Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2457 sonuçtan 1431 - 1440 arası görüntüleniyor.
  • Osman Nuri Topbaş
    insan sesi mp3
    11 Ayrım
    345,52 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: HAMZA UĞURLU
    Bizâciz kullarını yoktan var ederek sayısız nîmetleriyle perverde kılan Allah Teâlâ’ya sonsuz hamd ü senâlar olsun. Bu imtihanâlemindeki en büyük rehberimiz ve örneğimiz Hazret-i Muhammed Mustafâ r Efendimiz’e, O’nun pâk âilesine ve güzîde ashâbına sonsuz salât ü selâmlar olsun… Kıymetli okuyucularımız! Günümüzün umûmî manzarasına baktığımızda görüyoruz ki, materyalist, kapitalist ve liberalist dünya görüşleriyle, âdeta âhiretsiz bir dünya anlayışı zihinlere empoze edilmeye çalışılıyor. Daha çok, televizyon, internet ve neşriyat vâsıtalarıyla yapılan mâneviyattan uzak telkinler, insanlığı rûhî buhran ve felâketlere sürüklüyor. Hakîkaten, maddî refâhın zirvesindeki toplumlarda dahî, rûhî açlık ve mânevî buhranlar zirvede. Zira hayatın gâyesi, var oluşumuzun hikmeti, ölüm ve ötesi, ilâhî hakîkatler ışığında tahlil edilmeden, dünyevî telâşelerle, gününü gün edip gâfilâne bir hayat yaşamak; huzur ve saâdet olarak sunuluyor. Ne yazık ki global kültürün hâkim rüzgârları ne tarafa eserse, zihinler ve gönüller de o tarafa savruluyor. Tıpkı selde sürüklenen kütükler misâli zamanın anaforuna kendini kaptırmış giden insanlığın elinden tutmak, bize emânet edilenleri de o anafordan korumak, onlara İslâm şahsiyetinin nezâket ve zarâfetiyle, gerçek hikmet, medeniyet ve saâdeti anlatmak, bir îman ve vicdan borcu. Bugün toplumları ihyâ edecek ruh ise, kaba cüsseli felsefe kitaplarının üzerine kapanmış hodgâm bilgiçlerin rûhu değil; Kur’ân, kâinat ve insanda sergilenen ilâhî hikmetlerle gönlünü derinleştirebilen, insanlığa rahmet ve huzur güneşi olan, ârif mü’minlerin rûhudur. İşte bu ruhtan mahrum kalındığı içindir ki bugün saâdetin adresi, sefâlet çarşılarında aranıyor. İrâdesini sakat felsefelerin ve zamâne modalarının şekillendirdiği bir robota dönüşüyor insanlık âdeta... Hâlbuki insanoğlu, diğer mahlûkattan farklı olarak, üstün vasıflarla donatılmış, düşünebilen bir varlık. O hâlde sık sık tefekkür etmeli… En çok da niçin dünyaya geldiğini, kimin mülkünde yaşadığını, nereden gelip nereye gitmekte olduğunu düşünmeli… Kendini düşünmeli… Daha evvel yok iken, nasıl yok kadar bir damladan en güzel kıvamda düzenlenip yaratıldığını düşünmeli. Niçin yaşadığını, niçin öldüğünü, öldükten sonra ne olacağını düşünmeli. Kâinat kitabındaki ilâhî kudret nakışlarını, azamet tecellîlerini, sayısız hikmetleri okumalı. Zira kâinat, baştanbaşa ilâhî sanatın muhteşem eserlerinin sergilendiği sır ve hikmetler müzesi âdeta. Fakat görebilene, duyabilene… NitekimŞeyh Sâdî-i Şîrâzî şöyle buyurur: “Ârif gönüller için ağaçlardaki bir tek yaprak dahî bir mârifetullah dîvânıdır. Gâfiller için ise bütün ağaçlar, tek bir yaprak bile değildir.” İşte insan, bu dîvanların sesli ve sessiz beyanlarına kulak kesilmeli, kâinat manzûmesindeki ilâhî mesajları ibret nazarıyla okumalı. En mühimi de, var oluşumuzun aslî gâyesini haber veren ilâhî mesajların kelâma bürünmüş beyanlarını, yani Kur’ân-ı Kerîm’i gönül gözüyle okumalı. Okudukça anlamalı ki, Cenâb-ı Hak bu kâinâtı boş yere yaratmadı. Bilâkis binbir sır ve hikmetle var etti. Dolayısıyla bizim de bu imtihan âleminde çok mühim vazifelerimiz bulunuyor. Her sahada nefsânî îcap ve ihtiyaçların ön plâna çıkarıldığı günümüzde ise -maalesef- insanın en önemli meseleleri, çoğu zaman gündem dışına itiliyor. Hayat, ölüm, kabir, âhiret, mîzan, Sırat, Cennet, Cehennem ve bunlara hazırlık hususunda bilinmesi ve yaşanması gereken hakîkatlerüzerinde yeterince durulmuyor. Bu ise, ruhları derinden derine tedirgin kılıyor, huzursuz ediyor. Bu itibarla, bugün insanımızın bilhassa muhtaç olduğu bâzı hikmet ve hakîkatleri, ebedî saâdet rehberlerimiz olan Kur’ân ve Sünnet’ten, ayrıca Hak dostlarının mârifet ikliminden gönül dünyamıza aksettiği kadarıyla, kısa mesajlar hâlinde siz kıymetli okuyucularımıza takdim etmek istedik. Her biri bir makâlenin hulâsası sadedindeki bu hakîkat incileriyle, ruhlarımızı sükûnete kavuşturmayı, kalplerimizi tefekkür ikliminde derinleştirmeyi arzu ettik. Cenâb-ı Hak, hayat ve kâinâtı, sır, hikmet, ibret ve muhabbet nazarıyla temâşâ edebilmeyi, amel-i sâlihlerle müzeyyen bir ömrün ardından, îman selâmeti ve selîm bir kalp ile yüce huzûruna va­ra­bilmeyi cümlemize nasîb eylesin. Âmîn!.. Osman Nûri TOPBAŞ Mart 2015 Üsküdar
  • Tunahan Beşkeçili
    insan sesi mp3 - Türkçe
    4 Ayrım
    60,40 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Beyzanur Özdemir
    Her insanın gönlüne söz geçiremediği zamanlar olur. O koskoca deryada kimsesiz bir kayık gibi sürüklenir dururuz çoğu zaman. Bilinmeyene yolculuğumuz dört mevsim devam eder. Kimsesiz kışlar gelir geçer üzerimizden. Bir sonbahar hüznü sarar o kırılgan bedenimizi. Bulutlar ıslatır tüm benliğimizi ve işte o an isteriz ki yanımızda, bize yalnızlığımızı hissettirmeyecek bir şeyler olsun. Bu kimi zaman bir annedir, kimi zaman bir sevgili ama en çok da şiirlerdir. Yüreğimizin bize bakan tarafında kulağımıza fısıldanılan iki dize bizi tekrar hayata bağlar. Umuda yolculuğumuzda pusulamızdır şiirler. O yüzdendir ki her şiir insan olana insanca yaşamayı öğretir. Bu kitapta da uzunca yoldan gelip sizinle kucaklaşmak isteyen şiirleri bulacaksınız.
  • Ayhan İnal
    insan sesi mp3 - Türkçe
    3 Ayrım
    66,5 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayhan İnal
    Şiirler. 64 şiir vardır içinde.
  • Yaşar Kandemir
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    170,67 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Banu Yılmayan
    Şehirli bir çocuk olan Orhan yaz tatilinde akrabalarının yaşadığı köye gider, köyü ve köylüleri kısa zamanda çok sever. Kendi yöresel diliyle konuşan temiz kalpli köylüler, tarlalar, bahçeler, yeşillikler, hayvanlar, sürekli çalışmakla geçen bir hayat... Bütün bunlar Orhan’a bambaşka bir dünyayı tanıtmıştır. Orhan, arkadaşı Mıstık’la tarlalarda bahçelerde dolaşırlar, hayvanları otlatırlar. Köyün imamı Selim Hoca, her meseleyi Peygamber Efendimizin hayatından örnekler vererek çözer, yanlışları düzeltir. Selim Hoca ile tanışınca Orhan’ın dünyası değişir. Onun, tatlı diliyle Peygamberimizi anlatarak nice insanları etkileyip değiştirdiğini görür. Selim Hoca, tam anlamıyla bir Gönül Doktoru’dur. Bu romanı okurken, köy hayatını yaşayacak ve Gönül Doktoru olmanın güzelliğini hissedeceksiniz.
  • Yaşar Seyman
    insan sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    350,88 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: TÜRKAN KINAY SOOMRO
    “Sözün, sazın, izin ne güzel.” Yaşar Seyman, gökyüzünde turnaların, yeryüzünde nehirlerin eşlik ettiği bir yolculuğa çıkarıyor okurunu bu kez. Anadolu’dan havalanıp dünyaya kanat açan bir allı turna misali doğup büyüdüğü toprakların renklerini tüm dünyanın renkleriyle harmanlayan Yaşar Seyman, kalem diye bir turna teleğini almış, aşk mürekkebine batırıp yazmış Âşık Veysel’i. Bu yüzden bu kitapta okuyacağınız sıradan bir Âşık Veysel biyografisi değil, Yaşar Seyman’ın Âşık Veysel’idir. Kızılırmak boylarından turnalar eşliğinde yola düşüp, deyişlerle, türkülerle, söylencelerle, anılarla Âşık Veysel’in izinde adım adım dolaşıyor. Sayfalarda ilerlerken âşıklık geleneğindeki yerinden köy enstitülerindeki eğitmenliğine, doğa sevgisinden “dert ehli” bilge kişiliğine, Cumhuriyet sevdasından gittiği her yere ışığını götüren aydın kimliğine katman katman bir nehir gibi açılarak akıyor Âşık Veysel, kıyısında yürüyoruz. Yolun bir yerinde Umberto Eco’nun “Kör Kütüphaneci”si Jorge Luis Borges katılıyor Arjantin’den, Âşık Veysel’le yârenlik ediyor, bir yerde Akdeniz’in öte yakası Mısır’dan Taha Hüseyin eşlik ediyor. Yaşar Seyman hepimizi, “seni yazmak bir aşk hali” dediği Âşık Veysel’in izinde o "uzun ince yol"u muhabbetle, aşkla yürümeye davet ediyor.
  • Mehmet Ali Bakici
    insan sesi mp3 - Türkçe
    38 Ayrım
    354,70 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nisan Kumru
  • Bülent Gardiyanoğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    402,58 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hacer Özbakır
    İnsanoğlu yüzyıllar boyunca dünyanın düz olduğuna ve evinden uzağa giderse, dünyanın bir köşesinden aşağıya düşeceğine inandı. Yaşadığımız bu yüzyılda acaba bunun gibi insanlığın inandırıldığı kaç durum daha var? Kitabımızda Sümerlerden bugüne dünyayı yöneten gizli ailelerin, kendileri dışındaki insanlara, sihirbazın sahnede seyirciler için hazırladığı oyunu gibi, nasıl bir illüzyon hazırlayıp yönettiklerini, teknolojiyi kullanarak, ortak bilincimize ve bilinçaltımıza subliminal mesajlarla ektiklerini, algı operasyonlarıyla korku salarak bizleri nasıl kontrol altında tutmaya çalıştıklarını idrakimiz kadarıyla paylaşmaya çalıştık... Hakikatle ilgili bilmemiz gereken tüm bilgiler Hz. Âdem Peygamber’den bugüne kadar insanoğlunun içinde var. Genetiğiyle oynanmış gıdalar, korku ve algı operasyonlarıyla insanoğlunun gönül gözü kapatılıp, beş duyu organı içine hapsedilmeye, özünden, doğasından uzaklaştırılmaya çalışılıyor. Beş duyu organına hapsedilmiş kişileri, diledikleri gibi yönetebiliyorlar. Şimdi arınma, kendimizi geliştirme, hislerimizi güçlendirme ve Allah nasip ederse gönül gözümüzü açma vakti. Allah’a gerçekten kul olmayı başarabilen ve gönül gözleriyle hayata bakabilenler; kısacası bilmekten hale geçebilenler, dünya sahnesindeki sihirbazın hilelerini görmeye başlıyorlar. Kendi içimizdeki kilitleri açarak, özgürleşme vaktimiz geldi. Kendi özümüze ulaştıkça, etrafımızdaki kişilere de ulaşmaya başladığımızı fark edeceğiz. Şimdiden bütüne şifa olsun.
  • Zuhal Temel
    insan sesi mp3 - Türkçe
    9 Ayrım
    364,53 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nurhan Erbul
    Kıymetli okuyucum, ellerine bir kitap değil, bir hayat bırakıyorum. Belki yaşanmış, belki şu anda bir perdesi sahneleniyor senin bilmediğin yerlerde. Belki sana, ileriki yaşamından bir hayat kesiti sunuyorum. Bu hayatı sahiplen, alman gerekeni al olur mu? Zira bu hayat pastasından kendine çıkardığın pay ne kadar büyük olursa, kitap da o kadar amacına ulaşmış olur bunu bil. Bir Meryem'in kitabı bu… Kimine göre kör, kimine göre âmâ, kimine göre muhtaç Meryem'in öyküsü bu. Ama en çok da aşık olabilen, yemek pişiren, çocuk büyütebilen, saygı duyulan, değer verilen, senin benim gibi bir insan olan Meryem'in, Sevil'in, Ayça'nın, belki asansörde karşılaştığın ama tanımadığın üst kat komşunun, belki yarın sabah işe giderken, otobüste elinde bastonuyla hemen yanında oturacak olan kızın hikâyesi bu… Kitap bitince, etkisi bir ömür sürmeli hayatında… Kulağına küpe olacak sözler seçmelisin mutlaka. En ürpertici çığlıklar, sessiz olur kıymetli okuyucum… Hem kendimize ve hem topluma karşı daha duyarlı ve daha saygılı olduğumuzda ancak sonu gelir, o sessiz çığlıkların… (Tanıtım Bülteninden)
  • Zuhal Temel
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,40 MB
    Eser Türü: Kitap
    Kıymetli okuyucum, ellerine bir kitap değil, bir hayat bırakıyorum. Belki yaşanmış, belki şu anda bir perdesi sahneleniyor senin bilmediğin yerlerde. Belki sana, ileriki yaşamından bir hayat kesiti sunuyorum. Bu hayatı sahiplen, alman gerekeni al olur mu? Zira bu hayat pastasından kendine çıkardığın pay ne kadar büyük olursa, kitap da o kadar amacına ulaşmış olur bunu bil. Bir Meryem'in kitabı bu… Kimine göre kör, kimine göre âmâ, kimine göre muhtaç Meryem'in öyküsü bu. Ama en çok da aşık olabilen, yemek pişiren, çocuk büyütebilen, saygı duyulan, değer verilen, senin benim gibi bir insan olan Meryem'in, Sevil'in, Ayça'nın, belki asansörde karşılaştığın ama tanımadığın üst kat komşunun, belki yarın sabah işe giderken, otobüste elinde bastonuyla hemen yanında oturacak olan kızın hikâyesi bu… Kitap bitince, etkisi bir ömür sürmeli hayatında… Kulağına küpe olacak sözler seçmelisin mutlaka. En ürpertici çığlıklar, sessiz olur kıymetli okuyucum… Hem kendimize ve hem topluma karşı daha duyarlı ve daha saygılı olduğumuzda ancak sonu gelir, o sessiz çığlıkların… (Tanıtım Bülteninden)
  • Zuhal Temel
    insan sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    430,09 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Fevzi Demirağ
    Kıymetli okuyucum, ellerine bir kitap değil, bir hayat bırakıyorum. Belki yaşanmış, belki şu anda bir perdesi sahneleniyor senin bilmediğin yerlerde. Belki sana, ileriki yaşamından bir hayat kesiti sunuyorum. Bu hayatı sahiplen, alman gerekeni al olur mu? Zira bu hayat pastasından kendine çıkardığın pay ne kadar büyük olursa, kitap da o kadar amacına ulaşmış olur bunu bil.     Bir Meryem'in kitabı bu… Kimine göre kör, kimine göre âmâ, kimine göre muhtaç Meryem'in öyküsü bu. Ama en çok da aşık olabilen, yemek pişiren, çocuk büyütebilen, saygı duyulan, değer verilen, senin benim gibi bir insan olan Meryem'in, Sevil'in, Ayça'nın, belki asansörde karşılaştığın ama tanımadığın üst kat komşunun, belki yarın sabah işe giderken, otobüste elinde bastonuyla hemen yanında oturacak olan kızın hikâyesi bu…     Kitap bitince, etkisi bir ömür sürmeli hayatında… Kulağına küpe olacak sözler seçmelisin mutlaka. En ürpertici çığlıklar, sessiz olur kıymetli okuyucum… Hem kendimize ve hem topluma karşı daha duyarlı ve daha saygılı olduğumuzda ancak sonu gelir, o sessiz çığlıkların...

Sayfalar