En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 59451 sonuçtan 31991 - 32000 arası görüntüleniyor.
İsmail Beşikçi
insan sesi mp3 - Türkçe
25 Ayrım
295,16 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tarih
Görüntülenme Sayısı: 27
Konusu:
Bilgi teorisinin kavramları; hükümete, devlete, ulusa, kişi veya kişilere vs. "laik olan", "olmayan" gibi ahlak teorisinin kavramları ile ele alamaz ve aynılaştıramaz. Bu eserde; "bilimsel" diye sunulan ve Türk Devleti'nin resmi ideolojisini içeren "Türk Tarihi Tez"nin edebiyat, kültür, siyaset, eğitim ve toplumsal yaşama nasıl yansıtıldığını ve ne kadar bilimden uzaklaştırılmış olduğunu göreceğiz. Kitap, Türk Tarih Tezi, "Güneş Dil Teorisi"nin geliştirildiği sıralarda, Türk Devleti'nin iç ve dış politikadaki gelişmeleri ve bağlantılarının ne durumda olduğu? Sorusuna cevap arayarak; "tez" ve "teori"nin siyasi hedefler için yaratıldığına işaret etmektedir. İsmail Beşikçi; bu eserinde, ele aldığı "tez"in kongrelerle adım adım nasıl şekillendirildiğini ve "Güneş Dil Teorisi" ile iç içe işlendiğini ele alır. Türk dilinin, tarihinin diğer diller üzerinde; ırkçı, şoven, sömürgeci ve dil kıvrımcı, egemen bir siyaset ile otokton halkları, uzun süreli bir jenosit uygulamasına tabi tutmayı izah ediyor. "Tez" ve "Teori"nin siyasi hedefinin, Türk ve İslam olmayan her kesimin olduğunun sonucunu tespit ederek, bir vasıta olarak nasıl "katı zafere" varıldığının, tarih bilinci ve bilimsel yöntem ile eleştirisi sunulmaktadır. Sonuç olarak; 'Türk Tarihi Tezi', "Güneş Dil Teorisi"nin Kürtler görüşü ne idi? Faşist, askeri bürokratik ve sömürgeci siyasetin ihtiyacı ve 'resmi ideoloji' olarak ifade edilen Kemalizm'in bugüne kadar sürdürülmüş olunmasının ipuçlarını vermektedir. Kitapta; 'Türk Tarih Tezi', "Güneş Dil Teorisi"nin ana hatları, tarihsel kaynakları ortaya konarak, bilim yöntemiyle eleştiriye tabi tutulmuştur.
Leıgh Bardugo
insan sesi mp3 - Türkçe
11 Ayrım
243,64 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Fantastik
Görüntülenme Sayısı: 27
Konusu:
LEIGH BARDUGO, fantastik romanların New York Times bir numaralı çoksatan yazarıdır. Gölge ve Kemik üçlemesi, Kargalar Meclisiikilemesi, Yara İzi Kralı ikilemesi ve Dikenlerin Dili kitaplarını kapsayan Grishaverse’ün yaratıcısıdır. Kısa hikâyeleri, aralarında Best American Science Fiction and Fantasy’nin de olduğu birçok antoloji de bulunabilir. Diğer eserleri arasında Wonder Woman: Savaşgetiren ve Dokuzuncu Cemiyet yer almaktadır Uluslararası çoksatan yazar Leigh Bardugo’nun epik dünyasına adım atın! Resimlendirilmiş Azizlerin Yaşamı -Istorii Sankt'ya- sizleri sevilen GRISHAVERSE romanlarından ve ötesinden gelen Azizlerin hikâyeleriyle buluşturuyor. GRISHAVERSE’E ADIM ATIN! Mutlaka Sahip Olunması Gereken Bir GRISHAVERSE Yadigârı! ÇOKSATAN YAZAR LEIGH BARDUGO okuyucularını Grishaverse evreninin derinliklerinde bir yolculuğa çıkarıyor. Gölge ve Kemikromanının sayfalarından, Alina Starkov’un elinden size ulaşan Istorii Sankt'ya gerçek dünyaya taşınıyor. Mucizeler ve şehitliklerle dolu bu efsaneler; Güllerin Sankta Lizabeta’sı ve Zincirli Sankt Ilya gibi tanıdığımız Azizlerden, Dalgaların Sankta Ursula’sı, Sankta Maradi ve Yıldızsız Aziz gibi garip ve bilinmez Azizlere kadar tüm rivayetleri barındırıyor. Bu güzel koleksiyon kitabı, her hikâyeye ait göz alıcı ve renkli çizimler eşliğinde okurlarla buluşuyor.
Maurice Leblanc
insan sesi mp3
18 Ayrım
230,23 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Polisiye Roman
Görüntülenme Sayısı: 27
Konusu:
O, kurnaz, yakışıklı, türlü zorlukların içinden sıyrılıp çıkmayı başaran, hazır cevap bir suç dehası! O, polisi parmağının ucunda oynatan cesur bir antikahraman... O, klasik kötü karakter klişelerini yıkıp geçen, dünyanın en centilmen hırsızı! O, Arsen Lüpen! Güzel ve talihsiz Hortense Daniel'in kalbini kazanmaya kararlı centilmen hırsız bu kez dedektifliğe soyunuyor. Eşsiz zekasıyla inanılmaz hikayelerin üzerindeki sır perdelerini bir bir kaldıran Arsen Lüpen yol arkadaşının mutluluğu için her şeyi göze almaktan çekinmiyor. Arsen Lüpen hayranlarını yıllar önce işlenen cinayetlerin failini bulmaktan giyotine götürülmekte olan bir mahkumu kurtarmaya varan heyecan dolu bir serüven bekliyor. Klasikleşen kahramanı Arsen Lüpen’le hayal gücünün sınırlarını zorlayan Maurice Leblanc’tan, nefes kesen bir macera!
İsmail Güzelsoy
insan sesi mp3 - Türkçe
27 Ayrım
275,99 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Anı/Mektup
Görüntülenme Sayısı: 27
Konusu:
Rukas, İsmail Güzelsoy'un Banknot Üçlemesi adını verdiği ve birbirinden tümüyle bağımsız romanlardan oluşan dizinin ikinci kitabı. Bu dizinin kitaplarının tek ortak noktası banknotun, yani kağıt paranın gizli bir başrol oynaması. Rukas, paranın yüzünden hayatı okuyan Salih'in bir Boğaz kasabasına dağıttığı sırrının peşinde, yine birbirine açılan öykülerle sürüyor. Bir masal kahramanına dönüşmüş olan Salih'in sırrını çözmek Rukas'a düşecektir. Çünkü onun da sırrı gizlidir Salih'te. Bir kez daha bir macera kitabı okuyacaksınız İsmail Güzelsoy'un elinden. Ancak yine bu maceranın gerisinde, paranın ve iktidarın çevresinde yaşananları, ihaneti, masalı, masallaştırmayı ve hesaplaşma kaygısını tartışan bir metinle kara bir coşkuyu paylaşacaksınız. "Neden olmasın, belki de o iskemleye her baktıklarında Salih'in hayaletini görüyorlardı. Çerçevesinde yarım daire oluşturan gençlerin şaşkın bakışları altında, elinde tuttuğu paraya bir kez olsun dokunmuş olanların nefes kesen maceralarını anlatışını hatırlıyorlardı."
Joseph Fon Hammer
insan sesi mp3 - Türkçe
47 Ayrım
583,27 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Anı/Mektup, Gezi, Kültür, Şehir Tarihi
Görüntülenme Sayısı: 27
Konusu:
HAMMER'İN İSTANBUL SEYAHATNAMESİ “Renkli veya altınla kaplanmış kafeslerle denize doğru uzanan cumbalı pencereler, gök mavisi zemin üzerindeki yaldızlı kitabeler, uzun servi ağaçları ve aynı ölçüde yüksek ve narin bacalar minarelerle karışmış, sihirli bir fenerden geçer gibi denizin ucundaki manzara ve arkasındaki yedi tepeye yayılmış imparatorun şehri, limandan açılan mimari fantezinin düzensiz bir görüntüsü Binbir Gece’den hayal edilmiş tasvir gibiydi. Kubbelerin ve minarelerin karışımı, surlar ve sultanın sarayının servileri ve kubbeleri, limandaki direkler ile minareler korusu, ilk bakışta farkına varılamayacak kadar muazzam ve heybetli idi. Kendimi doğu dünyasının yeni intibalar denizine atıverdim ve büyük bir gönül rahatlığı ile karşıma gelen her dalga ile yeni bir hayata kulaç attım.” Joseph Von Hammer-Purgstall Tarih boyunca İstanbul, doğudan ve batıdan gelen birçok seyyahı büyülemiştir. Boğaziçi kıyıları, Fatih, Üsküdar, tarihi yarımada, surlar ve daha pek çok yer seyyahlara ilham vermiş, onların tekrar ve tekrar bu kadim şehri ziyaret etmesine ya da hayallere dalmasına neden olmuştur. İstanbul’a dair kalem oynatanlar arasında bir isim vardır ki Osmanlı coğrafyasına pek çok yönüyle hayranlık duymuş, şahsiyetini şark ilgisi ve sevgisiyle bütünleştirmiştir: Joseph von Hammer-Purgstall. Osmanlı seyahatnâmelerini Avrupa’ya ilk kez tanıtan, meraklıların ve tarihçilerin hâlâ zevkle okuduğu bir Osmanlı Tarihi’ne imza atan, II. Mahmud’un nişân-ı iftihâr ile taltif ettiği bu dünyaca ünlü Avusturyalı şarkiyatçı için İstanbul, tarifsiz bir sevda gibidir. Hammer, 1799’da İstanbul’a diplomatik bir görevle tercüman olarak gönderilmiştir. 1802’de ise elçilik sekreteri olmuştur. İstanbul’daki ikameti, 1806’da Boğdan’ın Yaş şehrine Avusturya konsolosu olarak tayiniyle son bulmuş, böylece bir daha İstanbul’a ve Şark ülkelerine dönememiştir. İstanbul Günleri; Hammer’in şark iklimine olan merakını, Osmanlı coğrafyasına olan düşkünlüğünü ve İstanbul’a olan sevgisini, özlemini en ince detaylarıyla gözler önüne seriyor. Okurlar kitabın sayfaları arasında ilerledikçe Hammer’in derin tarih bilgisine ve gözlem yeteneğine hayran kalırken, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde İstanbul'daki yaşam tarzı, sosyal hayat ve günlük rutinler hakkında elde edeceği benzersiz bilgilerle de dönemin atmosferini tüm canlılığıyla yaşıyor. Hammer; Viyana civarındaki mezar taşında Joseph olan ismini Yûsuf olarak kullanmasıyla, kabrini bir Hıristiyan mezarından çok İstanbul’daki ulemâ kabirlerine benzetmesiyle Şark’ın “Manevi Oğlu” olmuştur. İstanbul Günleri hem böylesine bir tarihçinin İstanbul’a sunduğu bir armağan hem de İstanbul tutkunlarının başucundan eksik etmeyeceği bir kaynak…
İsmail Beşikçi
insan sesi mp3 - Türkçe
24 Ayrım
317,51 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
Görüntülenme Sayısı: 27
Konusu:
Kürdler için, “Mecburi İskân” kavramı son derece önemlidir ve sıradan değildir. 19. yüzyılda Kürd beylikleri, 20. yüzyılda daha çok ağalar, şeyhler, aşiret reisleri sürgüne gönderildi, “Mecburi İskân”a tabii tutuldu. Direniş gösterip gitmeyenler, katliamlara uğratıldı... Zira devletin, jenosit politikasının önemli bir ayağını oluşturan “Mecburi İskân” ve sürgün, yerinde yargılı-yargısız infazlar önemli icraatlarından olmuştur. Aynı politika daha önce de; Rum, Ermeni, Süryani, Kürd, Pontus, Êzidî, Alevi vs. Türk ve İslam olmayan tüm halklara tatbik edilmiştir. Nerede ise İstanbul, İzmir, Adana, Aydın, Samsun, Muğla, Balıkesir Trakya vs. önemli merkezlerde, 120-150 yıl önce yaşayan ailelerin çocukları esastan göçertilmiş ve bugün buralarda yaşamaz durumdadırlar. Yaşayanlar ise korkudan kendi kimliklerini terk etmiş, asimile olmuş ve çoğu “Asil Türk”çüler konumuna sokulmuşlardır. 1980’lerde, 1990’larda yaşanan sürgünler çok farklıdır. Artık yoksul köylülere de koruculuk dayatılarak onursuzlaştırma, yerinde yaşama olanaklarını, kaynaklarını ortadan kaldırarak sürgün olmaları sağlanmıştır. Kürd aydınlarının, Kürdistan’da, kendi toplumu içinde yaşamalarına hayat hakkı tanınmadı. Kürdler ‘kendi topraklarını ülkelerini sevmesin, kendi topraklarından nefret etsin ve yabancılaşsın, Kürd topraklarında, Kürd topluluğu kalmasın, dağılsın, dağıtılsın ve Kürdistan Kürdsüz kalsın’ diye tüm yollar denendi, çok sayıda insan kaçırtıldı ve diğer ülkelere sığınarak mülteci konumunda yaşamak durumunda bırakıldılar. Bu kitapta amaç, mecburi iskân olgusunun nasıl düşünüldüğü, nasıl gerçekleştirildiği, ne gibi sonuçlar ortaya çıktı gibi konuları irdelemek değildir. Amaç, Cumhuriyetin ilanından sonra, gerçekleşen Kürd direnişleri sırasında yoğun ve yaygın bir şekilde yürürlüğe konan ve uygulanan Kürd sürgünlerinin, Türk Üniversitesi, Türk basını... gibi kurumlar tarafından, nasıl algılandığını ve anlatıldığını kavramaya çalışmaktır. Kemalist resmi ideolojinin etkisi ile olgulardan çok önemli biri, Kürd ulusu olgusu ısrarla ve bilinçle tahlillerin ve araştırmaların dışında tutulmuştur. Bu, Türkiyede yaşayan herkesi Türk sayan bir anlayıştır. Kitapta sadece, Mecburi İskân olgusu incelenmiştir. Bu araştırmada olgulara, bilim yöntemi ile yaklaşmanın nasıl olacağına dair ve cumhuriyet tarihinden seçilmiş bazı olgular üzerinde durulmuştur.
Ayşe Kulin
insan sesi mp3 - Türkçe
3 Ayrım
23,96 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Şiir
Görüntülenme Sayısı: 27
Konusu:
Tüm çocuklarına dünyanın Babalı çocuklar dilerim, Doyasıya yaşayabilsinler diye Çocukluklarını. Doyasıya efelensinler diye Komşu çocuklarına. Değil mi ki Benim babam senin baban döver Eve gelince, Varsın sapanla kırılsın camlar Tırmansınlar elma dallarına Gönüllerince. Ayşe Kulin’den babasına 80. yaş günü armağanı..
Seçkin Başkan
insan sesi mp3 - Türkçe
19 Ayrım
193,22 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: roman
Görüntülenme Sayısı: 27
Annie Ernaux
insan sesi mp3 - Türkçe
8 Ayrım
93,99 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Biyografi
Görüntülenme Sayısı: 27
Konusu:
Artık sesini duymayacağım. Olduğum kadını, bir zamanlar olduğum çocukla bir araya getiren onun sesi, sözleri, elleri, tavırları gülüşü ve yürüyüşüydü. Geldiğim dünyayla aramdaki son bağ da koptu. Ernaux, hafızasını, zihinsel ve fiziksel bütünlüğünü yok eden bir hastalık yüzünden yitirilen annenin ardından, küçük bir Normandiya kasabasının varoşlarında doğan ve Paris’in banliyölerindeki bir hastanenin geriatri koğuşunda ölen gerçek kadının portresini çizmeye, onu olduğu gibi resmetmeye girişiyor. Bir anne ve kızı arasındaki hem zayıf hem de sarsılmaz bağı, onları ayıran dünyaları anlatan Bir Kadın, mümkün olan en tarafsız dille yazılmış bir ağıt, belki de Annie Ernaux’nun en dokunaklı metni. “Annenin yaşamına ve ölümüne şefkatli, sert ve dokunaklı bir saygı duruşu...” The Washington Times “Son derece özgün. Bir Kadın, aslında her kadının hikâyesi.” The New York Times
Gülbahar Kurtoğlu
insan sesi mp3 - Türkçe
10 Ayrım
163,17 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: roman
Görüntülenme Sayısı: 27
Konusu:
Geçmişimi çok fazla düşünmem ben. Geleceği ise hiç! Sonsuzluk şimdidedir. Bunu bilirim, bunu derim. Ne zaman bıraktım geçmişimi düşünmeyi, ne zaman bıraktım geleceğim için endişelenmeyi, bilir misin? Sonumun olduğunu düşündüğüm zaman. Çünkü sonum, başlangıcım olmuştu. ‘Mim’dir benim hayatım! Kim miyim ben? Var mı isimlerin önemi? Yolumuz ilim, irfan ve özgür düşünce taşlarıyla; yüreğimiz sevgiyle doluysa? Sonsuz boşluğu biraz olsun anlamlı kılan “Biz” değil miyiz? Bir o kadar önemsiz, bir o kadar değerli... Hâlâ merak mı ediyorsun adımı? Peki o zaman; BENİM ADIM HİÇ!..

Sayfalar