En Son Eklenenler

Toplam 58618 sonuçtan 1621 - 1630 arası görüntüleniyor.
  • Werner Bartens
    insan sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    377,69 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Sağlık
    Seslendiren : Aydan Tuncertan Eryıldız
    Konusu:
    Kendi sağlığıyla ilgilenmeyen insan yoktur (en kötü ihtimalle sağlığımız tehlikeye girdiğinde ilgilenmeye başlarız) ve vücudumuzda olan biten birçok şey sadece sıradan insanlar için değil bilimciler için bile hâlâ bir muammadır. “Cahillikler” serisinin üçüncü kitabı da, sağlığımız hakkında bilmediklerimiz ve yanlış bildiklerimizle devam ediyor. Kitapta biraraya getirilen yanlış bilgilerin ve peşin hükümlerin temeli, alanında önde gelen doktorlar ve araştırmacılar- la yapılan görüşmelere dayanıyor. Tamamı saygın tıp dergilerinde yayımlanan araştırma sonuçlarına dayanan bulgular şu gibi sorulara cevap arıyor: - Kalp krizi aniden mi olur? - Pizza ve hamburger gerçekten sağlıksız mıdır? - Saç boyaları kansere sebep olur mu? - Yağsız beslenme sağlıklı mıdır? - Nezle, öksürük ve ses kısıklığına karşı antibiyotikler faydalı olur mu? - Daha az cinsellik hormonu, daha az arzu anlamına mı gelir? - Antidepresan ilaçlar intiharı önler mi? - Annenin emzirmesi sadece çocuğun yararına mıdır? - Kadınlarda bir G-noktası gerçekten var mıdır? - Televizyon seyretmek gözlere zarar verir mi? - Çok kahve içenlerin kalp krizi geçirme ihtimali daha mı yüksektir? - Cinsel perhiz sperm kalitesini yükseltir mi? - Çok uyumak sağlıklı mıdır? - Yeşil çay kanserden korur mu?
  • Yayına Hazırlayan: Melike Günyüz
    insan sesi mp3 - Türkçe
    2 Ayrım
    40,63 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Masal
    Seslendiren : Sevtap Uzakgiden
  • Defne Suman
    insan sesi mp3 - Türkçe
    19 Ayrım
    396,14 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Figen Barsbay
    Konusu:
    “Geçmiş karanlık bir kuyu. İçinde debeleniyorum. Hatırlamaya çalışırken ucu kaçıyor. Birtakım hisler var. Hafıza boşluğunda yankılanan birbirine karışmış sesler, renkler, izler. Net olarak bildiğim tek şey hatırlamam gerektiği.” Azra Tekin’in kısa yaşamı Beyoğlu’nda eski bir hanın asansör boşluğunda sona ermiştir. Hayatına kasteden kimdir, kendini nasıl burada bulmuştur? Bedeninden ayrılan Azra, hikâyesinin parçalarını toplamaya, İstanbul’da yaşadığı yedi yılın anılarını birleştirmeye koyulur. Rüyaya Benzer, 1990’ların çalkantılı Türkiye’sinde bir üniversite öğrencisinin İstanbul’u, kendini ve hayatı keşfetme hikâyesi. Aşkla, dostlukla çevrili; siyasi uyanışlarla sarsılmış bir genç kadının hafızasından süzülen bir sergüzeşt… Defne Suman’ın kimlik, hafıza ve toplumsal kayıplar üzerine kurduğu roman, beden ile ruh ilişkisi ekseninde, hüzünle ve kararlılıkla ilerliyor.
  • Can Çelebi
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    578,13 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Müge Süzek
    Konusu:
    “Şişmanlık zayıflıktır.” Evet, doğru okudunuz. Çoğu zaman tartıya yansıyan fazlalıklar, kalpte biriken duyguların da ağırlığıdır. Bazıları bunu kahkahalarla, pastel renklere boyadığı bir dünyada bastırır. Bazıları ise içine kapanıp sessiz bir savaşa girer. Bu kitap; aynaya küsüp barışmaya çalışanların, fazlalıklarında fazlasıyla duygu taşıyanların, görünmez olmaya çalışanların ama aslında hep çok görülenlerin hikâyesi. Kimi zaman acıtan, çoğu zaman güldüren, ama her satırı gerçek olan bir anlatı. Bir zamanlar morbid obez olan Can Çelebi, bu yarı otobiyografik romanında yalnızca bedenini değil, ruhunu da soymaya cesaret ediyor. Maskeleri indiriyor, yaranın üzerini örtmeden mizahla anlatıyor. Ne teselli veriyor ne de reçete sunuyor yalnızca dürüst bir aynaya bakmanızı sağlıyor. Eğer şu an bu arka kapağı okuyorsanız, büyük ihtimalle siz de bu hikâyede bir yerlerde varsınız. Belki kendiniz, belki kardeşiniz, sevgiliniz, arkadaşınız, belki de yolda gördüğünüz, hiç tanımadığınız biri... “Şişmanlara Yer Yok”, ne bir kilo verme reçetesi, ne de klişe bir “kendini sev” manifestosu. Bu kitap, sadece bir bedenin olduğu kadar, bir ruhun da ağırlığını anlatıyor. Kendinizle yüzleşmeye hazır mısınız? “Bir genişçenin iç dünyasından sıcak, samimi ve elinizden bırakamayacağınız, sarsıcı bir anlatı.” Güle güle zayıflayın...
  • Terry Pratchett
    insan sesi mp3 - Türkçe
    37 Ayrım
    371,06 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Fantastik, Roman/Öykü
    Seslendiren : Feyza Daldal
    Konusu:
    Lancre Krallığı’nda üç cadı yaşar: Biri uzun boylu, aksi ve koca burunludur; diğeri tek dişi kalmış yuvarlak ve rahat bir yastık gibidir; sonuncusuysa genç, duygusal ve oldukça... eh, duygusaldır. Ve şimdi, bu duygusal cadının düğününün arifesinde, fazlasıyla haşin olaylar gerçekleşmek üzere; zira düğün listesinde, davetsiz misafirler var: elfler. Fakat bu elfler, gerçek elfler. Uzun kulaklı, güzel güzel göz süzen, çekici varlıklar değil; kötücül, manipülatif, tahakkümsever... Ve onlarla mücadele etmek için, zihninizin açık olması şart! Başta Bir Yaz Gecesi Rüyası olmak üzere Shakespeare’in ölümsüz eserlerine bolca atıfta bulunarak teatral ve epik bir macera sunan Hanımlar ve Beyler, Terry Pratchett’ın mizahtan beslenen komik anlatımıyla yoluna kaldığı yerden devam ediyor. DiskDünya kitaplarının 14.sü ve Cadılar alt serisinin 4. kitabı olan ve Niran Elçi’nin pürüzsüz Türkçesi ve Delidolu’nun özenli baskısıyla Türkiye’deki okurlarının karşısına ilk kez çıkan Hanımlar ve Beyler, bu amansız serüvende yepyeni bir perde açıyor. “Ölmeyen şey yaşayamaz. Yaşamayan şey değişemez. Ve değişemeyen şey, öğrenemez...”
  • Edward Osborne Wilson
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    9,70 MB
    Eser Türü: Kitap
    Konusu:
    Tarihte ilk kez, on yıl ilerisini düşünen kişiler arasında, küresel bir oyunun sonunu oynamakta olduğumuz kanısı oluştu. İnsanlığın yarattığı sorunlar hem küresel hem de sürekli artıyor. Aklımızda ekonomik büyüme, dizginlenmemiş tüketim, sağlık ve bireysel mutluluktan başka bir amaç olmadan debelenip duruyoruz. Yüzyılın bu en büyük sorunu ancak ahlaki düşüncede temel bir değişiklik, insan dışındaki canlılara büyük bir bağlılıkla çözülebilir. Türümüzün miras aldığı bu güzel dünyanın biyosferi oluşturmasının 3,8 milyar yıl aldığını asla unutmamalıyız. İnsanlık küresel biyolojik çeşitlilik hakkında çok daha fazla şey öğrenmedikçe ve bu çeşitliliği korumak için hızla harekete geçmedikçe, Yeryüzü’ndeki yaşamı oluşturan türlerin çoğunu kısa zamanda kaybedeceğiz. Yarım-Dünya önerisi, sorunun önemine uygun, birincil, acil bir çözüm sunuyor: Ancak gezegenin yarısını veya daha fazlasını ihtiyat olarak bir kenara ayırarak, çevrenin yaşayan kısmını kurtarabilir, kendi varlığımızı da sürdürebilmemiz için gereken dengeyi sağlayabiliriz. Edward O. Wilson, Harvard Üniversitesi Biyoloji ve Zooloji fakültelerinde ders verdi, Harvard’da Frank B. Baird Bilim Profesörü, Mellon Bilim Profesörü oldu. Pellegrino Üniversitesi’nden emekli olduktan sonra ders vermeye devam etti ve Harvard’ın Karşılaştırmalı Zooloji Müzesi’nde entomoloji küratörlüğü yaptı. 2005’te E.O. Wilson Biyoçeşitlilik Vakfı’nı kurdu. Karıncalar konusunda dünyanın en yetkin ismi olarak tanınan Wilson, insanlar da dahil tüm hayvanların sosyal davranışlarının genetik kökenlerini çalışan sosyobiyolojinin önde gelen savunucusudur. İki kez Pulitzer Ödülü olmak üzere sayısız ödül almıştır.
  • Helen Pilcher
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    6,10 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Kişisel Gelişim
    Konusu:
    Doğal bir çevrede yaşadığımız söylenebilir mi? Muhtemelen çoğu kişinin bu soruya cevabı hayır olacaktır. Peki, çevremizi ne zaman dönüştürmeye ve değiştirmeye başladık? Hayvanları evcilleştirip ihtiyaçlarımızı karşılayacakları hale getirdik. DNA'larını da değiştirdik. Kurtlar köpeğe dönüşüp avlanmamıza yardımcı oldu. Yaban tavukları tavuğu dönüşüp sofralarımızı yumurtayla donattı. Üstelik bunlar sadece başlangıçtı. Bilgimiz arttıkça, hayvan DNA'sını daha ince işlemenin yeni usullerini bulduk. Polis köpeklerini klonladık. Dünyada genetiği değiştirilmiş ilk ev hayvanını, karanlıkta parlayan balıkları yarattık. Her geçen gün yeni bilgiler ve teknolojilerle kimi zaman bilinçli kimi zamansa dolaylı olarak Dünya'daki yaşama müdahale etmeye devam ediyoruz. İklim değişikliği nedeniyle Dünya'nın en ücra köşelerini ve o bölgelerin sakinlerini bile etkiledik. Araştırmalara göre bazı hayvanları inanılmaz süratle evrimleşmeye zorluyoruz. Kimi türlerin işi rast gitse de, bazıları yok olmanın eşiğinde. Bazıları içinse tek seçenek, esaret altında yaşamak. Artık sadece uyum gücü en yüksek türler değil, bizim yaşamasına izin verdiklerimiz hayatta kalabiliyor. Tüm canlıların kaderinin bizimkiyle iç içe geçmiş olduğu bu döneme Helen Pilcher post-doğal evre adını veriyor. Pilcher, insanı düşünmeye iten eğlenceli kitabında, hayvanlar aleminin DNA'sına şekil verme usullerini, böylece dünya yaşamının kaderini değiştirmemizi ele alıyor. Bu post-doğa tarihi rehberinde, insanlığın yön verdiği canlı türlerini de, bu post-doğal dünyanın yaratıcısı, idarecisi ve bakıcısı olan araştırmacılar ve doğa korumacılarıyla birlikte tanıtıyor.
  • Henry Marsh
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    5,80 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Hikaye
    Konusu:
    Henry Marsh, yaşamını ölüm-kalım aşamasındaki hastaları kurtarmaya adamış bir beyin cerrahı. Kimi zaman kendini bir kahraman gibi hissederken kimi zaman da ailelere acı haberi veren kişi olmak zorunda kalmış. Her şeye rağmen mesleğini seven bir doktor olarak beyin cerrahisine katkıda bulunmak için elinden gelenin en iyisini yapmış. İngiltere’de emekli olmasına karşın Nepal’de ve Ukrayna’da hastalara şifa dağıtma çabasını sürdüren Marsh’ın kırk yıllık meslek yaşamına ilişkin muhasebesi niteliğindeki Kabuller: Bir Beyin Cerrahının Sınır Tanımayan Hikâyesi hayatın bütününe ve ölüme dair zihin açıcı bir kitap. Londra’daki hastanede tedavi ettiği hastalarıyla ilişkilerinden, yurtdışında karşılaştığı zorlu koşullarda insanlara yardım eli uzatma çabasından, yaşamını anlamlı kılmak için seçtiği başka uğraşlardan söz eden Marsh, bir cerrah olarak ikilemlerini, zaman zaman da çaresizliğini dürüstçe dile getiriyor. Tıp eğitimi aldığı dönemi, genç bir cerrahken yaşadığı önemli deneyimleri, mesleğinin en güç yönlerini, hastalarının yaşamını uzatmak için ortaya koyduğu çabayı anlatırken değindiği noktalar yaşamın ne kadar değerli olduğunu derinden hissettiriyor.
  • Hans Belting
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    34,37 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Sanat
    Konusu:
    Perspektifin kullanımı, Rönesans resminde bir devrim yarattı ve sanatçıya izleyicinin görüş açısını resmetme fırsatı verdi. Oysa perspektifin teorisi başka bir yerde, Bağdat’ta, matematikçi İbnü’l-Heysem tarafından on birinci yüzyılda oluşturulmuştu. Ünlü tarihçi ve sanat kuramcısı Hans Belting, Floransa ve Bağdat’ta bakış metaforunu kullanarak Arabistan Bağdat’ı ile Rönesans Floransa’sı arasındaki tarihi karşılaşmayı anlatıyor. Perspektifin, geometrik soyutlamaya dayanan görsel teori (Ortadoğu) ve resim teorisi (Avrupa) olarak kullanıldığı ikili tarihini inceliyor. Ortaçağda Arap matematiğinin perspektif teorisini doğurduğunu, daha sonra bu teorinin Batı’da sanata dönüştürüldüğünü anlatan Belting, estetiğin ve matematiğin sınırlarını aşan bir soru soruyor: Müslümanlar ile Hıristiyanlar birbirlerine baktığında, kendi dünya görüşlerinin dönüştürülmüş bir versiyonunu görürlerse ne olur?
  • Hal Foster
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    13,06 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Sanat
    Konusu:
    “Eski güzel günlerle değil, yeni kötü günlerle başlayın.” Hal Foster, Yeni Kötü Günler’de sanat ve eleştirinin son yirmi beş yılda geçirdiği büyük dönüşümü Bertolt Brecht’in bu nasihatinin ışığında inceliyor. Cindy Sherman, Thomas Hirschhorn ve Isa Genzken gibi farklı mecralarda çalışan sanatçıların işlerine Jacques Rancière, Bruno Latour ve Giorgio Agamben gibi farklı “meşrep”lerden düşünürlerin yazdıklarının yardımıyla bakan Foster, neoliberalizmin ve teröre karşı savaşın yarattığı küresel “acil durum”u sanat içinden anlamaya çalışıyor ve bize dört “kavramsal araç” sunuyor: abject, arşiv, mimesis ve güvencesizlik. Yeni Kötü Günler, çağdaş sanat ve eleştirinin günümüz dünyasının oynak ve bulanık gerçekliğine verdiği ve veremediği cevapları toparlayıp yeni sorularla tartışmaya açan cesur bir kitap. “Foster, ölçülü üslubuyla geniş okuyucu kitlelerine ulaşabilen o sayılı sanat tarihçilerinden.” Guardian Hal Foster, Princeton Üniversitesi Sanat ve Arkeoloji Bölümü’nde Townsend Martin Profesörü ve October dergisinin editörlerinden.

Sayfalar