En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 59381 sonuçtan 35101 - 35110 arası görüntüleniyor.
Paco Ahlgren
metin
2 Ayrım
2,85 MB
Eser Türü: Kitap
Görüntülenme Sayısı: 24
Konusu:
Paco Ahlgren’in kaleminde kuantum fiziği, Taoizm, ekonomi, müzik ve aşk, insani yeteneklerin en güçlüsüyle bir araya geliyor: Düşünce. Douglas Cole’un kendini keşif yolculuğu, varoluş sancısı içinde zamanın atomlarına, borsanın dalgalanmalarına, paralel evrenlere ve hiçliğe değin uzanıyor. Geri planda belli belirsiz bir çello melodisi, zamanı yararak dört bir yanı sarıyor. Bütünlükteki tüm olasılıklar karşınızda… Şah Mat. Dünyayı kasıp kavuran ekonomik krizi ve doların düşüşünü şaşırtıcı bir kesinlikle öngören bu romanda finansal analist Paco Ahlgren pek çoğu şimdiden doğrulanan ekonomik kehanetlerini soluk soluğa ve fantastik bir macerayla harmanlıyor ve gelecekten bugüne uzanan çarpıcı ve benzersiz bir öykü anlatıyor.
Jale Sancak
metin - Türkçe
1 Ayrım
234,04 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 24
Konusu:
Dünya nasıl bir yer sana göre? "Çok tehlikeli bir yer. Yani her an başınızın derde girebileceği bir yer. Mümkün olduğu kadar az yara bere alarak hayatta kalmak gerektiğini düşünüyorum ben." Gelecekten umutlu musun? Bir gün bu ülkede devrim yapılacağına inanıyor musun? "Gelecekten çok umutluyum. Devrim olacağına kesinlikle inanıyorum. Türkiye'de bunu yapacak güç var ve biz bunu yaratabiliriz. Bu kendi kendine olacak bir şey değil, örgütlemeyle, mücadeleyle, çoğalmayla gerçekleşebilir ancak. Yani siyasi mücadeleyle." On iki genç insan, on iki farklı bakış açışı. Bu kitabı oluşturmak için gençlerle konuşan Jale Sancak, "Birer genç insan olarak onların hayata, geleceğe nasıl baktıklarını, beklentilerini, umutlarını, umutsuzluklarını, gençliklerini nasıl yaşadıklarını görebilmek için gerçekleştirdim kitapta yer alan söyleşileri," diyor. "Çok sesliliği, farklı düşünce biçimlerini bir arada aktarabilmek için aynı biçimde yaşayan ya da düşünenleri değil, sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik anlamda birbirlerine benzemeyenleri özellikle seçtim. Biri solcuydu, diğeri sağcı. Bir diğeri ise apolitik. Aile içi şiddete maruz kalmış olanıyla yetimhanede kalanı, uyuşturucu bağımlısıyla uyuşturucu karşıtı, modern görüşlüyle gelenekçi olanı bu kitapta bir araya geldiler. Kiminin neşesini hiçbir şey bozamazdı. Genç olmanın yanı sıra bir ortak noktaları da gençlik çağının salt mutlulukla, eğlenceyle yaşanmadığı düşüncesiydi. Hiçbiri sorunsuz değildi."
Boris Vian
metin - Türkçe
1 Ayrım
198,94 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 24
Konusu:
'Bütün Ölülerin Derileri Aynıdır’, ‘Mezarlarınıza Tüküreceğim’in zorunlu devamıdır. Lee, beyaz derisi sayesinde Beyazların arasına girip onlara karşı beslediği amansız intikam susuzluğunu gideren sahici bir Siyahtı. ‘Bütün Ölülerin Derileri Aynıdır’daki Dan ise bir Beyazdır, fakat kanı bakımından Siyah olduğuna inanır. Beyazlara duyduğu kini yaptığı işle, kötü şöhretli bir gece kulübünün kabadayısı olmakla yüceltir ve Siyahları ezen Beyaz ırkla yavaş yavaş özdeşleştiğinin farkına varmaksızın o gece kulübünde elinden geldiğince hem vurur hem kadınlarla birlikte olur. Boris Vian’ın Vernon Sullivan imzasıyla yazıp kendini kitabın çevirmeni olarak gösterdiği ve kitaba yazdığı önsözde eleştirmenleri eleştirdiği bu romanı sadece yabancı bir topluluğa katılıp ırkdaşlarına yüz çeviren ayrıksı bir kişinin öyküsü olarak okumamak gerekir. Olayın arkasında zengin bir ülkenin alt katmanlarında su yüzüne pek çıkmayan toplumsal sıkıntıları görürüz. ‘Bütün Ölülerin Derileri Aynıdır’ ırkçılığa karşı yazılmış ağıt misali bir roman...
Özgür Özol
metin
2 Ayrım
2,41 MB
Eser Türü: Kitap
Görüntülenme Sayısı: 24
Konusu:
Ilgana; çağdaş bir Dede Korkut öyküsü. Kendi öyküsünü başkasından, başkasının öyküsünü kendinden bilmeyenlerin destanı... Bu masalda kahraman şövalyeler, sihirli değnekli büyücüler, ışıltılar saçan periler yok. Güzel prensesler, beyaz atlı prensler, soylu krallar, neşeli şarkılar yükselen şatolar da yok. Bu destanda, kuşaklardır yurt tuttuğu topraklarda sürgün olmuş konargöçer boyların hayatta kalma mücadelesi var. Ilgana, atalarıyla bağları kopuk, yılgın bir toplumun kendini de, üzerinde yaşadığı toprağı da yeniden tanımlayışını anlatan, çağdaş bir Dede Korkut öyküsü. Bu toprakta yarın yoktur. Ara sıra dün tekrar eder o kadar... Ilgana, tütüyordu. Toprağın ve insanların yaşam gücü, büyücü rahiplerin yönettiği kentlere çekiliyor, geride uğursuz bir sis bırakıyordu. Bu duruma son vermek isteyen Sürekler, yüz yılı aşkın süredir kentlere karşı savaş veriyor ama kaybediyorlardı. Kamların tüm çabalarına karşın, uzun yıllardır atalarından destek göremeyen konargöçerler, her çatışmayla birlikte umutlarını da kaybediyor, geleneklerinden vazgeçmek ve aşağılanmak pahasına kentlere sığınıyorlardı. İki taraf son bir savaşa doğru sürüklenirken, düşlerinin peşinden giden genç bir kam çırağının yüz yıldır süregelen bu zulme son verebileceğini henüz kimse bilmiyordu. Kendisi bile... Çağdaş Türk mitolojisinin başlangıcını oluşturacak olan Ilgana’da; yarının olmadığı, sadece ara sıra dünün tekrarlandığı topraklarda, doğru ile yanlışın, doğa ile kentin, doğu ile batının çatışmaları arasında kam adayı Sungur’un ve ona destek olan yoldaşlarının kahramanlıklarına tanık olacaksınız. Kurtarıcı şövalyelere, sihirli değnekli büyücülere, at üstünde yaşayan konargöçer vahşilere dair tüm ezberlerinizi değiştirecek, pek alışık olmasanız da çok tanıdık olduğunuz kavramlarla bezeli bu destanı bir solukta okuyacaksınız.
Sibel Eraslan
metin
2 Ayrım
1,53 MB
Eser Türü: Kitap
Görüntülenme Sayısı: 24
Konusu:
Meryem'in açık alnı kandildir. Meryem'in açık alnı ufuktur. Her seher güneş oradan yükselir ve her gecenin içine güneş o çizgiden batarak yürür. Meryem'in açık alnı haritadır. O, yol gösterir, işaret eder, el sallar, uğurlar, dua eder hepimize. Kadim günlerden bilinmez yarınlara ilerleyen zaman gemisinin, yolunu rotasını çizdiği ışıklı fener, onun alnında yanar... Meryem, deniz feneridir... Meryem'in açık alnı kapısızdır. Secdeler o pak alnı öpmek için birbiriyle yarışır. Meryem, annedir. Allah'ın Kelimesi'ne annelik etmek üzere seçilendir. Meryem'in, oğlunu tutan elleri toprağın üzerinde durur. Meryem kuldur! Rabbine yakın olandır. O, Meryem'dir. Cennet Kadınlarının sultanı Hz.Meryem'i anlatmak zorlu bir macera. Kadim masallar, hikmetli anlatılar, Eski ve Yeni Ahid'ler, Mezmurlar, Furkan-ı Şerif Kur'an-ı Kerim, Davud Peygamber'den kalma ilahiler, İdris Peygamber'in kayıp Suhufu, rüya defterleri, burçlar, yıldız haritaları, sabırlı deve hörgüçlerinden çıkan iniltiler, buruşuk yüzlü zeytin tanelerinin anlattığı kıssalar, ikonalar, madalyonlar, ebrular, hat levhalar... Sibel Eraslan hepsinin masasına tek tek oturdu, hiç sözlerini kesmeden her birini dinledi ve aralarından çekip getirdi Meryem Annemizi bugünün okuruna...
Yıldız Ramazanoğlu
metin - Türkçe
1 Ayrım
109,71 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Hikaye
Görüntülenme Sayısı: 24
Konusu:
Yıldız Ramazanoğlu çok yönlü çalışmalarıyla tanınan, edebi kimliğiyle de okuyucuyla derin ilişki kurmuş bir yazar. Timaş Yayınları, Yıldız Ramazanoğlu kitaplığının ilk kitabı olan Derin Siyah, yazarının da gözden geçirdiği yeni baskısıyla okuyucuyla buluşuyor. TYB Öykü Ödülüyle çağrışımlarını geniş bir okur kitlesine taşıyan yazar, hikaye serüveninin ilk kitabı "Derin Siyah"ta günlük yaşamı karakterlerini zihinlerinde yeniden okuyor. "Derin Siyah"ta birbirini sözsüz bir dille anlamaya çalışan, iç dünyalarında ilişkileri yeniden sorgulayan ve kuran insanlar var. Yalınlığı, içten duyguları ve incelikleri vurgulayan bir üslupla yazılmış hikayelerde yazarı, karakterleri ve kendinizi yeniden yaşayacaksınız. Tek bir andan, bazen birkaç dakikadan yola çıkan ve yolun götürdüğü yere kadar gitmeye kararlı bu karakterlere kendinizi ekleyip kitabın sonuna kadar gideceksiniz. Yeni tanışacaklar, yeniden okuyacaklar ve kitaplığına ekleyecekler için.. Artık her şey kalbime vuruyor. Yol içinde yollar gidiyorum. Ayrıntılara takılıyorum. Evin önüne geldiğimde araba duruyor. Monitör durmuyor. O durmadan çıkamıyorum bu girdaptan. Yol bir metafora dönüşüyor. Arabayı tenhaya çekip babası ölmüş küçük bir kız gibi ağlıyorum hayali kahramanlarıma. Sonunda bir söz yankılanıyor içimde. "Amor fati: Kaderi sev!" "Onlar soru sorarlar mı, sormazlar. Hani şu meşhur çocukluk soruları. Bütün soruları sorulmadan cevaplanmıştır. Bu sokaklar, bu şehirler çok can kaldırır daha. Dünyanın onlara şefkatten yana verdiği budur. Yer var. Vav harfi gibi kıvrılıp yatabilecekleri türlü çeşit yer seçeneğiyle şehrin yeni zenginleridir onlar."
Emile Durkheim
metin - Türkçe
1 Ayrım
176,80 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Din
Görüntülenme Sayısı: 24
Konusu:
Bu kitapta, bugün bilinen en basit, en ilkel dini ve onun esaslarını keşfetmek ve çözümlemek hedeflenmiştir. Bir dini sistem, şu iki koşulu yerine getirdiğinde onun gözlemlenebilir en ilkel din olduğu söylenebilir: Birincisi, bu dini sistemin organizasyonlarının basitliği, başka hiçbir toplumda bulunmayan bir şekilde olması; ikincisi, bu dini sistemin kendisinden önceki başka herhangi bir dinden herhangi bir unsur alınmaksızın açıklanabilir olmasıdır.
FAZİLET NEŞRİYAT
metin - Türkçe
1 Ayrım
582,44 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Din
Görüntülenme Sayısı: 24
Konusu:
Bu eserde Hıristiyanlığın kutsal kitabı İnciller ele alınmış, bunların yazılması ve toplanması tarihi seyri içinde incelenmiştir. Ayrıca İncillerde yer alan konular tesbit edilmiş, hangi konunun hangi İncil’de nasıl anlatıldığı karşılaştırmalı bir şekilde ortaya konarak İnciller arasındaki farklılıklar ve çelişkiler tesbit edilmiştir. Türkiye’de ve bütün İslam Dünyasında Hıristiyan misyonerleri tarafından yürütülen yoğun bir Hıristiyanlık propagandası vardır. Vatikan’ın Hıristiyan-İslam diyaloğu için sürekli çağrılar yapmasına rağmen, İslam ülkelerine yönelik bu misyoner çalışmalarını kiliselerin organize ettiği görülmektedir. Türkiye’de ve dünyanın diğer yerlerinde Hıristiyanlığı propaganda eden misyonerler, İncillerin sadece iyi ve güzel yanlarını tanıtmaktadırlar. Halbuki İncillerde bu iyi ve güzel şeylerin yanı sıra akla, mantığa ve bilime aykırı şeyler de bulunmaktadır. Misyoner propagandalarında yer almayan İncillerin bu yanını görebilmek için elinizdeki kitap dikkatle okunmalıdır. Bu araştırmanın hedefi, İncillere inanan Hıristiyanları rencide etmek değil, aksine objektif şekilde yer yer Hıristiyan kaynaklara da başvurarak İncillerle ilgili gerçekleri ortaya çıkarmaktır. Bu çalışma ile Hıristiyanları kendi inançlarından çevirmek amaçlanmamış, ancak Hıristiyan olmadığı halde bu dine çevrilmek istenen insanları uyararak onların gerçekleri görmeleri sağlanmak istenmiştir.
Edward W. Said
metin - Türkçe
1 Ayrım
228,85 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Felsefe
Görüntülenme Sayısı: 24
Konusu:
Düşünceyle arası zaten hiçbir zaman hoş olmamış bu topraklarda, düşünceyi ve onu cisimleştiren entelektüeli “terörize ederek etkisizleş-tirmeyi amaçlayan”, doğrudan doğruya “vatan hainliği” ile damga-layacak kadar pervasızlaşan bir zihniyet iyice egemenliğini kurmuş durumda. Milliyetçi ve dinsel fanatizm kendisinden başkasına düşüncesini ifade bir yana, yaşama hakkı bile tanımıyor. Bu toprakları “sevme hakkı”nı kendi tekeline almak istiyor. Batı'nın İslam anlayışının ikiyüzlü önyargılarına karşı koymasıyla ünlendiği halde, Salman Rushdie'nin ifade özgürlüğünü sonuna kadar savunarak gerçek bir entelektüel tavrı sergileyen Edward Said'in bu önemli kitabının Türkiye bağlamında son derece ayrıştırıcı bir yere oturduğunu düşünüyoruz. Said, entelektüeli öncelikle otorite ve iktidara hizmet etmeyi reddedişiyle, sonra da milliyeti, dini, ge-leneği ile arasına koyduğu mesafe ile tanımlıyor. “Artık kişinin evinde, kendini evinde hissetmemesi bir ahlâk meselesidir” diyen Adorno'yu yankılayarak entelektüeli metaforik bir sürgün, bir evsizlik konumuna yerleştiriyor. Sürgün içinde yaşadığı toplumun (ve hatta dünyanın) yerlilerinden olmamayı, orada hep tedirgin, rahatsız ve başkalarını da rahatsız eden bir yabancı olmayı içeren bir konum ona göre. Ama geçmişinin, dilinin, milliyetinin sunduğu ucuz kesinliklerin ötesine geçip evrensellik idealinde ısrar eden entelektüel, hep marjinal kalmayı bir yoksunluk olarak değil, bir özgürlük, bir keşif süreci olarak yaşar. Entelektüel, eskiden olduğu gibi, toplumda bir uzlaşma oluşturacak genel simgeleri yaratan biri değil, bu simgeleri sorgulayan, kutsal sayılan gelenek ve değerlerin ikiyüzlülüğünü, ırkçılığını, cinsiyetçiliğini teşhir eden; hiçbir fikir ayrılığına tahammülleri olmayan kutsal metin gardiyanlarıyla mücadeleden çekinmeyen kişidir. Profesyonelleşmenin baskısı giderek artarken, amatör kalıp kamusal alanda yoksullar, yok sayılanlar, güçsüzler adına kendi görüşünü ve tavrını temsil etmekte ısrar eden bireydir entelektüel. Hiçbir kahramana ve siyasi hiçbir tanrıya inanmaz.
Ruhşen Doğan Nar
metin - Türkçe
2 Ayrım
287,85 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Fantastik
Görüntülenme Sayısı: 24
Konusu:
“Koskocaman güneş gözlüklerinin kapattığı yuvarlak yüzü bana dönmüştü. Sizi bilmem ama ben güneş gözlüğü takan insanlarla konuşamam. Konuşursam da çok zorlanırım. Rahatsız olurum. Çünkü bir insanla konuşurken gözlerini görmeliyim. Gözlerinin içine bakmalıyım. Bir insanın gözleri, kişiliği hakkında pek çok şey anlatmaz mı? Haksız mıyım? Bir müddet kalakaldıktan sonra, kadının güneş gözlüklerini hedef alıp konuştum: ‘Evet, yardıma ihtiyacım var. ZA Yayınları’nı arıyordum da.’ Devasa güneş gözlükleri zile döndü ve iki saniye sonra pembe ojeli, dolma parmaklar zili gösterdi. ‘Bakın, orada ne yazıyor?’ Dolma parmakların işaret ettiği yere baktım. Beşinci katın zilinin yanında koskoca, kırmızı harflerle ZA YAYINLARI yazıyordu. Gözlerimi kapatıp bir daha açtım, yanlış görmemiştim. Sahiden de orada ZA YAYINLARI yazıyordu. Peki ben biraz önce neden o yazıyı görememiştim?” Ruhşen Doğan Nar’ın lezzetli üslubu eşliğinde, gizem yüklü bir hikâye: İKİLEME.

Sayfalar