En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 58862 sonuçtan 37211 - 37220 arası görüntüleniyor.
Paulo Weston
metin
2 Ayrım
2,07 MB
Eser Türü: Kitap
Görüntülenme Sayısı: 21
metin - Türkçe
2 Ayrım
426,74 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tarih
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
Mustafa Kemal Atatürk'ün yazarlığı, askerliği ve devlet adamlığının gölgesinde kalmıştır. Oysa ki Mustafa Kemal daha Harp Akademisi'nden mezun olduğu dönemlerde mesleki kitapçıklar yazdı, çevirdi. Devlet adamlığı döneminde de Nutuk'unun yanı sıra Yurttaşlık Bilgisi ve Geometri kitaplarını kaleme aldı, tarih ders kitaplarının bazı bölümlerini yazdı. Nuri Conker (1881-1937), Atatürk'ün mahalle, okul, meslek ve silah arkadaşıydı. Trablusgarp'ta, Çanakkale'de ve Kurtuluş Savaşı'nda beraberdiler. Yazdığı tek kitap olan Zabit ve Kumandan, Mustafa Kemal'in Hasbihal'i kaleme almasına vesile oldu. Cumhuriyet döneminde komutanlık, diplomatlık ve milletvekilliği görevlerinde bulundu. 1914... Osmanlı Devleti, Balkan ve Trablusgarp savaşlarından yeni çıkmıştır. Osmanlı ordusunun iki genç subayı, bu savaşlarda yaşanan başarısızlıklar üzerine kafa yormaktadır. İlkin Nuri Conker Zabit ve Kumandan kitabında, sorunları ve çözüm önerilerini gündeme getirir. Dostu ve meslektaşı Mustafa Kemal, bu kitabı okur okumaz, Zabit ve Kumandan ile Hasbihal'i kaleme alır. Birbirini bütünleyen ve pekiştiren bu iki kitabın başlıca temalarından biri iyi yöneticiliktir. Her ikisi de, ordunun yaşadığı başarısızlığın asıl çözüm adresi olarak, komuta kademelerini gösterir. Askerler için hem bilimsel birikimin hem de cesaret ve kendi başına karar alma başta olmak üzere, pek çok bireysel niteliğin önemini ve gereğini savunur. Ancak çok geçmeden Osmanlı Devleti Birinci Dünya Savaşı'na girince, Mustafa Kemal de kitabını bastırmayı ertelemek zorunda kalır. Buna karşılık iki dost, Çanakkale'de Anafartalar ve Conk Bayırı'nda, kitaplarında yazdıklarının sözde kalmadığını kanıtlar. Birlikleri zorlu muharebelerden büyük başarılarla çıkar. Mustafa Kemal kitabını ancak, mütarekede döndüğü İstanbul'da, 1918 sonunda yayımlar. Kitabın basımından altı ay kadar sonra da Anadolu'ya geçerek İstanbul ile ilişiğini keser. Adı mütareke ve işgalle birlikte anılan Damat Ferit Hükümeti de kitabı toplattırarak imha eder. Zabit ve Kumandan ile Hasbihal ilk baskısından sonra 1956'da, Hasan Âli Yücel tarafından İş Bankası Kültür Yayınları'nın ilk kitabı olarak yayımlanmıştır. Atatürk'ün doğumunun 125. yılı vesilesiyle hazırlanan bu yeni baskıda, Atatürk ve Conker'in kitapları bir araya geliyor. Üstelik özgün ve sadeleştirilmiş metinleri ilk kez karşılıklı sayfalarda bir arada...
Ahmet Karaman
metin - Türkçe
1 Ayrım
558,00 KB
Eser Türü: Kitap
Görüntülenme Sayısı: 21
Ali Rıza Seyfi
metin - Türkçe
2 Ayrım
1,05 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Biyografi
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
Sular üzerinde gah esir olarak, gah lider olarak geçmiş bir hayat...İspanya, Malta Cenova ve Venedik gibi zamanın en güçlü deniz güçlerine karşı mücadele etmiş büyük kumandan... Kanuni Sultan Süleyman tarafından İstanbul'a çağırıldığında, insanların makam ve istikballeri için giriştikleri entrikalardan uzak kalmak, özgürlüğüne olan düşkünlüğüyle pruvasını açık denizlere, dümenini yazgıya bırakıp enginlere açılmış ve yeniden denizlere sığınmış bir insan... Düşmanları karşısında büyük zaferler kazanmış bir kumandan olan Turgut Reis; İspanya, Malta, Cenova, Venedik gibi zamanın en güçlü savaş filolarının korkulu rüyası olmuştur. Bu kitapta onun askeri başarılarının yanında insani yönlerini, vatan ve millet sevgisi yolunda samimi niyetlerle ortaya konulmuş örnek bir hayatın hikayesi bulacaksınız....
Chris Jenk
metin - Türkçe
1 Ayrım
903,50 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
Kimiz biz? Toplumsal varlığımızı ortaklıklar mı, yoksa farklılıklar mı tanımlıyor? Aynı toplum içinde yaşarken bizi birleştiren nedir? Yoksa toplum denen denizde birer ada mıyız? Sosyolojinin merkezine oturan toplum kavramı bu adacıkları zorla birbirine bağlayan keyifli bir analiz aracı, birlik ve beraberlik söylemi uyum yerine çatışma yaratan bir istek olmasın? Toplum ve toplumsallık üzerine çok fazla düşünülmüş olmasına rağmen farklılık bilgisi çok az, neden? Bir proje olarak sıkça tasarlanan toplumsallığın barındırdığı sonu gelmez çatışmaların bir nedeni de farklılık bilgisinin eksikliği olamaz mı? Belki de artık incelenmesi gereken ortaklık kültürü değil, farklılık kültürüdür! Peki, bu tartışmaların arasına sıkışmış olan altkültür nedir?
Werner Sombart
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,60 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Felsefe
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
Sombart’ın bu klasik çalışması burjuvazi üzerine kaleme alınmış bir şaheser sayılmalıdır ve tarih sahnesinde burjuvazinin yarattığı büyüyü anlayabilmek için Sombart’ın eserine tekrar dönmek gerekir. Burjuvazi… XIV. yüzyıl Floransa doğumlu... “La sollicitudine e cura delle cose, cioe la masserizia”... (İyi bir ev sahibi ekonomik yaşantısını akla uygun bir hale getirir)... Toplumu ataletten kurtaracak yeni bir güç ortaya çıkıyor. Dünyayı bir ‘tasarım’ olarak görüp onu kendi idealleri için yeniden var eden, daima projeler üreten, dinamik ve maceraperest bir sınıf… Geçmişte hiçbir ‘dönüşüm’ ideali burjuvazinin yarattığı bu doğal ve taze güce erişemiyor. Kime gerçek bir ‘burjuva’ denir? Nasıl bir tiptir burjuva? Hangi karakter özelliklerini sergiler? Her şeyden önce doğuştan bir burjuvanın salt para kazanma tutkusuyla yola koyulmadığı çok açıktır. Düzen ve disiplin, yaratıcılık ruhu, alışkanlık ve deneyimlerin zenginliği, ruh ve zekâ arasında sağlanan mükemmel denge burjuva erdemleri arasında sayılıyor. O, ibadet eder gibi huşu ile çalışıyor. Zamanı idare eden sihirli gücü yakalıyor. Modern devirlerin rasyonalitesine gelmeden önce, gündelik hayatın bu sınıf sayesinde nasıl yavaş yavaş değiştiğini, ölçü, zaman, hız, hesap vb. unsurların başlangıçtaki bu değişimini adım adım izlemek gerek. Kitap boyunca yazar birçok tezin yanında o ünlü tezini ayrıntılarıyla işlemektedir: Tinsel ve ruhsal öğelerin ekonomik yaşama olan etkisi... Sombart’ta burjuvazi bir ‘Zihniyet’ olarak vardır ve modern dünyanın derin kökleri bu Zihniyet’e kadar uzanmaktadır.
Adem Özbay, Cengiz Erengil​
metin - Türkçe
1 Ayrım
446,50 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Kişisel Gelişim
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
Yaşam kalitenizi yükseltmek, düşünce gücüyle yaşamınızı istediğiniz gibi yönlendirmek Beyin Dili Programlaması – NLP ile artık imkansız değil. NLP’nin terim ve kavramları ile 7 temel ilkesi, NLP’nin yaşamınıza daha kolay uyarlamanız için bu kitapta okuyucuyla buluşuyor. Ruh hali ve öğrenme yöntemi, algı filtreleri, algısal duruş, iletişim ve ilişki yöntemi, gerçeklik haritaları, bilinç yönetimi, sözcüklerin gücü, meta model, içsel filtreler, bilinçdışı yönetimi, meditasyon, trans, kişilik yönetimi, değerler ve inançlar, meta program filtreleri, düşünmenin fizyolojisi, değişimin nörolojik düzeyleri, yöneticilik – liderlik, ruhsal zeka ve kendini modelleme gibi konular NLP ile bütünleşmeniz ve yaşamınızın iplerini elinize almanız için bu kapaklar arasında…
Ali Bayramoğlu
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,04 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Siyasi Tarih
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980... Türkiye’nin “darbeler tarihine”, 28 Şubat 1997’de yapılan Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sonrasında açıklanan kararlarla “post-modern darbe” de eklenmişti. Türkiye siyasi tarihine bir dönüm noktası olarak geçen kararlarla, ordu bu kez de demokrasiye “balans ayarı” yapmıştı. Gazeteci-yazar Ali Bayramoğlu, 28 Şubat, Bir Müdahalenin Güncesi’nde ülkeyi 28 Şubat’a götüren süreci ele alırken, post-modern darbenin de bir analizini yapıyor. Bir müdahale olarak 28 Şubat’ı diğerlerinden ayıran özellikleri, siyasetin seyrine dair kalıcı etkilerini, asker-sivil ilişkileri tarihinde oturtulacağı yeri işleyen Bayramoğlu’nun yazıları, basının sürece yaklaşımını da “içerden” gözlemlerle sunuyor. Yaşanan baskılara, gerilimli ortama rağmen 28 Şubat sürecine karşı çıkan sayılı aydınlardan biri olan Bayramoğlu, siyasetin siyaset dışı merkezlerce yönlendirilmesinin yarattığı tahribatı özgürlük ve demokrasi fikrini merkeze alarak tüm yönleriyle değerlendiriyor. Post-modern darbenin üzerinden geçen bunca zaman sonra hafızalarımızı tazelemek, bu çerçevede memleketin hal ve gidişatına bir kez daha göz atmak için...
Saffet Murat Tura
metin - Türkçe
3 Ayrım
1,57 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Psikanaliz
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
"Tam bir gizem bozucu, put kırıcı olan Freud'un gizemlileştirilmesi, putlaştırılması, tarikatlaştırılması ve tam tersini yapmaya çalışırken benim çalışmalarımın da bu yönde kullanıma açık olması endişesi beni huzursuz ediyor. Bu nedenle okurdan rica ediyorum; lütfen bu kitabı bilimsel bir kuramı anlamaya çalışır gibi, yani her kuramın hak ettiği şekilde eleştirelliğinizi koruyarak, zekânızı kullanarak okuyun. İnanmayın; ölçün, değerlendirin, anlayın ve en önemlisi çok daha köklü doğabilimi alanlarından öğrendiklerinizle karşılaştırarak okuyun. Çünkü sorunumuz, bilim adamı Freud'a sadakat değil liyakattir." Bir kaynak eser konumuna erişen Freud'dan Lacan'a Psikanaliz'in gözden geçirilmiş yeni baskısında da, dördüncü baskıda eklenen iki yeni makale bulunuyor: "Lacan'ın Avrupa Düşüncesindeki Yeri" ve "Freud'a Liyakat". Kitabın birinci ve ikinci baskılarındaki ilk bölümler, bu baskıda art arda yer alıyor; aynı örnekler, aynı kaynaklar ama farklı bakış açılarıyla. Böylelikle, Tura'nın psikanalize bakışındaki değişimi okurun izleyebilmesi mümkün oluyor.
Cezmi Eraslan
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,42 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Türk Siyaset Tarihi
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
Halkın yararını her sahada en önde ve vazgeçilmez saymak şeklinde ifade edebileceğimiz halkçılık, Rusya'dan, Kuzey ve Latin Amerika'ya, Doğu Avrupa'dan Afrika'ya görüldüğü farklı coğrafya ve toplumlarda birbirinden ayrı insan gruplarınca ortaya atılıp, değişik çözüm yolları ve yöntemlerini kullanmıştır. Halkçılık, halk adına konuşmak ve onun iyiliğini istemek, mekanda yaygınlık kadar zamanda da derinlik özelliğine, dolayısıyla tarihi bir mahiyete sahiptir. Bazen siyasi elitler bazen sömürge idarecileri halk'a, iyiliklerinin nerede olduğunu ondan daha iyi bildiklerini söylemişlerdir. O kadar ki, halkın kendi adına düşünüp konuşabileceğini söylemek anormal karşılanır bir yaklaşım olmuştur. İşin ilginç yanı ise hemen her zaman halkın kendine layık görülen rolü sessizce kabullenmesi olmuştur. "30 Ağustos sevk ve idare ettiğim muharebe, Türk milletinin yanımda bulunduğu halde, idare ettiğim ilk ve son muharebedir" Kemal Atatürk. Büyük Zafer Hakkında 30 Ağustos 1928'de basın temsilcilerine demeç, ASD III, ss. 122.

Sayfalar