Odada çıt çıkmıyordu. Her iki erkek de derin derin düşünüyordu. Derken adı Bay X olan ayağa kalktı. Dolaşmaya başladı. Odayı üç-beş kez bir baştan bir başa gidip geldikten sonra arkadaşının karşısında durdu.
"Bak dostum Partal," dedi. "Seni çocukluğumdan beri tanırım. Sana yardım edebilmeyi çok isterim. Ama benim ne yapabileceğimi düşünüyorsun?" (Kitabın içinden)
Hayrettin Bey parkın güneşte kalmış sıralarından birinde oturuyordu. Binbaşı olmuş, sonra da Yarbay olmuştu. Artık emekliye ayrılmış ve hayatı durağanlaşmıştı. Hayatını çocuklara adamıştı. Çocukları çok seviyordu. Kurtuluş Savaşından tarihi anılarla dopdolu bir roman...
Bir taraftan çocuklara iyiyi, doğruyu ve güzeli sevdirmeyi, olumlu değer yargılarıyla donatmayı, diğer taraftan, toplumla barışık yararlı bir insan olması için yapıcı ve uyumlu bir kişilik geliştirmeyi amaçlayan duygusal bir öykü.
Çocuk Kalbinin başlıca amacı, yarının büyükleri olacak çocuklarımızı "iyiye - güzele - doğruya " yöneltmek ve onları "iyi insan - iyi vatandaş " olarak aileye , topluma ve insanlığa kazandırmaktadır. Çocuk Kalbi 'nin değerini ve önemini , yapıtı Fransızca'ya "Grands Coeurs - Büyük Kalp " adıyla çeviren A. Piazzi'nin ön kapaktaki sözleri ile Almanca'ya çevirenin aşağıya aldığımız düşünceleri çok güzel özlü olarak belirtmektedir.
Üçüncü sınıfa giden Enrico bir günlük tutmaya başlar. Bu sınıfta yeni bir öğretmeni, yeni arkadaşları vardır. Enrico kısa sürede sınıftaki her çocuğun farklı bir hikâyesi olduğunu keşfeder. Bazılarının ailesi çok zengin, bazılarının ailesi ise çok fakirdir. Enrico defterine yazdıkça, okulda sadece dersleri değil hayatı da öğrenmeye başladığını fark edecektir.