Eserlere Göre Listeleme

Toplam 7478 sonuçtan 1781 - 1790 arası görüntüleniyor.
  • Füruzan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    9 Ayrım
    151,85 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Şebnem Ulusan
    “Sesi Olmayan Türkü”de Füruzan, masalsı bir güzel kızın yitimiyle yakılmış bir türküyü hikâye ediyor. Turizmin yeni yeni geliştiği dönemlerde bir tatil kasabasında yaşanmış trajik bir aşk öyküsü bu. Kasaba yazlıkçılarından Varnalıların göz alıcı kızının etrafında dönen öyküde toplumsal gelişmelerin sancısı ve kültürel çatışmalar ustalıkla işleniyor. “Varoşlarda” öyküsündeyse “kentlerin kenti” diye anılan bir büyük kent çöplüğündeki barakada yaşayan bir adamla oğlunun ölümcül çaresizliği Füruzan’ın yalın anlatımıyla dokunaklı bir öyküye dönüşüyor. Yoksulluk, yoksunluk, güzellik, sevgi, tutku, sınıfsal ve kültürel çatışma, bireysel ve toplumsal dram... Hepsi Füruzan’ın yarattığı sarsıcı öykülerde vücut buluyor. Kitaba adını veren öykü “Akim Sevgilim”, teyzeleri Mihriban ile Keriman arasında kalmış Gönül adlı kızın gözünden anlatılıyor. Cumhuriyet’in ilk yıllarında Erenköy’de bir köşkte üç kız kardeş arasında yaşanmış kıskançlıklar, çatışmalar ve kırık bir aşkın hikâyesi “Akim Sevgilim”. Soylu ve varlıklı ailenin kızı, “küçük teyze” Keriman’ın genç bir göçmenle, bahçıvan Akim’le yaşadığı gizli ilişki aileyi çekip çeviren büyük teyze Mihriban tarafından bozulur. Tutkulu bir sevda kasvetli bir aile çatışmasının kurbanı olunca umutlar söner ve yerini derin öfke kaplar. “Ne kadar da güzel, yakışıklı, çalışkan, becerikli genç bir adamdı o. Düşünsene, Keriman Teyzemi çiçekler ecesi yapmıştı. Okşamış, öpmüş, sevmişti. Kaç bin kez öpmüştü o güzel ağzıyla. O her buseden sonra şarkısını tekrarlıyordu, ‘Akim sevgilim’ diyerek. Sesi yaz bahar esintisi oluyordu. Havanın sıcağı gibi titreşiyordu aralarında. Sevişmelerinin, sarılışlarının buharı nasıl da amberliydi.”
  • Faruk Nafiz Çamlıbel
    insan sesi mp3 - Türkçe
    3 Ayrım
    58 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Cevahir Kakaviçoğlu
    Akın, konusunu İslamiyet öncesi Türk Tarihinden almakta­dır. Anayurt’taki iç denizin kuruması olayı, şiir-piyes biçiminde, destan olarak anlatılmaktadır
  • M. Turhan Tan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    282,11 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ömer Yılmaz
    Bütün bir Avrupa için akın,rüyalarda görünen korkunç ejderhaların,insan kılığına bürünen devlerin atlı,palalı ve Türk Börkü giyen canlı bir örneğinden başka bir şey değildi.Onların Türkçe konuşmalarına,Türk olduklarının söylenmesine rağmen Türkten başka bir mahluk oldukları zanolunurdu. Türk;gönül almayı,düşmüşlere el uzatmayı;ezileni korumakiçin ezilmeyi göze almayı bilen centilmen bir milletti..Akıncıların,yüzü kalkan,dili kılıç,eli mızraktı. Yalnız boyun eğdirmek ister ve eğilmeyen boyunları koparıp geçerdi.
  • Fikret Başkaya
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    744,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tarayan: Suat Kadan
    'Türkiye tarihinin hiçbir aşamasında bir 'aydınlanma dönemi' yaşanmadı. Bunun başlıca iki nedeni vardı: Birincisi, geleneksel hakim sınıflardan bağımsız 'modern sınıflar' sahneye çıkıp, kendi toplumsal projesini dayatmadı. Bizde modern toplumun temel sınıfı olan kapitalist sınıf da devlet serasında yetişti, yetiştirildi. Böylesi bir kapitalist sınıfın, burjuvazi deyin, kimliği ve kişiliği olamazdı. Vesayet altında büyüdü ve vesayet altında kalmaya devam etti, ediyor. 'İkincisi: Cumhuriyetin yarı-sömürge bir imparatorluğun adamları tarafından ve bir darbeyle kurulması, birçok üçüncü dünya ülkesinden farklı olarak, bir anti-sömürgeci, anti-emperyalist bilincin ve mücadele geleneğinin oluşmasını da engelledi. İşte bugün karşı karşıya olduğumuz tablo, bu iki olumsuzluğun diyalektiği olarak tezahhür ediyor. Her şey devlette başlayıp devlette bitiyor. 'Kutsal devlet' dışında hiçbir şeyin yaşamasına izin verilmiyor. Her şey kutsal devleti için yapılıyor ve toplum sınıfları en iyi koşullarda devlet tarafından sahnelenen oyunda figüran olarak kullanılıyor.
  • Mihaly Csikszentmihalyi
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    402,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    ağımızda yaşayan ortalama bir insanın sahip olduğu lüks ve konfora yüz yıl öncesinin kral ve kraliçeleri bile sahip değildi. Ancak tüm bu konfor artışına ve reel milli gelirlerin birkaç katına çıkmasına rağmen mutluluk oranları değişmiyor. Sayısız bilimsel araştırma paranın, daha lüks ve daha konforlu bir hayatın mutluluk getirmediğini net bir şekilde ortaya koymuş durumda. O zaman insanı gerçekten mutlu eden nedir? Yaşam kalitemizi ve hayattan aldığımız tadı artıracak bir yöntem var mı? Dünyaca ünlü Akış teorisi, insanın gerçekte nasıl mutlu olacağını açık bir biçimde ortaya koyuyor. Mutluluk kontrolsüzce bir haz arayışından değil, bilinçli bir adanmışlıktan geçiyor. Diğer bir deyişle; Akış deneyiminden. Akış deneyiminin ne olduğunu açıklayan ve bu deneyimi nasıl yaşayabileceğimizi sayısız örnekle bize sunan bu kitap, Akış teorisinin sahibi Prof. Dr. Mihaly Csikszentmihalyi'nin mutluluğu araştırmaya adanmış 25 yıllık çalışmasının bir sonucudur. AKIŞ: Mutluluk Bilimi kitabı, akademik dünyayla birlikte yaşamına değer katmak, hayatı daha derinden keşfetmek ve öz farkındalığını artırmak isteyen herkes içindir. Mutluluğun gerçekten de bir sırrı var.
  • Pınar Kür
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    863,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Pınar Kür, öykülerini bir yapı ustasının dikkatiyle kuran yazarlarımızdan. Edebiyatın her şeyden önce bir yapı sorunu olduğunu bilen, dağınık anlık izlenimlerin kolay şiirselliğine kendini kaptırmayan bir kurgu ustası. Akışı Olmayan Sular adlı bir kitabındaki öykülerinde Pınar Kür'ün getirdiği şiirsellik, özellikle öyküler okunup bitirildikten sonra tadına varılan bir kusursuzluktan kaynaklanır. Pınar Kür'ün öykülerini okuduğunuzda yalnızca belli öykü kişilerinin aşklarına giren bir yazarlık çabasına tanık olursunuz. Onun öykülerinin en belirgin özelliklerinden biri de zamana karşı dayanıklılıktır
  • Pınar Kür
    insan sesi mp3 - Türkçe
    26 Ayrım
    446 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Çiğdem Korkmaz
    Pınar Kür, öykülerini bir yapı ustasının dikkatiyle kuran yazarlarımızdan. Edebiyatın her şeyden önce bir yapı sorunu olduğunu bilen, dağınık anlık izlenimlerin kolay şiirselliğine kendini kaptırmayan bir kurgu ustası. Akışı Olmayan Sular adlı bu kitabındaki öykülerinde Pınar Kür'ün getirdiği şiirsellik, özellikle öyküler okunup bitirildikten sonra tadına varılan bir kusursuzluktan kaynaklanır. Pınar Kür'ün öykülerini okuduğunuzda yalnızca belli öykü kişilerinin aşklarına, acılarına, yaşamlarına değil, iyi edebiyat alanına giren bir yazarlık çabasına tanık olursunuz. Onun öykülerinin en belirgin özelliklerinden biri de zamana karşı dayanıklılıktır. `1984 Sait Faik Öykü Ödülü'nü kazanan Akışı Olmayan Sular'ın yeni basımını kıvançla sunuyoruz.
  • Zygmunt Bauman
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    5,47 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Zygmund Bauman
    insan sesi mp3 - Türkçe
    30 Ayrım
    438,84 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Zeynep Fırıncıoğulları
    Bu kitap, buz üstünde güvende kalabilmek için sürekli büyük bir hızla oradan oraya koşturmak zorunda kalan insanlara yazılmış bir kitap. Akıcılaşan, katı ve durağan hiçbir şeyin kalmadığı bir yaşam içinde kalıcı anlamlar arayan insanların başucunda tutacağı bir eser. Dünya üzerinde her insanın yakıcılığını hissettiği savaşlar, kitlesel göçler, çevresel tahribatlar gibi küresel sorunlar karşısında kendisini aciz hissedenlerin, bu yaşamı kavramasına yardımcı olacak öneriler ve yorumlarla dolu. En önemlisi de dünyayı insanlık için daha yaşanılabilir bir yere dönüştürme olasılığını yeniden masaya yatıran bir girişim… Bauman bu eserde bizleri gezegenin sorunlarına yerel çözümler getirerek zaman kaybetmek yerine, küresel bir sorumluluk almaya çağırıyor. İnsanların küresel ölçekte yarattıkları etkileşim ağıyla bu sorunların aşılabileceğini söylüyor. Kamusal alanın tartışmaların, yüzleşmelerin ve uzlaşmaların sürdürüldüğü bir diyalog zeminine dönüşmesi gerektiğini söyleyen Bauman, ulus-devletlerin tahakkümüyle kurulacak bir kamusallığın küresel sorunlara çözüm getiremeyeceğini belirtiyor. Ona göre yaşadığımız akışkan toplum kalıcı barışı ve huzuru ancak herkesin birbiri için sorumluluk aldığı, birbiriyle ilgilendiği ve birbirlerinin sorunlarına politik çözümler sunduğu bir zeminde tesis edebilir. Bunun ilk adımıysa artık fırtınalardan korunabileceğimiz ve sadece bize has bir sığınağın olmadığını fark etmekten geçiyor. İşte Bauman bu eserle okurlarına her an sezdikleri, şüphe duydukları ve iliklerinde hissettikleri bir çaresizliği anlamlandırıp ona karşı önlemler almanın araçlarını sunuyor…
  • Zygmunt Bauman
    insan sesi mp3 - Türkçe
    33 Ayrım
    576,24 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: İlknur Selimoğlu
    Akışkan Modernite’de, yaygın olarak “postmodernite”, daha az oranda da “geç modernite”, “yüksek modernite” veya “ileri modernite” gibi şekillerde isimlendirilen olguyu ele alıyor Bauman. Aydınlanma sonrası yükselen rasyonel, hedefleri ve yolu belli, öngörülebilir, özgüvenli, katı modernitenin karşısına belirsiz, tekinsiz, güvencesiz bugünü anlamak için kendi kuramsal çerçevesini, akışkan moderniteyi koyuyor. Bunu da ancak kendi düzeyindeki birinin altından kalkabileceği biçimde yapıyor: Aynı metnin içinde bir yanda Platon, Marx, Weber, Huxley, Orwell, Bourdieu, Sennett var, bir yanda tüketim toplumu, kapitalizm, cep telefonları, alışveriş merkezleri, göçmenler, mülteciler, sanal dünya... 1925 doğumlu Bauman, 20. yüzyılı da, 21. yüzyılı da görmüş ancak ilgisinin canlılığını, gencecik, taptaze yaklaşımını hiç kaybetmemiş. Ve hiç şüphe yok ki, gözlerimizin önünden akan hayatı, yaşadığımız dünyayı anlamlandırmada en güvenilir kılavuzlardan biri, aynı zamanda kendini merakla dinleten eğlenceli bir yol arkadaşı. (Tanıtım Bülteninden)

Sayfalar