Cinsellikle siyaseti, deliliği ve anneliği birlikte ele alan bu kitap, hem 1950'lerin entellektüel ve ahlaksal ortamının, yani feminizmin eşiğinde olan bir toplumun iğneleyici ve algısal bir portresini, hem de kendi kişisel ve siyasal kimliğini aramakta olan bir kadının öyküsünü işlemektedir.