Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2264 sonuçtan 1661 - 1670 arası görüntüleniyor.
  • Vedat Türkali
    metin
    2 Ayrım
    1,82 MB
    Eser Türü: Kitap
    “Ertesi günü senaryoyu getirdi Türkân (Şoray); bana teksle ilgili öyle sorular yöneltti ki, gerçekten şaşırdım. Okuduğu bir şeyin sorulacak yerlerini bulup çıkarmak, okurun yeteneğini belirten önemli bir ölçüdür. Kuşkuya düştüm. On altı yaşındaki bu kız, birine okutmuş, ondan öğrenmişti soracağı yerleri, sorma biçimini. Üsteledim, soruşturdum biraz; belli ki kendi çalışmıştı senaryo üstünde. Bir gecede, nerde, kime okutacaktı Fatih’te bir zemin katında anasıyla kalan bu fukara kızcağız?... Otobüs Yolcuları filmi, başta yönetmen Ertem Göreç olmak üzere, hepimiz gibi, genç Türkân Şoray’ın da başarı filmi oldu.” “Sinemada zaman, film şeridinin makine önünde kayması gibi akıp gider. Bir filmin yapımından önce, günleri, geceleri kaplayan ne coşkulu konuşmalar, ne tatlı söyleşiler yaşanır.” “Sanatta her yeni atılımı, denemeyi ilgiyle anlamaya, doğru değerlendirmeye, en azından hoşgörüyle karşılamaya çalışmaktan yanayım öteden beri.” “Eski filmler sözü, kimi küçümsemeyi, kimi özlemi verir… Bıraktıklarımızın, Türk Sineması’nın geçmişiyle ilgilenenler için güvenilir belge niteliği taşıması gerekliliğine inanıyorum.” “Dört senaryo var bu kitapta: Otobüs Yolcuları, Karanlıkta Uyananlar, Umutsuz Şafaklar, Bedrana. Üçüncü senaryonun apayrı bir serüveni oldu: Çalındı, bir şirketçe Batsın Bu Dünya adıyla film yapıldı.” Vedat Türkali
  • Dinçer Sümer
    insan sesi mp3 - Türkçe
    6 Ayrım
    97 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mehtap Yeşilgül
    Dinçer Sümer, tiyatro oyunculugu ve yönetmenligi yaninda, 1970'lerden beri siir, öykü, roman ve tiyatro türündeki yapitlariyla üretkenligini sürdüren bir yazarimiz.Oyunlarinin öykü ve kisilerini, çok iyi gözlemledigi gerçek yasamdan seçiyor. Bunu yaparken de, seçtigi kisilerin sosyal yapilariyla ve çok iddiaci olmadan, sicak, duygusal bir atmosferde toplumsal sorunlara deginiyor. Onun kisileri, tanidigimiz, birlikte yasadigimiz insanlar...
  • Reşat Nuri Güntekin
    metin - Türkçe
    39 Ayrım
    195 MB
    Eser Türü: Kitap
    ESKİ HASTALIK, Reşat Nuri Güntekin''in en ustalıklı romanlarından biridir. Aşk, tutku, sadakat, vefa kavramları çevresinde dönen, çok iyi kurgulanmış, güçlü ve zengin roman kişilikleriyle çarpıcı bir kitap. İstanbul''da, başka bir erkekle birlikte geçirdiği trafik kazasından sonra, genç kadın, kocasıyla birlikte yine taşraya doğru yola çıkar...
  • Reşat Nuri Güntekin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    39 Ayrım
    195 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Kadriye Demir
    'Eski Hastalık', Reşat Nuri Güntekin'in en ustalıklı romanlarından biridir. Aşk, tutku, sadakat, vefa kavramları çevresinde dönen, çok iyi kurgulanmış, güçlü ve zengin roman kişilikleriyle çarpıcı bir kitap. İstanbul'da, başka bir erkekle birlikte geçirdiği trafik kazasından sonra, genç kadın, kocasıyla birlikte yine taşraya doğru yola çıkar...
  • Muzaffer İzgü
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    79,42 MB
    Eser Türü: Tiyatro
    Radyo Tiyatrosu
  • Muzaffer İzgü
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    79,4 MB
    Eser Türü: Tiyatro
  • Said N. Duhani
    insan sesi mp3 - Türkçe
    7 Ayrım
    128 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sebahat Varol İnsel
    19. Yüzyıl Sonunda Beyoğlu'nun Sosyal Topoğrafyası
  • Mehmet Mazak
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    551,65 KB
    Eser Türü: Kitap
    İstanbul bir aşktır, bir masaldır. İstanbul’u gören sevdasına tutulduğu aşkını ömrü buyunca unutmaz, arar durur. Eski bir İstanbul deyimi vardır: “Tophane Çeşmesi’nin suyunu içenin devası yoktur, ömrü boyunca sevda çeker” demektedir. Bu sevdayı Boğaziçi ve Kayıklar, İçecek Kültürü, Çevre ve Temizlik Kültürü, İstanbul’da Aydınlatma Kültürü gibi konular altında İstanbul’un gündelik hayatından kesitlerle bu eserde okuyabilirsiniz.
  • Cem Sökmen
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    13,34 MB
    Eser Türü: Kitap
    "Gerçekten o devirde kahve akademinin, meslek cemiyetinin, kulübün, salonun, fikir ve sanat meclisinin bütün vazifelerini küçük tahta masalarının etrafında elinden geldiği kadar yapıyordu. O zaman anladım ki, biz bir kahve milletiyiz. Köyde kahve, mahallede kahve, mektebin önünde, cezvesinde bütün milli ve dini şuuru pişiren, ibriğinde kolektif vicdanı demlendiren, tezgahın dibinde halkı ve münevveri birbirine kenetleyen, iptidai olduğu için basit, fakat ananesi olduğu için derin ve canlı, tek ve tam bir cemiyet mihrakıdır." PEYAMİ SAFA "Kıraathaneye gitmemiş bir üniversitelinin tahsilini yarım sayarım. Bu dekansız, doçentsiz, bütçesiz, fakültesiz tamamen muhtar üniversitelerin tavla şakırtıları arasında; gören bir göz, işiten bir kulak bir memleketin insanlarının nabzını tutabilir; o nabız hızlı mı atıyor, yavaş mı atıyor, yoksa ‘in­ter­mittance' mı var, doktor olmaya pek hacet kalmadan müşahadelerini yapar.” SAİT FAİK “İnsanlar bugün toplu halde yaşamaktan ve birbirleriyle ilişki kurmaktan eskiden olduğu kadar zevk almıyor. Yaşamlarını daha çok ‘özel' olarak sürdürmek istiyorlar. Her şeyi özel bir etkinlik olarak görmekten yanalar. Dostlarıyla görüşmek için partiler veriyorlar. İlişkilerini kahvelerin normalliği içinde yaşamaktan kaçınıyorlar. Böyle olunca da politize olmaları, ekonomiyle, toplumsallıkla iç içe geçmeleri güçleşiyor. Buna karşılık da çok hızlı bir şekilde yaşanıyor ve tükeniyor ilişkiler…” GERARD GEORGE LEMAİRE
  • Cem Sökmen
    insan sesi mp3 - Türkçe
    34 Ayrım
    420,12 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Serap Türksoy
    "Gerçekten o devirde kahve akademinin, meslek cemiyetinin, kulübün, salonun, fikir ve sanat meclisinin bütün vazifelerini küçük tahta masalarının etrafında elinden geldiği kadar yapıyordu. O zaman anladım ki, biz bir kahve milletiyiz. Köyde kahve, mahallede kahve, mektebin önünde, cezvesinde bütün milli ve dini şuuru pişiren, ibriğinde kolektif vicdanı demlendiren, tezgahın dibinde halkı ve münevveri birbirine kenetleyen, iptidai olduğu için basit, fakat ananesi olduğu için derin ve canlı, tek ve tam bir cemiyet mihrakıdır." PEYAMİ SAFA "Kıraathaneye gitmemiş bir üniversitelinin tahsilini yarım sayarım. Bu dekansız, doçentsiz, bütçesiz, fakültesiz tamamen muhtar üniversitelerin tavla şakırtıları arasında; gören bir göz, işiten bir kulak bir memleketin insanlarının nabzını tutabilir; o nabız hızlı mı atıyor, yavaş mı atıyor, yoksa ‘in­ter­mittance’ mı var, doktor olmaya pek hacet kalmadan müşahadelerini yapar.” SAİT FAİK “İnsanlar bugün toplu halde yaşamaktan ve birbirleriyle ilişki kurmaktan eskiden olduğu kadar zevk almıyor. Yaşamlarını daha çok ‘özel’ olarak sürdürmek istiyorlar. Her şeyi özel bir etkinlik olarak görmekten yanalar. Dostlarıyla görüşmek için partiler veriyorlar. İlişkilerini kahvelerin normalliği içinde yaşamaktan kaçınıyorlar. Böyle olunca da politize olmaları, ekonomiyle, toplumsallıkla iç içe geçmeleri güçleşiyor. Buna karşılık da çok hızlı bir şekilde yaşanıyor ve tükeniyor ilişkiler…” GERARD GEORGE LEMAİRE

Sayfalar