Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2248 sonuçtan 1861 - 1870 arası görüntüleniyor.
  • Buket KOÇYİĞİT OCAK
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    253,17 KB
    Eser Türü: Makale
    Biyolojik, sosyal ve psikolojik bir deneyim olarak tanımlanan ağrı, multidisipliner yapısı gereği hemen hemen her kültürde yaygın bir sorundur. Yüksek ağrı duyarlılığının, ağrının kronik hale gelmesinde önemli bir rolü olduğu bilinmektedir. Ağrı duyarlılığı ile ilişkili sosyal ve psikolojik risk faktörlerinden birkaçı; çocukluk çağı olumsuz yaşantıları, yetişkin güvensiz bağlanma stilleri, reddedilme duyarlılığı ve kaygı olarak belirlenmiştir. Bu çalışmanın temel amacı; çocukluk çağı olumsuz yaşantıları, yetişkin kaygılı bağlanma stili ve yetişkin kaçıngan bağlanma stili ile ağrı duyarlılığı arasındaki ilişkide reddedilme duyarlılığı ve sürekli kaygının aracı rollerini belirlemektir. Araştırmanın örneklemi 18-63 yaş arası (yaş ortalaması=29.50, SS=10.29) 252 kişiden (182 kadın, 70 erkek) oluşmaktadır. Katılımcılardan; çocukluk çağı olumsuz yaşantılarına maruziyeti belirlemek üzere Çocukluk Çağı Olumsuz Yaşantılar Ölçeği (ÇÇOYÖ), bağlanma stillerini belirlemek üzere Yakın İlişkilerde Yaşantılar Envanteri-2 (YİYE-II), reddedilme duyarlılığını belirlemek üzere Yetişkin Reddedilme Duyarlılığı Ölçeği (YRDÖ), ağrı duyarlılığını belirlemek üzere Ağrı Duyarlılığı Anketi (PSQ-T) ile kaygı puanlarını belirlemek üzere Durumluk ve Sürekli Kaygı Ölçeklerinin (STAI-S, STAI-T) doldurulması istenmiştir. Analiz sonuçları, çocukluk çağı olumsuz yaşantıları ile ağrı duyarlılığı arasındaki ilişkide, reddedilme duyarlılığı ve sürekli kaygının aracı etkisine dair modelin anlamlı olduğunu göstermiştir. Bu sonuç; çocukluk çağı olumsuz yaşantılarındaki artışın yüksek reddedilme duyarlılığı ve yüksek sürekli kaygı üzerinden ağrı duyarlılığındaki artış ile ilişkilendiğini göstermektedir. Diğer yandan, yetişkin kaygılı bağlanma stili ile ağrı duyarlılığı arasındaki ilişkide reddedilme duyarlılığı ve sürekli kaygının aracı etkisine dair modelin anlamlı olduğu bulunmuştur. Bu sonuç; yetişkin kaygılı bağlanma stilindeki artışın yüksek reddedilme duyarlılığı ve yüksek sürekli kaygı üzerinden ağrı duyarlılığındaki artış ile ilişkilendiğini göstermektedir. Analiz sonuçlarına göre, yetişkin kaçıngan bağlanma stili ile ağrı duyarlılığı arasındaki ilişkide reddedilme duyarlılığı ve sürekli kaygının aracı etkisine dair modelin anlamlı olduğu bulunmuştur. Bu sonuç; yetişkin kaçıngan bağlanma stilindeki artışın yüksek reddedilme stilindeki artışın yüksek reddedilme duyarlılığı ve yüksek sürekli kaygı üzerinden ağrı duyarlılığındaki artış ile ilişkilendiğini göstermektedir. Son olarak, sonuçlara dair limitasyonlar ve gelecek çalışmalara dair öneriler paylaşılmıştır.
  • Simay Yılmaz
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    157,55 KB
    Eser Türü: Kitap
    Amaç: Bu çalışmanın amacı evli bireylerin çocukluk çağı travma düzeyleri ile evlilik doyumları arasındaki ilişkide duygu düzenleme güçlüğünün ve stresle çift olarak baş etme düzeyinin aracı ilişkisini ele almaktır. Bunun yanı sıra söz konusu kavramlar arasındaki ilişkileri incelemek ve farklı sosyodemografik değişkenler açısından ele almak amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışmanın örneklemi yaşları 18-65 yaş aralığında değişen 37.49±10.50 ortalamaya sahip 296’sı kadın 98’i erkek olmak üzere toplam 394 evli bireyden oluşmaktadır. Çalışmada Çocukluk Çağı Travmaları Ölçeği, Evlilik Yaşamı Ölçeği, Duygu Düzenlemede Zorluklar Ölçeği, Stresle Çift Olarak Baş Etme Envanteri kullanılmıştır. Veri analizinde, bağımsız gruplar ttesti, tek yönlü Anova analizi, Pearson korelasyon analizi, basit doğrusal regresyon analizi ve PROCESS aracı etki analizi uygulanmıştır. Bulgular: Çalışmanın sonuçlarına göre çocukluk çağı travma düzeyleri duygu düzenleme güçlüğünü pozitif yönde; stresle çift olarak baş etme düzeyini negatif yönde yordamaktır. Çocukluk çağı travma düzeyleri ve duygu düzenleme güçlüğü evlilik doyumunu negatif yönde; stresle çift olarak baş etme düzeyi evlilik doyumunu pozitif yönde yordamaktadır. Çocukluk çağı travma düzeyleri ile evlilik doyumu arasındaki ilişkide duygu düzenleme güçlüğünün ve stresle çift olarak baş etmenin kısmi aracı rolü bulunmaktadır. Sonuç: Evli bireylerde çocukluk çağı travma düzeyleri, duygu düzenleme güçlüğü ve stresle çift olarak baş etme düzeyi, evlilik doyumunun yordayıcıları olarak bulunmuştur. Ele alınan aracı modellerde çocukluk çağı travma düzeyi ile evlilik doyumu ilişkisinin açıklanmasında duygu düzenleme güçlüğünün ve stresle çift olarak baş etmenin aracılık ettiği ortaya konmuştur.
  • Simay Yıldız
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    157,55 KB
    Eser Türü: Makale
    Evli bireylerin çocukluk çağı travma düzeyleri ile evlilik doyumları arasındaki ilişkide, duygu düzenleme güçlüğünün ve stresle çift olarak baş etme düzeyinin aracı rolünü incelemeyi amaçlamaktadır.
  • DİLARA KAZANCI
    metin
    1 Ayrım
    212,02 KB
    Eser Türü: Kitap
    Bu çalışmada çocukluk çağı travmalarının kırılgan ve büyüklenmeci narsisizmle ilişkisi ele alınmıştır. Bu ilişkide bireysel özellikler, aleksitimi ve beden algısının rolü araştırılmıştır. Bu amaç doğrultusunda yaşları 18 ile 66 arasında değişen 814 katılımcıya yer verilmiştir. Araştırmada nicel yöntemler kullanılmıştır. Araştırmada çocukluk çağı travmaları ile patolojik narsisizm arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu ve bu ilişkide aleksitimi ve beden memnuniyetinin kısmi aracı etkisi olduğu görülmüştür. Araştırmada beden algısının davranışsal (beden modifikasyonları), bilişsel (nesnelendirilmiş beden bilinci) ve duygusal (beden memnuniyeti) boyutlarının düzenleyici rolü olduğu görülmüştür. Beden algısının davranışsal boyutunun (beden modifikasyonları) çocukluk çağı travmaları ile patalojik narsisizmin alt boyutu olan kendini feda özelliği arasında düzenleyici rolü vardır. Beden algısının bilişsel boyutunun (beden utancı ve beden gözetimi) beden memnuniyeti ile patolojik narsisizmin farklı alt boyutları arasında düzenleyici vardır. Beden utancının, beden memnuniyeti ile patolojik narsisizmin dört alt boyutu (kırılgan narsisizm, kırılgan kendilik, fark edilmeye yönelik beklentiler ve kendini feda) arasında düzenleyici rolü vardır. Beden gözetiminin beden memnuniyeti ile fark edilmeye yönelik beklentiler arasında düzenleyici rolü vardır. Beden algısının duygusal boyutunun (beden memnuniyeti) aleksitimi ile kendini feda arasında düzenleyici rolü vardır. Sonuç olarak çocukluk çağı travmaları ile narsisizmin alt boyutları, beden memnuniyeti ile narsisizm alt boyutları ve aleksitimi ile narsisizm alt boyutları arasındaki ilişkilerde beden algısının davranışsal, bilişsel ve duygusal boyutlarının düzenleyici rolü olduğu ortaya konmuştur. Araştırmadan elde edilen sonuçlar bireylerin beden algısının karmaşık ve önemli rolüne işaret etmektedir. Beden algısının bir ipucu olarak ele alınarak değerlendirilmesinin, eş tanı olasılığının ortaya çıkarılması ve bütüncül bir tedavi planlaması yapılabilmesi için destekleyici nitelikte olacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Çocukluk Çağı Travmaları, Narsisizm, Aleksitimi, Beden Algısı, Bireysel Özellikler
  • SELEN BOSTANCI
    metin
    1 Ayrım
    93,54 KB
    Eser Türü: Kitap
    Bu çalışmada, kişilerin çocukluk çağı travmatik yaşantıları ile narsisizm türleri arasındaki ilişkide kişilerarası sorunların rolünün araştırılması amaçlanmaktadır. Türkiye’deki örneklemle yürütülmüş kişilerarası ilişkiler ve narsisizm türleri arasındaki ilişkinin incelendiği az sayıda çalışma olduğu görülmüştür. Kişilerarası problemlerin ve erken dönem yaşantıların, narsisizm patolojisine olan rolünün ortaya konması adına literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Çocukluk çağı travmaları ve narsisistik boyutlar kişilerarası problemler arasındaki ilişkiden yola çıkılarak, bu araştırmanın ana sorusu “Çocukluk çağı travmaları ile büyüklenmeci ve kırılgan narsisizm arasında kişilerarası problemlerin aracılık rolü var mıdır?” olarak belirlenmiştir. Çalışmanın örneklemi, kolay ulaşılabilir durum örneklemesi ile ulaşılan, yaşları 22-65 arasında değişen 351 katılımcıdan oluşmaktadır. Veriler Google Forms aracılığıyla çevrimiçi ortamda toplanmıştır. Çevrimiçi ölçüm araçları katılımcılara kolay erişilebilir örnekleme metoduna uygun olarak sosyal medya ve eposta gruplarına yapılan duyurular aracılığıyla ulaştırılmıştır. Çalışma katılımcıları için psikiyatrik tanı almak ve psikiyatrik ilaç kullanıyor olmak dışlama ölçütüdür. Araştırma verileri, Sosyodemografik Bilgi Formu, Çocukluk Çağı Travmaları Ölçeği, Kişilerarası Sorunlar Ölçeği ve Patolojik Narsisizm Ölçeği aracılığıyla çevrim içi ortamda toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) v.25.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Değişkenler arasındaki ilişkileri Pearson korelasyon analizi ve hiyerarşik çoklu regresyon analiziyle incelenmiştir. Kişilerarası sorunların çocukluk çağı travmaları ve narsisizm türleri arasındaki ilişkideki aracı rolünü test etmek için PROCESS eklentisi kullanılmıştır. Bulgular kişilerarası sorunlardan Dominant/Kontrolcünün duygusal istismar ve büyüklenmeci narsisizm arasındaki ilişkide, Dominant/Kontrolcü ve Sosyal Çekinikliğin ise duygusal istismar ile Kırılgan Narsisizm arasındaki ilişkide aracı rolü olduğunu göstermiştir. Kişilere uygulanan envanterler öz bildirimine dayalı ve online olarak katılım gösterdikleri düşünüldüğünde, katılımcıların envanterdeki maddelere yanlı olarak cevap verebileceği araştırmanın sınırlılıklarından biridir. Araştırma bulguları ilgili literatür çerçevesinde tartışılmış, çalışmanın sahip dolduğu sınırlılıklarla birlikte gelecek çalışmalar için öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Çocukluk Çağı Travma, Duygusal İhmal Ve İstismar, Kişilerarası Problemler, Narsisizm. 
  • Norah Lange
    insan sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    205,46 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ece Günal
    Bazen geçmişi özlerim; minik minik, basit şeyleri, en naif olayları hatırlatan bir nostalji duygusu sarar beni. Cumartesi akşamlarını büyük bir özlemle hatırlarım; işte o zaman hissettiğim saflık ve sevgi duygusu, daha güzel bir çocukluk geçiremeyeceğimden emin olmamı sağlar. Norah Lange’nin Arjantin kırsalı ve Buenos Aires’te ailesiyle geçirdiği çocukluk ve ilkgençliğinden kâh dokunaklı kâh özlem dolu kesitler içeren Çocukluk Defterleri yazarın kişiliğini biçimlendiren bir geçmişi yansıttığı gibi 20. yüzyıl başı Arjantin toplumundaki yaşama ve cinsiyet rollerine dair de incelikli gözlemler sunar. Çocuklara özgü bir masumiyet ve yaratıcılığı belleğin gücüyle buluşturan Çocukluk Defterleri her devirden okurun özdeşlik kurabileceği bir anlatı.
  • Gülsüm Mehdiyev
    insan sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    226,36 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Gülçin Yaşar
    Bazen esen bir rüzgâr, duyulan bir koku ya da bir melodi kişiyi çocukluğundaki bir ana götürebiliyorsa eğer, bütün bunlar çocukluk tecrübelerinin insanın duygu boyutundaki önemine işaret eder. Duygular asla yok olmaz; konuşmamak, hatırlamamak, düşünmemek yok etmez duyguları. Öyleyse, çocuğun beden ve beyin gelişimi kadar duygusal gelişimi de dikkate alınmalı. Çocukları geleceğimiz olarak görmek yerine bizim onların geçmişi olduğumuzu fark etmeliyiz. Onlar küçük yetişkinler değil, kendilerine has düşünce tarzı ve dünyayı algılama biçimi olan “çocuk insanlar”dır. Elinizdeki kitap, bir cümle ile ifade etmek gerekirse, insanın çocukluk haline duyulan saygının bir dışavurumudur.
  • Nilgün Ilgaz
    insan sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    72,62 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nilgün Ilgaz
    Yolunu kaybeden iki fok balığı, küçük bir koya sığınır. Yaşları birbirine yakın bir grup çocuk onları bulur. Kısa sürede dost olurlar ve oldukça keyifli günler geçirirler... Çocukluk Limanıma Sığınan Foklar, zor zamanlarda pekişen arkadaşlık ilişkilerini anlatıyor.
  • Elif Nur Aybaş
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    428,42 KB
    Eser Türü: Kitap
    2021 Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülü’ne değer görülen Elif Nur Aybaş, farklı yaşantılar arasında köprüler kuran olay örgüsüyle, varoluşsal durumları titizlikle irdeleyişiyle, duyguları matematiksel birer denklem gibi adım adım çözümleyişiyle, ama her şeyden çok dil işçiliğiyle dikkat çeken bir genç yazar. Çocukluk Ormanına Altı Olta’daki öykülerde tam olup bitenleri anladığımızı düşünürken birden sözcüklere dökülmemiş bir şeyin varlığını hissediyoruz, onun adını koyamıyoruz ama okumaya devam ettikçe metne yeni bir boyutun eklendiğine tanık oluyoruz. Böylece masumiyetiyle hatırladığımız bir dönem bizim için yeni anlamlar kazanıyor. Aybaş, ilk kitabında okuru çocukluğun tekinsiz ormanına çağırıyor, yalın bir bakış açısıyla rüyalara özgü bir imge yumağını çözüyor.   “Bir çocuğun büyüme serüveninden daha çok haz veren ne olabilir? Bütün alışkanlıkların, duyguların, keyiflerin en derinine kadar inmekten, incecik soyup bir cevheri çekirdeğine kadar katetmekten, bir hikâyenin incelikle döşenmiş yollarında bütün taşları keşfetmekten… Şimdi hayatlarını en mahrem dürtülerine, anlarına kadar didiklediğim bu insanların beni affetmelerini ummaktan başka çarem yok. Hafıza bir oyuncu yılan. Hilekâr bir meddah. Diri diri insanları alıp sonsuz bir ormana hapsediyor. Hafıza böyle hileli bir makine. Şimdi bu ormana dalmakla bir ihanete girişmişim gibi... Beni affedin çocuklar! Affetmenizi ummaktan başka çarem yok.”
  • Adem Güneş
    insan sesi mp3 - Türkçe
    26 Ayrım
    402 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Elif Didem Yıldırım
    Her çocuğun özünde, o çocuğun nasıl bir yetişkin olacağının şifrelerini barındıran ‘çocukluk sırrı’ vardır. Bu sır, çocuğun içinde ‘buyurucu bir iç kılavuz’ olarak, mütevazı bir sabırla, adım adım o çocuğun kişilik ve karakterini oluşturma mücadelesi verir. Yetişkinler ise, çocuğun özünde gerçekleşen bu ince yapılanmayı hesaba katmadan, kendilerince bir zoraki kişilik oluşturma gayreti içine girdikleri için, çocuk eğitiminde sorunlar yaşanıyor. Bu kitapta, çocuğun benliğini zarara uğratmadan, kişilik ve karakterini bozmadan, onlara nasıl rehberlik yapılacağını bulacaksınız... Başka bir deyişle, bu kitapta, Mevlana’ların, Hacı Bektaş’ların, Yunus’ların, Fatih’lerin nasıl yetiştiğinin sırlarını barındıran Anadolu Pedagojisi’ni bulacaksınız...

Sayfalar