En Son Eklenenler

Toplam 58616 sonuçtan 1501 - 1510 arası görüntüleniyor.
  • metin - Türkçe
    4 Ayrım
    8,85 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Din
    Konusu:
    Bâbîlik ve Bahâîlik, 19. yüzyıl Şiî toplumu içerisinde doğan yeni dinî hareketlerdir. Bahâîlik, genellikle Bâbîliğin devamı olarak görülmekle birlikte Bâbîliğin kurucusu Bâb Mirza Ali Muhammed'in idamından sonra Bâbîlikten ayrı bir harekete dönüşmüştür ve kendisini, insanlığa gönderilmiş ilahi yeni bir din olarak tanıtmaktadır. Bahâîlik, İran'da ortaya çıkmakla birlikte hızlı bir şekilde büyüyerek günümüzde dünyanın hemen her bölgesine yayılmıştır ve en hızlı taraftar kazanan dinî inançlardan biri olarak gösterilmektedir. Bu açıdan Bâbîlik ve Bahâîlik hakkında yapılacak araştırmalar, bu yeni dinî hareketleri tanımak adına önem taşımaktadır. Batı’da Bâbîlik ve Bahâîlik hakkında çok sayıda araştırma ve yayın yapılmıştır. Ancak ülkemizde bu dinî hareketlere dair çalışmalar henüz çok az sayıdadır. Bu kitabın temel amacı, tarihî ve dinî açıdan birbiriyle yakından ilişkili olan Bâbîlik ve Bahâîlik hareketlerini, tarihî süreçleri, itikadi esasları ve öğretileri, başlıca ibadetleri, kurumları ve bazı gelenekleri üzerinden incelemektir. Kitabı, Bâbîlik ve Bahâîlik hakkındaki diğer yayınlardan ayıran en önemli özellik; inanç esasları, hareketin temel ilkeleri, ibadetleri ve dinî geleneğine dair birçok konunun Bahâîliğin kutsal kitabı kabul edilen el-Kitâbü'l-Akdes merkeze alınarak işlenmiş olmasıdır. Kitap, gerek akademik gerekse genel okuyucunun Bâbîlik ve Bahâîlik hakkında bilgi sahibi olmasına ve bu iki dinî hareketi tarihî, dinî ve kültürel yönleriyle tanımasına önemli bir katkı sunacaktır.
  • Prof. Dr. Zeki Tez
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    55,40 MB
    Eser Türü: Kitap
    Konusu:
    Bu kitap, ülkemizde “Kimya Tarihi” konusunda ilk ve en kapsamlı tek kitaptır. Türkçede bu konuda, özet kitaplar dışında kapsamlı başka bir kitap yayımlanmamıştır. Kitapta tarih boyunca simya ve kimya ile modern çağda kimya sanayiinin biçimlenme koşulları ve gelişimi ele alınmıştır. “Tarih” denince bizde, “Uydur uydur, yaz.” kabilinden genelde “hikâye” anlaşılır. Bu yanlış görüşün ipuçları, belki İngilizcedeki “history” (tarih) ve “story” (hikâye) sözcüklerinin benzeşiminde de görülebilir. Bu yanlış görüş, ilköğretimde çeşitli tarihsel olayların büyük oranda yalnızca dış görünümleriyle verilmesinden kaynaklanır. Konular belli belirsiz çeşitli nedenlere bağlanarak sayı kalabalığına boğulur, destansı anlatımlarla süslenerek izleyiciler etkilenmeye çalışılır. Oysa tarihsel olayları, çağının gerçekleri ışığında çeşitli toplumsal etmenlerin karşılıklı etkileşimi altında irdeleyip yorumlamak gerekir. Fakülte ve yüksek okullarımızda genel bilim tarihi ve çeşitli bilim dallarının özel tarihleri, eskiden seçimlik ders olarak bile verilmemekteydi. Sevindirici bir gelişmeyle birkaç yıldan beri üniversitelerde bilim tarihi dersleri zorunlu ders olarak müfredatlarda yer almaya başlamıştır. Her şeyden önce belirli bir mesleğe yönelen bir kişiye, öğretimin hemen başlarında genel bilimin ve o mesleğin tarihini de öğretmek, ona mesleği ile ilgili daha geniş bir bakış açısı kazandırmayı, bilimsel buluşların değerini tarih içinde daha iyi bir yere oturtmayı, bilimin ve tekniğin hangi ilkel koşullardan günümüzdeki gelişmiş durumuna evrildiğini görmeyi ve o uğraşla ilgili bilim ve tekniğin geçmişini ve geleceğe uzandırımını daha iyi kestirebilmeyi sağlar. “Maddenin bilimi” olarak kimya, toplumsal yaşamda güçlü değişimleri etkilemiş ender bir bilimdir. Diğer bilimlerle de bağlantılı olarak zengin düşünsel, felsefî, ruhsal, pratik ve sanatsal içeriği ve cepheleri vardır. Kimya; maddenin, dünyanın ve giderek evrenin anlaşılmasında vazgeçilmez bir bilimdir. Bilimler içinde kimya kadar toplumsal yaşamda güçlü değişimleri derinden etkilemiş başka bir bilim ve sanayiye rastlamak zordur. Toplumsal yaşamımızda yararlandığımız malzeme ve gereçler, ekonomik yaşamımızın güçlüğü ya da baş edilmez çevresel sorunlarımız, hepsi büyük oranda kimya ile bağlantılıdır. Bu bağlamda kimya olmadan, kimyaya değer vermeden, gelecek olmaz! Bu kitapta, ilginç resimler eşliğinde eski çağlardan günümüze dek, dönem dönem kimya bilimi ve kimya sanayinin gelişimi, kimi açılardan ayrıntılara dek inen bilgiler eşliğinde, elverdiğince kolay anlaşılabilir bir dille sergilenmeye çalışılmıştır. Yine de kimyacı olmayan ya da en azından doğa bilimleri bilgisi yeterli olmayan okuyucuların kimi kimyasal kavram ve olguları yeterince anlaması, doğal olarak ek bir çabayı gerektirecektir. Kitabın son bölümünde, Türkiye’de kimya eğitiminin gelişimi ve Cumhuriyet döneminde kimya sanayinin gelişimine kısa bir bakış verilmiştir. Kitabın sonunda konuyla bütünlük sağlamak üzere ek olarak element adlarının tarihsel kökenleri, kitapta geçen kimyasal ad ve terimler sözlüğü, kimya tarihinin önde gelen kaynak eserleri ve kişi adları dizini de verilmiştir. “Madem geldik dünyaya / Çalışalım kimyaya.” Kitabın öğrencilere ve genel okurlara yararlı olmasını dileriz.
  • Robert Audi
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    5,19 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Felsefe
    Konusu:
    Bu kitap, epistemolojinin temel kavramlarını, konularını ve problemlerini tanıtan kaynak bir eserdir. Burada bilginin kaynakları, doğası ve unsurlarıyla algı kuramları, doğruluk ve gerekçelendirme kuramları, bellek, bilinç ve başkalarının beyanlarının (tanıklık) epistemik statüsü ve nihayet akli çıkarıma dayanan bilginin doğası ve geçerlilik koşulları bir taksonomiye göre ele alınır. Bu durum, kitabın pedagojik yönünü okuyucunun işini kolaylaştıracak şekilde güçlendirmiştir. Audi, epistemolojinin geleneksel konularını detaylı bir şekilde ele almakla kalmaz, aynı zamanda yeni problem alanlarını keşfeder. Belirli kanıt standartları geliştirerek alternatif epistemolojileri değerlendirmeyi dener. Sezginin doğası ve rasyonel anlaşmazlıklara dair şüpheci eleştirinin yanında bilgi ve gerekçelendirilmiş doğru inancın neden sadece doğru inançtan daha değerli olduğu konusundaki sofistike tartışmalara girer. Bu haliyle Epistemoloji: Bilgi Teorisine Çağdaş Bir Giriş, felsefenin en temel disiplinlerinden birine başarılı bir başlangıç sunar. Bu kitapta şunlara yer verilmiştir: • Temel kavramlar, önemli kuramlar, yeni yaklaşımlar ve çözümler • Epistemik teminat tartışmaları, bağlamcılık, tutarlılıkçılık ve erdem epistemolojisi • Bilgi sorunlarının zihin felsefesi, bilim felsefesi ve etikteki uzantıları • Güncellenmiş bir kitap listesi, açıklamalı bir kaynakça • İngilizce-Türkçe epistemoloji terimleri sözlüğü
  • Nel Noddings
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    6,43 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Felsefe
    Konusu:
    Nel Noddings'in Eğitim Felsefesi, Teaching Philosophy tarafından "alandaki en iyi giriş eseri" olarak ilan edilmiştir ve Educational Theory tarafından "eğitim felsefesinde klasik bir metin" olarak değerlendirilmiştir. Felsefe ve eğitim tarihi içerisindeki en temel isimlerden günümüzdeki teorisyenlere kadar uzanan süreçte eğitimsel düşüncenin gelişim serüvenini felsefi tartışmalar içerisinde ele alan önemli bir kitaptır. Bununla beraber, alandaki en güncel konuların titiz bir felsefi tartışmasını sunmasıyla da oldukça önemlidir. Yalnızca eğitim öğrencileri için değil, ayni zamanda tüm eğitim araştırmacıları ve politikacıları açısından temel bir kaynak niteliğindedir. "Nel Noddings hem klasik hem de çağdaş eğitim filozoflarının kompleks düşünceleri hakkında açık ve anlaşılır bir şekilde yazar. Eğitim felsefesinin zengin içeriği hakkında bundan daha ideal bir giriş kitabi düşünmek zordur." -Richard J. Bernstein- "Kesinlikle mükemmel ve ihtiyaca cevap veren bir katkı." -Lynda Stone- "Eğitim felsefesinin ne olduğuna dair canlı ve çekici bir analiz." -Mary Anne Raywid-
  • Prof. Dr. Hüseyin Bağcı, Doç. Dr. lsmail Ermağan, Prof. Dr. Burak Gümüş
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    41,54 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Siyaset
    Konusu:
    Dünyanın dördüncü büyük ekonomisi, Avrupa Birliği’nin siyasal-ekonomik devi, sınırları dışındaki insan ve dildaşları ile uluslararası ilişkilerin kayda değer aktörü olan Almanya’nın Türkler için yadsınamaz önemi, Türkiye ya da Almanya vatandaşı Türklerin varlığıdır. Diğer bir ifadeyle Almanya, bizden 3 milyon insana memleket. Yani akrabayız bu ülkeyle. Dünya Siyasetinde Almanya serisi de Türkiye’de bu akraba ülkeyle ilgili bilgi açığını gidermek amacıyla hazırlandı. Alanında uzman ve seçkin bir yazar topluluğu ile Band 1’de ülkenin tarih ve dış politikası detaylı çalışmalar üzerinden; Band 2’de ise, ekonomi, toplum, medya, sanat vb. alanlar hem makro hem mikro açılardan irdelenmektedir. Peki kitabın hedef kitlesi kimler? Bu eserleri; uluslararası ilişkiler, ekonomi, sanat vb. eğitim branşlarındaki öğrencilerden hocalarına, siyasetçi ve danışmanlarından turizm acentalarına, din görevlilerinden STK üyelerine, iş adamlarından medya temsilcilerine, kısacası Almanya hakkında bilgi arayan kamuoyuna ithaf ediyoruz.
  • Hasret Çomak, Burak Şakir Şeker, Dimitrios Ioannidis
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    33,07 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Siyaset
    Konusu:
    Ege Denizi, Karadeniz ile Akdeniz arasında İstanbul ve Çanakkale boğazları ile birlikte önemli bir suyolunu oluşturmaktadır. Bu suyolunu kullanan tüm ülkeler için Ege Denizi, jeopolitik ve jeostratejik önemini korumaktadır. Yarı kapalı bir deniz olması nedeniyle Ege Denizi’nde istikrar odaklı politikaların üretilmesi ve izlenmesi önem kazanmaktadır. Bu suretle, Ege Denizi’nin barış ve istikrara örnek teşkil etmesi ve bunun devam ettirilmesi, bölge ve dünya barışına çok katkı sağlayacaktır. Deniz güvenliğinin ve istikrarının her zamankinden daha fazla önem kazandığı bu dönemde; Ege Denizi’nde kıyıdaş ülkeler arasında karşılıklı güvenin tesis edilmesi ve sürdürülmesi, tarafların, Uluslararası Antlaşma ve Sözleşme hükümlerine uyması ile mümkündür.
  • Paul Atkinson, Amanda Coffey, Sara Delamont, John Lofland, Lyn Lofland
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    10,10 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Bilim
    Konusu:
    Etnografi, tek bir sınıflandırmaya ya da tek bir sosyal bilim alanına sığmayacak kadar farklı özelliklere bürünebilen, uygulandığı her ortamda farklı anlamlar kazanabilen, basit bir araştırma yönteminden daha fazlasına sahip entelektüel bir uğraştır. Bu özelliklerinden dolayı onu en iyi şekilde tasvir etme ve anlama yolu, sahadaki çeşitli hâllerini okuyucu ile paylaşmaktan geçmektedir. Bu kitap, etnografiyi alanla ilişkisi bağlamında anlatmaya yönelik önemli bir girişim ve aynı zamanda etnografik araştırma yapmak isteyenleri özendirici, teşvik edici ve destekleyici bir ruhla yazılmış kapsamlı bir etnografik metodoloji ve yöntem metnidir. Kitabın bazı bölümlerinde özel olarak kaleme alınmış olan etnografik mülakat, odak grup çalışmaları, katılımlı gözlem ve saha notları alma gibi tümüyle teknik becerileri geliştirmeye odaklanan içerikler özellikle etnografik bir saha araştırması gerçekleştirmek isteyenler için güçlü bir rehber niteliğinde. Etnografinin bir metodoloji olarak sosyal bilimler alanında çok geniş ve çeşitli kullanımları olduğuna şüphe yok. Antropoloji, sosyoloji, siyaset bilimi, iletişim bilimleri, işletme, sağlık bilimleri, kültürel çalışmalar, hukuk, pazarlama vb. birçok alanda kullanılabilen etnografik metodoloji, tüm bu alanlar açısından güçlü bir disiplinler arasılık ve kesişimsellik barındırıyor. Etnografi El Kitabı etnografinin bu kesişimselliğini özellikle ortaya koymakta. Tüm bu özelliklerinden dolayı kitabın etnografik metodoloji konusunda Türkçe alan yazındaki boşluğu doldurmaya yönelik mütavazı bir katkı olmasını umuyor ve etnografik saha çalışmalarındaki birikimin zenginleşmesine ve araştırmacıların bu alanda beceriler kazanmasına vesile olmasını diliyoruz.
  • Prof. Dr. Ahmet Akyürek
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    6,39 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Bilim
    Konusu:
    Darwincilik, yüz elli seneden beri dünyanın gündemleri arasından düşürülmedi. Çünkü Darwincilerin öne sürdüğü fikirler; ateistlerin, natüralistlerin, maddecilerin, evrimcilerin en büyük dayanağı oldu. Daha önce bu gruplar çeşitli fikirlerini temellendirmekte güçlük çekiyorlardı. Sadece onlar değil. Darwin'in “Hayatta sadece güçlüler yaşama hakkına sahiptir.” tezi; İngiltere ve diğer sömürgeci devletler bu tezi kendi sömürgeciliklerini haklılaştırma, meşrulaştırma aracı olarak kullanırken, “Biz güçlü olduğumuz için tabiat kanununun gereğini yerine getiriyoruz.” mesajını veriyordu. Bunun yanında K. Marx, bu hayat mücadelesi fikrini, sınıf mücadelesine dönüştürmüş dünyayı patron-işçi mücadelesinden ibaret gibi gösteriyordu. “Sosyal Darwincilik” denilen akım ise toplumların hayatını aynı esasa göre düzenleme iddiasındaydı. Diğer yandan Darwin'in iddialarına uymayan yeni bilimsel araştırmalar ve buluşlar, bu çıkar grupları tarafından çeşitli manipülasyonlarla derhal etkisiz hâle getiriliyordu. Benzer oyunlar ülkemizde de yüzyılı aşkın süredir devam etmektedir. İnançlar, bu teori olmaktan ileri gidemeyen Darwinci düşüncelerle sarsılıyor, onun tezleri, okullarda “değişmez ve en son bilimsel gelişme”, “karşı konulamaz gerçek” gibi sloganlarla zihinlere yerleştiriliyordu. Bütün bu baskıcı tutumlara rağmen, gerçek bilimsel araştırmalar da durmadı. Prof. Dr. Ahmet Akyürek’in işte bunlardan en yenisini ve bilimsel olarak Darwin'in fikirlerinin tutarsız taraflarını çürüten bu kitabı yazmakla bilimsel düşünceye büyük hizmet ettiğine inanmaktayım. Prof. Dr. Süleyman Hayri BOLAY Charles Darwin'in bir buçuk asır önceki varsayımlarıyla yakın zamana kadar oyalanmış olan bilim dünyası, CERN’de yapılan partikül fiziği çalışmalarıyla Higgs boson'u (God particle-Tanrı parçacığı) ile Stephen Hawking'i de düşündürecek duruma getirmiştir. Prof. Dr. Ahmet Akyürek'in bu değerli eseri, varsayımlarla oyalananlara güçlü bir yanıt oluşturacaktır. Prof. Dr. Ender YURDAKULOL Darwin'in evrim konusunda söylediklerini ikiye ayırmak gerekir: Birincisi, kendinden önceki bilim adamlarının bulgu ve yorumları ki çoğu doğrudur; ikincisi, kendi teorisi ve yorumları ki çoğu diyemeyeceğim, tamamı yanlıştır. Prof. Dr. Ahmet AKYÜREK
  • Bahar Aykan
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    59,14 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Konusu:
    Dünden Bugüne Bugünden Düne; kültürel miras, kimlik ve bellek inşa süreçlerinin birbirleriyle etkileşimlerini ve farklı ölçeklerde, muhtelif aktörler tarafından kurgulanış ve temsil biçimlerini Türkiye özelinde ele alıyor. Sosyal inşacı bir anlayış benimseyen bu derleme kitap, üç bölümden oluşuyor. İlk bölümdeki yazılar, Cumhuriyetçi ve Yeni-Osmanlıcı millî kimlik ve geçmiş anlatısı arasındaki çatışmaların somutlaştığı mekânları merkeze alıyor. İkinci bölüm, kültürel miras yönetiminin farklı aktörler ve aidiyet ilişkilerini içeren çok katmanlı ve karmaşık yapısını tartışmaya açıyor. Son bölümdeki yazılar ise “unutulmaya yüz tutmuş” geçmişi şimdide yeniden kurma ve canlandırma süreçlerine odaklanıyor. Pınar Aykaç, Bahar Aykan, Sena Kayasü, Mesut Dinler, Sarper Ataşer, Burcu Selcen Coşkun, Hasan Münüsoğlu, Şule Tepe ve Sena Temel’in katkılarıyla…
  • Doç. Dr. Zekihan Hazar
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    9,42 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Yaşantı
    Konusu:
    Bir dünya düşünün; bilinmezliğin içinde süresiz sınırsız kayboluşun yaşandığı bir dünya… Benliğin ve gerçek dünyaya ait ne varsa her şeyin unutulduğu bir kayboluş… Düşüncelerin, duyguların, davranışların esir olduğu, aklın ve mantığın işlemez hâle geldiği bir kayboluş… Bir tutulma… Bir bağımlılık… Öyle bir dünya ki gündelik hayatta kanun ve kuralların hiçe sayıldığı, insan öldürmenin, gaspçılığın, zorbalığın, hırsızlığın, tacizin, tecavüzün para ve statü kazandırdığı, kısacası bütün olumsuz davranışların ödüllendirildiği bir dünya… Bu dünyalarda kendini bulan ve gerçek dünyada kendini kaybeden çocuklar… Seslerin, efektlerin ve aksiyonun her türlüsünün baş döndürdüğü bir dünya... Oysaki bütün bunları yaşarken bir koltuğa saatlerce mahkûm olmak, hareketin sadece parmaklarla sınırlı kalması, bu sınırlılığın beraberindeki sınırsız yeme içme ve her geçen gün obezler dünyasına katılan yeni çocuklar… İnsan bedeninin kutsallığını yitirdiği, inanç ve değerlerin yok sayıldığı, pornografinin özendirildiği ve İslam düşmanlığının körüklendiği bir dünya… Nihayetinde ise bu kutsallara düşman kılınan çocuklar… Ve başka bir dünya var ki zihnin, bedenin, duyguların gerçek manada karşılığını bulduğu, yaradılışın gereği olan fiziksel hareketlilik ve spor ile zihinsel, bedensel ve psikososyal sağlığın kazanıldığı bir dünya… Bedenin insanlaştırıldığı, ahlak ve erdemin temel yapı taşlarını oluşturduğu, arkadaşlığın, yardımlaşmanın, paylaşmanın, saygının, kısacası iyi insanın inşa edildiği bir dünya… Dijital oyunlarda kaybolan çocukluğun yeniden bulunduğu gerçek bir dünya… Gerçek dünyanın farkına varmanın ve hayata tutunmanın yegâne yolu SPOR. Günümüz dünyasında çocukları çepeçevre kuşatmış olan dijital oyunların yaratabileceği olumsuz etkiler ve bu etkilerle başa çıkmada fiziksel aktivite ve sporun rolünü bilimsel araştırmalar ışığında ele alarak eğitimciler ve ebeveynlere rehber olabilmesi dileğiyle… Spor, hayata tutunmanın bir dalıdır…

Sayfalar