Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2823 sonuçtan 1411 - 1420 arası görüntüleniyor.
  • Davud Yılmaz
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    195,13 KB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: kitapsevenler:tarayıcı
    Ledün ilmini yani kalp ilmini, Allahu Teâlâ bazı kullarına makamlar tecellisi ile bahşetmiştir. Bu ilim, acaib ve karayib bir ilimdir ki, ancak ehadiseyir kullarından zuhur eder. Cenab-ı Hakk, ölçüye hesaba sığmayan, Melâmî can içinde vahdet sırrına erişen canları, âşıklarını, ilâhî aşkına "ve mâ halaktül cinne vel'inse illâ li ya'büdün" (Zariyat 56) ayeti kerimesi ile davet etmiştir. Bu ilâhî aşka dûçar olanlar, dünyaya "belî" dememişlerdir!..
  • Nihat Dağlı
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    676,26 KB
    Eser Türü: Kitap
    İnsanı kitaba çağırmak, aynı yerde kalmayan. Yürüyen, bakan, okuyan, düşünen ve acı çeken bir kalbin konuşmaları… kitabi adanmış bir kitap. Zamanın eritici çözücü ve unutturucu gerçeğine rağmen eskimeyen çağrıya tutunan bir çaba. O, küçücük bir yüreğin kocaman bir arzusunu ifade ediyor
  • Alfred Adler
    insan sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    322 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: SABAHAT VAROL İNSEL
  • Alfred Adler
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    Eser Türü: Kitap
  • Mehmet Paksu
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,67 MB
    Eser Türü: Kitap
    Amel ve fiil deyince çoğu insanın aklına eliyle yaptıkları gelir. İki dudağın arasından çıkıveren sözler, pek amel sınıfından görülmez. Halbuki, kişiyi mü’min kılan da, iman dairesi dışında tutan da, son tahlilde, dildir. Dil, bu dünya hayatında ahiretin kapısı gibidir; doğru kullanılırsa cennete açılan, yanlış kullanılırsa cehenneme götüren bir kapı... İnsanı Uçurumdan Kurtaran Sözler, bu konudaki âyetler ve hadisler ışığında, dilin bizi cehennem adlı en büyük uçurumdan kurtarma imkânına dikkat çekiyor. İnsanı Uçuruma Götüren Sözler ile bizi ‘dilin âfetleri’ konusunda da uyaran Mehmed Paksu’nun kaleminden, bizi tevbeye, gayrete ve ümide yönelten bir kitap elinizdeki…
  • Stanislaw Lem
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    331,71 KB
    Eser Türü: Kitap
    İnsanın Bir Dakikası, olmayan üç kitap hakkındaki eleştirilerden oluşan bir eser. Eleştirilen kitaplardan ilki, bir dakika içinde yeryüzünde kaç şimşek çaktığı, kaç ton su fışkırdığı, kaç kişinin seviştiği, kaç kişinin doğal nedenlerle öldüğü gibi niceliksel bilgiler veriyor. “Tersine Evrim” adını taşıyan ikinci kitap klasik Lem metinlerine en çok benzeyeni; büyük usta “yirmibirinci yüzyılın askerî tarihine ilişkin” gizli bir kitap ele geçirdiğini öne sürüyor ve söz konusu kitabı eleştirirken bizlere mikro ve nano-robotlardan oluşan orduların kimyasal ve genetik silahlarla çarpıştığı bir savaş senaryosu çiziyor. Yenilmez (The Invincible), Cyberiad, Fiyasko ve Dünya Barışı (Peace on Earth) adlı kitaplarındaki temaları anımsatan bu senaryoya ilişkin spekülasyonlarıyla Lem, son dönem eserlerinde rastladığımız tavrını sürdürüyor ve sık sık kurgu dışına çıkarak olası bir gelecekteki silahlanma yarışına ilişkin görüşlerini bir deneme havasında anlatıyor. Üçüncü kitap olan “Dünya: Bir Afet Bölgesi”nin eleştirisi tümüyle deneme tarzında; varoluşumuzun gizini istatistiksel verilerle açımlama yolunda bir girişim. Bugün yetmişdokuz yaşında olan bilim-kurgu yazarı, düşünür Stanislaw Lem’in 1986 tarihli bu yapıtı onun deneme tarzına yönelişinin ilk örneklerinden biri. Üstadın meraklı kafasıyla geleceğin denizlerinde dolaşmak isteyenler bu kitabı ellerinden bırakmayacaklar.
  • Erik H. Erikson
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    214,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    20. yüzyılın en önemli psikanalistlerinden Erik H. Erikson'un, insanın 8 evresini tanımladığı 'psikososyal gelişim kuramı' psikoloji dünyasında çığır açmıştır. Erikson'un evreleri, hem sosyal hem de psikolojik odaklanmayla, gelişimin psikoseksüel doğasını vurgulayan Freudyen düşüncede bir sıçramayı temsil eder. Freud, kişilik gelişiminde çocukluk yıllarının belirleyici olduğunu ve ergenlik yıllarından itibaren yetişkin kişiliğin kazanıldığını belirtirken; Erikson, kişilik gelişiminde çocukluk yıllarının önemini kabul etmekle birlikte, kişiliğin yaşam boyunca devam eden bir süreçte geliştiğini savunur. Erikson insanın 8 evresini tanımlamakla birlikte, kendisi 90'lı yaşlarına yaklaştığında yeni gündelik zorluklar ve yeni gereksinimler oluştuğunu fark eder. Bunlara göğüs gerebilmenin de, ancak insan yaşamında dokuzuncu bir evrenin tanımlanmasıyla mümkün olabileceğine karar verir. İnsanın 8 Evresi'nin, Erikson'un eşi psikolog Joan M. Erikson tarafından kaleme alınan bu genişletilmiş baskısında yaşam döngüsüne katılan 9. evre de anlatılmaktadır. "Erik, İnsanın 8 Evresi'ni yazdığında henüz 90'larına girmemişti. 80 yaşında yaşlılığımızı kabullenmeye başlamamıza rağmen, yaşlılıkla ilintili zorluklarla 90 yaşına yaklaşana kadar gerçekçi bir şekilde karşı karşıya kalmadığımıza inanıyorum. 90 yaşında âdeta bize yabancı bir bölgede uyandık. Önceden sezinlemiş olabileceğimiz ve tuhaf hatta komik diye başımızdan attığımız şeyler, kısa zamanda kaçınılmaz -ve kesinlikle hoş olmayan- gerçeklikler olarak karşımıza çıktılar. Üretkenlik yıllarının içinden geçerken yolun sonundaymışız gibi hiç hissetmemiştik. Yaşanacak yıllarımız olacağına kesin gözüyle bakıyorduk. 90 yaşında bakış açımız değişti; önümüzdeki görüntü sınırlı ve belirsiz bir hâl aldı. Muhtemel olduğunu her zaman bildiğimiz ama üzerinde durmadığımız ölümün kapısı artık yakındı."
  • Güray Süngü
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    388,10 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Bilgehan Tuğrul
    “Tora torta kombeee Fero nonka hum zeee Kalentaka lumumbus Tanketana bun geee...” Bir yazarı güçlü kılan nedir? Bu uzun öyküyü/novellayı/kısa romanı (bir yazarı güçlü kılan, kesinlikle türler hakkındaki lüzumsuz bilgisi değildir) okurken kendimi dönüp dolaşıp bu sorunun kıyısında buldum. Nedir Güray’ı iyi ve güçlü bir yazar yapan: cesareti, evet. Metnin içinde kendi imal ettiği yüksek etkili kurgusal patlamalardan korkmayıp üzerine gitmek ve yeni patlamalar çıkarabilmek cesareti. Ve yetenek, formüllerle izah edilemeyecek kadar net bir anlatma ve kurgu yeteneği. Keyif! Yazarken keyif almayan, coşku duymayan, tutkuyla yazmayan hiç bir yazarın dehasından söz edemeyiz. Bu mümkün değil. Nedir abi bu kadar mı? Şu bir de: Sadece dünyaya berisinden bakmayı bilenlerin, bilmek demeyelim dünyaya berisinden bakmaya tutuklu olanların, tutuklu demeyelim başka türlüsü elinden gelmeyenlerin sahip oldukları bir yeryüzü tecrübesi, bir çeşit bilgelik hali. İhsan. Sanki ihsan edilmiş bir şey. Bu hikâye ne mi anlatıyor? Her iyi hikâye gibi ya sonuna kadar anlatmalıyım size ya da okumanızı sahibinden dinlemenizi istemeliyim. Çünkü denedikçe bu müthiş hikâyeye haksızlık etmiş olacağım. Belki şunu dinlemelisiniz, şu sözleri: “ Aklın ötesine geçtim sanarsın ki, Orası kalbin berisidir O gitmeden insanın başından Nasıl kalbine döneceksin.”
  • Şükrü Erbaş
    insan sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    81,2 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tülay Kışlalı
    şükrü erbaş'ın 1995 tarihli denemeleri
  • Şükrü Erbaş
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    13,11 MB
    Eser Türü: Kitap

Sayfalar