarki birikimine çöküyorsun. Böylece yoksullaşıyor. O yoksullaşırken inşaat şirketleri sermayesini büyütüyor. Bana evimi yeniden satma. Bütün birikimin gitmediği bir formül yok mudur?” Korkmaz Aslan, Gaziosmanpaşa Barınma Hakkı Meclisi Sözcüsü “Bu tarz afetlerde bizim en çok sığınacağımız yer köprü altlarıdır. Ağacın altında durabilir misin?.. Burada yatıyoruz, bazen zabıtalar geliyor, ‘Burada yatma’ diyor. Neden yatamıyor muşum?” Cengiz Çelik, İstanbul evsizlerinden “Evlerimizde musluklardan su içmek istiyoruz. Su satın almak istemiyoruz. Binalara giden boruları yenileyebilirsiniz. O kadar gökdelen yapacağınıza onların yerine bunu yapabilirsiniz.” İBB Çocuk Konseyi Çocukları “İstanbul’un büyükşehir belediye başkanı ve heyeti, üzülerek söylüyorum ki, İstanbul’a beş yıla yaklaşan sürede büyük bir muhafızlık yapmıştır. Oysa aslında muhafızlığa gerek olmamalı, her şey kuralına göre olmalıydı. Ama maalesef muhafızlık yaptık, İstanbul’u koruduk.” Ekrem İmamoğlu, İBB Başkanı
  • Serhat Poyraz
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    449,09 KB
    Eser Türü: Kitap
    "Derler ki, ölümün bakışlarına müsadif olan ve hâlâ hayatlarını sürdürebilecek kadar talihli âdemoğulları, dünyevi olmayan o soğuk bakışların sahibi varlığın, fani ya da ruhani gözlerinde çoğu zaman merhametten iz bulunmadığına şahit olmuşlardır. Merhamet, ancak ihsan sahiplerine bahşedilmiş bir lütuftur. Bu haşiyede kendimle cebelleştiğim asıl sual şudur; her kim ki bir canı yaratıcısına döndürecek kadar gaddarlaşmıştır ve cezaya tabi olmamıştır, işte o âdemoğlunun, hayatın bir sonraki menzilinde dinmeyen bir azap ile cezalandırılacağını kim bilebilir?" Şaşaalı geçmişi, heybetli yapıları, masalsı güzelliğinin yanında gizli loncaları, düzenbazları, sokaklarda kol gezen ölümü ve zulmü barındıran bir diyar Şehristan. Bizans döneminden beri nice imparatorlar, nice padişahlar görüp geçirmiş, adaletin kılıcı olmaya ant içmiş gizli bir cellâtlar loncasına kabul edilmesiyle hayatı değişen Yavuz Ali'nin, Pencüyek'in, Kara Agop'un, Ali Cengiz'in ve nicelerinin şehri. Serhat Poyraz bu ilk romanıyla edebiyattaki örneklerinin açtığı yoldan ilerliyor. Okuru usta bir anlatıcının kelimeleriyle çevrelerken, ölümün soğuk teması karşısında insan ruhunda açılan uçurumlara dokunuyor; okuru gerçekle kurmacanın birbirine karıştığı sınırlarda gezdiriyor. Sırlarla bezeli ortak geçmişlerinin ışığında, birbirlerinin kaderini ellerinde tutan bir ustayla çırağın giriştiği kanlı mücadele yeni hesaplaşmaların kapısını aralıyor. Tarihin karanlık sayfalarına tuhaf ve bir o kadar ilginç bir pencere açan Şehristan Rivayetleri okurunu Kostantiniye'nin tekinsiz sokaklarında, metnin sesinin peşinden koşmaya çağırıyor.
  • Geneva Lee
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    9,07 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bir bakış, bir öpücük… Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Clara, Alexander'la geçirdiği son gecede, hayal kırıklığı ve acı içinde, ilişkisini sona erdirdi. Onu unutmak için kendisini tamamen işine verdi. Ne yaparsa yapsın, onu unutamayacağını biliyordu. Alexander’la paylaştığı anıları, birlikte geçirdiği vakitleri silmesi mümkün değildi. Alexander’ın da, Clara’dan vazgeçmeye niyeti yoktu. Clara, kendisine duyduğu büyük aşka ikna olacak mı? Geçmişine ait karanlık perdeyi kaldırdığında, veliaht prensin yanında yer alacak mı? Alexander’ın, cevapları bulmaktan başka çaresi yoktu.

Sayfalar