En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 58695 sonuçtan 34451 - 34460 arası görüntüleniyor.
Macit Gökberk
insan sesi mp3 - Türkçe
13 Ayrım
350 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Siyaset Felsefesi
Görüntülenme Sayısı: 24
Konusu:
Prof. Macit Gökberk bu çalışmasında, dünyanın değişmesiyle dilin değişmesi arasındaki zorunlu bağlantıya dikkat çekerek, ileriye dönük, tüm insanlığa açılan bir tarih bilinci ile kültür sorunlarının nasıl kavranabileceğine ışık tutuyor.
Jerry Spinelli
insan sesi mp3 - Türkçe
9 Ayrım
297 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 24
Konusu:
Yıldızkız.... Çöldeki gökyüzü kadar büyüleyici, adı kadar gizemli bir kız... Kimse onun kim olduğunu, nereden geldiğini bilmiyor. Ama farklı olduğu için herkes onu seviyor. Üstelik sonunda bir gülücükle Leo'nun kalbini de kazanıyor. Peki farklı olmak ber zaman kolay mıdır sizce? İnsanlar birdenbire onlara sırt çevirince, Yıldızkız ve Leo aşklarının gücünü sınamak zorunda kalıyorlar. Değer yargılarını değişik bir açıdan ele alan ve ilk aşkın heyecanını masalsı bir dille anlatan bu kitap bir klasik olmaya aday!
Leyla Küçükahmet
metin - Türkçe
1 Ayrım
659,67 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Kategorisiz
Görüntülenme Sayısı: 24
Konusu:
Sınıf yönetimi dersi; öğretmenin öğretimi sırasında, öğrencisini daha iyi tanımasına, onu daha iyi motive etmesine, onunla daha iyi iletişim kurmasına, zamanını daha iyi kullanılmasına, sınıfta çıkabilecek disiplin olaylarına daha iyi çözümler getirmesine, sınıf ortamını daha iyi düzenlemesine, sınıf içi etkinliklerini planlamasına yardımcı olacak bilgiler vermektedir. Öğretmen adayının bu ders aracılığıyla edindiği bilgileri ileride sınıf ortamında mesleki sorumluluklarını daha iyi yerine getirme becerisi ile birleştirmesi beklenmektedir.
Ayten Gürer
insan sesi mp3 - Türkçe
1 Ayrım
5.63 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Masal
Görüntülenme Sayısı: 24
Konusu:
Klasik bir masal daha
Salah Birsel
insan sesi mp3 - Türkçe
20 Ayrım
638 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Deneme
Görüntülenme Sayısı: 24
Konusu:
İstanbul'un ünlü kahveleri
Mehmed Maksudoğlu
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,44 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Kategorisiz
Görüntülenme Sayısı: 24
C. Brentano
metin - Türkçe
1 Ayrım
68,15 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Kategorisiz
Görüntülenme Sayısı: 24
Vladimir İlyiç Lenin
metin - Türkçe
16 Ayrım
295 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Siyasi Tarih
Görüntülenme Sayısı: 24
Nihat Kaya
metin - Türkçe
1 Ayrım
229,95 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Kategorisiz
Görüntülenme Sayısı: 24
Konusu:
Kitabın yeni baskısı "Yaşamak İstiyorum" ismiyle yayımlanmaktadır. - İntihar nedir? - İnsanlar niçin intihar ediyorlar? - İntihar davranışı bir akıl hastalığı belirtisi midir? - Neden kadınlarda intihar girişimi erkeklerden daha fazladır? - İntiharda gençler neden ilk sırayı alıyor? - Ekonomik refah intiharı önler mi? - İntihar bir zayıflık, iradesizlik belirtisi midir? - Köprüye çıkanların çoğu neden intihar etmiyor? - İntihar önlenebilir mi? - İntihar girişiminde bulunmuş bir insana nasıl davranılmalı? - İntihar olayı önceden anlaşılabilir mi? - İntiharın belirti ve ipuçları nelerdir? - Medya intihar haberleri vererek intiharı artırıyor mu? - İntihar kişinin bir seçim özgürlüğü müdür? - İntihar düşüncesi olan birisi başka bir insanı öldürebilir mi? Bu soruların ve intihar konusunda başka merak ettiklerinizin cevabını bu kitapta bulacaksınız.
Annaguli Nurmemmet
metin - Türkçe
1 Ayrım
1017,15 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Kategorisiz
Görüntülenme Sayısı: 24
Konusu:
“OĞUZLAR: Dilleri, Tarihleri ve Kültürleri” Oğuzlar, Göktürkler devrinde, devleti ve toplumu oluşturan en önemli unsurlardan birisidir. Bu durum, Göktürk yazıtlarında Bilge Kağan tarafından hâkimiyeti altındaki topluluklara hitap ederken, “Türk ve Oğuz” adlarının birlikte zikredilmesi ile tescil olunmuştur. Uygur hâkimiyeti döneminde de Oğuzların etkin siyasî roller üstlendiği bilinmektedir. Oğuzlar X. yüzyılda Aral Gölü’nün kuzeyinde görüldüklerinde devletleşme sürecine girmişlerdi. Bu dönem aynı zamanda Orta Asya’da İslamiyet’in yayılmasına denk düşmektedir. Dolayısıyla Türklerin İslamlaşma sürecine dair canlı tanıklıklar da bu dönemde başlar. Oğuzların Türk-İslam tarihindeki rollerinin artması ve toplumsal-siyasal sistemde etkin olmaları Büyük Selçuklular devrinde gerçekleşmiştir. Bu yönüyle Selçuklular, İran’dan Balkanlara; Kafkaslar’dan Basra körfezine ve Bağdat’a kadar uzanan Türk fetihlerinin öncüsüdürler. Anadolu’nun Türk yurdu haline gelmesi de yine Selçukluların eseridir. Oğuzlar İslamiyet’e girmeye başladıktan itibaren Türkmen adıyla anılmaya başlamışlardır. Bu yeni isim Oğuzların esas isminin yerini almaya başlamış, XIII. yüzyılın sonlarına gelindiğinde Oğuz adı, yerini bütünüyle Türkmen adına bırakmıştır. Ancak en önemli gelişme Türk adının yükselmesinde görülmüştür. Göktürkler devrinden sonra Türk adı en geniş manası ile Oğuzların hâkimiyet sahasında yaygınlaşmış; yerleşik hayatın, devlet otoritesinin ve gücün simgesi haline gelmiştir. Dolayısıyla Oğuzlar, Türk adını Batı Türk illerinde tek başına temsil eder hale gelmiştir. Bu yeni temsil gücü Türklerin milletleşme sürecinde de önemli rol oynamıştır. XIV. yüzyılın en önemli tarihçilerinden Reşidüddin, Oğuz Kağan Destanını kaleme alırken, o zamana kadar Batı Türk illerindeki hükümdarların Salur, Yazır, Eymür, Avşar ve Kayı gibi Oğuzlar boylarından çıktığını bildirmektedir. Bununla birlikte Oğuzların Kınık boyu Selçuklu, Kayı boyu Osmanlı, Bayındır boyu Akkoyunlu, Avşar boyu İran’da Afşar hanedanını kurmuşlardır. Karakoyunlu, Danişmendli, Artuklu, Beğteginli, İldenizli vs. beylik veya devletlerin Türkmenlerin bir eseri olduğu gibi Ramazanoğulları’nın Üçoklu, Dulkadirlilerin Bozoklu Türkmenler tarafından kurulduğu bilinmektedir. X. yüzyıldan itibaren özellikle İran, Anadolu ve Balkanlar sahalarında kurulan tüm beylik ve devletler doğrudan Oğuzların/Türkmen hanedanlar tarafından kurulmuştur. Bununla birlikte bu devletlerin Oğuz kökenlerine dair çalışmalar dağınık vaziyette bulunmaktadır. Merhum Faruk Sümer’in vaktiyle yayımladığı Oğuzlar/Türkmenler adlı eseri (Ankara 1967) Oğuzlar hakkında en derli toplu çalışmadır. Ne var ki, eserin yayınlandığı 1967 yılından bu yana son olarak Ergin Ayan tarafından yayımlanan Oğuz İsyanı (İstanbul 2007) adlı kitap dışında, mahsusen Oğuzlar üzerine bütünlüklü ve kapsamlı bir çalışma yapılmamıştır. Oğuzların Asya’daki kökenlerine dair Türkmenistan, Azerbaycan, Rusya ya da başka ülkelerde ne tür çalışmalar yapıldığı hususunda da bilgilerimiz zayıftır. Sergey Grigoroviç Agacanov’un Oğuzlar (İstanbul 2002) adlı eserinin Türkçeye kazandırılması sevindirici olmuştur. Ancak durumun bununla sınırlı olmadığı bilinmektedir. Oğuzların/Türkmenlerin yayıldığı sahalar ana hatlarıyla şöyledir: Türkmenistan, Afganistan, İran, Irak, Türkiye, Suriye, Azerbaycan, Makedonya, Kosova, Yunanistan, Bulgaristan ve Romanya. Bu yönüyle anılan bölgelerdeki Türklerin ataları Oğuz/Türkmen’dir. Bu geniş saha aynı zamanda Oğuzcanın, kültürünün ve folklorunun da yayılma sahasıdır. Oğuzcanın günümüzdeki en yaygın temsilcisi olan Türkiye Türkçesidir. Bunun yanında Azeri, Türkmen, Gagauz Türkçeleri Oğuzcanın diğer ana temsilcileridir. Dolayısı ile Batı Türkçesi ya da eski adıyla Oğuzcanın tarihi kökenlerine, gelişme seyrine, coğrafi dağılım ve yaygınlıklarına, ağız yapıları arasındaki benzerlik ve farklılıklara dair çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu alanda yapılan çalışmaların tartışılması ve sonuçlarının değerlendirilmesi yararlı olacaktır. Aynı şekilde, Oğuzname türündeki eserlere dair çalışmaların ve varılan sonuçların bir sempozyum çerçevesinde tartışılması önemlidir. Bu kabilden Dede Korkut hikâyeleri, Köroğlu destanı ve benzeri diğer eserlerin yeniden incelenmesi, mitolojik bağların ortaya konması önem arz etmektedir. Oğuzların maddi kültür verilerinden (halı, kilim, damga, mezar taşları vs.) elde edilen bilgiler ile somut olmayan kültür unsurlarının (doğum, ölüm, düğün vs. gelenekleri) da tartışmaya açılmasında fayda görülmektedir. “Oğuzlar: Dilleri, Tarihleri ve Kültürleri” 5. Uluslararası Türkiyat Araştırmaları Sempozyumuna, Oğuzlar konusunda çalışmalar yapan tüm akademisyenlerin katılımı beklenmektedir. Böylece Doğu Avrupa’dan Çin’e kadar uzanan geniş bir sahada varlığını sürdürmekte olan Türk topluluklarının dil, kültür, folklor ve tarih bakımından birliktelikleri bütüncül bir perspektif, disiplinler arası yaklaşım ve karşılaştırmalı bir yöntemle ele alınmış olacaktır.

Sayfalar