Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2823 sonuçtan 1421 - 1430 arası görüntüleniyor.
  • Victor E. Frankl
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    4,71 MB
    Eser Türü: Kitap
    20. yüzyılın önde gelen psikiyatrlarından Viktor Frankl, otuzun üzerinde yabancı dile çevrilen ve bütün dünyada 12 milyondan fazla satan İnsanın Anlam Arayışı'nda, kurucusu olduğu logoterapinin ilkelerini, İkinci Dünya Savaşı sırasında bir toplama kampındaki deneyimleri eşliğinde anlatmaktadır. Okurlar, Frankl'ın tasvir ettiği toplama kampının, dünyayı daha büyük bir hapishane olarak kavramamızı sağlayacak parlak bir metafora dönüştüğünü fark edecektir. Gasset, Heidegger ve Sartre'dan aşina olduğumuz düşünceler ışığında, varoluşun çetin koşullarında "anlam"ı keşfetmemize yardım edecek süreci anlatan Frankl, "İnsanı insan yapan nedir?" sorusuna da yanıt vermeye çalışıyor... "Gerçekten ihtiyaç duyulan şey, yşama yönelik tutumumuzdaki temel bir değişmeydi. Yaşamdan ne beklediğimizin gerçekten önemli olmadığını, asıl önemli olan şeyin yaşamın bizden ne beklediği olduğunu öğrenmemiz ve dahası umutsuz insanlara öğretmemiz gerekiyordu. Yaşamın anlamı hakkında sorular sormayı bırakmamız, bunun yerine kendimizi yaşam tarafından her gün, her saat sorgulanan birileri olarak düşünmemiz gerekirdi. Yanıtımızın konuşma ya da meditasyondan değil, doğru eylemden ve doğru yaşam biçiminden oluşması gerekiyordu. Nihai anlamda yaşam, sorunlara doğru çözümler bulmak ve her birey için kesintisiz olarak koyduğu görevleri yerine getirme sorumluluğunu almak anlamına gelir."
  • Victor E. Frankl
    insan sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    256,69 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tuba Yekta Özdemir
    20. yüzyılın önde gelen psikiyatrlarından Viktor Frankl, otuzun üzerinde yabancı dile çevrilen ve bütün dünyada 12 milyondan fazla satan İnsanın Anlam Arayışı'nda, kurucusu olduğu logoterapinin ilkelerini, İkinci Dünya Savaşı sırasında bir toplama kampındaki deneyimleri eşliğinde anlatmaktadır. Okurlar, Frankl'ın tasvir ettiği toplama kampının, dünyayı daha büyük bir hapishane olarak kavramamızı sağlayacak parlak bir metafora dönüştüğünü fark edecektir. Gasset, Heidegger ve Sartre'dan aşina olduğumuz düşünceler ışığında, varoluşun çetin koşullarında "anlam"ı keşfetmemize yardım edecek süreci anlatan Frankl, "İnsanı insan yapan nedir?" sorusuna da yanıt vermeye çalışıyor... "Gerçekten ihtiyaç duyulan şey, yşama yönelik tutumumuzdaki temel bir değişmeydi. Yaşamdan ne beklediğimizin gerçekten önemli olmadığını, asıl önemli olan şeyin yaşamın bizden ne beklediği olduğunu öğrenmemiz ve dahası umutsuz insanlara öğretmemiz gerekiyordu. Yaşamın anlamı hakkında sorular sormayı bırakmamız, bunun yerine kendimizi yaşam tarafından her gün, her saat sorgulanan birileri olarak düşünmemiz gerekirdi. Yanıtımızın konuşma ya da meditasyondan değil, doğru eylemden ve doğru yaşam biçiminden oluşması gerekiyordu. Nihai anlamda yaşam, sorunlara doğru çözümler bulmak ve her birey için kesintisiz olarak koyduğu görevleri yerine getirme sorumluluğunu almak anlamına gelir."
  • David Hume
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    451,57 KB
    Eser Türü: Kitap
    David Hume (1711-1776): İskoçyalı filozof ve tarihçi. 12 yaşında kaydolduğu Edinburgh Üniversitesinde hukuk eğitimi alsa da, felsefenin büyüsüne kapıldığından eğitimini yarıda bıraktı. İlk eseri Treatise of Human Nature 1739-1740 yıllarında yayımlandı. 1748 yılında ünlü soruşturmalarının ilk versiyonu olan Philosophical Essays Concerning Human Understanding eseri yayımlandıysa da pek ilgi görmedi. Kütüphane müdürüyken yazmaya başladığı altı ciltlik History of England eseri, felsefi eserlerinden çok daha fazla başarı ve ün kazanmasını sağladı. İktisat konulu denemeleriyle başta yakın dostu Adam Smith olmak üzere liberal iktisatçılar üzerinde de etkili oldu. David Hume, Locke’un ampirizmine, Berkeley’in idealizmine dayanan felsefesiyle, başta Kant olmak üzere kendinden sonraki pek çok filozofu etkilemiştir. İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Soruşturma Hume’un ilk eserinde incelediği konuların keskin ve açık bir özetini yaptığı, fikirlerin kökeninden özgür iradeye, nedensellik ilkesine dair şüphelerden, mucizelere kadar en ünlü argümanlarını formüle ettiği ustalık dönemin en yetkin eseridir. (Tanıtım Bülteninden)
  • Hanri Benazus
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,14 MB
    Eser Türü: Kitap
    Zaman geldi kral sofrasında bulamadığımızı, bir parça kuru ekmeğe katık ettiğimiz bir zeytinde bulduk... Etrafımızı sarmalayan yapmacık tavırlı kalabalıklarda değil, duvar dibine çökmüş, üşüyen bir çocuğun ürkek bakışlarının gölgelediği dudaklarının zor hissedilen tebessümünde yaşadık... Bir yatakta birbirlerine yabancılaşan bir kadın ve bir erkekte değil, sevdiğimizin bize ulaşamayan kadife bakışında rastladık, bir türlü ulaşamadığımız "Mutluluk"lara... Zaman zaman, size sıkı sıkı sarılıp yapmacık sevgi gösterilerinde bulunanlarda değil, zor hissettiğimiz, bir saç okşanmasında karşılaştık... Balıkçı vitrinini süsleyen büyük, pahalı nadide balıklarda değil, binbir düğümlü oltamıza takılan küçük bir izmaritte yaşadık, aradığımız tüm "Mutluluk"ları... Çoğu değil, yeterliliği... Hırsı değil anlayışı... Kini, nefreti değil, sevgi, sevecenlik, hoşgörülük dolu bir dünyada birdenbire buluverdik kendimizi. Fakat, artık bir başka anlayış, bir başka paylaşış, bir başka coşku ve bir başka duyuş içinde...
  • Hasan Kocabaş
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,63 MB
    Eser Türü: Kitap
    Koç Burcu Boğa Burcu İkizler Burcu Yengeç Burcu Aslan Burcu Başak Burcu Terazi Burcu Akrep Burcu Yay Burcu Oğlak Burcu Kova Burcu Balık Burcu Yükselen Burç Burç Kuşağı Gezegenler Karşıt Burç Sınırda Doğanlar.....
  • Alfred Adler
    insan sesi mp3 - Türkçe
    34 Ayrım
    548,78 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nilüfer Ağaç
    1895'te Viyana'da Tıp Fakültesi'ni bitiren Adler 1902'de Freud'un çevresine katıldı. Daha sonra Viyana Ruhçözümlemesi Kurumu'nun başkanlığına getirildi. Ancak 1908'de Freud'la aralarında, özellikle bilinçdışı çatışmaların açıklaması konusunda görüş ayrılıkları belirlemeye başladı. Kişiliğin gelişmesinde cinsel içgüdüler kadar, saldırganlığın da önemli olduğu önemi küçümseyerek, insanın temelde toplumsal bir varlık olduğunu savunmaya başladı. 1911'de Freud'un çevresinden bütünüyle koptu ve Viyana Ruh çözümlemesi Kurumu başkanlığından ayrıldı. Kısa bir süre sonra çevresinde yeni bir grup oluşturarak, Bireysel Ruhbilim" adı altında kendi okulunu kurdu. Freud'dan koptuktan sonra Adler de Jung gibi geçmişin değil, geleceğe yönelik amaçların insan kişiliğini biçimlendirdiğini savunmaya başladı. Adler'a göre, her insanın kendince seçtiği ve eriştirmek için çabaladığı idealleri, onun bugünkü davranışlarını etkiler ve o insana özgü ruhsal süreçlerin oluşmasına yol açar. Adler'e göre, yaşam biçimi çok küçük yaşlarda belirir. Dört, beş yaşlarından sonra yaşanılan herşey, o yaşa kadar edinilmiş kalıplara göre benimsenir. İnsanların davranışları, duyguları, algıları ve tutumları çok küçük yaşlarda oluşur ve böylece geleceklerini belirler.
  • Ali Şeriati
    insan sesi mp3 - Türkçe
    7 Ayrım
    108 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Davut Başyiğit
    ali şeriati'nin ahlak üzerine yazdığı oldukça etkileyici bir kitap. şeriati kitabında insanın dört ayrı zindan içerisinde hapis olduğunu ve bu zindanlar içinden hayatlarını devam ettirdiği ve davranışlarda bulunduğunu belirtmektedir. bu dört zindan: 1- doğa/tabiat zindanı (naturalizm) 2- tarih zindanı (historisizm) 3- toplum zindanı (sosyolojizm) 4- benlik/kendim zindanı
  • Nevşin Mengü
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,17 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bu kitabın yazarını televizyon ekranından tanıyoruz daha çok. Sözünü sakınmayan, dobra dobra konuşan, gazetecilik geleneğinin hakkını vermeye çalışan biriydi Mengü. Burada, bu kitapta da aslında tüm bunları beraber yapıyor: Sözünü sakınmıyor, kitapta bahsettiği insanların çoğuyla ve okuyucusuyla dobra dobra konuşuyor, gazetecilik geleneğinin hakkını vermeye çalışıyor. 2009 yılında, genç bir muhabir İran’a giderse neler olur? Dahası, 2009 yılında genç bir muhabir olan Nevşin Mengü İran’a giderse neler olur? Gazetecilik yapar ve bir yandan gördüklerini, hissettiklerini, yaşadıklarını kaydeder. Ortaya bu “anlatı” çıkar böylelikle. İnsanın Düşünmekten Canı Yanar mı? hassas zamanların kitabı. Hassas zamanları adeta sıradanlaştırmış bir ülkenin gazetecisinden, komşu ülkeye bakan bir ilk kitap. “İyiler yine kaybetti sonuçta İran’da. Hep öyle olmuyor mu son dönemlerde buralarda...” (Tanıtım Bültenindne)
  • Nevşin Mengü
    insan sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    210,08 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ahmet Uslu
    Bu kitabın yazarını televizyon ekranından tanıyoruz daha çok. Sözünü sakınmayan, dobra dobra konuşan, gazetecilik geleneğinin hakkını vermeye çalışan biriydi Mengü. Burada, bu kitapta da aslında tüm bunları beraber yapıyor: Sözünü sakınmıyor, kitapta bahsettiği insanların çoğuyla ve okuyucusuyla dobra dobra konuşuyor, gazetecilik geleneğinin hakkını vermeye çalışıyor. 2009 yılında, genç bir muhabir İran’a giderse neler olur? Dahası, 2009 yılında genç bir muhabir olan Nevşin Mengü İran’a giderse neler olur? Gazetecilik yapar ve bir yandan gördüklerini, hissettiklerini, yaşadıklarını kaydeder. Ortaya bu “anlatı” çıkar böylelikle. İnsanın Düşünmekten Canı Yanar mı? hassas zamanların kitabı. Hassas zamanları adeta sıradanlaştırmış bir ülkenin gazetecisinden, komşu ülkeye bakan bir ilk kitap. “İyiler yine kaybetti sonuçta İran’da. Hep öyle olmuyor mu son dönemlerde buralarda...”
  • Dominique Simonnet, Andre Langaney, Jean Clottes, Jean Guilaine
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    547,03 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Feride Tekeli
    Biz kimiz? Nereden geldik, nereye gidiyoruz? Dünyayı bir uçtan diğer uca ne zaman dolaşmaya başladık? Aklımız ne zaman devreye girdi? Din kavramına ne zaman sahip olduk? Hayal gücümüz dünden bugüne nasıl bir değişim geçirdi? Eş, aile, toplum nasıl doğdu? Ya sanat ve aşk? İnsanın En Güzel Tarihi’nde, Fransa’nın kendi alanında uzman üç bilim adamı bu ve benzeri soruları yanıtlıyor, insana özgü üç perdelik komedinin üç keşifle ortaya çıktığını söylüyorlar: Toprağın, hayal gücünün ve gücün keşfi. Bunlar, bir bakıma insanın kendini doğadan ayırması, onu sömürgeleştirmesi ve sonra da kendi kültürünün tuzağına düşmesi anlamına geliyor. Bizler bugün otoriteyi, hiyerarşiyi göklere çıkarıyor, doğanın sesine hiç ama hiç kulak vermiyoruz. Kim olduğumuzu bize anlatacak olan tarihi mirası baraj suları altında bırakıyoruz. Evcilleştiğimizi söylüyoruz ama vahşi yanımızı hep koruyoruz. Acaba hâlâ tarihöncesi dönemde mi yaşıyoruz?

Sayfalar