En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 59373 sonuçtan 35971 - 35980 arası görüntüleniyor.
Adele Parks
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,42 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 23
Konusu:
Biz kadınların baş koyduğu bir mevzudur aşkı aramak. Davulun sesi uzaktan hoş gelir de, acaba başka bir kadının ayakkabılarıyla yürümek sanıldığı kadar kolay mı ki? O çok özendiğiniz ayakkabı ya ayağınızı vurursa... Eliza ve Martha iki kardeş. Tek ortak yanları da bu. Biri daha domestik, biri daha özgür. Görünüşte herkes halinden memnun. İşler tıkırında. Kol kırılır yen içinde kalır demişler. Onlar için de kırılmış tüm kollar kırılacağı kadar işte. Farkına bile varmadan olmuş. Ve günlük hayatın rutin akışı bir anda bozulmuş. Öyle gelişmeler yaşanmış ki, iki kadın da alyansın hiçbir şeyin güvencesi olmadığına uyanıvermiş. Şimdi artık ikisinin kafasında da aynı soru... Kusursuz aşk diye bir şey var mı? Ya kusursuz hayat? Konumuz Evergreen kardeşler. Siyah ve beyaz, elma ve armut, Lillith ve Havva kadar farklılar. Yalnız ortak bir özellikleri var. İmrenme sınırlarını istemeden de olsa ihlal edip birbirlerinin aşk hayatını kıskanmaktan kendilerini alamıyorlar. Kardeşlerden Martha ve eşi Michael'ın kusursuz bir yuvası, kusursuz bir ailesi ve kusursuz bir evi var. Elbette Martha'nın başına bedbaht bir şeyler gelene dek. Diğer kardeş Eliza ve erkek arkadaşı Greg ise çokça müzik ve aşkla dolu tek odalı bir dairenin kiracıları. Elbette Eliza'nın başına sarsıcı sonuçlara sebep olacak bedbaht bir şey gelene dek. Evergreen kardeşlerin artık yeni bir ortak özelliği daha var. Atmosferde bağımsızlık rüzgarları esmeye mi başlayacak ne! Harika mı? Öyle mi acaba? Değil mi yoksa? Kusursuz bir aşk var mı? Ve kusursuz aşkı aramak, hele hele "öteki kadının pabucu"nu giymeye kalktığınızda daha da mı içinden çıkılmaz bir hal alıyor? Hep şöyle deriz aramızda. Çılgıncasına tutkulu ve gerçek bir aşk istiyorum. Hayat da bize cevabı yapıştırır hemen. Kaderine katlan, inancını yitirme emi! Martha ve Eliza'nın da işi zor tabiii
Darıo Fo
metin - Türkçe
1 Ayrım
455,58 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tiyatro Oyunu
Görüntülenme Sayısı: 23
Konusu:
Bu komedinin ortaya çıkışı 1969'da Milanoda yaşanan bir olaya dayanır. Duomo meydanı civarında bir bomba patlamış ve onaltı kişi yaşamını yitirmişti. Polis anarşistleri suçlamış ve aralarından birini tutuklamıştı. Adı Giuseppe Pinelli. Daha sonra ölüsü, gözaltında tutulduğu emniyet müdürlüğünün penceresinden atılmış olarak bulundu. Pinelli'nin ölümü apaçık bir cinayetti. Oysa polis; olayı oyunun başlığı gibi ironik bir şekilde açıkladı: "Bir anarşistin kaza sonucu ölümü". Polis tarafından yapılan açıklama böyleydi. Olay "kaza sonucu ölüm" olarak arşivlere kaldırıldı. -Dario Fo-
Yavuz Bahadıroglu
metin - Türkçe
3 Ayrım
6,52 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Çocuk Kitabı
Görüntülenme Sayısı: 23
Konusu:
"Benim Güzel Allah'ım" Dizisi, çocuk dostlarımıza Yüce Allah'ı tanıtmak ve sevdirmek için hazırlandı. Allah'a iman konusunda onların dünyasında temel oluşturmaya yönelik bir tarz ve anlatım benimsendi. On kitaptan oluşan bu dizinin her bir hikâyesinde Allah'ın varlığı, birliği, büyüklüğü ve diğer iman esaslarına dair önemli mesajlar yer alıyor. Bu dizi çocuklara hayatı yaşarken her adımda yürekten gelen bir sesle "Benim Güzel Allah'ım" sözünü söyletmeyi amaçlıyor.
Yavuz Bahadıroglu
metin - Türkçe
3 Ayrım
34,49 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Çocuk Kitabı
Görüntülenme Sayısı: 23
Konusu:
Sevgili çocuklar... Hele yaz tatillerini şöyle bir gözünüzün önüne getiriniz. Güneş pırıl pırıl gökte...Siz orman içlerinde veya deniz kıyılarında ... Sabahın erken saatlerinden, akşamın alaca karanlığına kadar belki oynayacaksınız. Yorgun argın eve döneceksiniz. Yemekten sonra içinize bir rahatlık çökecek. Evdekilere iyi geceler diledikten sonra yatağınıza çekileceksiniz. İşte o an günün en tatlı anıdır. Yorgunsunuz fakat henüz uykunuz yoktur. Ne yapacaksınız ?.. Herhalde minik kütüphanenizden çok hoşunuza giden bir hikaye kitabı veya bir çocuk romanı, mesela Nesil Yayınlarından çıkan çocuk kitaplarını okurken sizi zevklendirecek, eğlendirecek, adeta gündüz ki oyunlarınızın tamamlayıcısı olacaktır. Bir yandan öğrenir, bir yandan eğlenirken tatlı bir uykuya dalacaksınız.
Yavuz Bahadıroglu
metin - Türkçe
2 Ayrım
177,90 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Çocuk Kitabı
Görüntülenme Sayısı: 23
Konusu:
Şefik ile Hüsnü on iki yaşlarında ikiz kardeştiler. Hüsnü ne kadar tutumlu ve akıllı idiyse Şefik o kadar savurgan ve deli doluydu. Bir gün babaları ikisini de yanına çağırdı. Onlara ayrı ayrı bir miktar para verdi. Bu paralarla amcalarının çiftliğine gidip tatillerini orada geçirebileceklerini söyledi. Şefik evden çıkar çıkmaz babasının öğütlerini unuttu. Daha ilk rastladığı oyuncakçıya girip bir mızıka ve pille çalışan küçük bir taksi aldı. Daha sonra lunaparktaki oyuncaklara binmek için bilet aldı. Sonra lokantada yemek yedi. Ve çok az parası kaldı. Hüsnü, kardeşini uyardı ama ne fayda! Şefik dinlemedi bile, ta ki tren garına gelene kadar... Şefik trene binebilecek miydi? Bundan sonra ne yapacaktı? Kitapta "İki Kardeş"le birlikte birbirinden eğlenceli ve eğitici beş hikâye daha var: "Aslan Çocuk", "Babamın Balıkları", "Balıkçının Oğlu", "Damlaya Damlaya Göl Olur", "Papağan Nuri"...
Ryunosuke Akutagawa
insan sesi mp3 - Türkçe
18 Ayrım
137,32 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 23
Konusu:
Kahramanımız bir gün dağa tırmanmak için sisli bir havada yola çıkmıştır. Ormanda tesadüfen bir kappa ile karşılaşır ve onu kovalamaya başlar. Tam yakalayacağı sırada derin bir çukura yuvarlanır ve bayılır. Kendine gelip gözlerini açtığında Kappalar Ülkesi’ndedir. Özel bir yasayla kendisine vatandaşlık hakkı verilir. Kappa dilini öğrenir ve orada yaşamaya başlar. Kappalar Ülkesi’ndeki pek çok gelenek insanların dünyasından farklıdır. Kappa, Japonca sözlüklerdeki tanımına göre bu ülkenin nehirlerinde yaşayan, el ve ayakları perdeli, kafalarının üst kısmı tabak gibi düz, hayali varlıklardır. Akutagava bu hikâyesinde, idealindeki dünya ile gerçek dünya arasındaki farkı hicve başvurarak anlatır. Değinmediği siyasal, toplumsal ve psikolojik sorun yok gibidir. Yapıtta toplumsal değerlerin göreceli oluşu, savaşın anlamsızlığı, kapitalizmin acımasızlığı, ekonomik sömürü, işçi kıyımları, kadın-erkek ilişkilerinin çarpıklığı, sanatçıların kibri, aydınların yalnızlığı, sansürlerin saçmalığı, ailevi ilişkilerdeki duygusal sömürü dile getirilmekte; din, edebiyat, parapsikoloji, basın-yayın gibi pek çok konu birbiri ardınca ilginç olaylar silsilesi içinde ele alınmaktadır.
Vildan Serdar
insan sesi mp3 - Türkçe
25 Ayrım
797,57 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 23
Konusu:
"Balkan harbinde iki milyon muhacir kara, deniz ve demir yoluyla yollara döküldü. Altı yüz elli binden fazlası yollarda Sırp, Bulgar ve Yunan komitacıları tarafından soyuldu, tecavüze uğradı, katledildi. Dünyada eşi ve benzeri olmayan Balkan harbini ve göçmenlerini anlatmaya ne kadar gücümüz yeter? Bizim haddimize midir? 'Aşk ve Göç' çekilen acıların binde birini bile yansıtmaktan uzaktır. Yazılıp anlatılabilenler, anlatılamayanlardan katbekat fazladır. Nice kaleme dökülemeyen hatıralar, akıl sınırlarını zorlayan acılar, yüreğimizi kanatmaya devam eder durur. 'Tarihini bilmeyen, geleceğini tayin edemez. ' düşüncesiyle yola çıktığımız bu roman, yeni nesillere geçmişini anımsatmayı, yaşadıklarından ders almayı hedefliyor. Elbette; 'Tarih tekerrür etmesin. Allah değil bu aziz millete, dünya yüzündeki hiçbir millete bu denli ağır ıztıraplar yaşatmasın. ' dilek ve dualarımızı gönülden dillendirerek..."
Engin Geçtan
insan sesi mp3 - Türkçe
33 Ayrım
821,24 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 23
Konusu:
İnsan hiçbir şeyi bıraktığı yerde bulamıyor... Terk etmiş olduğum ya da terk etmek üzere olduğum insanlar beni terk etmişlerdi... Burada ya da geldiğim yerde de olsam, geçmişi yeniden yakalama umudu boş bir beklenti, insan hiçbir şeyi bıraktığı yerde bulamyor, kızarmış palamutun kokusunu bile... ...Namevcutluğun hüznü, yerini, insanları onların haberi olmadan gözleyebiliyor ve dinleyebiliyor olmanın üstünlüğüne bırakıyor. Bir şeyi kaybedince bir başka şeyi kazanıyor olduğuna inanmak, insan denilen mahlukun kendine karşı çevirdiği hilelerin en acımasızı olmalı. Kendimi, kah o mekanda kah bir diğerinde, kah bu zamanda kah diğer bir zamanda bularak dolaşıyorum. Yazgım beni hangi anda hangi yöne savurmayı uygun görmüşse. - Engin Geçtan-
Michael Thompson, Dan Kindlon
insan sesi mp3 - Türkçe
44 Ayrım
599,17 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Kişisel Gelişim
Görüntülenme Sayısı: 23
Konusu:
Kâbil’i tarihin ilk saldırganı yapan öge, gördüğü acı verici muameleye dayanmasını sağlayacak duygusal eğitimin eksikliğiydi. Peki, bu duygusal miras oğullarımızda hâlâ yaşıyor olabilir mi? Kâbil’i (kendi oğullarımızda) sil baştan yetiştirmemiz ve bu sefer ihtiyaç duyduğu duygusal farkındalığı da kazandırmamız mümkün mü? Kâbil’i Yetiştirmek, sürekli ıstırap içinde yaşayan, üzgün, öfkeli, korkmuş, sessiz oğlan toplumunun ayrıntılı fotoğraflarını çekiyor: Bir oğlan “harbi” olmayı neden maçolukla eşleştirir? Her şeyi içine atmayı ve tek başına sırtlamayı neden bir güç göstergesi gibi algılar? Cinselliği neden hem kızlara hem de rakip hemcinslere üstünlük sağladığı bir arena gibi görür? İçkiye, uyuşturucuya ve şiddete eğilim gösterenler neden çoğunlukla oğlanlar arasından çıkar? Peki, anne babanın hem bireysel hem de bileşik etkisi oğlanları nasıl yönlendirir? Kuşkusuz, yetişkin dünyasındaki cinsiyetçi, ayrımcı, kolayca tehdit edilen, egemenlik kurmaya mecbur hisseden kişilik yapısının ve erkek şiddetinin tohumları çocuklukta atılır; kökleri de çektiği büyük acılar ve maruz kaldığı aşağılanma karşısında ne yapacağını bilememiş, dolayısıyla da bunlara uzun dönemler boyunca hiç ses çıkarmadan katlanmak zorunda kalmış küçük bir oğlandan beslenir. Kindlon ve Thompson’a göre bunların altında “oğlan doğası,” “biyoloji,” “testosteron” veya “anne kabahatleri” değil, oğlanlara verdiğimiz hatalı, eksik ve toplumsal yönden yıkıcı bir duygusal eğitim vardır. Çözüm ise “duygusal okuryazarlık”tır. Oğlanların ödediği (ve yeri geldiğinde çevreye ödettiği) yüksek bedelin, maruz kaldığı (ve bıraktığı) zulüm kültürünün, çağdaş ve insanî toplumlar tarafından kabul edilmesi olanaksızdır. Dolayısıyla, oğlan yaşamındaki sosyal ve duygusal güçlükler tanımlanmalı, bunların yarattığı baskıyı kaldırabilmeleri için oğlanlara duygusal farkındalık ve empati becerileri kazandırılmalıdır. Oğlanların yetişkinliğe uzanan yolda, farklı ortam ve koşullarda ne tür etkiler aldığını inceleyen Kâbil’i Yetiştirmek, onların duyarlı, ince düşünceli ve başkalarını umursayan erkekler olmasını sağlamak için ebeveyn ve öğretmenlere, ayrıca oğlan yaşamına etkide bulunan diğer herkese rehberlik edecektir. En önemlisi de annelere, oğlan ve erkek olarak hiç tecrübe etmedikleri bir dünyadan şaşırtıcı ve çarpıcı kesitler sunacaktır. “Kâbil’i Yetiştirmek, oğlan ruhu dediğimiz o gizemli ve sihirli diyara dair, uzun süredir ihtiyaç duyduğumuz anlayış ve kavrayışı kazanmamızı sağlıyor. Her ebeveyn, öğretmen—ve oğlanların gelişip serpilmesini isteyen diğer herkes—bu kitabı okumalı.”
Coşkun Irmak
insan sesi mp3 - Türkçe
10 Ayrım
196,96 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 23
Konusu:
"Suzan'la Kebire'nin ayrılış noktası, ikisinin de yeniden doğuşu anlamına geliyordu aslında. Belki de Suzan'ın ölümü, Kebire'nin doğuşuydu. Bu doğum yumurtadan çıkar gibi, bir kadının karnından çıkar gibi değildi de, daha çok bir hücrenin ikiye ayrılması gibiydi. Hatta daha da doğrusu, yeni varlığın, eskisinden bölünerek ayrılmasıydı. Biri Suzan olarak kaldı ama öbürü Kebire oldu. Kebire mi kendini yeniden yarattı, Suzan mı onu yeniden biçimleyip doğurdu, orası pek anlaşılır değil." İkinci Bahar Huzurevi her hafta bir başka ölümle sarsılıyordu. Güvenlik kameraları devre dışı kalıyor, yaşlı erkeklerin art arda ölümleri bir türlü çözülemiyordu. Huzurevi sakinleri ise teselliyi Suzan Hanım'ın aşk hikâyelerinde arıyordu. Ancak Suzan'ı gerçekten tanıyan kimse yoktu. Düğüm çözüldükçe Suzan'ın kişiliği üzerindeki gizem daha da artacaktı. Anlattıkça çetrefilleşen, kişilerin birbirine dönüştüğü büyüleyici bir hayatı olan Suzan aslında kimdi? Coşkun Irmak'ın kaleme aldığı Kendini Doğuran Kadınlar  dört kadın etrafında değişen tek bir hikâyeyi anlatıyor. Bu hikâyelerde bahsedilenlerin hepsi doğru ama hangisi gerçek? (Tanıtım Bülteninden)

Sayfalar