En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 59390 sonuçtan 34711 - 34720 arası görüntüleniyor.
Slavoj Zizek
metin - Türkçe
1 Ayrım
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Felsefe
Görüntülenme Sayısı: 24
N. Chomsky, C. Metz
metin - Türkçe
1 Ayrım
349 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Felsefe
Görüntülenme Sayısı: 24
Oğuz Adanır
metin - Türkçe
1 Ayrım
946 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Felsefe
Görüntülenme Sayısı: 24
Konusu:
Jean Baudrillard, çağdaş dünyanın en önemli düşünürlerinden biridir. Felsefe yapan sosyolog olarak da tanınan bu Fransız düşünürün insan bilimlerine ya da sosyal bilimlere yapmış olduğu en önemli katkıyı "simülasyon kuramı" olarak özetleyebiliriz. Marksist felsefenin (1960'lı yıllardan itibaren) modern dünyayı ya da tüketim toplumunu açıklamasının mümkün olamayacağını savunan Baudrillard, ekonomi-politiğin yerini, gösterge ekonomi-politiğinin almış olduğunu, dolayısıyla üretim biçimi ve ekonomi-politik üzerine oturtulan sınıfsal yapılanmanın sona ererek yerini kültürel bir yapılanmaya bıraktığını ve tüketim toplumu olarak da bilinen bu kültürel-toplumsal dünyanın bir egemenlik biçimi olarak varlığını sonsuza dek sürdürmeyi amaçladığını söylemektedir. Baudrillard düşüncesinin temellerine ait bazı kavramlar ve bölümlerin sunulduğu bu kitap, okuyucunun özgün metinlere ulaşması için önemli bir köprü vazifesi görecektir. (Tanıtım Bülteninden)
Prof Dr Yahya Akyüz
insan sesi mp3 - Türkçe
24 Ayrım
206 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Ders
Görüntülenme Sayısı: 24
Konusu:
Bu ders kitabı Milli Eğitim Bakanlığınca verilmiştir.
Orlando Figes
bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
23 Ayrım
639,71 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 24
Konusu:
Haberini Alayım Yeter, Stalin Rusya’sının kuzey ucundaki çalışma kamplarından birinde, Peçora’da Gulag hükümlüsü olarak bulunan Lev Mişçenko ile Moskova’daki kız arkadaşı Svetlana İvanova’nın birbirlerine 1946 ile 1954 arasında gönderdikleri mektuplara dayanılarak yazılmış gerçek bir aşk ve hayatta kalma hikâyesi. Gulag sansüründen geçmeden çalışma kampına gizlice girip çıkan bu mektuplar, Stalin dönemi dehşetinin iki sıradan Rus’un hayatını nasıl etkilediğine ve birbirlerine olan aşklarının onları nasıl ayakta tuttuğuna ilişkin benzersiz bir kayıt oluşturuyor.
insan sesi mp3 - Türkçe
1 Ayrım
379 MB
Eser Türü: Dersler
Eser Alt Türü: Ders/Açıköğretim Fakültesi
Görüntülenme Sayısı: 24
Konusu:
Açık Ogretim Fakultesi 4. sınıf Kamu Yönetimi Maliye Politikası dersi test soruları
Mağdule DEMİRCİOĞLU
insan sesi mp3 - Türkçe
47 Ayrım
970 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
Görüntülenme Sayısı: 24
Konusu:
Sakatlığın "medikal" ve "sosyal tanım"ı çerçevesinde ortaya çıkan güncel kavramsallaştırmalar ve bu bağlamda öne sürülen görüşler, sadece gerçeğin dışa vuran somut bir yönüne işaret etmektedir. Zira yaşamda, doğanın bizim varoluşumuzdan bağımsız bir varlığa sahip olması gibi sakatlığın da bizim öznelliğimiz dışında kendine özgü bir nesnelliğe sahip olduğu açıktır. Böylece sakat birey, kendi deneyimlerini dilin yerleşik kavramları aracılığıyla, kendisine değil herkese ait olan formlar içinde anlatmak zorunda kalmaktadır. Mutlak olanın sadece görünüşte, gelişmenin belli bir anında, bozulmaya yazgılı bir denge durumunun geçici bir dışa vurumu olduğu görünmektedir. Sürecin bu görünürdeki anını, genel - geçer bir yargıdan, tanım anlamında bir sonuca götürmek çabası, yanılgıyı mutlaklaştırmaktan başka bir anlama gelmez. Sakatı, onların dışında kalan diğer toplum kesimleriyle eşitleme çabası ve bunun da yeni tarzda adlandırılması amacı, verili duruma oranla bir ilerlemeyi temsil etse de, bu ilerleme yine de Marks'ın deyişiyle (eşit haklar mücadelesi) burjuva sınırlar içinde kalacaktır. Ne var ki, elbette toplumsal yaşamın ilerleyen canlılığı içinde, sakat tanımının işaret ettiği toplum kesimleri değişim gösterecek, farklılaşacak, statü kazanacak vb. ancak bu canlılık ve dönüşüm tek bir tanımın sınırları içine sığmayacaktır. Bu sığmama durumu onların sınıflar tablosu içinde hangi yana ait olduklarına göre de farklılıklar gösterecektir. Hatta "emek, yalnızca bir yaşam aracı değil yaşamın birincil gereksinmesi haline gelmesinden sonra; bireylerin her yönüyle gelişmesiyle birlikte, üretici güçlerin de artması ve bütün kolektif zenginlik kaynaklarının gürül gürül fışkırmasından sonra herkesten yeteneğine göre, herkese gereksinmesine göre" (Marx, 1989, s. 31) yazılı bir bayrağa sahip olsa bile; ekonomik sermayesini tamamlamış, "sembolik sermaye"sinde de belli bir artışa tanık olmuş "sakat birey", kendini işaret eden bir tanıma gereksinmesi olmasa da, yine de kendini ima e
Adalet Ağaoğlu
metin - Türkçe
1 Ayrım
5,28 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 24
metin - Türkçe
3 Ayrım
29,80 MB
Eser Türü: Kitapçık
Eser Alt Türü: Eğitim
Görüntülenme Sayısı: 24
Gülşah Nezaket Maraşlı
metin - Türkçe
3 Ayrım
2,50 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Sinema
Görüntülenme Sayısı: 24
Konusu:
Günahıyla Sevabıyla Yeşilçam, Türk sinemasının dinle imtihanın hikâyesini anlatıyor. Gülşah Nezaket Maraşlı, Yeşilçam’ın din ve dindarlık aleyhtarı tutumunun, cumhuriyetin ilk günlerinden, Muhsin Ertuğrul Sineması’ndan, bugünlere nasıl dönüştüğünü inceliyor. Sinemanın endoktrinasyon fonksiyonundan yüklendiği toplumsal misyona farklı cephelerini de nazara alarak, bu zamana kadar incelenmemiş bir yönüne, Türk sinemasının dine bakışına ışık tutuyor. Dinin anlam dünyasından habersizliğin ve (sabah ezanını güneş doğduktan sonra okutacak ölçüde) dini kurallar ve ibadetler konusundaki cehaletin, nasıl ön yargıların ördüğü şablonlarla kendini tekrar eden, tekrar üreten bil sinema dili geliştirdiğini gösteriyor. Tabii bu aleyhtarlığın istisnaları yok değil, ama mesela müstehcen film dalgasına karşı gelişen dinî filmler kuşağında bile ticari kaygıların bazı hassasiyetleri gölgelediği görülebiliyor. Kitap Türk sinemasının, cinsellikle dini motiflerin iç içe kullanılması, dindar karakterlerin küçük düşürülüp alaya alınması gibi vazgeçemediği alışkanlıklarının kökenlerini tespit ediyor. Okul müsameresi seviyesine erişmeyen dekorlar, makyaj ve kıyafetlerle gerçekleştirilen trajikomik tarihsel mizansenler de meseleleri ne seviyede ciddiye aldığının bir göstergesi. Türk sinemasının evliyaları, darmadağınık halleri, düşecekmiş gibi duran takma sakal-bıyıkları, acayip sarık-kavukları ve cübbe niyetine büründükleri renkli çarşaflarıyla gerçekten bize has bir geçit resmi yapıyorlar. Modern dönemde ise adeta bütün kötülüleri kendinde toplayan, ikiyüzlü, açgözlü, fırsatçı, hasis, hatta aşağılık, kalleş, nefret edilecek tipolojiler olarak rol biçiliyor dindarlara. Maraşlı, Yeşilçam’da dindar karakterin, yani çok boyutlu olarak, insani derinlikleriyle ele alınan karakterinin değil, basmakalıp imam-hacı-hoca tipolojilerinin olduğunu ve dindarların ancak zaman içinde karakter olarak işlenmeye başladığı söylüyor. Özellikle son senelerde nasıl bu karakterlerin daha merkezi rollerde, insani de

Sayfalar