Eserlere Göre Listeleme

Toplam 5211 sonuçtan 1391 - 1400 arası görüntüleniyor.
  • Hüseyin Rahmi Gürpınar
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,47 MB
    Eser Türü: Kitap
    Çoğu kez akıllıca konuşan iki deli olan Şadan ve Kalender Nuri'nin serüvenlerini anlatıyor.
  • Hüseyin Rahmi Gürpınar
    insan sesi mp3 - Türkçe
    30 Ayrım
    471,05 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Merve Delibaş
    &`;Cinnet bir fırtınalı dimağdır. Mecnun daima taşkın dehası faaliyette bir ulviyettir. Akıllılık yaratılışa aykırıdır. Cinnet tabiatın kendisidir. Dengelenmeye çalışılan bir kafa, çarkına zincir vurulan bir makineye benzer. Mademki kazana ateş veriyoruz, bırakmalı uzuv serbest işlesin.” Hüseyin Rahmi Gürpınar, 1924 yılında Son Telgraf gazetesinde tefrika edilen ve hem dönemin hükümetine eleştirileri hem de cinselliğin birçok yönünü ve esrar, kokain gibi maddelerin kullanımını açıkça öykülemesi nedeniyle edebe mugayir sayılarak yargılanan Ben Deli miyim? romanının davasında kendini şöyle savunmuştu: &`;Susmak, Abdülhamit devrinde bu, meşrutiyette bu, cumhuriyette de mi böyle olacak?” Şadan deli olduğundan şüpheleniyordur ama deliliğin kötülüğünden de emin değildir açıkçası.  Neyse ki yanında iş bitirici ve keyifçi dostu Kalender Nuri vardır. Şadan, en az onun kadar kaçık sayılabilecek Nuri`yle İstanbul`un arka sokaklarında, dumanlı mahzenlerinde, gizli saklı köşelerinde dolaşırken sürekli ahlakın, dehanın sınırlarını sorgulayacak, aşk için akıl almadık entrikalara bulaşacak ve çılgınlığın dipsiz kuyusundan aşağıya bakacaktır. Her yönüyle hakiki bir İstanbul`un romancısı olan Hüseyin Rahmi Gürpınar`dan Ben Deli miyim? dertleri ve sorularıyla capcanlı, yerinde duramayan, cinnet ile cennet arasında bir klasik. Günümüz Türkçesiyle
  • Ahmet Taner Kışlalı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    131 Ayrım
    488 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Selin Belen
    Fransızların orduya "büyük dilsiz" demeleri hep hoşuma gitmiştir. Gerçekten de ordu, demokrasisi kökleşmiş olan ülkelerde, çok özel durumlar dışında konuşmaz. Duyar, görür, düşünür, ama konuşmaz. O gibi ülkelerde niçin konuşmadığı önemlidir.Ama gelişmişlik sürecinde geride kalmış olan ülkelerde niçin konuştuğu da önemlidir. Ve bu arada, Türkiye'de eskiden konuşmazken niçin şimdi konuştuğu ise ayrıca önemlidir. Ordu niçin ve ne zaman siyasete karışır? Hangi koşullar üst üste eklendiğinde "darbe" yapar? Siyasal iktidara doğrudan ya da dolaylı olarak el koyduğunda, yönünü belirleyen etkenler nelerdir? Ordunun ideolojisi nasıl oluşur, nasıl değişir? 27 Mayıs'ın ordusu ile 12 Eylül'ün ordusu niçin düşman kardeşlerdir? Bugünün ordusu niçin 12 Eylül'ün ordusu değildir? 28 Şubat'ın anlamı nedir? Daha başka türlü sormak gerekirse: Eğer Türk ordusu her zaman Atatürkçü ise, toplum yaşamında kısa sayılabilecek aralıklarla yaptığı darbelerdeki tutum farkları, nasıl açıklanabilir? Sorular çok, yanıtlar da çok önemli. Konunun aynı ölçüde anlamlı ve önemli bir başka yanı daha var: Asker, cumhuriyeti korumak için, zaman zaman demokrasiye az ya da çok "paydos" deme gereği duyuyor. Tıpkı Atatürk gibi, bizim de ereğimiz elbette ki "demokratik cumhuriyet"tir. Ama "cumhuriyet mi demokrasi mi?" yol ayrımında, öncelik acaba hangisinde olmalıdır? Batılı ülkelerde "askersel sosyoloji" dalında yapılmış çok araştırma var. Hem de o ülkelerde görünür bir "askerin siyasete karışması" sorunu olmadığı halde... Oysa Türkiye'de, bu konuyla ilgili çalışmalar, parmakla sayılabilecek kadar az. Hem de, bizim koşullarımızda askerin siyasete karışması, neredeyse "alışılmış" bir olgu haline dönüştüğü halde...
  • osho
    metin
    2 Ayrım
    381,92 KB
    Eser Türü: Kitap
    Din insanların anladıkları şey değildir. Din Hıristiyanlık değildir, Hinduizm değildir, Müslümanlık değildir. Dünyada varolan tüm dinler -ki sayıları hiç az değildir, dünyada üçyüz din vardır- ölü kayalardır. Onlar akmazlar, onlar değişmezler, çağla birlikle hareket etmezler. Tüm sözde dinler yaşantınızı, sevginizi, sevincinizi yıkarak ve kafalarınızı Tanrı hakkında, cennet ve cehennem, reenkarnasyon (genedoğum) ve çeşitli saçmalıklar hakkında fantazilerle, kuruntularla ve halüsinasyonlarla doldurarak size mezar kazıyorlar. Hakiki dindarlığın peygamberlere, kurtarıcılara, kutsal kitaplara, kiliselere, papalara, rahiplere ihtiyacı yoktur çünkü dindarlık yüreğinizin çiçek açmasıdır. O varlığınızın en merkezine ulaşmaktır. Ve varlığınızın en ortasına ulaştığınız an bir güzellik, saadet, sessizlik, ışık patlaması olur. Tümüyle farklı bir kişi olmaya başlarsınız. Yaşamınızda karanlık olan her şey ve yaşamınızda yanlış olan her şey kaybolur. Eğer dindarlık tüm dünyaya yayılırsa dinler silinip gider. Ve insan ne Hıristiyan, ne Müslüman ne de Hindu olmayıp sadece insan olduğu zaman bu insanlık için büyük bir nimet olacaktır.
  • D.J. Caruso
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    192,22 MB
    Eser Türü: Sesli Betimleme
    Seslendiren: Ayşegül Kalkan
    Yazar Pittacus Lore’un çoksatan kitabından uyarlanan film, kendisini öldürmek için gönderilen tehlikeli düşmanlarından kaçan John Smith’in aksiyon ve gerilim dolu öyküsünü anlatıyor. Kendisini öldürmek için yollanan tehlikeli ve acımasız düşmanlarını peşinden sürükleyen bir kaçak olan genç John Smith, kimliğini saklayarak koruyucusu ve arkadaşı Henri ile birlikte eyalet eyalet dolaşıyordur. John, her seferinde, geçmişini saklayan yeni bir kimliğe bürünüyor... Bundan böyle evi olarak kullandığı Ohia eyaletinde John'un karşısına yaşamını değiştirecek sürpriz olaylar, ilk aşkı, yeni ve güçlü yetenekler ve kendisinin ilginç kaderini paylaşan başkalarıyla olan bağlantısı çıkıyor. Kendisini bulmaya çalışan ölümcül düşmandan kaçmaya çalışan John, kendi gerçek kimliğini saklayan ve sıradan bir öğrenci kimliğine bürünen sıradışı bir adam. Onunla aynı kaderi paylaşan üç kişi daha önce yok edildi... Ama O, Dört Numara.
  • Erdal Demirkıran
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    295,15 KB
    Eser Türü: Kitap
    Büyük düşünmek sanıldığı kadar zor değil.” diyerek yola çıkan Demirkıran, bu ilk eserinde “Nasıl iz bırakılır?” sorusunu, açık ve net bir biçimde anlatarak insanlığa bir hedef doğrultusunda yaşamayı öğretiyor. “İnsan gelişimi” üzerine yazılan binlerce eserin aksine bu kitap, sadece kendini geliştirmeyi ve istemeyi değil; okuyucusunu “özgelecek” kavramıyla da tanıştırarak ona zihinsel devrimler yapmayı ya da başka bir ifadeyle eşsiz olmayı öğretiyor. Kişilerin bakış açısını kalıcı olarak değiştiren bu eser, şu ana kadar milyonlarca insana dokunmuş ve dileyenlerin hayatını kökünden değiştirmeyi her seferinde başarmıştır.
  • Erdal Demirkıran
    insan sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    345,99 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Aysu Kırımlı
    ÖZGELECEK Yıl 2030 İnsanlar artık 5 saat uyuyor. İnsanlar artık sinirlenmiyor. Artık 21. Yüzyılın başlarında tüm dillerde karşılığı bulunan "başarısızlık" kelimesi sözlüklerde yok. Özgüven artık özel bir vasıf değil. Cinayet, intihar, kavga, savaş yok… ve artık insanlar birbirlerini seviyor… Yıl 2020 Neredeyse tüm dünyayı saran ve sarsan "Kashna Felsefesi" büyük bir hızla yayılıyor… Yıl 2010 Dünyanın En Akıllı İnsanı, dünya liderlerine yönelik eğitim programını başlattı… Yıl 2005 Türkiye'deki faaliyetleri devam eden Erdal Demirkıran, dünyaya açılmaya hazırlanıyor… Yıl 2003 Dünyanın En Akıllı İnsanı Özel Okul, Kolej, Dershane, Şirket, Belediye, Siyasi Partiler… gibi kurum ve kuruluşlarda "dahi" yetiştiriyor… Bugün Erdal Demirkıran hayatı ve kendini alabildiğine seviyor. Dünyayı değiştirmeye çalışıyor…
  • Francis Lawrence
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    184,07 MB
    Eser Türü: Sesli Betimleme
    Seslendiren: Emine Kolivar
    Robert Neville başarılı bir bilim adamıdır ve insanlığı yok edeceğine inanılan,önüne geçilemez tehlikeli virüs ona bulaşmamıştır. Virüs çok kısa bir zamanda insanların ölümüne sebep olmuş, sonuçta Neville New York'ta hayatta kalan tek insan olmayı başarmıştır. Ancak Neville'in durumu çok zordur çünkü belki de dünya üzerindeki tek insan kendisidir. Üç yıl boyunca dolaşmakta, yaydığı radyo mesajları ile hayatta kalan insanlara ulaşmaya çalışmaktadır. Herhangi bir canlıya rastlayamayan Neville aslında yalnız değildir ve her hareketi izlenmektedir. Salgından sağ kurtulan eski insan-yeni mutantlar Neville'in ölümcül bir hataya düşmesini beklemektedirler.
  • Chislaine D. Martel
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    515,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Ben Enerjiyim! Gözlerinizi kapatın ve bu cümleyi tekrarlayın. Önce içinizden, sonra yüksek sesle devam edin. Başlangıçta bu cümleyi belki biraz çekinerek, ama ardından içinizi bir güç dalgası kaplayana kadar gittikçe artan kuvvetli bir sesle söyleyeceksiniz. Böylece, içinizde uyuyan enerjinizi harekete geçirmeyi başaracaksınız.Bu eser, enerjiyi ve onun yaşamımıza kattığı iyi yönleri açıklamak amacındadır. Kişinin yaşamına yön vermesi için, enerjiyle çalışmayı öğrenip, günlük yaşamda uygulanması zor olmayan öneriler sunuyor.Böylece şakraların, seslerin, renklerin, auranın ve enerjinin ne olduğunu açıkladıktan sonra yazar size enerjinizin derinliklerine tekrar kavuşmanız için gevşeme, solunum, meditasyon, hayalde canlandırma, zihinsel görüntüleme, yaratıcılık, sevgi gibi çeşitli yöntemleri tanıtıyor.Bununla birlikte, kişisel yolculuğunuza yardımcı olmak için her bölümün sonunda kolay ve uygulanabilir alıştırmalar yer alıyor.
  • Hacer Kılcıoğlu
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    274,14 MB
    Eser Türü: Kitap
    Ben Eskiden Çocuktum, hepimizin geçmişte kalmış çocukluğumuzdan izler taşıyor. Belki tıpı tıpına aynı değiller ama, yine de birbirine benziyor tüm çocukluklar. Dünyanın büyük,, bizim küçük olduğumuz günlerin şaşkınlığı, yerinde duramayışı, henüz adamdan sayılmayışımıza karşı sorumsuz isyanımız... Büyüklere karşı, birlikte oyun oynadıklarımızın, kedilerin, köpeklerin ve hatta leyleklerin, oyuncakların ve eşyaların, hepsinin dostumuz olduğu, dünyanın dibi kıyısı karıştırılacak koca bir büyükanne dolabı gibi kapısı açılmaya hazır beklediği günler... Hacer Kılcıoğlu, bir Ege kasabasında geçen çocukluğunu anlatıyor bize. Büyümüşlüğün olgunluğuyla ama çocukluğun sesini unutmadan. "Evet. Ben daha küçüğüm. Yolda giderken babam benim elimi tutuyor. Kafamı kaldırdığımda onun yüzünü öyle zor görüyorum ki.. Ben küçüğüm, babam çok büyük."

Sayfalar