En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 58427 sonuçtan 37641 - 37650 arası görüntüleniyor.
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,06 MB
Eser Türü: Dergi
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
Takdim, Demokrasi Platformu, elinizdeki Türkiye'de Tarikatlar ve Cemaatler sayısıyla, Türkiye'deki özellikle dinle ilgili sorunların, bilimsel bilgi ile, bilimsel zeminde tartışılarak çözüme kavuşturulması gerektiğinden yola çıkarak, bir ilki gerçekleştirmenin mutluluğunu değerli okurlarıyla paylaşıyor. Tarikatlar cemaatler konusu, Türkiye'nin gündeminden hiç düşmüyor. Ancak, bu konuda insanların doğru bilgi sahibi olmalarını sağlayacak, bilimsel nitelikli derli toplu çalışmaların sayısı yok denilecek kadar az. İşte Demokrasi Platformu, bu konularda kafa yoran bilim adamlarının birikimleriyle okurlarını buluşturarak, bu konunun öncelikle doğru anlaşılmasına katkıda bulunmak istemektedir. Tarikatlar, cemaatler, radikal akımlar ve diğer dinsel oluşumlar, sanki bir tür tabu gibi görünmektedir. Bu, herkesin duruşuna, çıkarlarına, beklentilerine göre ürettiği, isteyenin istediği şekilde kullanabildiği; tanımlanamayan, belki de tanımlanmak istenmeyen ilginç bir tabuya benzemektedir. Sorunun kaynağı öncelikle, kökleri derinlerde olan tarikatların halen yürürlükte olan yasağa rağmen varlığını işlevsel bir şekilde sürdürüyor olmasında; konuya, korkuyla karışık önyargı ile yaklaşılmasında; dini alanda sağlıklı özeleştiri/eleştiri geleneğinin bir türlü istenilen düzeyi yakalayamamasında aranmalıdır. Ayrıca, konunun çok yönlü olarak istismara açık olduğu da unutulmamalıdır. Osmanlı'nın enkazı üzerinde yükselen Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Osmanlı'nın bütün sorunlarını da "sıkıştırılmış" bir vaziyette devralmıştır. Bu doğrultuda atılan en önemli adımlardan birisi 1925'te Tekke ve Zaviyelerin kapatılması olmuştur. O zamanki koşullan iyi değerlendirirsek, bu işin kangren haline gelmiş bir uzuvdan kurtulma operasyonu olduğunu düşünebiliriz. Ancak, üzerinde önemle durulması gereken husus, seksen yılın sonunda Türkiye'nin bir tür tarikat cennetine dönüşmüş olmasıdır. İşin ilginç yanı, tarikatlarla ilgili birtakım sorunlar gündeme oturduğu zaman, hemen "komplo"nun söz konusu edilmesi ve özeleştiriye meydan verilmemesidir. Diğer taraftan, din konusundaki olumsuz duygu ve düşüncelerini dile getirmek isteyenler de, tarikatlar üzerinde öfkelerini kusmaktadırlar. Ortada, hem teolojik boyutu olan, hem de sosyolojik koşulların ürettiği bir sorunun mevcut olduğu açıkça görülebilmektedir. Bu sorun çözülemeyecek bir sorun da değildir. Çözüm, tarikat oluşumlarının tarihsel arka planını görerek, hangi psikolojik ve sosyolojik faktörlerin bu sorunu çözümsüzlüğe doğru sürüklediğini doğru tespit etmekten geçmektedir. Tarikatlar, kentlerimizi köye dönüştüren göç olgusunun bunalttığı insanlar için bir tür sosyalleşme aracı olarak işlev görmekte; dayanışma, aş, iş ve eş bulma konusunda insanları cezbeden sığınak olmaktadır. Herhangi bir sosyal oluşum, sağlıklı ya da sağlıksız, insanların ihtiyaçlarına cevap verdiği sürece, gizli ya da açıktan varlığını sürdürmeye devam edecektir. Demokrasi Platformu, "Tarikatlar, Cemaatler ve Diğer Dinsel Oluşumlar" konusunu Uç sayı olarak planlamıştır. Elinizdeki bu sayıda sadece tarikatlarla ilgili yazılar yer almaktadır. Mustafa Kara, "Cumhuriyet Döneminde Tarikatlar" konusunu ele almakta ve insanda mevcut olan mistik eğilimlerin ortadan kaldırılamayacağı varsayımından hareketle, bu eğilimlerin devletin kontrolünde sağlıklı yönlendirilmesi gerektiği konusunda bir teklifle ortaya çıkmaktadır. Niyazi Usta, hakkında çok şey söylenen, fakat pek az bilinen "Menzil Nakşiliği"ni ele almıştır. Mehmet Demirci, çok merak edilen "Kenan Rıfâî ve Çevresi"nin doğru anlaşılabilmesi için bir pencere aralamıştır: "Sâmiha Ayverdi çevresindeki oluşum bir tarikat mıdır, değil midir? Kanaatimce tarikat da denemez, hayır tarikat değil de denemez. Bu çevrede yaygın olarak tarikat ritüeli ile alâkalı bir şey yok. Müntesiplerin eğitiminde düzenli olarak yürütülen evrad, ezkâr, zikir, vs. yok. Şeklî bir unsur yok. Peki ne var? Sadece gönül bağı var, muhabbet var". Yrd. Doç. Dr. Sezai Küçük, Mevleviliğin hem geçmişine, hem de bugününe ışık tutmaya çalışmıştır. İsmailağa Cemaati, Kamil Ocak'ın kaleminden ilk defa konuyu merak edenlerin karşısına çıkmaktadır. Mehmet Ali Kirman, uzun yıllar üzerinde çalıştığı Süleymancılık konusunu, ortaya çıkışı, geçirdiği evreler ve günümüzdeki durumu açısından ele almıştır. Son makalede ise Hüseyin Bal, dinin geleceğini tartışmıştır. Demokrasi platformu bu konuyu işlemeye devam edecektir. Bir sonraki sayımızda, İskenderpaşa Cemaati, Işıkçılık gibi konuların yanında, ağırlıklı olarak Alevilik-Bektaşilik-Kızılbaşlık ve Nurculuk konusu ele alınacaktır. Daha sonraki sayımız ise Türkiye'de Kur'an'a dönüş hareketi, siyasi boyut taşıyan radikal dini akımlar, siyasal İslam ve diğer dinsel oluşumlar üzerinde yoğunlaşacaktır. Planladığımız bu üç sayı ile, Türkiye'yi, Türkiye'deki dini hayatı daha iyi anlamaya, sorunların doğru bilgi ile çözüleceği varsayımından hareketle çözüm odaklı arayışlara ışık tutmaya çalışılacaktır. Din konusundaki sorunlanmızın çoğu, gerek teolojik, gerekse sosyolojik boyutta, daha çok din alanındaki korkunç bilgi boşluğu sebebiyle çözümsüz hale dönüşmektedir. Türkiye'nin geleceği açısından, bizim dinle ilgili sorunlarımızı bir şekilde çözmemiz; bazı sorunların da çözülmüş olduğunu fark etmemiz gerekmektedir. Türkiye'yi iyi anlayabilmek ve doğru değerlendirebilmek için, zaman zaman diğer Müslüman ülkelerle mukayese etmek faydalı olur. Fazlurrahman'ın 14 Haziran 1977'de İslam kitabının Türkçe baskısı için kaleme aldığı önsözdeki şu ifadelerin üzerinde düşünülmesi gerektiği kanaatindeyiz: "Müslüman ülkelerin çoğunda, iyi düzenlenmiş bir İslam eğitim örgütü bile mevcut değildir. Sadece Türkiye, 1949'dan beri insana gerçekten umut veren bir islâm eğitim çerçevesi veya örgütü meydana getirmeyi başarmıştır. Ayrıca Türkler'in, Batı kültürü hakkında oldukça yakın, sistemli ve uzun tecrübesi bulunması ve bugün bir bakıma İslam'ı yeniden keşfetmekte olması dolayısıyla bu ülkede İslam Rönesansının zengin ve anlamlı olacağını ümit etmek açısından önemli sebep bulunmaktadır. Çünkü geleceği ilgilendiren köklü meselelerle saklambaç oyunu oynamayıp, bu meseleleri hakkıyla karşılamak için lüzumlu cesarete sahip olmak, Türkler'in ulusal karakterinde yerleşmiş bir unsurdur. Muhammed İkbal'in de ümit ettiği gibi, Türkiye'nin bir kez daha yeni ve semereli bir İslam Rönesansı'nın öncüsü olduğunu ispatlaması pekala mümkündür". Türkiye, gerçekten de çok sancılı bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçmektedir. Bu sancıların, İslam'ın uygarlığa vücut veren kök hücrelerinin, Batının birikimi ile Türkiye üzerinde buluşmasından da kaynaklandığını; bir tür mayalanma sancısı olduğunu düşünmek de pekala mümkündür. Belki de bunlar, yeni bir uygarlığın mayalanma sancılandır... Prof. Dr. Hasan ONAT Ankara Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi
Ali Kemal
metin - Türkçe
1 Ayrım
338,50 KB
Eser Türü: Kitap
Görüntülenme Sayısı: 21
Prof. Dr. H. Tamer İnal
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,92 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Hukuk
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
İlk iki baskısında Tüketici Kredileri ve Tüketici Kredisi Sözleşmelerini açıklayan çalışma, 28/11/2013 tarihinde Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun kapsamlı bir şekilde değişmesi nedeniyle bu üçüncü baskısında Tüketici Hukukunu tüm yönleriyle kapsamlı olarak anlatmaktadır. 7/11/2013 kabul tarihli ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, 28 Kasım 2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanmış ve m. 87 hükmü gereğince, 28/5/2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Eserde, 27/5/2014 tarihine kadar yürürlükte kalan 4077/TKHK hakkında ve yapılan karşılaştırmalar açısından, Yargıtay içtihatlarından yararlanılmış ve emsal kararlarının olabildiğince uyarlanmaları yöntemine girişilmiştir. Türk Tüketici Hukuku, olması gereken hukuk açısından, Avrupa Parlamentosu'nun ve Konseyi'nin 2008/48/CE Yönergesi hükümleri ve Avrupa Birliği'ne Aday Ülke olmanın gerekli kıldığı uyum çerçevesine giren, Avrupa Birliği'nin diğer çeşitli Yönergeleri ışığında; İsviçre Hukuku ve Fransız Hukuku ile karşılaştırmalı olarak ele alınmış ve İsviçre Federal Mahkemesi'nin ve Fransız Yüksek Mahkemesi'nin kararları, olması gereken hukukun dayanak ve gerekçeleri ile sunulmuştur. 6502/TKHK uygulamasına ilişkin Yönetmelikler çıkarılana ve yürürlüğe girene kadar; 6502/TKHK m. 86/1 hükmü gereği yürürlükten kaldırılan 4077/TKHK hükümlerine dayanılarak çıkarılan Yönetmeliklerin ve diğer mevzuatın, 6502/TKHK düzenlemesine aykırı olmayan hükümlerinin uygulanması sürdürülecektir (6502/TKHK Geçici Madde 1/3). Ancak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından; Piyasa Gözetimi ve Denetimi Yönetmeliği (12/6/2014); Tanıtma ve Kullanma Kılavuzu Yönetmeliği (13/6/2014); Süreli Yayın Kuruluşlarınca Düzenlenen Promosyon Uygulamalarına İlişkin Yönetmelik (16/6/2014); Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmelik (17/6/2014) çıkarılmış ve bu Yönetmelikler Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 6502/TKHK yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan dâvalar, açıldıkları mahkemelerde görülmeye devam edecektir. Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki tüketici işlemlerine, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmiş ise, söz konusu olan kanun hükümleri uygulanacaktır. Ancak 6502/TKHK yürürlüğe girdiği tarihten önce kurulan ve hâlen geçerli sözleşmelerin, 6502/TKHK hükümlerine aykırı hükümlerinin, 6502/TKHK'nun yürürlüğe girmesi tarihinden itibaren uygulanmayacağı dikkate alınarak, Tüketici Hukuku mukayeseli olarak irdelenmiştir.
Joseph V. Hammer
metin - Türkçe
1 Ayrım
2,31 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tarih
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
Doğu dillerinin Joseph von Hammer hayatının otuz yılını Osmanlı tarihi, coğrafyası ve edebiyatıyla ilgili yazma eserleri ve belgeleri toplamak,okumak ve incelemekle geçirmiştir. Servetinin büyük bir kısmını da bu uğurda cömertçe harcamıştır. En önemli ve bugün de değerini koruyabileneseri 1825-1830 arasında hazırladığı Osmanlı devleti Tarihi’dir Almancada on ve Fransızcada on sekiz cilt tutan bu kitap, hazırlanması, olayların toplanması, türlü görüşlerin bir araya getirilmesi ve eleştirileri bakımından benzerlerinden çok üstündür. Hammer’in Osmanlı Devleti Tarihi’nden daha mükemmeli henüz yazılmamıştır.
Selman Koç
metin - Türkçe
1 Ayrım
438,50 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tıp
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
Nikotin, bütün orgarlar üzerinde menfi tesirler yapan, küçük dozlarda uyarıcı, yüksek dozlarda felç edici çok toksik bir maddedir. Küçük bir puronun içindeki Nikotin miktarı yetişkin bir insana damardan verilse ölüme sebep olur. Yine, nikotin solunum sayısını artırmakla birlikte, yüksek dozda alınırsa beyindeki solunum merkezini felç edebilir. Kanserejon maddeler ise tütün dumanını katran kısmında bulunurlar. Bu dumanın karmaşık yapısı içinde yaklaşık 2000 dolayında bileşik bulunmaktadır.
Ali Bozer
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,97 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Hukuk
Görüntülenme Sayısı: 21
Hikmet Kıvılcımlı
metin - Türkçe
1 Ayrım
124,50 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Sosyoloji
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
‘’Demek, tarihin en olumsuz güçleri bile, eğer gerçekten güç ve olumsuz iseler yani olumsuzluk bir gerçek olay ise, er geç ve ister istemez bir olumluluğa sıçrayabilirler. Kadının modern toplumdaki Köleliğin ‘Hiç’liğine benzer. Kadın, madem sosyal çelişkinin ‘Hiç’e indirdiği gerçekliktir. Bu ‘Hiç’liğin diyalektik tepkisi, önüne geçilmez bir güç olmaktan geri kalamaz. Kadın’ı, erkekler tahakkümü ve saltanatı istediği denli ‘Hiç’e saysın, onun kritik ‘Hep’liğe varan momentleri toplumda kaçınılmaz olabilir. O tepki, bütün yasak edilmiş güçler gibi, yeraltında, gizli, sağır, derinden derine işleyen bir güçtür.
Steve Andreas, Charles Faulkner
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,40 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Kişisel Gelişim
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
Bu kitap hayatınızı değiştirecek. Biz bunu biliyoruz. Okumak üzere olduğunuz şeyler bizim hayatlarımızı çoktan değiştirdi bile. Bizler, kendilerini insanların sınırsız içsel kaynaklarına ulaşmasına yardımcı olmaya adamış bireylerden oluşan NLP Comprehensive'in danışman ve eğitmenleriyiz. Bu kitapta okuyacağınız kişisel değişim hikâyeleri gerçek insanların başından geçmiştir. Olayların birçoğunda, o kişilerin değişmeleri sizin bu kitabı okumanızın alacağı kadar zaman almıştır.
Saadettin Gömeç
metin - Türkçe
1 Ayrım
60,00 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tarih
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
Malum olduğu üzere Türk Tarihinin önemli bir bölümünü teşkil eden Kara Hanlıların menşei hususunda çok şeyler söylenmiştir. Bu sahanın uzmanları onları değişik Türk boylarına bağlamakla beraber, halâ adlarındaki “Kara” sıfatının tam karşılığı çözülememiştir. Bizim bu yazıyı hazırlamamızdaki maksat hem Kara Hanlıların kökeni hakkındaki görüşleri toparlamak, hem de onların adının manası konusunda birtakım yeni görüşler ileri sürmektir Anahtar Kelimeler: Kara, Kara Hanlı, Türk Kültürü
Bülent Tanör
metin - Türkçe
1 Ayrım
603,00 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tarih
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
1918'de Ulusal Kutuluş Savaşı ile Başlayıp, 1940'lara kadar uzanan, Milli Eğitim, Halkevleri, Köy Enstitüleri, toprak reformu girişimleri gibi köklü reformlar dizisi ile son bulan dönem bu kitabın zamansal çevresini oluşturmaktadır. Bülent Tanör, bu süreçteki önder ve halk rollerini inceliyor, inkılap, devrim, ihtilal kavramları üzerinde duruyor, Ulusal Kurtuluş Savaşı'nı hazırlayan öncü etmenleri ve o dönemde diğer ülkelerle ilişkileri irdeleyerek sosyoloji biliminin özgül ve evrensel yönelerini ortaya koyuyor.

Sayfalar