Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2158 sonuçtan 1411 - 1420 arası görüntüleniyor.
  • Thomas M. Reid
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    2,76 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Michael Connelly
    insan sesi mp3 - Türkçe
    32 Ayrım
    585,10 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Binnur OLGUNER
    “Çarpıcı, sert ve nefes kesen bir gerilim, dünyanın önde gelen polisiye yazarlarından Connelly yine ustalığını kanıtlıyor.” Waterstones “Connelly’den yine edebi bir ziyafet.” Financial Times Jack suç muhabirliğini bırakmış, tüketiciler için yolsuzluklara karşı bekçilik yapan AdilUyarı isimli haber sitesinde çalışmaktadır. Ancak yolunun tek bir gece kesiştiği kadının vahşice öldürülmesiyle polisleri kapısında bulur. Yine “ölüm” karşısındadır ve katilin izini sürer. Polisin ve editörünün uyarılarına rağmen cinayeti araştırmayı bırakmaz. Kadının ölüm şekliyle ülke çapındaki diğer gizemli ölümler arasında bir ilişki kurar ve sarsıcı gerçeği keşfeder. Arkasında iz bırakmayan acımasız bir seri katil, kurbanlarını genetik analiz yaptıran kadınlar arasından seçip peşine düşmektedir. Jack genetik konusunu deştikçe sistemdeki açıklarla ve karanlık bir dünyayla karşılaşır. Araştırmasına Rachel Walling de dahil olur ve seri katile adım adım yaklaşırlar. Katil ise ölüm listesini çoktan hazırlamıştır ve herkesten bir adım öndedir. Ama Jack McEvoy’un geri adım atmaya niyeti yoktur. “Amerika’nın yaşayan en büyük polisiye yazarı.” Daily Express
  • Italo Calvino
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    470,06 KB
    Eser Türü: Kitap
    İtalyan edebiyatının büyük ustası Italo Calvino’nun, bundan 60 yıl önce yayımlanan ilk kitabı Örümceklerin Yuvalandığı Patika, ilk kez Türkçede" İtalyan edebiyatında özgün ve neredeyse tekil bir örnek olan Örümceklerin Yuvalandığı Patika, elinden bırakamadan, bir solukta okunacak kitaplardan". "Bu, yazdığım ilk roman; birkaç öyküm bir yana bırakılırsa, yazdığım ilk şey olduğunu bile söyleyebilirim. Şimdi elime aldığımda, nasıl bir etki yaratıyor üzerimde? Onu kendi yapıtlarımdan biri gibi değil de, daha çok, İkinci Dünya Savaşı sona erdikten sonra, bir çağın genel ikliminden, ahlaki bir gerilimden, bizim kuşağımızın benimsediği bir edebiyat beğenisinden anonim olarak doğmuş bir kitap gibi okuyorum." diyen Calvino’nun bu kitabı, ileride onun nasıl hınzır bir yazar olacağının da habercisi aslında. Pin adında bir çocuğun gözünden savaş, inanç, öfke, kötülük, aşağılanma, düş kırıklığı üstüne yalın ve etkileyici bir metin olan Örümceklerin Yuvalandığı Patika’nın 1964’te yapılan yeni baskısına yazdığı önsözde, Calvino çarpıcı saptamalar yapar: "burada, her şeyden önce, kitabın imgeleri ve sözleri, akışı, tonu, üslubu, umursamazlığı, meydan okuması yoluyla kendini göstermesi amaçlanmıştır. Daha konunun seçiminde, neredeyse tahrik edici bir özgüven sergileniyor. Kime karşı? Şunu söyleyebilirim: Eşzamanlı olarak iki cephede savaşmak; hem Direniş’i eleştirenlere, hem de kutsallaştırılmış, kusurlarından arındırılmış bir Direniş’i savunanlara meydan okumak istiyordum." Sosyalist kahraman yaratmak, devrimci romantizm gibi kolay malzemeye tepkili Calvino şunları dile getirir: ‘Öyleyse, ben de size, içinde hiç kimsenin kahraman olmadığı, hiç kimsenin sınıf bilincinden haberli olmadığı bir partizan öyküsü yazacağım. ‘En alttakiler’in, lümpen proletaryanın dünyasını anlatacağım! (Benim için o zamanlar yeni bir kavramdı bu ve büyük bir keşif olduğunu sanıyordum. Anlatı için geçmişte en kolay malzeme olduğunu, öyle olmayı da sürdüreceğini bilmiyordum.) Ve bu, bütün yapıtların en olumlusu, en devrimcisi olacak! Zaten kahraman olan kişiden, zaten sınıf bilinci olan kişiden bize ne! Anlatılması gereken, oraya varış sürecidir! Bilincin berisinde tek bir birey kaldığı sürece, bizim görevimiz onunla, yalnızca onunla ilgilenmek olacaktır!’ Böyle düşünüyordum ve bu öfkeli polemikle yazmaya koyuldum; en candan dostlarım kabul ettiğim, aylarca ama aylarca bir tas kestaneyi ve ölüm tehlikesini paylaştığım, yazgıları için üstlerine titrediğim, gözlerini bile kırpmadan ölümü göze alışlarına, her türlü bencillikten arınmış yaşam tarzlarına hayran olduğum kişilerin yüz çizgilerini ve karakter özelliklerini çarpıtıyor, bunları sürekli tikleri, kaba ve gülünç kusurları olan maskelere dönüştürüyor, öyküleri üzerindeki bulanık alacakaranlıkları "gençlik saflığımla bunları ben bulanık alacakaranlıklar olarak hayal ediyordum" yoğunlaştırıyordum... Sonradan, yıllarca içimde taşıyacağım bir pişmanlık duyacaktım bu yüzden...
  • Raymond Williams
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    226 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Didem Perinçek
    Orwell'ın hayatına farklı bir bakış açısı.
  • Tom Reiss
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    2,96 MB
    Eser Türü: Kitap
    Lev Nussimbaum, geçen yüzyılın hemen başında, kozmopolit Bakü’de doğdu. Babası zengin bir petrolcü, annesi ise komünist sempatizanı ve eylemcisi olan Lev, aldığı iyi eğitimden çok serüven romanlarıyla ruhunu besleyen yalnız ve hayalperest bir çocuktu. Ekim Devrimi, kendisinin ve ailesinin hayatını altüst etti. Ömrü boyunca komünistlerden nefret edecek olan genç Yahudi, çok sevdiği ancak giderek tekinsiz ve yaşanmaz bir yer haline gelen Bakü’yü ve Kafkasya’yı babasıyla birlikte terk etmek zorunda kaldı. Bu zorunlu göç onun bütün hayatını değiştirecekti. Kendisini inançlı ve samimi bir Müslüman, Kafkasyalı, Türk veya Doğulu olarak tanıttığı yeni bir döneme girmişti. Dillerini bildiği Batılılara karşı herhangi bir yakınlık duymuyordu. Terk etmek zorunda kaldığı topraklar onun için dürüstlük, sahicilik ve cesaret demekti. İstanbul’u veya ıssız çölleri, Bakü’deki saray gibi binaları düşünerek saatler geçirebilirdi. Kurban Said mahlasıyla egzotik ve romantik Doğu’yu anlatan aşk ve serüven romanları yazmaya başladı. Tom Reiss, Kurban Said’in kim olduğunu merak ederek başlamış Oryantalist’e. Metnin gücü ve ilginçliği Reiss’in tutkulu iz sürücülüğünden de kaynaklanıyor. Nussimbaum ya da Said’in arayış, hezeyan, iddia ve yanılgıları kadar iki büyük savaş arasındaki dünyanın, özellikle Nazi Almanyası’nın nasıl bir dönüşüm geçirdiği başarıyla resmediliyor. Oryantalist’te, bir ucuz roman yazarının, kendisini Müslüman sayan bir Yahudi gazetecinin, belki de yalnızca o yıllarda –ve o topraklarda– var olabilecek olağandışı bir kişiliğin, romantik bir “Doğulunun” hayatını okuyacaksınız.
  • Yücel Bulut
    insan sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    748,81 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Faruk Bengisu
    Oryantalizmin inceleme nesnesi Doğu olmakla birlikte Batı'da Doğu tohumlarını açıklamak iddiasıyla ortaya atılan teoriler, Batı kimliğinin özelliklerini daha da belirgin kılmaya dönüktür. Bu yönüyle oryantalizmin tarihi, Batı'nın bizzat kendisinin, fikirlerinin, eylemlerinin, ilgilerinin ve tarzlarının tarihidir. Oryantalizmin tarihi, bize Batılı bilincin de tarihini sunmaktadır.
  • Oscar Wilde
    insan sesi mp3 - Türkçe
    7 Ayrım
    111,13 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mehmet Zafer Ulusan
  • Oscar Wilde
    insan sesi mp3 - Türkçe
    5 Ayrım
    130,61 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mehmet Zafer Ulusan
    Oscar Wilde'ın eserleri kendi estetik anlayışını,parlak bir incelikli işlemeyi,efsanevi bir zekayı ve nihayetinde trajik bir esin perisini kapsamaktadır.Onun çocuklar için yazdığı perili öyküler zarafet,sanat ve zeka kıvraklığı içermektedir.Bunların en bilineni Mutlu Prens'tir. Bunun karşınoktasında Dorian Gray'in Portresi adlı romanı bulunmaktadır.Onun yetişkinler için yazmış olduğu öyküler durağan sanat ile çürümüş yaşantı arasındaki ilişkilerle büyülenmiş olmasını sergiler.
  • Peter Ackroyd
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    17 Ayrım
    326,94 MB
    Eser Türü: Kitap
    Paris’te, köhne bir otel odasında hayatının muhasebesini yapan geçkin bir adam; ününü, servetini, ailesini, dostlarını yitirmiş, ömründe ilk kez görünmez hisseden sönmüş bir yıldız. Döneminin çok ötesinde düşünen ve yaşayan, düşüşüne dahi hayran bırakan az insan geçmiştir tarih sahnesinden. Akla gelen ilk isimlerden biri de Oscar Wilde’dır. “Oscar Wilde’ın Son Vasiyeti”, yaşadığı karanlık günleri geçmişinin parıltısıyla aydınlatmaya çalışan yazarın kurgusal günlüğü. Düş gücünü ayrıntılı bir araştırmayla birleştiren Peter Ackroyd, Wilde’ın benzersiz yaşamını onun ağzından anlatıyor. Çocukluğunun korkularına, yaratıcılığını besleyen kaynaklara, tutkularının yol açtığı hatalarına, göz önünde yaşadığı fırtınalı ilişkinin gizli yönlerine ait parçaları birleştirerek sınırlarda geçmiş bir ömrün haritasını çıkarıyor. Oscar Wilde okurları kadar, zirveden zindana daima aynı ışıltıyla var olmayı başarmış bir figürün öyküsüyle tanışmak isteyenlere de seslenen “Oscar Wilde’ın Son Vasiyeti”ni Tomris Uyar’ın metni taçlandıran çevirisiyle sunuyoruz. Gerçek şahsiyetleri edebi metinde ete kemiğe bürümeyi yazar kimliğinin simgesi haline getiren Ackroyd’un becerisini ispatladığı ilk eser Oscar Wilde’ın Son Vasiyeti’dir. - The Guardian
  • Mahir Kaynak
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    805,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Türkiye zor bir dönemden, dönemeçten geçiyor. Geçmeye çabalıyor demek belki daha doğru. Öyle anlaşılıyor ki bu zorlu geçiş yılları uzun sürecek. Bu topraklarda neşvünema bulacak yeşermeler, arayışlar, çözümler, kararlar ve bunlara paralel gidecek uygulamalar, Türkiye'de yaşayan insanlar yeterince ve gerektiği ölçüde farkında olmasalar da önemini muhafaza edecek. Çünkü tarih boyunca buralar coğrafya olarak, kültürel zenginlikleri ve siyasî çözümleme teknikleri açısından dünyanın/dünya sisteminin kulak kabarttığı yerlerden biri olma özelliğini hep sürdürmüştür. Bu özellik hem riskleri davet ediyor hem de büyük fırsatlara imkân hazırlıyor. "Tehlike büyük ümit de". Yalnız fırsatları değerlendirecek, riskleri göğüsleyecek insanlara, kadrolara, kurumlara ve bunların hepsinin birlikte yaslanacakları düşüncelere hatta felsefeye ihtiyaç var. İşte Türkiye'nin zaaf içinde olduğu nokta burasıdır, İlk bakışta göze çarparı insanların, kurumların iş başa düştüğü zaman ne kadar varlık gösterebilecekleri, birikimlerini kullana bilecekleri konusunda kişi olarak; millet olarak ve devlet olarak şüphelerimiz ve tereddütlerimiz var. Bütün bu tereddütlerin hayati öneme sahip olduklarını da herhalde kimse inkâr edemez. İnsan ve kadro biçme mekanizmasına dönüşen, bu topraklara bağlı insanları fersiz kılan darbelerin tereddütleri arttırdığı ve koyulaştırdığı da bir gerçektir. Elinizdeki denemelerin yazarı Mahir Kaynak'ın hayatı da askeri darbelerle yakından alâkalı. 12 Mart'ın zorlu yılları onu bir şekilde kenara itip yalnızlığa sürüklerken 12 Eylül sonrasının daha da zor şartlan ona yeni bir yaşama ve mücadele alanı açtı. Mücadeleden çekilmediğini, memleketinin meseleleri üzerine kafa yormaktan, dünyayı takip etmekten, mesleklerine uygun olarak kısa ve uzun vadeli çözümler üretmekten ve bunları küçümsenemeyecek bir cesaretle açıklamadan uzaklaşmadığını gösterdi

Sayfalar