En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 59358 sonuçtan 38081 - 38090 arası görüntüleniyor.
İsmail Sezi Bakım
metin - İngilizce
1 Ayrım
137,94 KB
Eser Türü: Makale
Eser Alt Türü: Arastirma- İnceleme
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
Mobil İletişim Sistemleri, Kablosuz İletişim Sistemleri, Ortogonal Frekans Bölmeli Çoklama.
Saou Ichikawa
insan sesi mp3 - Türkçe
6 Ayrım
84,59 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
Bedenin mahkûmiyetinden zihnin özgürlüğüne…   Shaka, Japonya’nın dar apartman odalarından birinde, solunum cihazına bağlı, kıpırtısız bir bedenin içinde ama uçsuz bucaksız bir zihnin özgürlüğüyle yaşıyor.  Ağır kas hastalığıyla doğan, dünyayla ilişkisini dijital ekranlardan kuran bir kadının gözünden, yaşamın görünmeyen yüzünü anlatıyor Kambur.   Erotik içerikler yazarak para kazanan, dijital forumlarda üniversite öğrencisi kimliğiyle tartışmalara katılan, geçmişte olamamış hayatları düşleyen, “normal”liğe uzaktan ama keskin bir bakış atan bir anlatıcı var karşınızda.   Bu roman, topluma ait olmamanın, sürekli gözetlenmenin, yardım edilen ama asla tam olarak dinlenmeyen bir hayatın içinden yükseliyor.   Mizah ile hüzün, erotizm ile yalnızlık, marjinallik ile entelektüel analiz aynı potada eriyor.   “Olağanüstü bir edebiyat. Nokta.” — Johanna Hedva “Japon edebiyatında bir fenomene dönüşen Kambur, cinsellik, engelli olmak ve güç üzerine hem inanılmaz hem de sarsıcı bir roman.” — International Booker Prize Jürisi   “Unutulmaz bir edebiyat... Bedeni merkeze alan bir gerilim... Tam anlamıyla mucizevi.” — The New York Times Book Review
Jorge Amado
insan sesi mp3 - Türkçe
31 Ayrım
1091,87 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: roman
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
Kızgın Toprak, 1940’lar Brezilya’sında, hepsi birbirinden hırslı toprakağalarının hüküm sürdüğü kakao plantasyonlarında yaşananların öyküsünü anlatıyor. Servet avcısı serüvenciler, zengin erkeklerin peşindeki güzel kadınlar, kumarbazlar, karınlarını doyurmaktan başka bir düşüncesi olmayan göçmenler, kiralık katiller, keskin nişancılar, kakao plantasyonlarında acımasızca sömürülen işçiler... Yeni ekim alanları açabilmek için gaddarca yok edilen ormanlar, gözü dönük toprakağaları arasındaki kan davaları... Sözün kısası, bu çılgın dünyayı hepsi de farklı açılardan yaşayan insanların öyküsü... Mucizeler Dükkânı, Tarçın Kokulu Kız, Tereza Batista, Gecenin Çobanları ve Ölü Deniz adlı romanlarını da yayınladığımız Jorge Amado, sert bir gerçekçiliğin ürünü olan Kızgın Toprak’ tan söz ederken, “En sevdiğim kitabım,” diyor, “benim köklerimin, yoğrulduğum kanın öyküsü.” Latin Amerika edebiyatının gelmiş geçmiş en büyük yazarlarından Amado, bir zamanlar Brezilya’nın Bahia bölgesinde yaşanan “kakaoya hücum”un çarpıcı romanını sunuyor okurlarına.
Prof. Dr. Mehmet Akif Ocak
metin - Türkçe
2 Ayrım
6,42 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Eğitim
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
Bu kitabın amacı, okuyucuya yayımlanmış ya da yayımlanmamış çalışmaların nasıl belirleneceğini, analiz edileceğini ve yorumlanacağını öğretmektir. Bundan da önemlisi, incelenen çalışmalardan ortaya nasıl bir sentez konulacağının belirlenmesi kitabın dayanak noktasını oluşturmaktadır. Özellikle, çalışmaların kalitesinin ve geçerliliğinin sorgulanması için izlenecek sistematik ve anlaşılır yöntemlerin sunulması alanyazın incelemesinin daha sağlıklı ve güvenilir yapılmasını sağlayacaktır. Kitapta, “araştırma için yapılması gerekli ilk iş, geniş kapsamlı bir alanyazın incelemesi olacaktır?” sorusuna ayrıntılı şekilde cevap verilmiştir. Bundan dolayı, bilimsel proje, lisansüstü tez ya da araştırma ödevi vb. gibi alanyazın incelemesinin yapılması zorunlu olduğu durumlarda, kitabın oynayacağı rol kendini daha çok göstermektedir.
Emre Birinci
metin - Türkçe
2 Ayrım
1,93 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Bilim
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
Dünya Sağlık Örgütü'ne göre dünya çapında yaklaşık 50 milyon demans hastası bulunmaktadır ve bu sayıya her yıl yaklaşık 10 milyon yeni vaka eklenmektedir. Vakaların yaklaşık %60-70'ini alzheimer hastaları oluşturmaktadır. 2050 yılına kadar vaka sayısının 3 katına çıkması öngörülmektedir. İleri yaşla birlikte alzheimer hastalığının görülme sıklığı da artmaktadır. Alzheimer hastalığı, sadece hasta bireyleri değil, aile üyelerini, bakıcıları ve sağlık sistemlerini ciddi bir şekilde etkilemektedir. Alzheimer hastalığına müdahale; fiziksel, zihinsel ve sosyal birçok faktörü içinde barındırması nedeniyle multidisipliner bir yaklaşımı gerektirmektedir. Bu kitap, alzheimer hastalığına farklı bakış açılarını yansıtarak multidisipliner yaklaşımın önemine vurgu yapmaktadır.
İbrahim Kamil
metin - Türkçe
2 Ayrım
6,16 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tarih
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
Bulgaristan Devleti'nin Türk Millî Mücadelesi'ne yaklaşımını anlamaya yönelik Bulgaristan diplomatik temsilciliklerinin yazışmalarını içeren bu çalışmanın esasını, Sof ya'daki Merkezî Devlet Arşivi'nde bulunan Dışişleri Bakanlığı belgeleri oluşturmuştur. Söz konusu diplomatik belgeler; Bulgaristan'ın İstanbul ve Edirne temsilcilikleri ile Atina, Belgrad, Bern, Bükreş, Londra ve Viyana'daki Bulgaristan elçiliklerinden Başbakanlık, Dışişleri Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ile diğer kamu kurumu.
Bryan S. Turner
metin - Türkçe
3 Ayrım
3,86 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Sosyoloji
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
Beden ve Toplum şimdi her zamankinden daha iyi... Turner, felsefi ve teolojik özlemleriyle organik ve kültürel köprüler kuruyor: sonuç, bedenlerle –erotikten açlık çeken bedenlere, çalışandan arzulayan bedenlere– harmanlanan bir toplumun etkili bir analizi. Anthony Elliott, Flinders University Bryan Turner, kendimiz ve bedenlerimiz hakkında düşünme şeklimizde devrim yarattı. Bu baskı... daha fazla entelektüel büyüme ve gelişme göstermektedir; yenilikçi fikirler zaten klasik bir anlayışı haber vermektedir. İnsan bedeni hayatımızın en bariz materyalidir; bu kitap, yirmi birinci yüzyılda bedenin anlamları hakkındaki bilgimizi derinleştirmemize olanak sağlamakta ve kendimiz için sunduğumuz ve kendimiz için inşa ettiğimiz olasılıkların (hem olumsuz hem de olumlu) eksiksiz ve özgürleştirici bir açıklamasını sunmaktadır. Mary Evans, London School of Economics Bu, beden sosyolojisini meşru bir araştırma alanı olarak yeniden açtığını iddia edebilecek bir kitabın tamamen revize edilmiş bir sürümüdür. Her bölümü revize edilmiş ve güncellenmiş olan, konunun tüm yönleri için eşsiz bir rehberlik sağlayan bu kitapta, alandaki son değişiklikleri ve Turner’ın kırılganlığın merkeziliği üzerindeki gelişimini yansıtan yeni materyaller bulacaksınız. Kendinden emin ve yenilikçi olan bu kitap, alanın önde gelen yazarlarından birinin beden sosyolojisi üzerine en yetkili çalışma bildirisini sunmaktadır. İkinci basım için övgü: “Bu kitap, bedenin ve bedensel deneyimin sağladığı açıklamaların yeniden değerlendirilmesine ve eleştirel olarak karşılaştırılmasına yardımcı olacak şekilde yazılmış sosyal ve sosyolojik düşünceyi teşvik edici bir genel bakış sunuyor... Bu da değerli ve düşündürücü bir kitap olmasını sağlıyor.” –Medical Sociology News “Analizi zorlayıcı olmaya devam ediyor... Kitap ilginç, iyi yazılmış ve güncel” –Health
Mehmet Emin Erişirgil
metin - Türkçe
2 Ayrım
16,70 MB
Eser Türü: Kitap
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
Mehmet Emen Erişirgil’in Bir Fikir Adamının Romanı: Ziya Gökalp isimli eseri, objektif ilmî değerlendirmelerin yanı sıra Erişirgil’in kişisel gözlemlerini de yansıtan önemli kitaplarından biridir. Prof. Dr. Aykut Kazancıgil ve Prof. Dr. Cem Alpar’ın yayına hazırladığı bu eser Ziya Gökalp’e ilişkin ön önemli kitaplardan biridir: “Dilde yeni cereyan açmak kâfi değildi. Her alanda “yeni bir hayat” lazımdı. Sultan Hamit zamanında ve meşrutiyetin ilk yıllarında (yeni hayat) sözünün sihirli bir manası vardı. Aydınların gözünde bu söz, başlı başına bir ufuk açardı. Sultan Hamit devrinin bilgili geçinen gençlerine göre Yeni Hayat, Türkiye dışında yaşamaktan ibarettir. Çünkü Türkiye’de yeni bir hayat doğamazdı; ve bunu ümit etmek de boşunaydı. Fakat onların beklemedikleri ve ummadıkları bir zamanda Meşrutiyet ilan edilince bu defa Yeni Hayat’ın doğduğunu sandılar. Fakat bu ümit çok sürmedi. Yıllarca susturulan basın, serbest oluverince eli kalem tutanlar çıldırmışa döndüler, Meşrutiyet ilan edildiği zaman, “Cemiyet-i Mukaddese “ye nasıl minnet ve şükranlarını arz edeceklerini bilemeyen İstanbul basını, daha iki ay geçmeden İttihat ve Terakki’nin “rical-i gaybma” sövüp saymaya başladılar. Müslüman olmayan azınlıklar da ortalığın karışıklığından faydalanarak milli emellerinin gerçekleşmesi için çalıştıkları her hareketlerinden belliydi. İşin garibi şuydu ki, Sultan Hamit’in şu veya bu sebeple sürdüğü insanların bir kısmı umdukları işlere geçirilemeyince “Mağdurin-i Siyasiye” (yani, Siyasal Haksızlığa Uğrayanlar) diye bir cemiyet kurdular. Kendilerini sürgünden kurtaran Cemiyetin ileri gelenlerine atıp tutmakta elebaşlığı yapmakla övünüyorlardı.”
Doç. Dr. Zekihan Hazar
metin - Türkçe
2 Ayrım
9,42 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Yaşantı
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
Bir dünya düşünün; bilinmezliğin içinde süresiz sınırsız kayboluşun yaşandığı bir dünya… Benliğin ve gerçek dünyaya ait ne varsa her şeyin unutulduğu bir kayboluş… Düşüncelerin, duyguların, davranışların esir olduğu, aklın ve mantığın işlemez hâle geldiği bir kayboluş… Bir tutulma… Bir bağımlılık… Öyle bir dünya ki gündelik hayatta kanun ve kuralların hiçe sayıldığı, insan öldürmenin, gaspçılığın, zorbalığın, hırsızlığın, tacizin, tecavüzün para ve statü kazandırdığı, kısacası bütün olumsuz davranışların ödüllendirildiği bir dünya… Bu dünyalarda kendini bulan ve gerçek dünyada kendini kaybeden çocuklar… Seslerin, efektlerin ve aksiyonun her türlüsünün baş döndürdüğü bir dünya... Oysaki bütün bunları yaşarken bir koltuğa saatlerce mahkûm olmak, hareketin sadece parmaklarla sınırlı kalması, bu sınırlılığın beraberindeki sınırsız yeme içme ve her geçen gün obezler dünyasına katılan yeni çocuklar… İnsan bedeninin kutsallığını yitirdiği, inanç ve değerlerin yok sayıldığı, pornografinin özendirildiği ve İslam düşmanlığının körüklendiği bir dünya… Nihayetinde ise bu kutsallara düşman kılınan çocuklar… Ve başka bir dünya var ki zihnin, bedenin, duyguların gerçek manada karşılığını bulduğu, yaradılışın gereği olan fiziksel hareketlilik ve spor ile zihinsel, bedensel ve psikososyal sağlığın kazanıldığı bir dünya… Bedenin insanlaştırıldığı, ahlak ve erdemin temel yapı taşlarını oluşturduğu, arkadaşlığın, yardımlaşmanın, paylaşmanın, saygının, kısacası iyi insanın inşa edildiği bir dünya… Dijital oyunlarda kaybolan çocukluğun yeniden bulunduğu gerçek bir dünya… Gerçek dünyanın farkına varmanın ve hayata tutunmanın yegâne yolu SPOR. Günümüz dünyasında çocukları çepeçevre kuşatmış olan dijital oyunların yaratabileceği olumsuz etkiler ve bu etkilerle başa çıkmada fiziksel aktivite ve sporun rolünü bilimsel araştırmalar ışığında ele alarak eğitimciler ve ebeveynlere rehber olabilmesi dileğiyle… Spor, hayata tutunmanın bir dalıdır…
Sebile Başok Diş
metin - Türkçe
2 Ayrım
2,57 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Bilim
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
Nietzsche, Antik Grekler hakkında yaptığı araştırmalar sayesinde Grek kültüründe Tanrı Dionysos ve Tanrı Apollon ile temsil edilen değerlerin birbirleriyle nasıl kaynaştırıldıklarını görmüştür. Bunlar arasında kurulan ideal denge ile akıl ve içgüdüler birleştirilerek hem kültür hem de özel bir sanat dalı olan tragedya yaratılmıştır. Ancak Nietzsche'ye göre bu süreç Sokrates'le birlikte akamete uğramış ve çöküş başlamıştır. Nietzsche'nin nazarında, kişiliğinde Dionysosçu açıdan yetersizlik bulunan Sokrates, tam bir Apolloncu olarak aklı ön plana almış ve Dionysosçu olan ile Apolloncu olan arasında kurulan birlikteliği bozmuştur. İnsanlar, her şeyin akılla anlaşılabileceğini ve insanın özünün akıl olduğunu söyleyen Sokrates'in açtığı yolu takip etmiş; içgüdüyü, tutkuyu, bilinç dışını küçümseyerek farkında olmadan gerçeklikten uzaklaşmış ve çeşitli metafiziksel, ahlaki ve felsefi kurgular oluşturmuş, yaşamı olumsuzlamış, yaşam karşıtı olmuştur. Bu kitapta; önce Dionysos ve Apollon'un ne anlama geldiği, hangi nedenlerle Nietzsche'nin Dionysosçu, Sokrates'in de Apolloncu olarak nitelendirildiği, sonrasında ise Sokrates'in akılcılığının benimsenmesiyle ortaya çıkan metafiziksel, ahlaki ve felsefi geleneğin yaşamı nasıl olumsuzladığı Nietzsche'nin perspektifi esas alınarak anlatılmaya çalışılmıştır. Bu çerçevede onun, bilginin insan hayatındaki rolüne, geleneksel ahlaka ve metafiziksel inançlara yönelik eleştirileri ile sanata verdiği önem de ortaya konmuştur.

Sayfalar