En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 59373 sonuçtan 36601 - 36610 arası görüntüleniyor.
osho
metin - Türkçe
2 Ayrım
447,75 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Kişisel Gelişim
Görüntülenme Sayısı: 22
Konusu:
Beden gözle görünen ruhtur ve ruh gözle görünmeyen bedendir. Beden ve ruh hiç ayrılmaz, birbirinin parçasıdır, bir bütünün parçalarıdır. Bedeni kabullenmelisin, bedeni sevmelisin, bedene saygı duymalısın, bedene minnettar kalmalısın... Beden varolan en karmaşık mekanizmadır – tam anlamıyla bir şaheserdir! Ve bu şahesere tapanlar kutsanmıştır! Hayranlık duymaya kendi bedenin ile başla, çünkü sana en yakın olanı o. Doğanın en yakınına geldiği, varoluşun en yakınına yanaştığı yer bedenindir. Bedeninde okyanusun suları var, bedeninde yıldızların ve güneşin ateşi var, bedeninde hava var, bedenin topraktan yoğrulmuş.
Jules Verne
metin - Türkçe
2 Ayrım
481,41 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Çocuk Kitabı
Görüntülenme Sayısı: 22
Konusu:
Uluslararası Sağlığı Koruma Kongresi'ne katılmak üzere Londra'da bulunan Doktor Sarrasin burada kendisine muazzam bir miras kaldığını öğrenir. Ailesi ve kendi için planlar yapmak yerine bu mirasla insanlığın yararına olacak, her türlü sağlık ve refah koşulunun sağlandığı Frans-Kent adında bir kent inşa etmeye karar verir. Fakat bu mirasta hak iddia eden bir başka kişi daha olacaktır: Profesör Schultze. O ise mirastan alacağı payla dünyanın en büyük demir işletmesi ve top üreticisi olacak bir Çelik Kent inşa etmeyi planlıyordur. Birbirine tamamen zıt fikirler temelinde inşa edilecek bu iki şehirden sadece bir tanesi kalıcı olmayı başaracaktır, ama hangisi?
Mahmut Goloğlu
metin - Türkçe
2 Ayrım
1,04 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tarih
Görüntülenme Sayısı: 22
Konusu:
Türkiye Cumhuriyeti Tarihi dizisinin ikinci kitabı Tek Partili Cumhuriyet, ilk kitap Devrimler ve Tepkileri’nin bittiği yerden Atatürk’ün ölümüne dek olan dönemi kapsıyor. Türkiye’ye tek parti yönetiminin damgasını vurduğu 1931-1938 arasında, Cumhuriyet’in ilk yedi yılında yoğunlaşan devrimlerin ivmesiyle kaydedilen gelişmelere odaklanıyor: Ülke içinde, büyük ekonomik buhranın yansımaları sonucunda kurumsallaşan devletçilik ilkesi, tarih ve dil devrimleri, Soyadı Kanunu, kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanınması, ölçü ve takvim devrimi, Hatay’ın anavatana katılış sürecinin başlaması… Uluslararası arenada Türkiye’nin Milletler Cemiyeti’ne davet edilişi, Avrupa’da Almanya lehine hızla değişen politik dengelere karşı Balkan Paktı’nın Türkiye’nin önderliğinde kuruluşu, Lozan’da tam çözülemeden kalan Boğazlar sorununun Montreux’de nihai çözüme ulaştırılması ve Balkan Paktı’nın doğudaki karşılığı olan Sadabad Paktı… Tek Partili Cumhuriyet, yakın tarihimizin parça parça hatırladığımız olaylarını yeniden bir bütün olarak görmek, bu döneme ait bilgi edinmek ya da bilgi tazelemek isteyenler için.
Isaac Deutscher
metin - Türkçe
2 Ayrım
1,68 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Biyografi
Görüntülenme Sayısı: 22
Konusu:
Machiavelli’ye göre, bütün silahlı peygamberler galip gelmiş, silahsızlar mağlup olmuşlardır. Deutscher, Troçki’nin, çağımızın en büyük devriminde nasıl silahsız olarak galip geldiğini, daha sonra ise zafer kazanmış, zırhının altında ezilen silahlı bir komutan olarak karşımıza çıktığını, ardından da sürgün ve ölüm yıllarını anlatıyor. Machiavelli’nin, bütün silahlı peygamberler yenmiş, silahsızlar yenilmişlerdir saptamasından yola çıkan Deutscher, Troçki’nin, çağımızın en büyük devriminde nasıl silahsız olarak yendiğini daha sonra ise silahlı, zaferi kazanmış, zırhının altında ezilen bir komutan olarak karşımıza çıktığını ve sürgün yıllarını anlatıyor. “Isaac Deutscher’ın üç ciltlik Troçki biyografisi benim için yılın en heyecan verici okumasıydı. Kesinlikle İngilizcedeki en önemli biyografilerden birisi olarak görülmeli.” Graham Greene “Deutscher’in üç ciltlik anıtsal Troçki biyografisi insanı şaşırtıcı bir biçimde etkiliyor. Kendi felaketine doğru giden kahramanla empati kurmamak imkânsız.” Guardian
JULIAN BARNES
metin - Türkçe
2 Ayrım
435,58 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 22
Konusu:
Julian Barnes'ın son romanı Bir Son Duygusu, yazarın önceki birkaç yapıtında da görüldüğü üzere, Barnes'ın yazarlığının gitgide başat öğesi haline gelmiş olan "anımsama yoluyla hayatı irdeleme" izleğinin çarpıcı bir açılımıyla başlıyor. Hikâyenin ana kahramanı Tony Webster, kırk yıl önce yaşadığı bazı olayları anımsar ve onları zihninde gelişigüzel bir sıraya dizer. Ne var ki, başlangıçta sıradan bir şeymiş gibi görünen bu anımsama edimi, Tony Webster'in kendisine bir günce bırakıldığını öğrenmesiyle birlikte, kahramanın hayatını durmadan sorguladığı ve sonunda kendi kişiliğine ilişkin son derece karamsar sonuçlara varacağı acımasız bir kimlik arayışına dönüşecektir. Emekli bir tarihçi olan ve şimdi pek etliye sütlüye karışmadan, hayatını tek başına sürdüren Tony Webster, geçmişinde bir kez evlenip boşanmıştır; Susie adında, iyi anlaştığını söylediği yetişkin bir kızı vardır. Günün birinde, bir avukattan aldığı bir e-postayla, kırk yıl önceki kız arkadaşı Veronica Ford'un annesinin ona vasiyetinde bir günce bırakmış olduğunu öğrenir ve çok şaşırır. Güncenin gerçek sahibiyse kırk yıl önce birlikte aynı okula gittiği, birçok yaşantıyı ve fikri paylaştığı ama ne yazık ki sonunda, kız arkadaşı Veronica'yı elinden alıp sonra da beklenmedik bir şekilde "sahneden çekilmiş" olan Adrian Finn'dir. Aralarında geçen olumsuzluklara karşın, zekâsına ve hayatı derinlemesine kavrayışına büyük hayranlık duyduğunu söylediği ve evet, artık "sahnede olmayan" Adrian Finn…Tony Webster, kendisine ait olduğunu ileri sürdüğü bu günceyi, Veronica'nın kendisinden ister ancak Veronica, onun bu isteğini yerine getirmeye yanaşmaz. Birkaç kez buluşurlar ve her buluşmalarında, Veronica'nın keskin sözlerinin yüzünde patladığını hisseder: "Anlamıyorsun işte. Hiçbir zaman anlamadın ve asla da anlamayacaksın!"…Tony Webster'ın bir türlü anlayamadığı şey nedir? Tony'nin hayatla ne alıp veremediği vardır? Yoksa, hikâyesinin sonunda acı bir şekilde düşündüğü gibi, her yerde "kargaşa" mı vardır? Julian Barnes'a Anglosakson dünyasının Nobel'i sayılan The Man Booker 2011 Ödülü'nü kazandırmış olan ve artık çok iyi tanıdığımız ironi anlayışının damgasını taşıyan Bir Son Duygusu, belleğin sonsuz değişkenliği, geçmişi yeniden inşa etmek denilen o devasa insanî tutku ve her şeyden önce de, hayatın anlamı üzerine "kaleme" alınmış incelikli, sorgulayıcı bir ustalık romanı.
H. P. Lovecraft
metin - Türkçe
2 Ayrım
4,24 MB
Eser Türü: Kitap
Görüntülenme Sayısı: 22
Konusu:
Yeni keşfedilmiş ve sonsuz bir dünyanın daha önce hiç anlatılmamış, kötücül öyküsü… Sorgulanamayan inançlar ve sarsılmaz gibi görünen toplumsal katmanların ayrıştığı ipince sınır… Gecenin sırrıyla irkilen, uzak olduğu kadar yakın, bıçaksırtı bir metafor… Tüm kehanet ve mucizeleriyle somut bir evren tasarımı olarak dehşet… Varlığıyla dünyayı lanetleyen bir giz ve çıkışsız bir aynalar salonu… H. P. Lovecraft, kınında uyuyan kadim bir yüzle size dönüyor…
Menekşe Toprak
metin - Türkçe
3 Ayrım
748,22 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 22
Konusu:
Her sınıfta, her okulda göçmen, Almancı çocuklar vardı demek. Garip çıbanlar... Yazları ailelerinin gelmesini bekleyen, geldiklerindeyse yaşamlarının akışı değişen, kesintiye uğrayan, bir aylığına analı- babalı olmanın ayrıcalığına kavuşan ama çoğunlukla bu anne-babayı nereye koyacağını bilmeyen yaz çocukları. En çok da temmuz çocukları. Arada kalmış bir kuşak, Almancıların ikinci kuşağı. Aşklar, tereddütler, küçümsemeler, kollamalar, kardeşler, çocuklar, anneler, memleketten gelenler, emlekete dönenler… Herkes hayatını yaşıyor işte… Herkes acısını taşıyor işte… Menekşe Toprak, evleri konuşturan, vicdanı çağıran bir dille, göçmenleri, sürüklenenleri anlatıyor. Temmuz Çocukları, uğultulu yolların, tekerrür eden kederlerin romanı…
Prosper Merimee
metin - Türkçe
2 Ayrım
158,13 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 22
Konusu:
Yazarların, ozanların, bestecilerin öteden beri işledikleri aşk konusu edebiyata, sahneye, müziğe ölmez yapıtlar kazandırmıştır. "Carmen" de bunlardan biridir. Konusunun hareketliliği, canlılığı, acıklı, çarpıcı bir sonucu oluşu onu hem roman alanında, hem de sahne edebiyatında başta gelen yapıtlardan biri haline getirmiştir. Romantik edebiyatın en duygulu, en renkli, en canlı örneklerini veren Merimee "Carmen"de ilginç bir konuyu dramatik bir olaylar zinciriyle örmüş, çok etkileyici bir hava içinde işlemiştir.
U. RIFAT KARLOVA
metin - Türkçe
2 Ayrım
501,36 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tarih
Görüntülenme Sayısı: 22
Konusu:
"Çin modern tarihine yapacağınız yolculukta, zengin ve orijinal kaynakça desteğinin yanında akıcı anlatımı sayesinde bu yolculuktaki kilometre taşlarının ustalıkla dizildiğini göreceksiniz." Doç.Dr. Dursun Köse-Ulusal Zheng Da Üniversitesi Türk Dili ve Kültürü Bölümü Öğretim Görevlisi "Türk tarihine benzer bir şekilde binlerce yıla yayılmış olan Çin tarihi içerisinde çok özel bir yere sahip olan modern dönem, sizleri Çin ulusunun yaşadığı onlarca trajedi ve zafere götürdükçe bu zengin medeniyetin yaşadıklarının Türk tarihiyle olan benzerliğine çok daha yakından tanık olacaksınız." Prof. Dr. Qu Zhao Xiang- Ulusal Tayvan Normal Üniversitesi Siyaset Bilimi Öğretim Görevlisi
Terry Eagleton
metin - Türkçe
3 Ayrım
639,47 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Felsefe
Görüntülenme Sayısı: 22
Konusu:
Terry Eagleton bu kitabında, özellikle 11 Eylül saldırısından bu yana gündemi işgal eden köktendinciliğin yükselişinden hareketle şu soruyu soruyor: Tanrı yeniden mi dirildi? Yoksa aslında hiç ölmemiş miydi? Kitap, Aydınlanma düşüncesinin “Tanrı katli”ni hedeflediği iddiasını sorgulayarak başlar. Sekülerleşme sonucu Tanrı’nın ağır bir darbe aldığını teslim etse de, tümüyle yok olmaktan ziyade farklı kılıklara büründüğünü savunur. Seküler bir çağda ne Tanrı eski haliyle var olabilir ne de din, doğru; ama bıraktıkları boşluk, vekaleten bile olsa, mutlaka başkalarınca doldurulmalıdır. Çünkü Tanrı, kimi zaman iktidara saplanmış bir diken rolü üstlendiyse de, ağırlıkla siyasi egemenliği meşrulaştırmanın en güçlü yollarından biri olagelmiştir. Eagleton, Akıl’dan sanata pek çok şeyin, Tanrı’ya vekalet eden aşkınlık formları sunmaya soyunduğunu söyler. Bu vekillerin en maharetlisinin ise, kavramın geniş anlamıyla kültür olduğu kanaatindedir. “Dillere düşmüş duygulanım yoksunluğuyla” postmodern toplum, Tanrı’ya ve vekili kültüre uyulan ihtiyacı hükümsüz kılıyor ve bu haliyle “ateist bir toplum” öngörüyor gibidir. Oysa öte yanda köktendincilik yükselir. Dolayısıyla, evet, Tanrı yine ölmemiştir; ama bunu kendi kahramanca direnişinden ziyade, “insanların Tanrı’nın cenaze töreninde kendilerini yeniden yaratma olanağını görmeyi başaramamış olması”na borçludur. Günümüzün en üretken Marksist düşünürlerinden biri olan Terry Eagleton, her zamanki keyifli ve akıcı üslubuyla bakışını bu kez dinin kültür düşüncesi ile ilişkisine çeviriyor. Eski sorulara yeni yanıtlar veriyor, kolaycı yanıtlara zor sorular soruyor.

Sayfalar