En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 58695 sonuçtan 34541 - 34550 arası görüntüleniyor.
Vladimir İlyiç Lenin
metin - Türkçe
16 Ayrım
295 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Siyasi Tarih
Görüntülenme Sayısı: 24
Nihat Kaya
metin - Türkçe
1 Ayrım
229,95 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Kategorisiz
Görüntülenme Sayısı: 24
Konusu:
Kitabın yeni baskısı "Yaşamak İstiyorum" ismiyle yayımlanmaktadır. - İntihar nedir? - İnsanlar niçin intihar ediyorlar? - İntihar davranışı bir akıl hastalığı belirtisi midir? - Neden kadınlarda intihar girişimi erkeklerden daha fazladır? - İntiharda gençler neden ilk sırayı alıyor? - Ekonomik refah intiharı önler mi? - İntihar bir zayıflık, iradesizlik belirtisi midir? - Köprüye çıkanların çoğu neden intihar etmiyor? - İntihar önlenebilir mi? - İntihar girişiminde bulunmuş bir insana nasıl davranılmalı? - İntihar olayı önceden anlaşılabilir mi? - İntiharın belirti ve ipuçları nelerdir? - Medya intihar haberleri vererek intiharı artırıyor mu? - İntihar kişinin bir seçim özgürlüğü müdür? - İntihar düşüncesi olan birisi başka bir insanı öldürebilir mi? Bu soruların ve intihar konusunda başka merak ettiklerinizin cevabını bu kitapta bulacaksınız.
Annaguli Nurmemmet
metin - Türkçe
1 Ayrım
1017,15 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Kategorisiz
Görüntülenme Sayısı: 24
Konusu:
“OĞUZLAR: Dilleri, Tarihleri ve Kültürleri” Oğuzlar, Göktürkler devrinde, devleti ve toplumu oluşturan en önemli unsurlardan birisidir. Bu durum, Göktürk yazıtlarında Bilge Kağan tarafından hâkimiyeti altındaki topluluklara hitap ederken, “Türk ve Oğuz” adlarının birlikte zikredilmesi ile tescil olunmuştur. Uygur hâkimiyeti döneminde de Oğuzların etkin siyasî roller üstlendiği bilinmektedir. Oğuzlar X. yüzyılda Aral Gölü’nün kuzeyinde görüldüklerinde devletleşme sürecine girmişlerdi. Bu dönem aynı zamanda Orta Asya’da İslamiyet’in yayılmasına denk düşmektedir. Dolayısıyla Türklerin İslamlaşma sürecine dair canlı tanıklıklar da bu dönemde başlar. Oğuzların Türk-İslam tarihindeki rollerinin artması ve toplumsal-siyasal sistemde etkin olmaları Büyük Selçuklular devrinde gerçekleşmiştir. Bu yönüyle Selçuklular, İran’dan Balkanlara; Kafkaslar’dan Basra körfezine ve Bağdat’a kadar uzanan Türk fetihlerinin öncüsüdürler. Anadolu’nun Türk yurdu haline gelmesi de yine Selçukluların eseridir. Oğuzlar İslamiyet’e girmeye başladıktan itibaren Türkmen adıyla anılmaya başlamışlardır. Bu yeni isim Oğuzların esas isminin yerini almaya başlamış, XIII. yüzyılın sonlarına gelindiğinde Oğuz adı, yerini bütünüyle Türkmen adına bırakmıştır. Ancak en önemli gelişme Türk adının yükselmesinde görülmüştür. Göktürkler devrinden sonra Türk adı en geniş manası ile Oğuzların hâkimiyet sahasında yaygınlaşmış; yerleşik hayatın, devlet otoritesinin ve gücün simgesi haline gelmiştir. Dolayısıyla Oğuzlar, Türk adını Batı Türk illerinde tek başına temsil eder hale gelmiştir. Bu yeni temsil gücü Türklerin milletleşme sürecinde de önemli rol oynamıştır. XIV. yüzyılın en önemli tarihçilerinden Reşidüddin, Oğuz Kağan Destanını kaleme alırken, o zamana kadar Batı Türk illerindeki hükümdarların Salur, Yazır, Eymür, Avşar ve Kayı gibi Oğuzlar boylarından çıktığını bildirmektedir. Bununla birlikte Oğuzların Kınık boyu Selçuklu, Kayı boyu Osmanlı, Bayındır boyu Akkoyunlu, Avşar boyu İran’da Afşar hanedanını kurmuşlardır. Karakoyunlu, Danişmendli, Artuklu, Beğteginli, İldenizli vs. beylik veya devletlerin Türkmenlerin bir eseri olduğu gibi Ramazanoğulları’nın Üçoklu, Dulkadirlilerin Bozoklu Türkmenler tarafından kurulduğu bilinmektedir. X. yüzyıldan itibaren özellikle İran, Anadolu ve Balkanlar sahalarında kurulan tüm beylik ve devletler doğrudan Oğuzların/Türkmen hanedanlar tarafından kurulmuştur. Bununla birlikte bu devletlerin Oğuz kökenlerine dair çalışmalar dağınık vaziyette bulunmaktadır. Merhum Faruk Sümer’in vaktiyle yayımladığı Oğuzlar/Türkmenler adlı eseri (Ankara 1967) Oğuzlar hakkında en derli toplu çalışmadır. Ne var ki, eserin yayınlandığı 1967 yılından bu yana son olarak Ergin Ayan tarafından yayımlanan Oğuz İsyanı (İstanbul 2007) adlı kitap dışında, mahsusen Oğuzlar üzerine bütünlüklü ve kapsamlı bir çalışma yapılmamıştır. Oğuzların Asya’daki kökenlerine dair Türkmenistan, Azerbaycan, Rusya ya da başka ülkelerde ne tür çalışmalar yapıldığı hususunda da bilgilerimiz zayıftır. Sergey Grigoroviç Agacanov’un Oğuzlar (İstanbul 2002) adlı eserinin Türkçeye kazandırılması sevindirici olmuştur. Ancak durumun bununla sınırlı olmadığı bilinmektedir. Oğuzların/Türkmenlerin yayıldığı sahalar ana hatlarıyla şöyledir: Türkmenistan, Afganistan, İran, Irak, Türkiye, Suriye, Azerbaycan, Makedonya, Kosova, Yunanistan, Bulgaristan ve Romanya. Bu yönüyle anılan bölgelerdeki Türklerin ataları Oğuz/Türkmen’dir. Bu geniş saha aynı zamanda Oğuzcanın, kültürünün ve folklorunun da yayılma sahasıdır. Oğuzcanın günümüzdeki en yaygın temsilcisi olan Türkiye Türkçesidir. Bunun yanında Azeri, Türkmen, Gagauz Türkçeleri Oğuzcanın diğer ana temsilcileridir. Dolayısı ile Batı Türkçesi ya da eski adıyla Oğuzcanın tarihi kökenlerine, gelişme seyrine, coğrafi dağılım ve yaygınlıklarına, ağız yapıları arasındaki benzerlik ve farklılıklara dair çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu alanda yapılan çalışmaların tartışılması ve sonuçlarının değerlendirilmesi yararlı olacaktır. Aynı şekilde, Oğuzname türündeki eserlere dair çalışmaların ve varılan sonuçların bir sempozyum çerçevesinde tartışılması önemlidir. Bu kabilden Dede Korkut hikâyeleri, Köroğlu destanı ve benzeri diğer eserlerin yeniden incelenmesi, mitolojik bağların ortaya konması önem arz etmektedir. Oğuzların maddi kültür verilerinden (halı, kilim, damga, mezar taşları vs.) elde edilen bilgiler ile somut olmayan kültür unsurlarının (doğum, ölüm, düğün vs. gelenekleri) da tartışmaya açılmasında fayda görülmektedir. “Oğuzlar: Dilleri, Tarihleri ve Kültürleri” 5. Uluslararası Türkiyat Araştırmaları Sempozyumuna, Oğuzlar konusunda çalışmalar yapan tüm akademisyenlerin katılımı beklenmektedir. Böylece Doğu Avrupa’dan Çin’e kadar uzanan geniş bir sahada varlığını sürdürmekte olan Türk topluluklarının dil, kültür, folklor ve tarih bakımından birliktelikleri bütüncül bir perspektif, disiplinler arası yaklaşım ve karşılaştırmalı bir yöntemle ele alınmış olacaktır.
Cezmi Eraslan
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,83 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Kategorisiz
Görüntülenme Sayısı: 24
Konusu:
Bugüne kadar II. Abdülhamid ve dönemi hakkında yazılanlar gerek övgüde gerekse yergide daima aşırıya kaçmıştır. Bunun başlıca sebebi ana kaynaklara inilmemesi olmuştur. Elinizdeki kitap bu dönemin dinî ve sosyal politikalarını objektif olarak tesbite çalışmıştır. Yerli ve yabancı birinci elden kaynaklara müracaatla, dönemin şartlarını ve imkânlarını ortaya koyarak değerlendirme yapma gayreti, Osmanlı tarihinin en kritik dönemlerinden birinde yer alan o nisbette eleştrilen bir devlet adamının lâyıkıyla anlaşılmasına vesile olma isteğinden doğmuştur. Kitapta, bütün Hıristiyan âlemini -sözde- topyekün bir İslam saldırısı korkusu etrafında birleştimeye çalışanların hareket noktasını teşkil eden “İslam birliği” hareketi incelenmiştir. Hareketin fikrî altyapı hazırlıkları dönemi, icra gücünün mantığı, imkânları ve uygulamaları birlikte ele alınmıştır. Okuyucu kitabı bitirdiğinde yüz yıl öncesinin aynasında, günümüz Türkiye’sinin Batı âleminden dışlanmasının ardındaki temel nedenlerden bir kısmının belirginleştiğini görecektir. Bu görüş aynı zamanda Türkiye’nin hâl ve istikbâldeki politikalarını tesbite yarayacak ipuçlarını da beraberinde getirecektir.
Ali Erkan Kavaklı
metin - Türkçe
4 Ayrım
20,29 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Kategorisiz
Görüntülenme Sayısı: 24
Konusu:
Cumhurbaşkanı Turgut Özal, Org. Eşref Bitlis, Bnb. Cem Ersever gibi ünlülerin de içinde bulunduğu yüzlerce insanı ortadan kaldıran bir çetenin peşine düşen Müfettiş Safa Beye suikast düzenlenir. Arkadaşına yapılan bu haksızlığı hazmedemeyen Yüzbaşı Hüseyin, suikastçıları takibe başlar. Fakat şahitler esrarengiz bir şekilde ortandan kaldırılır. Hüseyin, cinayetleri aydınlatmak için uğraşırken ordu içinde "Kanarya Sevenler Ekibi"nin çete ile paslaştığını ve ihtilal için örgütlendiğini fark eder. Hüseyin, bu ekibi deşifre ederek ihtilali önlemek içinzorlu ve tehlikeli bir mücadeleye girişir. Kanarya Sevenler Ekibi, onu yok etmek için uğraşır. Uyuşturucu imparatoru Behçet Cantürk, Savaş Buldan, Fevzi Aslan, kumarhaneler kralı Ömer Lütfü Topal gibi bir çok ünlü, suikast sonucu öldürülür. MİT ajanı Tarık Ümit kaçırılır, sorgulanır ve kaybedilir. Gazi Mahallesi, esrarengiz bir şekilde karışır. Cinayetlerin biri aydınlatılmadan, bir yenisi işlenir. Cinayetler serisine; Susurluk'ta bir kaza süsü verilerek öldürülen Abdullah Çatlı, polis şefi Hüseyin Kocadağ ve Gonca Us'un öldürülmesi, milletvkili Sedat Edip Bucak'ın yaralanması eklenir. Türkiye, bu suikast gibi kaza ile sarsılır. Elde ettiği ipuçları ile çete ve ihtilalcileri takibe koyulan Hüseyin, devamlı tehdit alır ve işinden kovulma tehlikesi ile yüz yüze gelir. Çete ona da suikast hazırlar, arabası havaya uçurulur. Cinayetler, suikastlar, komplolar, ihbarlar, jurnaller, tehditler birbirini takip eder. İntikam, heyecanlı ve sürükleyici bir roman Bir solukta okunabilecek belgesel bir eser. Geniş bir araştırma ve yoğun bir emeğin ürünü. Usta bir romancının eseri. Okuyucuyu düşündürüyor ve onu ülke problemlerine çözüm aramaya çağırıyor.
Füsun Önal
metin - Türkçe
1 Ayrım
767,00 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Kategorisiz
Görüntülenme Sayısı: 24
Isaac Asimov
metin - Türkçe
3 Ayrım
2,57 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Bilim Kurgu
Görüntülenme Sayısı: 24
Konusu:
İmparatorluk, geleceği açısından dört yol ağzına gelmiş durumdadır. Dr. Kelden uğradığı gurur kırıcı yenilgiyi asla unutamamıştır. Yüreği intikam ateşiyle yanan Dr. Kelden, arz gezegenini ortadan kaldırmaya and içer.. İnsanı sarsan ve şaşırtan bir biçimde sona eren "Kurtarıcı" heyecan ve gerilim dolu eşsiz bir kurgu-bilim romanı.
Sue Grafton
metin - Türkçe
1 Ayrım
906,50 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Kategorisiz
Görüntülenme Sayısı: 24
Konusu:
Şimdi geçmişe bakınca, California Fidelity Şirketi'ndeki moral bozukluğunun Palm Springs bürosundan karları artırmak için getirilen Gordon Titus'un gelişiyle mi, yoksa eksperlerden birinin ölümüyle mi başladığını hatırlamak epey güç oluyar. Her iki olay da CF çalışanları arasında doğan genel bir huzursuzluğa katkıda bulunmuştu ve ikisi de beni, şirketle ilişkimin o noktada pek gevşek olmasına rağmen, tahminimden çok etkilemişti. Takvimin geçmiş sayfalarını karıştırınca Parnell'in öldürüldüğü sırada, bana gelmek üzere olan Gordon Titus'la bir randevu notu görüyorum. Titus'la o görüşmeden sonra 'olağanüstü bir orospu çocuğu!' yazmışım ki, bu da onunla olan bütün ilişkimi özetlemektedir...
Mahir Kaynak
metin - Türkçe
1 Ayrım
805,50 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Kategorisiz
Görüntülenme Sayısı: 24
Konusu:
Türkiye zor bir dönemden, dönemeçten geçiyor. Geçmeye çabalıyor demek belki daha doğru. Öyle anlaşılıyor ki bu zorlu geçiş yılları uzun sürecek. Bu topraklarda neşvünema bulacak yeşermeler, arayışlar, çözümler, kararlar ve bunlara paralel gidecek uygulamalar, Türkiye'de yaşayan insanlar yeterince ve gerektiği ölçüde farkında olmasalar da önemini muhafaza edecek. Çünkü tarih boyunca buralar coğrafya olarak, kültürel zenginlikleri ve siyasî çözümleme teknikleri açısından dünyanın/dünya sisteminin kulak kabarttığı yerlerden biri olma özelliğini hep sürdürmüştür. Bu özellik hem riskleri davet ediyor hem de büyük fırsatlara imkân hazırlıyor. "Tehlike büyük ümit de". Yalnız fırsatları değerlendirecek, riskleri göğüsleyecek insanlara, kadrolara, kurumlara ve bunların hepsinin birlikte yaslanacakları düşüncelere hatta felsefeye ihtiyaç var. İşte Türkiye'nin zaaf içinde olduğu nokta burasıdır, İlk bakışta göze çarparı insanların, kurumların iş başa düştüğü zaman ne kadar varlık gösterebilecekleri, birikimlerini kullana bilecekleri konusunda kişi olarak; millet olarak ve devlet olarak şüphelerimiz ve tereddütlerimiz var. Bütün bu tereddütlerin hayati öneme sahip olduklarını da herhalde kimse inkâr edemez. İnsan ve kadro biçme mekanizmasına dönüşen, bu topraklara bağlı insanları fersiz kılan darbelerin tereddütleri arttırdığı ve koyulaştırdığı da bir gerçektir. Elinizdeki denemelerin yazarı Mahir Kaynak'ın hayatı da askeri darbelerle yakından alâkalı. 12 Mart'ın zorlu yılları onu bir şekilde kenara itip yalnızlığa sürüklerken 12 Eylül sonrasının daha da zor şartlan ona yeni bir yaşama ve mücadele alanı açtı. Mücadeleden çekilmediğini, memleketinin meseleleri üzerine kafa yormaktan, dünyayı takip etmekten, mesleklerine uygun olarak kısa ve uzun vadeli çözümler üretmekten ve bunları küçümsenemeyecek bir cesaretle açıklamadan uzaklaşmadığını gösterdi
Oğuz İmregün
insan sesi mp3 - Türkçe
27 Ayrım
215 MB
Eser Türü: Dersler
Eser Alt Türü: Hukuk
Görüntülenme Sayısı: 24

Sayfalar