Eserlere Göre Listeleme

Toplam 3498 sonuçtan 2321 - 2330 arası görüntüleniyor.
  • Nazlı Eray
    insan sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    404 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nuran Sıcakyüz Değirmenci
    Kalamış, Beyoğlu, Ege’nin dünyası, yıllar sonra rüyada görülünce bile insanın içini yakan ilk aşk. Kalp acıyla ikiye bölününce insan ne yapar? İstanbul’un en güzel, en ince minareleri kalbime saplanmıştı sanki, avucumda kırılan nardan üstüme kan akıyordu. Kaçtım şehirden. 18 yaşındayım, hayat önümde upuzun bir yol. Yarı karanlık eski Gülhane Hastanesi’nde yanık bir şarkı çalar, durur ağlarım; bana yeniden verilmiş canımı hisseder ağlarım. Yaşlı Ejder’in Protokol Yolu’ndaki tuhaf evi. İçine girdiğim tozlu altın kafes. İki insanın birbirini zedelediği yıllar. Manevi eziyeti öğreniyorum. Piyanonun üstünde Polonya’daki toplama kampından gelen kurukafa bana göz kırpıyor. “N’aber yoldaş?” diyor. Ve şimdi, bu yazılanların hiçbiri yok. Akmış gitmiş su gibi.
  • Ayten Ocak Kalınsaz
    insan sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    713,92 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sevcan KÖK
    Aşk, tutkudan nasibini almamışsa aşk değildir ve tutkuyla dolu bir aşk da ağır bedeller gerektirir. Bu yüzden aşk biraz cesaret işidir, yürek işidir, her şeyi göze almaktır. Mutsuzluğu, yargılanmayı, toplum tarafından dışlanmayı bile... Temmuz Kelebeği kitabının yazarından unutulmayacak bir eser daha... Aşka, tutkuya, evliliğe, aile ilişkilerine, toplumsal yargılara, kadınlığa, erkekliğe, sevmeye, sevilmeye dair bütün yargılarınız yerinden sarsılacak. Kendinize soracaksınız; aşk nedir ve her şeyi göze almayı gerektirir mi? Toplumun aşka bakışı nedir? Sıra dışı bu eserde, her şeye rağmen aşka hak vereceksiniz. Belki de kendi aşk hikayeniz ve hayalleriniz ile yüzleşeceksiniz. Aşktan ve sevmekten kolayca vazgeçildiği günümüz ilişkilerine yeniden bedel ödemeyi hatırlatacak bir eser. “Karanfil’in gidişiyle tozlu köşelerde sahipsiz kalan gelinliğin yüzüne bir daha kimse bakmadı. Sonunu bilen de yoktu. Alev kırmızısı gelinlik unutulmuştu. Unutulan diğer bir şey de Karanfil’in gidişiydi.
  • Cynthia Swanson
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,85 MB
    Eser Türü: Kitap
    Beni rüyalar âleminde bırakma. Keşkelerin yanılsamasından beni çekip al. Buna hemen bir son ver. Beni hemen gerçeğe kavuştur ki sevmeyi tekrar öğrenebileyim… Otuz sekiz yaşındaki Kitty Miller küçük bir dairede kedisiyle yaşamaktadır. Liseden beri en yakın arkadaşı olan Frieda'yla birlikte küçük bir kitabevi işleten Kitty'nin ailesi, arkadaşı ve kitabevi arasında geçen sıradan yaşamı bir gün başka bir yerde uyandığını fark etmesiyle allak bullak olur. Daha önce hiç görmediği bu ev, onun evidir yine de. Başka bir dünyada, başka bir aileyle ve arkadaşlarla farklı bir yaşam… Hangi dünyanın gerçek, hangisinin rüya olduğunu bir türlü anlayamaz. Genç kadının gerçek hayatıyla hayali yaşamını sorgulaması arasında geçen bir süreç başlar. Bu iki dünya arasında bocalarken de travmalarıyla, acılarıyla ve geçmişiyle yüzleşmesi gerekir. Peki ya gerçeklerle yüzleşecek cesareti yoksa? "Muhteşem bir ilk roman… Swanson kesinlikle övgüyü hak eden bir hikâyeye imza atmış." -USA Today- "Swanson, Kitty'nin ve Katharyn'in dünyasını öylesine ustalıkla yansıtmış ki kitabın sonuna dek hangisinin gerçek hayatın parçası olduğunu anlayamıyorsunuz." -Publishers Weekly- "Hikâyenin temelini oluşturan varlık/yokluk sorgulamaları ve gerçekle rüya arasında yaşanan bocalamaları okurken kendinize 'ben olsam ne yapardım?' sorusunu sormadan edemeyeceksiniz." -Redbook Magazine-
  • Aynebilim
    insan sesi mp3 - Türkçe
    29 Ayrım
    501,21 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Kadriye Gürşimşir
    “Aynebilim, belki adını hiçbir zaman bilmeyeceğimiz ve belki de bilmemizin gerekmediği modern zaman kahramanlarından biri... Türkiye’den başlayıp Kamboçya’ya uzanan yolculuğu, evrensel değerlerin din, dil, sınır tanımayacağının en güzel göstergelerinden biri... Onun gerçekte kim olduğunu hiç bilmeyeceğiz, belki bilmemiz de gerekmiyor. Her şeyin paylaşıldığı bir çağda, sadece iyiliği paylaşmak ve organize etmek bile onun pelerinine tutunmamıza yetiyor.” — Cüneyt Özdemir “Dünyanın öbür ucuna gittiğim bir sabah Ölüm Tarlaları’nın tam karşısında yaşamın ta kendisiyle tanışmıştım sokağın köşesini döner dönmez. O çocukların ve kadınların gözleri dün gibi aklımda hâlâ. Şimdi bu hikâyeyi tam da anlatması gereken kişiden dinleyeceğiz. Heyecanımı dizginleyemiyorum. Ölümün soğukluğuna inat yaşam hep kazanacak!” — Sevinç Erbulak
  • Sadık Yemnita
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    252,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Neşe Apartman’ın kapısının önünde duran iki karaltı, bir kahve telvesindeki bedbelirti gibiydi. ‘Bir röntgen filmindeki beyin uru izleri’ dense bile yeriydi. “Bayağı dakiksiniz Gülay Hanım.” Orta boylu, keçisakallı, kırk başlarında biriydi bunu diyen. Sağ elinde naylon torba içindeki bir paketi tutmaktaydi. Üç hafta önce falıma bakmış ve hayatımın tümden yeni bir mecraya sürüklenmişti. Şimdi bu yeni yolun henüz kat edilmemiş bölgelerini gezecektik. “Bir şey mi var Sıtkı Bey?” “Her şeyi izah edeceğim Gülay Hanım.” Yanında duran genç kadın, her şeyi başlatan kimseydi. Üniversie yıllarından arkadaşım Meral. Yüzünde biraz huzursuz bir ifadeyle bana…
  • Yaşar Miraç
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    102,00 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Ömer Faruk Ciravoğlu
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    860,95 KB
    Eser Türü: Kitap
    Yüreği Karadeniz tutkusuyla çarpan bir gezginin Datça Amsterdam ve Trabzon üçgenindeki savrulmalarını ve tanıklıklarını ilgiyle okuyacaksınız. Bu tanıklıklar bazen bir edebiyatçının metninden şiirinden yola çıkan denemelerle kimi zaman Karadeniz müziğinin ezgisinde kendini arayan bir dervişin duyarlığıyla kimi zaman da Amsterdam'da var olmaya çalışan sanatçıların coşkusuyla oluştu. İşte bu coşku paylaşılmak üzere Trabzon'dan Öteye... kitabının sayfalarında sizi bekliyor
  • Patricia Cornwell
    insan sesi mp3 - İngilizce
    5 Ayrım
    82,56 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Ludwig Wittgenstein
    insan sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    137 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Dilek Apturaman
    The Tractatus Logico-Philosophicus first appeared in 1921 and was the only philosophical work that Ludwig Wittgenstein (1889-1951) published during his lifetime. Written in short, carefully numbered paragraphs of extreme compression and brilliance, it immediately convinced many of its readers and captured the imagination of all. Its chief influence, at first, was on the Logical Positivists of the 1920s and 1930s, but many other philosophers were stimulated by its philosophy of language, finding attractive, even if ultimately unsatisfactory, its view that propositions were pictures of reality. Perhaps most of all, its own author, after his return to philosophy in the late 1920s, was fascinated by its vision of an inexpressible, crystalline world of logical relationships. C.K. Ogden's translation of the Tractatus Logico-Philosophicus has a unique provenance. As revealed in Letters of C.K. Ogden (1973) and in correspondence in The Times Literary Supplement, Wittgenstein, Ramsey and Moore all worked with Ogden on the translation, which had Wittgenstein's complete approval. The very name Tractatus Logico-Philosophicus was of Ogden's devising; and there is very strong feeling among philosophers that, among the differing translations of this work, Ogden's is the definitive text - and Wittgenstein's version of the English equivalent of his Logisch-Philosophische Abhandlung. See all Editorial Reviews
  • Ludwig Wittgenstein
    insan sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    137 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Dilek Apturahman
    "Bu kitabı belki de bir tek, içinde dilegelen düşünceleri'ya da benzer düşünceleri kendisi de zaten bir kez düşünmüş birisi anlayacak." Bir öğretici kitap değil, böylece. Anlayarak okuyan tek bir kişiye zevk verebilirse, amacına ulaşmış olacak. Kitap felsefe sorunlarını ele alıyor ve "sanıyorum" gösteriyor ki, bu sorunların soru olarak ortaya çıkmaları, dilimizin mantığının yanlış anlaşılmasına dayanır. Kitabın bütün anlamı, şuna benzer bir sözde toplanabilir : Söylenebilir ne varsa, açık söylenebilir ; üzerine konuşulamayan konusunda da susmalı. Kitap böylece, düşünmeye bir sınır çizmek istiyor, ya da, daha çok düşünmeye değil, düşüncelerin dilegetirilişine : Çünkü düşünmeye bir sınır çizmek için, bu sınırın iki yanını da düşünebilmemiz gerekirdi (yani düşünülmeye elvermeyeni düşünebilmemiz gerekirdi). Sınır, öyleyse, yalnızca dilin içinde çizilebilecektir, ve sınırın ötesinde kalan da, düpedüz saçma olacaktır. Ludwig Wittgenstein. Tractatus’un 1933’te son biçimini almış Routledge basımı Almanca metninin tıpkıbasımı ile Oruç Aruoba’nın Türkçe çevirisi yer alıyor kitapta. Bu Metis baskısı kitabın dördüncü basımı. Tractatus’un yanı sıra, bakışımlı, karşılaştırmalı bir okuma sağlayabilmek için Wittgenstein’ın sonraki döneminin ürünü olan Felsefi Soruşturmalar’ı da yeni bir Türkçe çeviriyle yayımlayacağız.

Sayfalar