Eserlere Göre Listeleme

Toplam 5194 sonuçtan 2031 - 2040 arası görüntüleniyor.
  • Alev Alatlı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    67 Ayrım
    1,55 GB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: FİGEN KAHRAMAN
    "Biz oyunu kaybetmedik, sadece vakit yetmedi." Alev Alatlı'nın 1992'de yayımlanan ve Türkiye'nin dönüşümlerini çözümleyen dörtlemesi "Or'da Kimse Var mı?" her kitabıyla geniş ve yoğun tartışmalara yol açmıştı. Dizinin ilk kitabı Viva La Murte'yi izleyen 'Nuke' Türkiye, Valla Kurda Yedirdin Beni! ve O.K. Musti Türkiye Tamamdır' ın ardından Alev Alatlı, Beyaz Türkler Küstüler aracılığıyla yirmi yıl sonra yeniden soruyor: "Orda Hâlâ Kimse Var mı?" Beyaz Türkler Küstüler'in başkişilerinden Mehmet Sedes, efsanevi Günay Rodoplu'nun trajik hikâyesini anlatan kişi, 70'li yılların TİP kökenli militanı. İkinci eşi Meral, aynı yılların THKP-C militanı; anneleri Mübeccel Atiye, '40'lı yıllardan, Behice Boran, Niyazi Berkes, Muzaffer Şerif Başoğlu'nun DTCF'den arkadaşı. Amiral bir eş, Prof. Ayhan Songar, Prof. Recep Doksat'la içli dışlı bir muhit; Mübeccel Atiye hocanın temsil ettiği "orijinal beyaz Türk" 1940'lı yılların "laik-hümanist" eğitiminin şekillendirdiği Nişantaşı-Ayvalık tipolojisi. Hasan Âli'nin, Yakup Kadri'nin idealleri uyarınca "insan zekâsının aslı Yunan'dadır" şiarı doğrultusunda, tüm enerjilerini "çağdaşlaşma" dedikleri ve fakat aslında Batı medeniyetine Yunan-Roma bacağından duhul etme çabasıyla beraber yasalarla vicdanları arasında kalıp bizar olan yurdum insanları ve onların günümüzdeki uzantıları...
  • Zeynep Doymuş, Yeliz Sazak
    insan sesi mp3 - Türkçe
    2 Ayrım
    4,38 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Itır Armağan Durukal
  • Bahadır Yenişehirlioğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    27 Ayrım
    430,79 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Zeynep Birinci
    Aşk bazen tetiğin çekilme anıdır... 12 Eylül'ün darbesini yemiş bir aile. Cezaevinde idamla yargılanan bir abi, geçirdiği felçten sonra yok hükmünde bir baba ve bu iki acı arasında kalakalmış bir anne. Ve ailesini derleyip toparlarken unutulmuş, ihmal edilmiş bir genç adam; Sarp. Acılarla, kayıplarla geçen gençlik yıllarından sonra, hangi pusula Sarp'a çıkış yolunu gösterecek? Bir yanda hiç ummadığı bir anda hanımaeli kokularıyla hayatına giren bir rehber, "Kıymetlim" dediği Ustası. Bir yandan kendini de Sarp'ı da aşkla yakan bir kartal; Jammer. Ve bu iki çekim merkezinin etkisinde Aşk'ın hallerini tecrübe ederken yeniden doğan Sarp. Aşk Çölü, Aşk Cephesi, Kanaviçe ve Kerime ile yakın tarihin acılarını en insani noktadan yakalayarak anlatan Bahadır Yenişehirlioğlu, Beyaz Usta Siyah Çırak'ta merceği bugüne taşıyor. Modern insanın en temel açmazlarından birini, hakikat arayışında savrulan bir genç adamın hikâyesini anlatıyor. Beyaz Usta Siyah Çırak, geçmişinden yorgun geleceğine hakiki bir yol arayan Sarp'ın hayal kadar şaşırtıcı ama gerçek hikâyesi.
  • Eugène Ionesco
    bilgisayar sesi mp3
    2 Ayrım
    43,20 MB
    Eser Türü: Kitap
    GERGEDANLAR (1959), SANDALYELER (1952) ve DERS(1951) gibi oyunlarıyla absürd tiyatronun en önemli figürlerinden olan Eugène Ionesco, insanlar arasındaki iletişimsizliği, dilin saçmalığını ve davranışların basmakalıplığını her düzlemde aktarmaya çalıştı. BEYAZ VE SİYAH işte bu çabanın bir başka ürünü olarak resim ile yazının eşzamanlı ilerlediği bir yapıta dönüşüyor. “Resim yapmayı bilmeyi gerçekten çok isterdim şimdi: Göstermeye çalıştığım şey sahiden ölüm ve yaşam.”
  • Karel Čapek
    insan sesi mp3 - Türkçe
    9 Ayrım
    230,15 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Bircan Bıyık
    Beyaz Veba’yı geçtiğimiz yıl, bu zamanlarda okuduğumuzu varsayalım. Şöyle derdik: “Čapek, antikahramanlar doğurmaya başlayan 20. yüzyıl dünya edebiyatının yanı başına masum mu, saf mı, zeki mi, çözemediğimiz bir trajik kahraman bırakır. Dünya barışını sağlama misyonunu üstlenmiş, Antik Yunan’ın dahi hekimiyle adaş bir doktoru, Dr. Galen’i... Tüm dünyaya yayılmış ölümcül hastalığın tedavisini bulan Galen, tedaviyi tek şartla açıklayacağını duyurur. Dünya devletleri evrensel ve sonsuz barışı kabul ettiğinde... Böylece beyaz hastalık barışın alegorisine dönüşür. Faşizmin anlamsızlığını, ekonomik temellerini apaçık göstermek isteyen Čapek, savaşın yol açtığı yıkımın yanına, ırk, din, millet ve sınıf ayrımı gözetmeyen salgın hastalığı yerleştirerek, insanlığı nasıl yaşamak istediği yönünde bir seçimle karşı karşıya bırakır.” Ama biz başyapıt niteliğindeki bu tiyatral romanı okumayı az evvel bitirdik. Eserin, yukarıda uzun uzun anlattığımız konusunu artık tek sözcükle özetleyebiliriz: Kehanet! Pandeminin hayatımıza girdiği günden bu yana aklı başında herkes aşağı yukarı şöyle düşündü: “Hastalığın tedavisi bulunur ama faşizmin aşısı yok.” Dünyayı saran pandemi tanrısal bir güçle dünyayı şaşkına çevirdi. Önceleri #evdekal’ırken ekranlardan, insansız sokaklarda dolaşan hayvanları, nefes almayı hatırlayan gökyüzünü, kendini yıkayan denizleri seyrettik. Doğayla, birbirimizle, kendimizle barışmamız gerektiğini dillendirdik, dayanışma çağrıları yaptık. Bekledik. Ölmüş insanlığın dirilmesini, arsızca her yerde biten bencil otunun çürümesini. Derken, işsizlik, yoksulluk, şiddet, savaş çağrıları, fırsatçılık, ölümler arttı, aklımızı tutmaya ya da yitirmeye başladık. Doktorları, doktorluğu, sağlığı, hastalıkla siyasetin birbirinden ayrılamayacağını hatırladık. Karel Čapek’in Beyaz Veba’sı pandemi sürecinde yaşadığımız tüm halleri içeriyor, bize bizi seyrettiriyor... Faşizmle salgın arasında bağ kuramayanlara şiddetle tavsiye edilir..
  • Aysun Öner
    insan sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    794 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Olcay Mağden
    İşyerinde Cinsel Yönelim Ayrımcılığı ve Mücadele Stratejileri Eşcinseller, beyaz yakalı meslek alanlarında ayrımcılıkla karşılaşıyor, yıldırılıyor, cinsiyet yönelimlerini saklamak zorunda kalıyorlar. Kitap, bu ayrımcılığın kaba ve “incelmiş” yöntemlerini görmemizi sağlıyor.
  • Sarp Mogan
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    304,10 KB
    Eser Türü: Kitap
    Parıltılı üniversite diplomanız, her geçen sene daha da göz kamaştırıcı hale gelen CVniz, sizi her fırtınadan sağ çıkaracak hırslarınız ve ideallerinizle başarı merdivenlerini birer birer tırmanırken bir anda kanser olduğunuzu öğrenseniz ne yapardınız? "Ölümcül bir hastalığınız var. İyileşmek için tek seçenek olarak size önce radyoaktif maddeler yükleyip sonra da kurşunla kaplı bir kutunun içine koyacağız. Bir köşede tuvaletiniz olacak: kurşun bir tuvalet. Ve özel ambalajlar içerisinde günde üç öğün yemeğiniz de hazır olacak. Yemek atıklarınız ise astronot kıyafetli adamlar tarafından toplanıp imha edilecek. Kurşun bir kutunun içinde, sadece birkaç hafta sabredeceksiniz."Durun bir dakika! Bunu planlamamıştınız… Kariyerinin en parlak zamanlarından, tam da iki sene içinde genel müdür, beş sene içinde C-Level Yönetici, ondan sonra da artık kısmette hangi mevki varsa o olmayı hedeflerken kendisine konulan hastalık teşhisiyle hayata bakışı değişen Sarp Mogan, tamamen kurşunla kaplı birkaç metrekarelik bir odada yazdığı bu kitapta, mutluluğun parlak bir kariyerle tanımlandığı günümüz iş hayatının pratiklerini mercek altına alıyor, "okullarda öğretilmeyen kirli başarı reçetelerini" bir bir ortaya döküyor. Sen artık sen değilsin. Sen artık bir ürünsün. Kendini bir ürün gibi görmezsen kariyer yapmayı unut gitsin. Kariyer yapmak, asla ve asla kendin olmamak demektir. Bir roldür. Bir markalaşma, pazarlama ve halkla ilişkiler çalışmasıdır. Üzülme. Yaz tatilinde anneannenin yazlığında kayısı marmelatlı katmer yerken parmak arası terliğinle kendin olabilirsin. Yılda beş-altı gün ama, daha fazla değil. Kalan 360 gün bize lazımsın. Sarp Mogan, insanların yaşadıkları muhitin kalitesi, kullandıkları arabanın modeli ve banka hesaplarındaki rakamlar kadar varolduğu bir dünyada zirvelere tırmanmak için hangi yolları izleyeceğimizin, nelerden vazgeçeceğimizin ve bu yolculukta "neye" dönüşeceğimizin bir resmini çiziyor.
  • Demet Kaytan
    metin
    3 Ayrım
    8,33 MB
    Eser Türü: Kitap
    "Nefes alacak halim yokken, nefes olacaklarım vardı. Müebbet ömür biçilmişçesine, kendi hakkımda hüküm veremiyordum. Sayılı günler olan hayattan, sonsuz mutluluk bekledim. Oysa sonsuzluk garanti edilemezdi. Bu yüzden hayatta güvenmediğim tek şey; yarınlarımdı. Şimdi, gün yüzü görmemiş hayallerime akıyordu gözyaşlarım, yarınlarım için ağlıyordum. Müebbet yarınlarım…" Hayattan çok şey beklemiyordu Zelal. Büyük hayalleri yoktu. Clark Gable bakışlı bir aşkı vardı. Tek istediği o şarkının bir ömür boyu kulaklarında yankılanmasıydı. Ama Zelal'in alın yazısı farklıydı, ne yaptıysa değiştiremedi. Kader dedikleri bu olsa gerekti. Oysa Zelal mucizelere inanırdı. İnsanın kaderini mucizeler değiştirebilirdi... Koca bir ömür, hayatı beyaz bir yalanın kanatlarında savruldu. Ne yere düşüyordu ne göğe ulaşıyordu. İşte o zaman anladı ki etrafında bu kadar ölen varken, yaşayan biri için ağlıyorsa gözleri, o aşk değildi; terk edilişti. Ağlatan her şey bir gün onu terk edecekti ve aşk bir rüyaydı, uyumadan göremezdi... Bazen yarım kalmışlıklarımız gerçeğimiz olur. Bazen de tek gerçeğimiz kendimize söylediğimiz yalanlardır. Temizliğine aldanmayın, beyaz renkten her şey olur. Başörtü de olur duvak da, gelinlik de olur kefen de, en acısı da Beyaz Yalan olur… Tehlikeli renktir beyaz. Zelal'in duygularını damla damla yüreğinize düşürecek, soluk soluğa okuyacağınız farklı bir Demet Kaytan romanı... Bu kitabın tüm geliri Demet Kaytan tarafından TOFD'ne bağışlanmıştır. Engelli dostlarımızın umuduna sende bir ışık yak…
  • Rene Guillot
    insan sesi mp3 - Türkçe
    19 Ayrım
    168 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Neslihan Kahraman
    12 yasındaki bir cocukla beyaz bir at arasındaki ilişki işleniyor
  • Halit Çelikbudak
    insan sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    423,24 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ömer Yılmaz
    Türk basını Avrupa’da nereden nereye geldi?... Yıl: 1867… Yurtdışında ilk Türk-Osmanlı gazetesi Muhbir yayınlanır… Jön Türklerin çıkardığı diğer muhalif gazeteler onu takip eder: Mizan, Meşveret, İnkılap, Ulum, Hürriyet… Cumhuriyet sonrası uzun bir süre Türkçe gazeteler Avrupa’da görülmez. Ta ki 1960'lı yıllarda Almanya'ya Türk işçi göçü başlayana dek. Türk işçiler için gazeteler uçakla Türkiye’den gönderilir. Daha sonra 3 Şubat 1969’da Almanya’da yaşayan Türk işçilere yönelik ilk gazete olan Akşam yayınlanır. Ardından Hürriyet, Milliyet, Tercüman gibi gazetelerin Avrupa macerası başlar. Kısıtlı imkânlarla başlayan, iniş çıkışlarla dolu bir maceradır bu… Avrupa’daki Türk basınının önemli isimlerinden Halit Çelikbudak, Beyaz Yerler Siyah Olacak’ta Avrupa’daki Türk basınının hangi evrelerden geçip bugünlere geldiğini anlatıyor. Gazeteciliğin doğuşu, Almanya’daki gazeteler, Jön Türklerin çıkardıkları öncü gazeteler, Avrupa’daki Türkçe ilan gazeteleri, yıllardır tüm imkânsızlıklara rağmen yayınını sürdüren yerel Türkçe gazeteler hakkında da değerli bir kaynak olan bu kitap okura “Nereden nereye?” dedirtiyor.

Sayfalar