Eserlere Göre Listeleme

Toplam 6000 sonuçtan 2971 - 2980 arası görüntüleniyor.
  • Solmaz Kâmuran
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,83 MB
    Eser Türü: Kitap
    'Kiraze', 1492 yılında İspanya'dan kovulan binlerce Sefarad Yahudisi'nin çileli yaşam mücadelesinden yüzyıllık bir kesit sunuyor. Bu insanların kimi Hollanda'ya, kimi Kuzey Afrika'ya, kimi de II. Beyazid'in daveti üzerine Osmanlı topraklarına ulaşabilmenin peşindeydiler. Çoğu, daha yola çıkmadan Engizisyon'un acımasız elleriyle ya da yollarda sefalet içinde yok olup gitti. Estler Kira da (diğer adıyla Kiraze), ağır zulümlerden geçip İstanbul'a varabilmiş bir Sefarad Yahudisi'nin kızıydı. Kısa zamannda hırsı, zekası ve cazibesiyle, Osmanlı sarayını derinden etkileyen Yahudiler'in en önünde yer almayı başardı. Önce Hürrem Sultan'ın yakın ilgisini kazandı, daha sonra Safiye Sultan'ın akıl hocası, sırdaşı oldu. İktidar, zenginlik ve gücün ne anlama geldiğini biliyordu çünkü. Ama 88 yaşındayken patlayan bir sipahi isyanı her şeyin sonu oldu. Bu roman, Sefarad Yahudileri'nin yaşadıklarına ışık tutarken, o dönemde Osmanlı ve Avrupa saraylarının dinsel, siyasal ve toplumsal hayatı nasıl etkileyip kontrol ettiğini sergiliyor ve okuru derinden sarsan, muhteşem bir resim çiziyor. Neler yok ki bu resimde: Sultanların ve kralların gerçek yüzleri... Batı, Doğu, Müslüman-Hıristiyan çekişmeleri, ölümcül entrikalar... İsyanlar, ayaklanmalar, yangınlar ve 1509 büyük İstanbul depremi... Lalalar, cariyeler, odalıklar... Aşk, seks, ensest... ve yönetilenlerin tüyler ürperten kaderleri... "Kiraze", bu konuda bir Türk yazarın kaleminden çıkmış ilk roman...
  • Reşat Nuri Güntekin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    10.7 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mazlum Kiper
  • Recai Kutan
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,17 MB
    Eser Türü: Kitap
    "İslamî bir tabir olan ‘cihad’ sözcüğü iddianamede açıklandığı gibi kısaca; hakkın hakimiyeti için yapılan mücadele demektir. İslamı hakim kılmanın yolu cihaddır. İslamî kurallara göre cihad etmek; namaz kılmak, oruç tutmak gibi zorunlu bir akidedir. Bunun için yeri geldiğinde can ve mal feda edilmelidir. Cihadın yolu yapılan açıklamalar doğrultusunda öz bir deyimle hakkın tebliğidir. Yani, İslamı insanlığa anlatmaktır.” …Hakkı tebliğ yani davayı anlatmak tatlı dil ve güleryüzle yapılmalıdır. Bunun için ferde düşen görev, davayı anlatma sahası ilk planda ailesi ve çevresidir. Tanrı Nizamını, insanlığa anlatmanın , yani tebliğ hareketinin özel adı "İlâ-i Kelimetullah”tır. Hakkın tebliği yani İslamî tebliğ görevini kim ve nasıl yapacaktır? Şüphesiz bunun için bir teşkilat gereklidir. İşte bu tebliğ görevini yani, İslam Nizamı’nıhalka anlatmak görevini, Milli Selamet Partisi yöneticileri olan sanıklar üstlenmiştir.” M.S.P. Davası Hâkim Yarbay Atilla Tülay Esas Hakkındaki Mütalaasından/20 Ağustos 1982 Cuma
  • Ayla Çınaroğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    2 Ayrım
    4,38 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Canan Dilver
    Bu küçük öykünün tüm resimlerini renkli kağıtlardan kestiğim kareler ve bu karelerin gene küçük karelere ve üçgenlere bölünmüş parçalarını yapıştırarak yaptım. Hiç de zor değil. Üstelik çok eğlenceli. Siz de bu yöntemle çok güzel resimler yapabilirsiniz. Eh, belki kareleri ve üçgenleri keserken sizi seven biri biraz yardımcı olursa iyi olur.
  • Sunay Akın
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    255,73 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nebiye SİVRİKAYA
    Yoksul olsa da bir yığın oyuncak yapardı babası, Hans Christian Andersen'e. Ayakkabı tamircisi olan babasının hünerli ellerinden çıkan bez kuklalar ve onları oynattığı sahne, Danimarkalı ünlü yazarın çocukluğunda en çok sevdiği oyuncaklar olur. Andersen, kendisini 1841 yılında İstanbul'a taşıyan geminin küpeştesinde "Züleyha" adlı altı yaşındaki bir kız çocuğuyla ahbaplık kurmayı başarır. Evet, bu bir başarıdır; çünkü Türk çocukları yabancılarla muhatap olmamaları konusunda sıkı tembihlidirler. Ama Andersen, dizlerine bile oturtur Züleyha'yı. Bu dostluğun başlangıcı ise bir oyuncaktır: "Bana oyuncağını gösterdi, her iki kulağının arkasında minicik birer kuş bulunan at biçimindeki bir su testisiydi bu; Türkçe konuşabilsem hemen bu oyuncağa dair bir masal uydurup anlatırdım ona."
  • Sunay Akın
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1013,74 KB
    Eser Türü: Kitap
    Yoksul olsa da bir yığın oyuncak yapardı babası, Hans Christian Andersen’e. Ayakkabı tamircisi olan babasının hünerli ellerinden çıkan bez kuklalar ve onları oynattığı sahne, Danimarkalı ünlü yazarın çocukluğunda en çok sevdiği oyuncaklar olur. Andersen, kendisini 1841 yılında İstanbul’a taşıyan geminin küpeştesinde “Züleyha” adlı altı yaşındaki bir kız çocuğuyla ahbaplık kurmayı başarır. Evet, bu bir başarıdır; çünkü Türk çocukları yabancılarla muhatap olmamaları konusunda sıkı tembihlidirler. Ama Andersen, dizlerine bile oturtur Züleyha’yı. Bu dostluğun başlangıcı ise bir oyuncaktır: “Bana oyuncağını gösterdi, her iki kulağının arkasında minicik birer kuş bulunan at biçimindeki bir su testisiydi bu; Türkçe konuşabilsem hemen bu oyuncağa dair bir masal uydurup anlatırdım ona.”
  • Thomas Bernhard
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    292,64 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: GVZ Gül
    “İnsan insanlarla sadece kirlenir.” Konrad, beş yıl boyunca kendini ve tekerlekli sandalyeye mahkûm eşini hapsettiği, metruk kireç ocağında tuhaf işitme deneyleri yürütürken “İşitme” başlıklı sanatsal-bilimsel-yazınsal başyapıtını yazmaya hazırlanır. Sonunda, kaç kurşunla olduğu bilinmemekle birlikte, karısını öldürür. Gün geçtikçe karanlığa gömülen bir ses labirentini andıran, dış dünyadan yalıtılmış kireç ocağının öyküsü bu “bilinmez son”la başlar... Thomas Bernhard, en vurucu romanı “Kireç Ocağı”nda, gözde temalarından biri olan kusursuz başyapıt tasarısıyla yaşama eylemi arasındaki çatlağı gösteren zihinsel çalışmanın kâğıda dökülmesindeki imkânsızlığı, saplantı, öfke, delilik eşiklerinde gidip gelen insanın karanlık, sakatlanmış, tekinsiz karakterini açığa çıkaracak “vuruş”larla araştırmaya girişiyor. Belki de yazar en can alıcı işitme deneyini okurla yaparken en dehşet verici cümle yine okurun kulağında çınlıyor: İnsan insanlarla sadece kirlenir. “Dünyamızı, bilim dünyamızı birdenbire kaplayan netlik bizi dehşete düşürüyor, bu netliğin içinde donuyoruz ama onu biz istedik, biz çağırdık, dolayısıyla şu anda hüküm süren soğuktan şikâyet etmeye hakkımız yok. Netlik arttıkça soğukluk da artar.” - Thomas Bernhard (ilk romanı Don ile aldığı Bremen Edebiyat Ödülü konuşmasından) “Soğukluk olmadan netlik olur mu? Thomas Bernhard’ın Kireç Ocağı bu soruyu cevaplamıyor. Ancak bu soru, Kireç Ocağı olmadan cevaplanamaz.” - Ernst-Wilhelm Händler, Frankfurter Allgemeine Zeitung “Bernhard’ın düzyazısı hipnotize edici, durdurulamaz, düşüncenin kendisi kadar hızlı. Bütün büyük yazarlar gibi her an her şeyi söyleyebileceği düşüncesi uyandırıyor.” - The Washington Post Book World "Bernhard'ın kahramanları ne kadar kaçmaya çalışırlarsa çalışsınlar dış dünyaya fazlaca açıktırlar; zihinlerinin içine çekileceklerine dış dünyanın anarşisini kucaklarlar (…) hastalığa, yenilgiye, haksızlığa teslim olmazlar, sonuna kadar çılgın bir öfke ve hırsla mücadele ederler. Sonunda yenilmişlerse eğer bizim okuduğumuz onların yenilgisi ve teslimiyeti değil hırslı kavgaları ve mücadeleleridir." - Orhan Pamuk
  • Erhan Güleryüz
    insan sesi mp3 - Türkçe
    6 Ayrım
    22.9 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hayri Emrah Ertaş
    Ara Sıcak Ateş gibi bir öğle vakti denize üç kilometre ensemden döküldü aşk önümden dizlerime... oradan sandaletlere ve toprağa..
  • Sedef Betil
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    161,45 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tuna Kermen Akarlı
    Kırgınlığın Kuytusunda, başka başka hayatların ürpertisinin, aşktan ve hoyratlıktan yükselen kalp seslerinin hikâyeleri. Sedef Betil, kımıltıları, serinliği, küçük ve büyük kara bulutları anlatıyor. Hepimiz bir kozanın içinde yaşayabiliriz. Esra saçlarını düzeltti, şarabı elinde arkasına yaslandı. Berk ve ben gelen geçenle laflayıp şakalaştık. Sonra birden biz fark etmeden o da sohbete dahil oldu, sanki hep bizlerle takılırmış gibi rahat. Aslında ben pek tanımam, Berk daha iyi tanır, ama baktım kız oldukça ilgili ve ilginç, göz göze, yakın yakın anlatıyor. Epeyce kaldık, sanırım hiçbirimiz eve dönmek istemiyorduk. Gidenler, kalanlar, usulca söylenen itiraflar, hiçbir mevsimin ısıtmadığı yalnızlıklar. Durup dururken suskunlaşan kadınlar, çocuklar, dedeler ve diğerleri. İçli bir yağmur yağıyordu şehre. Kırgınlığın Kuytusunda, başka başka hayatların ürpertisinin, aşktan ve hoyratlıktan yükselen kalp seslerinin hikâyeleri. Sedef Betil, kımıltıları, serinliği, küçük ve büyük kara bulutları anlatıyor. Hepimiz bir kozanın içinde yaşayabiliriz.
  • Nihan Kaya
    insan sesi mp3 - Türkçe
    12 Ayrım
    458,65 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: ÖZLEM ÇELİK SÖNMEZ
    Kırgınlık, roman türünü kendi içinde tartışan bir roman. Romanı yazma eylemine okuru da ortak ediyor. Hem biçimi hem içeriğiyle, kalıplarımıza ve alışkanlıklarımıza meydan okumanın romana dönüşmüş hali. Kasabaların, kentlerin; dünya üzerinde var olan ve var olmayan değişik coğrafyaların kendine özgü dokusunu, geçmişi, geleceği, tanımlayamadığımız zamanları, Eğitim-Sen'i ve küskün mavi ejderhaları ortak bir ruhla harmanlarken, kendisinden önceki yüzlerce eserle, yüzlerce hayatla da konuşuyor.

Sayfalar