En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 58862 sonuçtan 37291 - 37300 arası görüntüleniyor.
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
insan sesi mp3 - Türkçe
40 Ayrım
613,07 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
Asimetrik Savaş, ilk baskısını 2010 yılı Mayıs ayında yaptı. Kitabın 93. sayfasında bugünden bakınca oldukça ilginç bir öngörü vardı. “Toplum artık darbecilerin siyasi ajandalarını biliyor. Eğer bir darbe girişimi olsa, binlerce arabanın askeri birlikler önünde, trafiği kilitleyeceğini söylersek abartmış olmayız. Çünkü toplum özgürlüğün ve insanlığın tadını aldı.” Gerçekten de kitabın yayınlanışından 6 yıl sonra gerçekleşen 15 Temmuz darbe girişiminde, sivil halk sokaklara fırladı, bazıları arabalarını askeri birliklerin önüne yığdı. Dünya tarihinde ilk kez bir halk darbe girişimini engellemiş oldu. “Asimetrik Savaş, savaşmadan kazanma sanatı” diyor Nevzat Tarhan ve bu gerçeği oldukça detay bilgilerle ve derin incelemelerle biz okurlara yansıtıyor. Kitapta yer alan bilgiler, öngörüler, analizler hayati derecede önemli olduğu için, Nevzat Tarhan Asimetrik Savaş kitabını yeniden ele aldı, genişletti ve güncelledi. Toplumsal sadakat, Türkiye’de laiklik ve adalet ilişkisi, Kolektif psikoz, Demokrasi algılamaları, ‘Babam bilir’ tarzı yönetimi, Olgu/Algı farklılıkları, Ergenekon bitti mi, Kategorik siyasal düşünce, Yakın tarihin travmaları, Öfkenin kadın ve erkekte etkisi, “Ordu yıpranmasın, Türkiye yıpransın” diyemeyiz, Fobi; ‘aşırı uyarılmışlık hali’, Karıncaya tüfekle ateş etmek, Politik psikoloji, 15 Temmuz ve Asimetrik Savaş gibi, kitabın içinde yer alan yüzlerce konunun her biri sarsıcı, analizler ve öngörülerle yarınlarımıza uyarıcılık yapıyor. Savaşmadan kaybetmemek için Asimetrik Savaş’ı okumak gerek…
O.Henry
insan sesi mp3 - Türkçe
16 Ayrım
137,32 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Edebiyat, Hikaye
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
Buckingham Skinner'in göz sinirlerimi berbat etmesi Kansas City'de bulunduğum zamana rastlar. Bir gün sokağın başında dururken Buck'ın saman rengi kafasını karşıdaki binalardan birinin üçüncü katından çıkartıp, "Çüşşş! Oha, çüşş!" diye bağırdığını duydum. Kaçan bir çift katırı durdurmaya çalışıyordu sanki...
Barış İnce
insan sesi mp3 - Türkçe
13 Ayrım
186,31 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: roman
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
Vaat edilen uzun ve kutlu yolculuklar, bayramdan bayrama yapılan sevap ziyaretleri, vicdanın dürtüklediği anlık üzüntüler, bir gün açılıp bir gün dağılan sosyetik dernekler, ertesi gün aynı coşkuya ulaşmayacak “onlar için bir şey yapmalı” krizleri; mahallenin çocuklarının gündelik kaygılarına çare olmuyordu. Cam fanus içindeki maket evlerden kendilerine yeni bir yaşam merkezi seçen insanların, başkalarının geleceğini de uzaktan belirleyebileceklerini sanmaları ne tuhaftı. Sinan, Hakan, Vedat… Hayallerini, asla kök salmayı başaramadıkları kaypak bir toprağın derinliklerinde define arayarak kazanmaya çalışan üç kardeş. Geçmişin acı hikâyelerinin, gizemli haritalarının izinde, gammazcılarla dolu tekinsiz bir yolda yürüyor fakat bir sonraki adımın belirsizliğinin verdiği cazibeyle koşmaktan da çekinmiyorlar. Ve bir gün bu yol uzaklardan gelen “belleksiz” bir kadınla kesişiyor. Umudu kilometrelerce ötedeki topraklarda arayıp Almanya’ya göçmüş, ama kendini “kurtaramamış” Nihan sayesinde ilk kez zafere bu kadar yakın hissediyorlar. Köksüzler mavi ile yeşilin arkasına saklanmış masumiyetiyle ışıldayan İzmir’in gecekondu mahallelerinde kendilerine verilmemiş bir şansın peşinde kürek sallayan definecilerin hikâyesi. Barış İnce, dört yıl aradan sonra yepyeni bir dille ve ustalıkla okurlarının karşısına çıkıyor.
Erhan Özer
insan sesi mp3 - Türkçe
15 Ayrım
300,97 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Kişisel Gelişim
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
Sağlık ve hastalıklar konusunda bildiğiniz her şeyi unutmaya hazır mısınız? İçimizdeki uyanışın ve şifanın tek ve değişmez formülünü öğrenmeye? Tuhaf bir çağda yaşıyoruz. Medyanın bilgi bombardımanı altındayız. Uzmanlar her gün yeni bir sağlık formülüyle çıkıyor karşımıza. Neredeyse her ailede bir kanser hastası var. Diyabet çocukluk yaşlarına inmiş durumda. Kime elini uzatsan depresyondan şikâyetçi ve evcil hayvanlarımıza bile antidepresan verecek kıvama geldik. Buna rağmen geleneksel tıp anlayışı ruhu hâlâ yok sayıyor. Evet, tuhaf bir çağda yaşıyoruz… Aşırı dozda bilgiye maruz kalıyoruz ama her gün yeni bir şey öğrenmek bizi sakinleştirmiyor, aksine kaygı bozukluğuna sürüklüyor. Size şifanın ve koruyucu hekimliğin tek ve değişmez formülünü söyleyeyim mi: KENDİN OLMAK! Yüzde yüz kendin olmak, evrensel yasaların ruhsal gelişimimiz için bizden istediği tek şey. Hastalıklar bir mesaj ve sükûnet fazında, sakin kalarak, korkmadan karşıladığımızda, doğru tedaviyle geçmeyecek tek bir hastalık bile yok! Kanser dahil! Bu kitap sizi hayatınızı değiştirecek bir farkındalığa ulaştırmak için yazıldı. Sadece okumakla bile içinizdeki şifanın uyanışına şahit olacaksınız.
Hasan İzzettin Dinamo
metin - Türkçe
2 Ayrım
5,71 MB
Eser Türü: Kitap
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
“Bunların hepsi belediyece gömdürülecek şehit ailelerinin çocuklarıydı. Fatma’nın ölüsü de gelince mezar­cılar irili ufaklı, kızlı erkekli çocuk ölülerini birer birer mezara indirip, toprağın üzerine yan yana dizmeye, sonra üzerlerine tah­ta dizmeden toprak atmaya başladılar. Bir yığın çocuk bir daha kalkıp oynamamak, ekmek istememek, cıvıldaşmamak, kavga et­memek üzere bir tek mezara atılmıştı. Bu, Şakire’nin çok gücüne gitti. İçinde korkunç bir hınç kabarmıştı. Bu felek denen şey ne korkunç bir canavardı? Babası, ağabeyi sınır boylarında mezarsız çürüyüp giden şu şehit yavrularının bir tek mutluluğu yerin altı­na girerek açıkta kurda kuşa yem olmaktan kurtuluşlarıydı. Şe­hitlerin geride bıraktığı varlıkları bu akıbet beklemiyor muydu?” Hasan İzzettin Dinamo, Ulusal Kurtuluş Savaşı yıllarını en fazla yokluk ve kimsesizlik içinde geçiren yazarlarımızdandır. Savaş ve Açlar, bir ailenin yaşayabileceği en zor koşullardaki var olma mücadelesinin, savaşın etkisiyle, nasıl drama dönüştüğünü, nasıl dağılma ve yok olma sürecine girdiğini anlatan, çarpıcı ve bir o kadar da etkileyici bir roman.
Nihan Kaya
insan sesi mp3 - Türkçe
12 Ayrım
319,61 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Hikaye
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
Nihan Kaya, ilk romanı "Gizli Özne"den sonra, öykülerini "Çatı Katı"nda biraraya topladı. "Çatı Katı", korkularımızı hapsettiğimiz, kederlerimizi, anılarımızı, artık işe yaramadığını düşündüğümüz eşyalarımızı rafa kaldırdığımız çatı katlarını kendilerine mesken tutmuş insanların hikâyelerinden oluşuyor. "Çatı Katı", ana yoldan değil, patikalardan geçenlerin, kaldırımdan yürü/ye/meyenlerin, evlerinin salonunda değil, tavanarasında oturanların, vitrinlerin arkasına bakanların öyküsü. Nihan Kaya, "Çatı Katı"nın kimi zaman hazin, kimi zaman saf ve nahif bir duyarlılıkla işlenmiş hikayelerinde, bizi zihnimizin çatı katına doğru farklı bir yolculuğa çağırıyor.
Hüsnü Tuna
insan sesi mp3 - Türkçe
18 Ayrım
348,68 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
Başbağlar Katliamı başta olmak üzere, birçok ‘faili meçhul’ diye takdim edilen olaylara avukat olarak da katılan Tuna, 1960 sonrası yarım asırlık dönemi ve özellikle bu olayların artış gösterdiği 1980 sonrası dönemi yakından incelemiştir. Bunun sonucunda da aslında bu olayların ‘faili belli’ cinayetler olduğunu ortaya koymuştur. Kitabına, ironik bir şekilde ‘Faili Belli Meçhul Cinayetler ve Ergenekon’ ismini veren Tuna, okuyucunun gözünün önündeki perdeleri aralamakta ve bugüne kadar ‘faili meçhul cinayetler’ olarak bilinen olayların faillerini teker teker açıklığa kavuşturmaktadır. Hüsnü Tuna, bu değerli eserinde, ‘Bürokratik Derin Devlet’ diye adlandırdığı gizli ve illegal yapının nasıl örgütlendiğini, siyasî gelişmelere yön verebilmek için nasıl etkili olduğunu ve her türlü sözde faili meçhul cinayeti nasıl düzenlediğini açıkça ortaya koymaktadır. Kitapta, 1960 sonrasında PKK’nın kurdurulması ve bürokratik derin devletle işbirliği, JİTEM’in bir Ergenekon örgütü gibi teşkilâtlanması, darbe ortamı oluşturulması için cinayetlerin işlenmesi bütün açıklığıyla gözler önüne serilmektedir. Tuna’nın anlattıklarında son derece ilgi çekici bir tespite yer verilmiştir: Bürokratik derin devlet ve Ergenekon tipi yapılanmalar hep sağ iktidarları hedef almaktadır. Bu yapılanmanın işlediği cinayetler, Türkiye’de irticaî hareketlerin olduğu ve bunların din uğruna cinayet işledikleri izlenimini uyandırmak için düzenlenmiştir. Çetin Emeç, Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Uğur Mumcu cinayetlerinden tutunuz da son Danıştay Baskını’na kadar 15 yıllık dönemde işlenen cinayetler, özellikle ‘irticacıların’ fail olarak gösterilmeye çalışıldığı cinayetlerdir. Böylece, Türkiye’de irtica tehlikesi olduğu gösterilecek; bir taraftan dindar halk kitleleri ve muhafazakâr siyasî iktidarlar baskı altına alınırken, bir taraftan da darbeci güçlere gerekçe oluşturulacaktır. Ayrıca, kitabı okuyunca, Sivas ve Başbağlar olaylarının içyüzünü ve Ergenekoncu odakların halk kitlelerini istismar ederek nasıl ‘alevi-sünni çatışması’ çıkarmak için uğraştıklarını açıkça görebiliyorsunuz. Türkiye, artık yepyeni, şeffaf ve demokratik bir döneme giriyor. Artık halkımızı irtica öcüsüyle ve gizli Ergenekon tipi yapılanmaların işledikleri cinayetlerle aldatmak mümkün değildir. Değerli araştırmacı Hüsnü Tuna’nın bu eseriyle, gözlerdeki perdeler tamamen açılacak ve ‘faili meçhul’ diye yutturulmaya çalışılan siyasî cinayetler aydınlacaktır.
Jhumpa Lahiri
insan sesi mp3 - Türkçe
11 Ayrım
179,72 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: roman
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
Bir kadın, kendi şehrinde, kendi başına yürüyor. Hayat yolculuğunun ortasında yolunu kaybettiğinin farkında. Her bir gününün fonunda yer alan bu şehir, olduğu yer, hikâyesinin gizli kahramanı. Sokakları, parkları, müzeleri, mağazaları, kafeleriyle kadının tek gerçek sırdaşı. Pulitzer Ödüllü Jhumpa Lahiri’nin yeni romanı Olduğum Yer, hiçbir zamana, mekâna ya da insana ait olamamış, endişe ile coşku, köklenme ile yabancılaşma arasında gidip gelen bir kadının hikâyesi. Engelleri aşma dürtüsüyle dolup taşarken tarzı, üslubu ve hassasiyetleriyle de yazarın cesur dönüşümünü ortaya koyuyor. Lahiri, edebiyat yolculuğuna yeni bir dilde devam ederek İtalyanca yazdığı ilk romanında sanatsal başarısını da yeni bir seviyeye taşıyor.
Kurban Said
insan sesi mp3 - Türkçe
27 Ayrım
365,92 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
Çöl ve kumun içerisinde Doğu kültürüyle bir Asyalı olarak yetişmiş Ali Han Şirvanşir ile şehrin kültürü içerisinde yetişmiş ve Avrupalı gibi hisseden Gürcü Prenses Nino Kipiani’nin büyük aşkına ne aralarındaki din farklılığı ne de ayrı milletlerden olmaları engeldir. Düşmanlığın hüküm sürdüğü bir dünyada Bakü’nün petrol zengini soylu ailelerinden gelen Müslüman Ali, henüz okul yıllarında tanıdığı Nino’ya âşık olur ve o günden sonra Ali için Nino Kipiani dünyanın en güzel kızıdır. İmkânsızlıklarla dolu bir dünyada her şeye rağmen direnen bir aşkın anlatıldığı Ali ve Nino, aynı zamanda Birinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesindeki dünyanın da bir panoramasını çizer. Çalkantılı dönemlerden geçen iki imparatorluğun arasında kalan Kafkasya toprakları, kılıcını bilemiş Doğu ve Batı medeniyetlerinin savaş alanına dönüşür. Farklı dinlere ve milletlere ait insanların arasında bir uçurum yaratan bu kanlı savaşa, güçlerini yalnızca aşklarından alan Ali ve Nino ne kadar dayanabilecektir? Ali ve Nino, ilk defa 1937 yılında Viyana’da yazarı tarafından kullanılan Kurban Said takma adıyla yayımlanmıştır. Yazarın kimliği tam olarak bilinmemekle beraber hakkında pek çok tahmin bulunur. Yayımlandığı yıllardan sonra uzun süre unutulan roman, daha sonra gün yüzüne çıkmış ve tüm dünyada pek çok dile çevrilmiştir. Ali ve Nino, savaşın ve düşmanlığın kol gezdiği, Osmanlı İmparatorluğu’nun çöktüğü, Rus İmparatorluğu’nun yavaş yavaş gücünü kaybedip yerine Bolşeviklerin geçtiği bir dünyada âşık olmanın nasıl bir his olduğunu etkili bir okumayla derinden hissetmek isteyen herkesin okuması gereken bir roman.
Jorge Fernandez Diaz
insan sesi mp3 - Türkçe
20 Ayrım
176,98 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: roman
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
"Roman Arjantin’de Péron’un iktidarda olduğu yıllarda, İspanyol köylüsü olan 15 yaşındaki genç bir kadının topraklarından göçmek zorunda kalışını anlatıyor. Yazar, annesinin tedavi olmak için gittiği psikiyatristi ağlatmasıyla düşüyor hikâyenin peşine. Bir defter alıp annesinin monologlarını yazmaya başlıyor, gitmek mi yoksa kalmak mı sorusunun cevabını arıyor..." “Gerçek hayat, tıpkı ucuz romanlarda olduğu gibi, bel altı vuruşlarla ve klişelerle doludur. Tevazu sahibi hiçbir ciddi romancının, hiçbir kurgu işçisinin benim anlatmakta olduğum şeyleri anlatmayacağını biliyorum. Daha ileride bahsedeceğim babaannem Valentina, gerçek hayata tehlikeli bir şekilde benzedikleri için pembe dizileri çok severdi – tek fark, mutlu sonların gerçek hayatta nadir görülmesiydi. Saf gerçeği değil, annemin psikiyatristine anlattığı, bir miktar çarpıtılmış gerçeği, defterime not edebildiğim monologları, ailemin sözlü geleneğini ve çocukluğumun anılarını anlatıyorum – hakikatin kırık parçalarını; gazetecilere özgür bir şekilde yeniden kurgulanmış bir hayatı; romansı olaylardan ve muğlak duygulardan süzülüp gelen bölük pörçük hatıraları; kırık dökük ve onarılmış şeylerin gerçek hikâyesini.” (s.

Sayfalar