En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 58862 sonuçtan 33391 - 33400 arası görüntüleniyor.
Sinan Gökhan Yavuz
insan sesi mp3 - Türkçe
13 Ayrım
59,48 MB
Eser Türü: Dergi
Görüntülenme Sayısı: 25
Konusu:
Aylık kültür, fikir ve sanat dergisi.
M. E. Castle
insan sesi mp3 - Türkçe
42 Ayrım
403,79 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Çocuk Kitabı
Görüntülenme Sayısı: 25
Konusu:
Fisher Bas, Nobel Ödülü almış bir anneyle babanın, biraz anti sosyal ve ergenlik sorunları yaşayan on iki yaşındaki oğludur. Bir dâhi olmasına karşın okulunda hiç de popüler değildir. Hatta her gün, Vikingler adını verdiği kaba saba bir grup tarafından itilip kakılmaktadır. Sonunda bütün bir hafta sonu evindeki laboratuvara kapanıp, annesinin çığır açıcı Hızlı Büyüme Hormonu’nu kullanarak kendisini klonlar. Artık gerçek Fisher evde oturup bilgisayar oyunları oynayarak ve patates cipsi yiyerek son buluşları üzerinde çalışırken, kendisinin yerine kopyası Fisher-2 okula gidecektir. Bu mükemmel planı başlarda çok işe yarasa da, kopyası ondan daha popüler olup Dr. X adındaki şeytani bilim adamı tarafından kaçırılınca her şey altüst olur. Fisher genetik benzerini kurtarmak için destansı bir maceraya atılmak zorunda kalacaktır.
Mouni Sadhu
metin - Türkçe
2 Ayrım
487,72 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Kişisel Gelişim
Görüntülenme Sayısı: 25
Konusu:
Ortalama bir insan rüzgârda savrulan ince bir yaprak gibidir, zihni nereye sürüklerse oraya gider. İki dakika sonra ne düşüneceğini, hangi duygunun etkisi altına gireceğini bilemez. Oysa amaç ister ruhani, ister maddi olsun, hedefine gitmek isteyen insanın atacağı ilk adım zihinsel ve duygusal hâkimiyettir. Elinizdeki kitap konsantrasyon konusunda bugüne kadar yazılmış en iyi eserlerden biri olarak biliniyor. Okuyucuya en çok ihtiyaç duyduğu teorik bilgileri vererek onu pratik çalışmalarla adım adım mutlak zihin hakimiyetine götürüyor. Büyük bir keyifle okuyacağınız bu kitabı sonuna kadar etüt ettiğinizde, önünüzde bilmediğiniz dünyalar açılacak, yeni geliştirdiğiniz duyularınızla istediğiniz hayatın size gelmesini sağlayabileceksiniz. Çünkü; "Zihin acımasız bir efendi, fakat sadık bir köledir."
Terry Pratchett
metin - Türkçe
2 Ayrım
796,49 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Fantastik
Görüntülenme Sayısı: 25
Konusu:
Küçük Tanrılar, kült yazar Sör Terry Pratchett’ın, dünya çapında 85 milyonun üzerinde satan “DiskDünya” serisinin 13.’üncü, “Kadim Uygarlıklar” alt dizisinin 2. kitabı. Dinlerden ve savaşlardan oluşan dünya tarihine ışık tutan Küçük Tanrılar, mizahi dehâsıyla bu kez dinin sömürülmesini ve savaşların gerekçeleri gibi önemli konuları sorguluyor. Tanrılar nereden gelir? Ve nereye giderler? DiskDünya’da bir sürü küçük tanrı vardır ve yaygın bir teoriye göre tanrılar, birileri onlara inandığı için var olur, büyür ve gelişirler. Bir tanrının, açlığını çektiği tek bir şey vardır: inanç. Okuma yazma bilmemesine rağmen çok kuvvetli bir fotografik hafızaya sahip olan genç Brutha, aklı biraz eksik ama imanlı biridir. Günlerden bir gün tanrısı onunla konuşur. Brutha ilk başta korkup kaçsa da sonunda yerdeki kaplumbağanın, yani Büyük Tanrı Om’un, onunla konuştuğunu anlar. Brutha kısa bir süre sonra, farkında olmadan, insanlık tarihinin en eski hikâyelerinden birinde başrole bürünür; hem de boyundan ve kilosundan büyük işlere kalkışarak. Niran Elçi’nin pürüzsüz Türkçesi ve Delidolu’nun özenli baskısıyla okurlarının beğenisine sunulan Küçük Tanrılar, özgün ve gerçekçi hikâyesiyle, DiskDünya serisindeki yerini alıyor. “Korku tuhaf bir topraktır. İtaat, o toprakta genellikle mısır gibi, sıra sıra yetişir; çevresindeki yabani otları ayıklaması kolay olur. Ama bazen orada meydan okuma patatesleri de biter ve onlar hep yeraltında gelişir.”
Harun Sağlam
insan sesi mp3 - Türkçe
28 Ayrım
801,01 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Hikaye
Görüntülenme Sayısı: 25
Konusu:
Öznesi insan olmayan balık hikâyeleri… Oltanın diğer tarafındasın şimdi! Tertemiz suların, lağıma dönüşürken, âşık olduğun tatlı su kefali ne zamandır görünmüyor. Balıkların şehrinde arıyorsun çareyi… Zıpkıncılar, oltacılar hepsi peşinde. Sabah akşam demeden yokluyorlar mahalleyi. Kiminizi yakalayıp geri atıyorlar, kiminizi hiç yakalayamıyorlar. Çiftlikten kaçan yavru balığın hikâyesine karışıyor hikâyen. Denizine yabancı dalgalar tehdit ediyor mahalleni. Tatlı ve tuzlu su balıklarının gölünden, dünyanın öbür ucuna yüzüyorsun. Sazanlığın ne olduğunu öğreniyorsun babandan ve bir martının vazgeçişini seni yemekten. Denizin kirleniyor, deren kuruyor ve sen kim olduğunu anlayamıyorsun. Oltanın diğer tarafındasın şimdi! (Tanıtım Bülteninden)
Atilla Atalay
metin - Türkçe
2 Ayrım
515,97 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Mizah
Görüntülenme Sayısı: 25
Konusu:
Hakkı hariç, ben trenin herşeysini severdim ama. Hele Menekşe İstasyonu'nu. Gün doğmadan, manyak kahkahalar atan martıların eşliğinde, gölle denizin birleştiği, "kartpostal gibi" manzaranın kenarından Menekşe İstasyonu'na inmek... Sen bunun klibini çekebilir misin Apo? Neyse, boşver şimdi... Evlerde uyku mahmuru sarı ışıklar, camlarda çaydanlık buharı, radyoda bağlama takımından oyun havaları, yosun kokusu sinmiş rüyalara karışan anne sesleri, "beş dakkacık daha"lar, gidip, birlikte uyuyan treni uyandırırdık. Öbür istasyonların yeri de başkaydı. Florya'dan, bizim liseli, Şelale diye bir kız binerdi, "camdan sarkmayınız" ibaresinin tam da üstünden, sarkıp, Şelale'nin perondaki yerini belirler, vagonuna düşmek için koşuşurduk. Vagon değiştirme operasyonumuzu biletsizliğimize yoran Solcan Hakkı, haybeye peşimize takılırdı. Yeşilköy istasyonu... Biz orda iniyorduk.
Malcolm Waters
metin - Türkçe
2 Ayrım
1,43 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Sosyoloji
Görüntülenme Sayısı: 25
Konusu:
İki nedenden dolayı, sosyoloji, kurumsallaşmış akademik bir disiplin olduğunu haklı olarak iddia etmektedir. Bu nedenlerden birincisi; yaygın kabul görmüş kuramsal bir geleneğe sahip olması, ikincisi; araştırma yaparken, yöntembilimsel kesinlik bakımından ciddi çabalara girişmiş olmasıdır. Bununla birlikte, kuram, hitap ettiği kişilere, toplumsal dünyaya ilişkin söylenebilecekleri özetleyebildiğinden, sosyoloji disiplinini tanımlar niteliktedir. Bunun aksine, yöntembilim ise, söylenebilecek olanların ve söylenmiş olanların durumu hakkında, karar verebilmek için bir dizi kurala ve amaca ulaşmak için, araçlardan ibarettir. Sosyoloji, insan toplumuna yön vermede ve insan bilgisinin gelişiminde önemli bir yer edinmek istiyorsa, kuram, her zaman sosyolojinin merkezi ve indirgenemez amacı olmalıdır. Eğer sosyoloji, kuramı, yoruma feda edilecek olursa, tarihe veya gazetecilik düşüncesine doğru sürüklenir; eğer deneyciliği (empirizmi) seçerse, davranışçı psikoloji veya ekonomi biliminin insansızlaştırmasına ve gereksiz tekrarcılığına (totolojisine) saplanır; eğer dilbilim ve bilgi kuramı ile kendini sınırlayacak olursa, felsefe ve teolojinin skolastisizmine sürüklenir. Sosyolojik kuram, ne birleştirilmiş ne de tamamlanmış bir projedir. Sosyolojik kuram, farklılaşmış özel uzmanlık alanlarının kısmen de olsa birbirine eklemlenmesinden oluşmaktadır. Fizikte, makro-mikro evren arasında yapılan nihai ayrıma neden olan, "kozmos kuramı" ile "parçacık kuramı"nın birleştirilebileceğine ilişkin çok ciddi bir umut doğmuştur. Sosyolojide ise, eylem yapı, maddecilik idealizm, bireyselcilik bütüncülük, rasyonel araçsallık ve iletişimsellik, değer bağımsız değer bağımlı, gibi özel ikilikleri/açmazları (dualities) çözebilmek için, elimizde henüz herhangi bir umut yoktur. Gerçekten de, günümüzde, hala tartışılmaya devam edilen sadece bu zıtlıklara odaklanan bir kitap yazmak mümkündür. Eğer sosyolojik kuram başarısız olmakla suçlanmak istemiyorsa, yazılabilecek böyle bir kitapta tartışmaların çözümlenmiş olması gerekir. Kuramsallaştırma bir şeyi başarmaktan çok, bir süreç olduğundan, bu zıtlıklar ciddi konulara hitap edecek şekle sokulduğunda, sosyoloji kuramı fiziğin halihazırda yapmış olduğu ilerlemeyi yapabilir. Bu kitabın odaklandığı nokta da tam bu ciddi konular üzerinedir. Sosyoloji kuramının söyleyebileceği konuları, kapsayıcı meseleleri ve bunlara ilişkin ileri sürdüğü iddiaları anlatmaktadır, fakat, böyle bir çabayı engelleyen açıklayıcı ikiliklerden uzak durmaktadır. Şurası da şaşırtıcıdır ki, bu tür inceleme konularının göreli olarak sayısı pek fazla değildir ve yine de, bu kadar yeni bir disiplinde kuramsal bir bütünleştirme ölçütünden bahsedilebilmektedir. Kuram üreten sosyologların (ortak bir uzlaşı alanı olmasa bile) ortak bir söylem alanında birbirleri ile ilişki içinde oldukları kabul edilir, ortak olarak ilgilendikleri konulara yönelmek için bir kavramlar sistemini paylaşırlar. Bu ortak kuramsal ilgi alanındaki konuları ortaya çıkarabilmek için, bu kitap, sosyolojik düşünmenin, içinde tartışmaların bitirildiği, birbirleri ile rekabet eden hatta çatışan paradigmaların (düşünsel kalıplarının, çn.) ya da düşünce okullarının bir araya gelmesi olarak tanımlanmasını kabul etmemektedir. Düşünsel rekabet, kesinlikle kuramsallaşmanın yapıldığı bir toplumsal süreçtir.
Charles Dickens
metin - Türkçe
2 Ayrım
2,54 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 25
Konusu:
Müşterek Dostumuz’da Dickens, dönemin kapitalizminin başkenti Londra’daki hayata dair, belki de başka hiçbir romanında göremeyeceğimiz ölçüde geniş bir panaroma sunar, çünkü, malum, para yokluğuyla bile her yerdedir. En alt tabakalardan en üst tabakalara mekik dokuyacağını zaten daha en baştan sezdirir Dickens: Roman Thames Nehri’ne düşen cesetleri toplama işi yapan ailenin rutin turlarından birinin tekinsiz betimlenişiyle açılır ve hemen ardından yeni zengin Veneeringler’in evindeki yemeğin ve davetlilerin alaycı ve olağanüstü komik bir biçimde anlatıldığı bölüm gelir. Romandaki müthiş dil ve üslup çeşitliliğinin de habercisidir bu iki bölüm. Dilbilimcilerin tabiriyle “sosyolekt”lere (ve tabii “idiolektlere”de) olağanüstü duyarlı bir kulağı olan Dickens, bu romanda bir yandan bütün toplumsal tabakaları gezerken, bir yandan da her birini anlatmaya en uygun dili ve üslubu da yakalar. Yakaladıktan sonra da uzun uzun keyfini çıkarır ve okuru da kendinden geçirir. Romanın zenginlikleri bu eleştirel ve çok geniş kapsamlı toplumsal içeriğiyle ve dilinin olağanüstülüğüyle de sınırlı değildir; bütün Dickens romanlarında olduğu gibi insani anlamda müthiş derinlikli sahneler bu romanda da fazlasıyla vardır. Yayıncılarımızın büyük çoğunluğunun klasik yayıncılığından zaten zamanında çevrilmiş romanları tekrar tekrar (üstelik bazen de intihal çevirilerle) yayınlamayı anladığı bir dönemde, Dickens’ın “klasik” sıfatına gerçekten layık ve şimdiye kadar çevrilmemesi Türkiyeli okurlar adına ciddi bir kayıp olan bu dev (hem hacmen hem de mecazen dev) romanını yayınlama konusunda gösterdiği cesaret için İthaki Yayınları’nı ve bu güzel çeviri için Aslı Biçen’i kutlayarak bitireyim.
Elif Emir Öksüz, Deniz Aydemir Döke, Meral Sözen
insan sesi + metin - Türkçe
16 Ayrım
110,10 MB
Eser Türü: Dergi
Görüntülenme Sayısı: 25
Konusu:
Daha eşit, Erişilebilir ve Engelsiz Hayatı amaç edinmiş bir ekibin Engelsiz Erişim Derneği çatısı altında çıkardıkları, içinde Engellilik ve aktivizm adına çok farklı söylemleri bulabileceğiniz müthiş bir dergi.
Elif Emir Öksüz, Deniz Aydemir Döke, Meral Sözen
insan sesi + metin - Türkçe
11 Ayrım
61,78 MB
Eser Türü: Dergi
Görüntülenme Sayısı: 25
Konusu:
Daha eşit, Erişilebilir ve Engelsiz Hayatı amaç edinmiş bir ekibin Engelsiz Erişim Derneği çatısı altında çıkardıkları, içinde Engellilik ve aktivizm adına çok farklı söylemleri bulabileceğiniz müthiş bir dergi.

Sayfalar