Eserlere Göre Listeleme

Toplam 3513 sonuçtan 2851 - 2860 arası görüntüleniyor.
  • Berna Moran
    metin
    2 Ayrım
    825,04 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Berna Moran
    insan sesi mp3 - Türkçe
    33 Ayrım
    527,63 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nevin Peker
    Doğu-Batı sorunsalı çerçevesinde, tarihî gelişimi içinde Türk romanının incelenmesi. Sekiz romancı, Ahmet Mithat, Recaizade Ekrem, Halit Ziya Uşaklıgil, Hüseyin Rahmi Gürpınar, Halide Edip Adıvar, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Peyami Safa ve Ahmet Hamdi Tanpınar ele alınıyor.
  • Berna Moran
    insan sesi mp3 - Türkçe
    28 Ayrım
    540,96 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Zeynep Hasanbeşe
    Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış'ın ilk cildinde yazar 1950'lere kadarki Türk romanının ana sorunsalının batılışma olduğunu ve bu sorunsalın romanımızın kurgusunu, temalarını, tiplerini nasıl büyük ölçüde belirlediğini göstermişti. Bu ikinci ciltte, 1950-1975 yılları arasında yazılmış onbeş kadar yapıtı inceleyen yazar, bu dönemde, batılılaşmanın yerini, toplumsal yapıdan kaynaklanan, düzene dönük yeni bir sorunsalın aldığını ortaya koymakta ve bu toplumsal etmenle birlikte geleneksel halk edebiyatına dönme girişiminin Anadolu romanının özelliklerini nasıl belirlediğini araştırmaktadır. Berna Moran ayrıca, bu çizgilerin dışında kalan Tutunamayanlar ile Anayurt Oteli'ni incelemekte ve bu yapıtların romanımıza getirdiği yeni değerlere eğilmektedir.
  • Berna Moran
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    419,78 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Funda Erman
    "Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış", Türkçe edebiyat eleştirisi geleneğinin en önemli eserlerinden biridir. Berna Moran, eserini geçen yıl aramızdan ayrılmadan kısa süre önce tamamlamayı başardı. "Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış"ın ilk cildinde yazar, 1950'lere kadarki Türk romanının ana sorunsalının Batılılaşma olduğunu ve bu sorunsalın romanımızın kurgusunu, temalarını, tiplerini nasıl büyük ölçüde etkilediğini göstermişti. İkinci ciltte, 1950-75 arasında yazılmış onbeş eseri inceleyen yazar, bu dönemde Batılılaşmanın yerini toplumsal yapıdan kaynaklanan yeni sorunsalların aldığını ortaya koydu. Üçüncü ciltte Moran, 12 Mart ve 12 Eylül romanlarını yine toplumsal bir sorunsal çerçevesinde inceledikten sonra, 1980 sonrası Türk romanında yeni anlatı arayışlarını, 'fantastik'e 'polisiye'ye, 'büyülü gerçekçilik'e, 'üst kurmaca'ya dönük yeni eğilimleri sergiliyor.
  • Soner Akpınar
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    11,88 MB
    Eser Türü: Kitap
    Osmanlı Devletinin olduğu kadar, Osmanlı tarihinin son yıllarında üzerinde en çok tartışılan padişahlarından biri Sultan II. Abdülhamit'tir. Bu tartışma, II. Abdülhamit'in saltanat yıllarına tekaddüm eden Osmanlı Devletinin büyük çöküş yıllarıyla, bu çöküşe yol açan dönemin siyâsî ve toplumsal şartlarıyla doğrudan ilgilidir. Bu dönemin günümüzde bile tartışılıyor olması, sadece Osmanlı Devleti'ni değil, aynı zamanda dünya siyasetinin en dağdağalı devrinde iktidarda bulunan Sultan Abdülhamit ve dönemini daha da özel bir kayda değer değerlendirmeyi gerekli kılmaktadır. Tarih, geçmişin tecrübelerinden yararlanarak, geleceğe yön veren bir aydınlanma vasıtası olarak nitelenebilir. Geçmişte cereyan eden hadiselerin tekrar edilmemesi ve gelecekte daha yaşanılabilir bir dünya kurulması, tarihin olduğu kadar, edebiyatın da problemi olmuştur. İnsanlığın geçirmiş olduğu tarihi macerayı bilmek ve takibetme isteğinde tarih, her zaman edebiyatın temel malzemesini teşkil etmiştir. Dolayısıyla, tarih ve edebiyat ilişkisinin temelinde, insanlık macerasını tasarlayan tarihle, bu tasarımı hikâyeleştiren edebiyat arasındaki ilişki, edebî bir zevk ve ürün olmanın ötesinde, estetik ve sosyal bir paradigma da taşımaktadır. Osmanlı tarihinin üzerinde en çok tartışılan padişahlarından olan II. Abdülhamit'i tarih ve edebiyat (roman) bağlamında değerlendirmenin bu açıdan önemli olduğu kanaatindeyiz. (Tanıtım Bülteninden)
  • Dr. Murat Koç
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    123,06 MB
    Eser Türü: Kitap
    1908-1918 arasındaki İttihat-Terakki dönemi, Türk romanının temel konularından biri olmuş ve o devir genel olarak kapalı, karanlık, sürgün suikast ve savaşlarla dolu bir dönem olarak değerlendirilmiştir. Romancılarımız daha ziyade tarihi gerçeklerin arka planında kaybedilen insan gerçeğini ve insani değerleri aramışlardır. 112 Türk romanının incelendiği akademik çalışmada üç tılsımlı meşrutiyet döneminden cumhuriyete kalan toplumsal mirasın tarihi perspektifine dikkat çekilmektedir.
  • Alper Akçam
    insan sesi mp3 - Türkçe
    62 Ayrım
    1133,55 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Zerrin Saklıca
    Kültürün kaynaklarına yönelmiş bir çalışma, dışarıdan, “iktidar egemenlikleri için” üretilmiş yapılara karşı “kendisi olan” yapıları ortaya koyma çabasıdır. Alt ve üst kültür ayrıştırmaları, “üstün, insancıl, aydınlatıcı, kurtarıcı” ile “yaban, saldırgan, ölümcül” arasında kurulmuş “ben – öteki” geriliminden beslenen “Batılı-Şarkiyatçı”, sömürgeci düşünceye ve bu düşüncenin dolaylı olarak ürettiği, Doğulu tepkici saldırganlığa karşı savaşımın yolu ancak böyle bir bakış açısıyla bulunabilir. Batı romanına Sokrat’ın deyimiyle “hakikat ebeliği” yapmış karnavalcı yaşam ve yazın türlerinin karşısında Batı toplumu tarafından “Şark” sayılan Türkçe yazında yaşam bulmuş özgün şenlikçi yaşam öğelerini kolayca bulabiliriz. Mevsimlik bayramlarımızla, yağmur törenlerimizle, halk hikâyelerimizle, iktidar yağdanlığı “varıp sahibine haber vereyim” telaşındaki taklitçi, züppe Hacivat karşısında tüm iktidar söylemlerini tepe taklak etmeye can atan Karagöz dobralığımızla, Keloğlan, Nasreddin Hoca gülmecelerimizle, Bektaşi hoşgörümüzle Bahtinci bir bakış açısının yardımıyla yüzleşebildiğimizde, Gothe’nin 150 yıl önce ortaya attığı Welt Literature (Dünya Edebiyatı) kavramının anlam boyutunu da görmüş olacağız.
  • Tamer Erdoğan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    17 Ayrım
    362,13 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Merve Delibaş
    "Bir sabah Mütareke haberi, İstanbul ufuklarında top gibi patladı. (...) O gün mütereddit eller evvela birkaç bayrak astı. Öğleye doğru Beyoğlu, baştan başa gelin gibi donandı." "Sokaklar o kadar sessiz, herkesin yüzünde kendini ta içine çekmiş öyle somurtkan, öyle ketum bir şey var ki! Halk o kadar harpten bıkmıştı. Niçin şimdi sevinmiyor? Harpte akan beyhude kanları mı, yoksa Mütarekenin İstanbul’da karıştıracağı, saçacağı dahili çirkefi, deşilecek eski, kokmuş yaraların akıtacağı cerahati mi düşünüyor?" "Şehir, hiç de bıraktığım şehir değildi. Bana insanlar değişmiş, evler, sokaklar ihtiyarlamış, yıpranmış gibi geldi. Daha sonraları İstanbul sokaklarının cazibesinin bir tarafını yapan satıcı seslerinin bile eski satıcı seslerine benzemediklerini fark ettim." Mütareke’yle birlikte İstanbul, beş yıl boyunca işgal altında kaldı. Bu beş yıllık dönem, Türk romanında nasıl yer buldu? Tamer Erdoğan, o yılların havasını teneffüs etmiş yazarların romanlarına yansıdığı şekliyle Mütareke İstanbul’unu inceliyor: Ercüment Ekrem Talu, Halide Edip Adıvar, Salahaddin Enis Atabeyoğlu, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Âgah Sırrı Levend, Mehmet Rauf, Peyami Safa, Mithat Cemal Kuntay, Şükûfe Nihal Başar, Hilmi Ziya Ülken, Cevdet Kudret Solok, Ahmet Hamdi Tanpınar, Kemal Tahir, Münevver Ayaşlı, İskender Ohri.
  • Yıldız Ecevit
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    Eser Türü: Kitap
  • Yıldız Ecevit
    insan sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    497 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Aysun Alnak
    `Geçmişinde çok uzun yıllar yalnızca `gerçekçi` olmuş, romantizmi neredeyse hiç yaşamamış Türk romanı, modernist/postmodernist biçimcilikte ilk kez `romantizm`le tanışmaktadır ve bu bana göre estetik düzlemde gerçekleşen bir devrimdir ve her devrim gibi de heyecan vericidir.` Yıldız Ecevit, 20. yüzyıl avangardist roman esteğininin genel bir tasvirini yaptıkları, bu estetiğin üstkurmaca, metinlerarasılık, çoğulculuk gibi temel özelliklerini irdeledikten sonra, postmodern edebiyatın Türkiye`deki yayılımını inceliyor. Modern Türkçe edebiyatın dört önemli metnini, postmodern edebiyat kuramının olanaklarıyla çözümlüyor: Oğuz Atay`ın Tehlikeli Oyunlar`ı... Orhan Pamuk`un Benim Adım Kırmızı`sı... Hasan Ali Toptaş`ın Bin Hüzünlü Haz`zı... Metin Kaçan`ın Fındık Sekiz`i... Belki yazarlarının bile aklından geçirmediği metinlerarası ilişkiler, oyunlar kurgulayarak, eleştirmen-okur inisyatifinin hakkını veriyor. Modern-sonrası Türkçe edebiyatın analizi açısından önemli bir kaynak olan Türk Romanında Postmodernist Açılımlar, `özgür konumunun büyüsüne kapılmış okur tutumu` açısından da zenginleştirici bir deneyimi yansıtıyor.

Sayfalar