Eserlere Göre Listeleme

Toplam 7478 sonuçtan 2091 - 2100 arası görüntüleniyor.
  • Christine Nöstlinger
    insan sesi mp3 - Türkçe
    2 Ayrım
    15,7 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ebru Durel
    Hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Bazen bir kitap tüm yaşantımızı değiştirebilir. “Çocuklar kırmızı şeker, kırmızı top isterler de, neden kırmızı saç istemezler?” diye sorar postacı. Bunu küçük Frida da bilmez. Tek bildiği, sıradışı kırmızı saçları yüzünden okulda hep alay konusu olduğudur. “Alev alev Frida geliyor! Yangın var, yangın var!” diye bağırır çocuklar, hatta onu suya atmaya bile kalkışırlar. Çok üzülen Frida’ya postacı yardım etmeye çalışır. Frida, teyzesiyle ve Kedi’yle birlikte yaşadığı evdeki, tuhaf cümlelerini bir türlü okuyamadığı kırmızı kitabı da çok merak etmektedir. Ama ne yazık ki, teyzesi bu tuhaf kitabın dilini epeydir unutmuştur... Dünya çocuk ve gençlik edebiyatının çok ödüllü yazarlarından Christine Nöstlinger’in yazarlık kariyerini başlatan kitap, yıllar sonra Türkiye’de, Günışığı Kitaplığı’nda. Kâğıt Uçakla Gizli Gizli Macera’yla genç okurları büyüleyen Nöstlinger, masalsı öyküsüyle bu kez küçüklerin karşısında. Bu kitabında, kızıl saçları yüzünden farklı görünen bir çocuğun alay konusu olarak dışlanmasını ve akranlarıyla ilişkilerinde karşılaştığı zorlukları anlatan yazar, onun yaşamının bir kitap sayesinde nasıl umulmadık bir biçimde değiştiğini anlatıyor. Yazar Suzan Geridönmez’in Türkçe’ye kazandırdığı, sanatçı Huban Korman’ın özgün desenleriyle yeniden renklenen kitap, topluma, kurumlara ve yönetimlere eleştirel bir gözle yaklaşıyor; aile içi dayanışmayı ve nesiller arası iletişimi yüceltiyor. BASINDAN
  • Canan Tan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    34 Ayrım
    585 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ömer Faruk Karaot
    Eroin konusunda, bilimsel ya da günlük tarzında, pek çok kitap yazıldı... Türk ve yabancı, günlük tutan eroin bağımlıları, anılarını paylaştılar sizlerle. Bulanık kafalarıyla, edebi kaygı gütmeden, bulutların üzerindeki serüvenlerini anlattılar. Gerçek anlamda bir "eroin romanı" yazmak isteyişim bundan. Beyinlerin damağında edebiyat tadını duyarak da okunabilmeliydi eroinin hikayesi... Eroinle Dans, yalnızca bir eroin öyküsü değil. Sigara ve içkiyle başlayıp esrar, kokain, sakinleştirici ya da uyarıcı haplarla süren, uzun, upuzun bir yolun son noktası eroin. Uyuşturucu için, aile düzeni bozuk gençlerin sığınağıdır, diye yaygın bir kanı vardır toplumumuzda. Ne büyük bir yanılgı! Merak, macera arayışı, çarpık ilişkilerin yaşandığı arkadaş çevreleri, rastlantı sonucu içinde bulunulan topluluğa uyum çabaları, bu konulara en uzak duran kişileri bile nasıl da içine çekebiliyor. Romanımızın iki kahramanı var: Eylül ve Dünya. Dünya, parçalanmış bir ailenin dışlanmış bireyi. Tamam! Ama Eylül, ailesinin biricik prensesi; el bebek gül bebek büyütülmüş en iyi okullarda okutulmuş pırıl pırıl bir genç kız. Yolundan sapmasını haklı çıkaracak hiçbir dayanağı yok. İkisinin, uyuşturucu ortak paydasında buluşması, alevin küle dönüştüğü noktaya el ele yürümeleri düşünülemez bile. Ancak, çok güçlü arkadaşlık ve dostluk bağları bile bataklığa sürükleyebiliyor insanları. Romanımızda olduğu gibi...
  • insan sesi mp3 - Türkçe
    Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
    Seslendiren: ECZ. GİZEM OTLATICI

    İlaç prospektüsü.

  • Battal Pehlivan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    186,69 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Güneş Anar
    Nasıl ki, Alevi-Bektaşiler hakkında pek çok "safsata" üretilmişse (mumsöndü... gibi); onlar için "Allah'ı tanımıyorlar" şeklinde sözler de sarfedilmektedir. Oysa Aleviler, Allah'ı yalnız tanımakla kalmaz, O'nu ölesiye severler. Fakat Aleviler'in Allah'ın varlığını yorumlama biçimleri, diğer görüşlere göre farklılıklar gösterir.Konuyu araştırırken Hünkar Hacı Bektaş Veli ile başlayan Anadolu Aleviliği'nin; ne denli erdemli bir yol olduğunu, çok daha iyi anladık. Bizi en çok etkileyenler de, ozanların Tanrı ile ilgili nefesleri ve kişiyi düşünceden düşünceye sevkeden Alevi-Bektaşi fıkraları oldu...
  • Ayhan Aydın
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    787,08 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Prof. Dr. Orhan Türkdoğan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    35 Ayrım
    661 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sebahat Varol İnsel
    Bu kitap, Türkiye genelinde 17 il ve 45 beldede Sosyoloji ve Antropoloji’nin en yeni yöntemlerine göre hazırlanmış bir saha araştırmasıdır. Bir yanda Alevi-Bektaşi insanın konuya bakış açısı, öte yanda araştırmacının yaklaşımı tesbit edilmek suretiyle bu inanç sistemi derinliğine yorumlanmıştır. Ayrıca çeşitli üniversitelerden 315 öğrencinin Alevi-Sünni farklılaşmasına bakış açılarının da yer aldığı kitap, herkesin başvurabileceği bir kaynak özelliği taşıyor.. -
  • Abdulbaki Gölpınarlı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    31 Ayrım
    293 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Engin Ercan
    XIII. yüzyıl, Anadolu'da, Türk diliyle meydana gelen edebiyatın bir dönüm, bir ayrım devirler. Bu devirde yetişen ve devirler aşan büyük şair Yunus Emre, bir yandan İran edebiyatından aldığımız kelimelerle örülmüş, aruzla meydana gelmiş şiirlerle, çağdaşı Sultan Veled gibi divan edebiyatını hazırlarken öbür yandan heceyle ve yabancı kelimelerden kaçınarak oldukça katıksız bir Türkçeyle yazdığı şiirlerle halk edebiyatına tükenmez bir ilham kaynağı sunuyordu.
  • Ayhan Aydın
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    3,95 MB
    Eser Türü: Kitap
    Anadolu ve Rumeli; ozanlar, şairler, erenler, evliyalar, dedeler, babalar yurdu. Yüzlerce ismi bilinen/bilinmeyen ozan; bu toprakların, dağlar, ormanlar kadar yerli sahibi en büyük kültür hazineleri olmuş kişileri. Düşünceleri uğruna derileri yüzülmüş, asılmış, ilden ile sürülmüş, taşlanmışlar. Ama yüreklerindeki sevgi ateşi hep yanmış, yanıyor. Bu bir güneş, sımsıcak bir ateş bu. Sadece bunlar değil elbette ozanın duygu, düşünce dünyası; topluma karşı sorumlu olan ozan, halkının dertlerini de benzersiz yalınlıkta duyurmak isteyerek haykırır tüm dünyaya.
  • Hüseyin Karababa
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    14,49 MB
    Eser Türü: Kitap
    2 Temmuz 1993, Sivas Madımak otelinde sevgili kız kardeşim Gülsün’ü ve otuz iki yol arkadaşını önce taşladılar, sonra ateşe vererek yaktılar. Canlarımız Sivas Valiliği’nin ve Kültür Bakanlığı’nın düzenlemiş olduğu, Pir Sultan Anma Etkinliğine katılacak müzik, tiyatro, semah gösterileri yapmak üzere Sivas Valiliği ve Kültür Bakanlığının davetlisi olarak Sivas’a götürüldüler. (Devlet eliyle ölüme gittiklerini bilmeden, bilemeden.) Kültür Bakanlığı 54 sanatçıya Madımak otelinden yer ayırttırıp giderini Bakanlık bütçesinden karşıladı. (Madımak otelinin sahibi Murtaza Öğütçü’nün Cumhuriyet Savcısı’na verdiği ifade: «Madımak otelinin sahibi olduğunu, olaydan 4-5 gün önce Turizm Müdürünün kendisine gelerek elli kişilik yer ayırttığını, giderinin bakanlıkça karşılandığını» ifadesinde belirtmiştir. Kurbanlar kırım/katliam noktasına önceden tasarlandığı gibi taşınmış oldular. Etkinlik açılış konuşmasını Sivas Valisi Ahmet Karabilgin yaparak, katliam programını başlattı. Dönemin Kültür Bakanı Fikri Sağlar o gün orada olacağını bildirmesine rağmen ve anma programında olmasına rağmen her nedense gelmedi. (Halen, bu konu herhangi bir açıklaması olmadı.) Valilik ve Kültür Bakanlığının garantörlüğünde canlarımız gönül rahatlığı içerisinde katledilecekleri yere gitmiş olurlar. Otelin önüne etkinlikten üç gün önce Sivas Belediye Başkanı Temel Karamollaoğlu tarafından “kaldırım yenileme” gerekçesi ile kamyonlarla kaldırım taşları konuldu. Yine Belediye Başkanı Karamollaoğlu 2 Temmuz gününe “hicret koşusu” adı altında Sivas’tan ve çevre illerden militan haydutları yurtlara yerleştirerek katliam hazırlıklarını tamamlamış oldu. Tugay Komutanı Tuğgeneral Ahmet Yücetürk “6 bin askeri olan” askerlerini bu kritik günde Erzincan ve Divriği dağlarına operasyona gönderdi. Sivas Emniyet Müdürü Doğukan Önen polislerini bu askeri operasyona gönderdi. Sivas’ta güvenlik kuvvetleri önceden boşaltıldı. Diğer yandan özel harp dairesinin paramiliter kontra çeteleri bir ay önceden Alevileri hedef gösteren bildiriler dağıttılar. Bu bildirileri Sivas Emniyet Müdürlüğü’nün faksından basına ve kamuoyuna ilettiler. Bildirilerde “Müslüman Kamuoyuna” başlığıyla “dinsizler, kâfirler şehrimizde salyangoz satmaya geliyorlar. Allah’a inanan Müslümanlar gün ayağa kalkma ve bu kâfirlere gereken dersi verme günüdür.” gibi cümleler kurarak, azgın, gerici, şeriatçı örgütleri, grupları, tarikatları ve faşistleri katliama hazırladılar. Günlerden Cuma’dır. Bu Propagandaları camilerde yaptılar. Cuma namazından çıkan azgın topluluğu Madımak oteline yönlendirdiler. Otel önce taşlandı, “Karamollaoğlu’nun döktürdüğü taşlarla”… Sonra ateşe verdiler. “Mantık, şeytanlar önce taşlanacak, sonra yakılacak.” Otuz üç canımızı yaktılar. Sekiz saat gibi uzunca bir taşlama, bir saatte yakma. Dokuz saatte katliamı ve kırımı gerçekleştirdiler. Dokuz saat devlet ortada yoktu. Çünkü günler öncesinden tüm güvenlik birimleri şehir dışına gönderilmişti. (Her şeyi önceden planlamışlardı.) Katillerin elindeki benzin bidonları önceden hazırlanmış, “Ya Allah! Bismillah! Allahuekber!” Tekbirler getirerek Alevilere karşı dinsel bir katliam töreni yaptılar. Kültür Bakanı, Vali, Tugay Komutanı, Emniyet Müdür, Belediye Başkanı, yani devlet erkânı bu katliam festivalini keyifle izlediler. Bu katliamcıların 30 yıl süren yargılama sürecinde ifadelerine bile başvurulmadı. Otuz üç canımızın içerisinde yirmi üç yaşındaki, Araştırmacı/akademisyen Hollanda vatandaşı Carina Cuanna Thuijs da vardı. 30 yıllık yargılama sürecine Hollanda devleti müdahil olmadı. Vatandaşına sahip çıkmadı. Aranan katillerden 15 haydut Almanya’ya iltica etti ve ilticaları kabul oldu.
  • Ahmet Yaşar Ocak
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    3,49 MB
    Eser Türü: Kitap
    Ahmet Yaşar Ocak'ın bu incelemesi, onun "kitabî"-"Ortodoks" İslâmiyet dışındaki Müslümanlık anlayışları ve pratikleri hakkındaki araştırma zincirinin önemli halkalarından birini oluşturuyor. Türkler, Türkiye ve İslâm ve Türk Sufîliğine Bakışlar'dan bildiğimiz kuramsal bakışı ayrıntıya indiren bu usta zanaatkar ürünü çalışma, "Anadolu heterodoksisi" tarihine değerli bir katkı sunuyor. Kitapta, eski Türk inançlarının, Şamanizmin, Uzakdoğu ve İran dinlerinin, Hristiyanlığın, Yahudiliğin, putperestliğin İslâm öncesi dönemde Türk topluluklarını nasıl etkilediği ve İslâm sonrasına hangi motifleri miras bıraktığı üzerinde duruluyor. Dönemler ve dinler boyunca hayat eden kültlere, doğaüstü inanışlara, sağaltma ritüellerine, "hayır" ve "şer" alâmetlerine vb. dikkat çekiliyor. Sözkonusu motiflerin ve tarihsel mirasın izi, önemli Bektaşî menâkıbnâmeleri boyunca sürülüyor: Hacı Bektaş-ı Velî, Hacım Sultan, Abdal Musa, Kaygusuz Baba, Seyyid Ali Sultan, Sultan Şecâüddîn, Osman Baba Menâkıbnâmeleri ve Babaî hareketinin Menâkıbnâme-i Kudsîye'si... Din tarihine sosyal tarihçilik perspektifiyle bakan Ahmet Yaşar Ocak, dinsel kültürleri tarihsel ve toplumsal arka planları ve karmaşık etkileşimleri içinde tahlil ederek, bu ülkeyi anlamak açısından vazgeçilmez bir pencere açıyor.

Sayfalar