En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 59343 sonuçtan 38141 - 38150 arası görüntüleniyor.
Wilson Amos Farnsworth
bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
86 Ayrım
760,38 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tarih
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
Orta Anadolu, Osmanlı’nın son döneminde misyonerlik faaliyetlerinin yoğunyaşandığı bir bölge olarak dikkat çeker. Önemli unsurlardan biri olarak misyonerlik faaliyetleri dikkate alınmadan son dönem Osmanlı tarihini anlamak mümkün değildir. Oldukça az sayıda kaynağa rastlanan bu alanda mevcut eserlerin çoğu eksik, yanlış ya da peşin hükümler içerir. Bölgenin merkezi olarak nitelendirilebilecek Kapadokya da bu çalışmalar için ayrı bir önem taşır. Amerikalı Wilson Amos Farnsworth (1822-1912), 1853-1903 yılları arasında Kapa¬dokya bölgesinde Kayseri, Ankara, Yozgat, Nevşehir, Niğde illerinde, buraların kaza¬ları ve köylerinde misyonerlik yapmış, Orta Anadolu’yu karış karış dolaşarak çoğu at sırtında 120 bin kilometre yol kat etmiştir. Böylece, 19. yüzyılın ikinci yarısı boyunca Orta Anadolu tarihinin canlı şahidi ve yaratıcılarından biri olmuştur. Türkiye’de yaşadıklarını yıl yıl yazarak bir kitap taslağı haline getiren Farnsworth, notlarını yayımlayamadan 1912 yılında vefat etmiştir. Misyoner çevrelerinde dahi bilinmediği anlaşılan bu kitap taslağı, Mehmet Şahin tarafından 2015 yılında Harvard Üniversitesi Kütüphanesi misyoner arşivinde bu¬lunmuş, Türkçeye çevrilerek, esere birçok bilgi, görsel ve dipnot eklenmiştir. Konuyla ilgilenen okur ve araştırmacılar için pek çok yanıt ve ipucu içeren Kapadok¬ya’daki Amerikalı Misyonerlerin Bilinmeyen Tarihi’nin önemli bir boşluğu dolduraca¬ğını ve özellikle Osmanlı’nın son döneminde Orta Anadolu’nun durumunun daha iyi tasavvur edilmesine yardımcı olacağını umuyoruz.
Isabelle Mons
bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
15 Ayrım
668,41 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Psikoloji
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
Psikanaliz çoğunlukla bir “erkek işi” olarak algılanmıştır. Ne ki psikanaliz tarihine kadınlar da, hem de daha ilk zamanlardan itibaren katkıda bulunmuştur. Hasta, ta­lebe, pratisyen olmuş ve çoğu zaman hayatlarını tehlikeye atma pahasına Viyana’da Freud’un, Zürih’te Jung’un ortaya koydukları teorilerin geliştirilmesinde önemli rol oynamışlardır. Yirminci yüzyılın başlarında psikanalizin öncü kadınları ruh hakkında ilk adımlarını atmaya başlamışlardır: İlk kadın psikanalist Emma Eckstein gibi, Freud’un sadık savu­nucuları Lou Andreas-Salomé ya da Marie Bonaparte gibi… Erkek meslektaşları onlara önce şüpheyle bakar ama bir süre sonra üniversite sıra­larını onlarla paylaşacaklardır. Margarethe Hilferding tıp doktoru çıkar ve kapalı bir çevre olan Viyana Psikanaliz Derneği’ne kabul edilen ilk kadın olur. 1920’de, Lahey’deki kongrede neredeyse hepsi oradadır: Anna Freud, Melanie Klein, Sabina Spielrein, Helene Deutsch, Eugénie Sokolnicka ve Hermine von Hug-Hellmuth. Avrupa’da o dönemde kadınlar kendi davaları için harekete geçmişken, ruha gönül ve­ren kadınlar bilinçdışı, kadın, cinsellik ve çocuk hakkında yeni bir bakış getirirler. Ruhun Kadınları, kimi zaman trajik ama her zaman sıradışı bir hayat sürmüş yirminci yüzyılın on dört kadınını anlatıyor, anıyor. Onlar olmasaydı bugünün kadınları başka türlü düşünme hakkına sahip olamazdı. Isabelle Mons Karşılaştırmalı edebiyat doktorası yapmıştır. Dişil yazın ve edebiyat sanat ilişkisi üzerine çalışmalarını yürütmektedir. 2012’de Lou Andreas-Salomé adlı biyografiyi yayımlamıştır.
D. Mehmet Doğan
insan sesi mp3 - Türkçe
22 Ayrım
289,28 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: İletişim
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
İletişim teknolojisindeki gelişmeler, sömürgeciliği sistemleştirmiş ve gelenekleştirmiş Batının gücüne güç kattı. Bunun yanısıra Batı toplumlarında kitle yayın araçlarına "temiz kağıdı" vermeyen düşünürler var. İletişimin toplumu şekillendirmesini ele alan İletişim Veya Dehşet Çağı, basın ve yayın tarihimizi doğru değerlendirme ve tanımlama yönündeki çalışmaların bir sonucu.
Yasemin Balcı
insan sesi mp3 - Türkçe
8 Ayrım
388,93 MB
Eser Türü: Kitap
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
“Demirden yastığa mühürlenmişti kaderim.‘Oğullar babasının kaderini yaşar’ sözü sanki benim için söylenmişti. Babamın katmerleşen mutsuzluğu yaşadıklarımın yanında cenneti... Annemin merhametsiz rahmi sevgi yerine zehir akıtmıştı her gün şekillenen suretime. Annemin istemediği çocuk olarak geldim dünyaya ve doğumumda mühürlenen kaderim bir daha asla açılmadı. Merhamet çocukluğumdan düşman kesilmişti bana. Adını biliyordum sadece, fakat nasıl bir duygu olduğunu asla öğrenemeyecektim.Dileğim, dünyamı cehenneme çevirenlerin bana çektirdiklerinin zerresini çekmemeleri…Kaderin onlara adaletle muamele etmesi... ‘Kendi yazgısına hükmedemeyen kendi yolunu çizemez.’ Bütün ağırlığını ruhumda taşıdığım dünya, bana bu cümleden başka bir şey öğretmedi.” Merhametle ile zulüm arasına kurulan sırat köprüsünün ağırlığını yüreğinizde hissedeceksiniz.
Dr. İsa Kayaalp
metin - Türkçe
2 Ayrım
952,28 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Eğitim
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
Her konu özen ister ama eğitim "özen" ister, her insan itibar ister ama eğitimci "itibar" ister, her meslek kutsaldır ama eğitimcilik "kutsal"dır. Her insan konuşur ama eğitimci de "konuşur", her insan çalışır ama eğitimci de "çalışır". Her insan başkalarıyla iletişim kurar ama eğitimci de başkalarıyla "iletişim" kurar. Her insan bir hayatı yaşar ama eğitimci de "yaşar". Her insan ölür ama eğitimci "ölmez". Çünkü onun özeni, itibarı, kutsallığı, konuşması, çaşışması, iletişimi, yaşaması bilgi ve hikmet içindir. Bilgi ve hikmet ise ölümsüzlüğün, ölümsüz olanın sıfatıdır. Eğitim, "bakmak, gözetmek, yetiştirmek, büyütmek" anlamlarını içerdiği için insanın doğal olanla iletişimi, onun eğitimli olmasıyla mümkündür. Eğitimin temel amacı insanın kendi kendisiyle iletişimidir. Bu bağlamda iletişim gerçekleşmezse "başkaları" ile doğal iletişimin kurulması mümkün olmaz.
Mustafa Güçlü
metin - Türkçe
2 Ayrım
925,58 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tarih
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
Dünya, mazlumlar ve zalimlerinin çetin mücadelesine sahne olan mekân olarak insanlık tarihine şahitlik etmektedir. İnsanlık tarihinin mazlumlarca özlemle beklenen en büyük aktörleri, kahramanlardır. Kahramanlar, mazlumların umutlarının tükendiği bir anda, zalimlerin keskin kılıçlarının işlemediği çelikten iradeleri ile ortaya çıkan, haksızlığa ve adaletsizliğe son veren şahsiyetlerdir. Dünya sahnesinde binlerce yıllık geçmişe sahip olan Türklerin, işleyen tarihi süreç içerisinde meydana getirdiği mütekâmil en son kahraman tipine Alperen denir. Alperenlik, bir ruhtur, hayatı kavrayış ve anlamlandırma biçimidir, dik durmanın, düz yürümenin, doğru olmanın, ete ve kemiğe bürünerek bir yaşam haline geldiği kahramanlara Türk tarihinde verilen ünvanın adıdır. Siz değerli okuyucuların istifadesine sunulan “Mazlum Coğrafyaların Beklenen Kahramanları Alperenler” isimli çalışmayı, liseli yıllarımın son günlerinde tanıştığım ve o günden sonra üzerimde büyük emeği ve hakkı olan 21. Yüzyılın Alpereni Muhsin Başkanın anısına ithaf ediyorum. Kitabımız bir nebze de olsa Alperen kimliğinin günümüzde inşa edilmesi adına katkı verecek olursa bundan bahtiyarlık ve şeref duymuş olacağız. Gayret bizden, tevfik ve inayet Yüce Yaratan’dandır.
nurten öztürk
insan sesi mp3 - Türkçe
52 Ayrım
Eser Türü: Kitap
Görüntülenme Sayısı: 21
Sinem Kaya Özçelik
insan sesi mp3
9 Ayrım
148,56 MB
Eser Türü: Kitap
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
Cesur ve Zeki ikiz kardeşler… Birbirlerine o kadar çok benziyorlar ki ilk bakışta ayırt edilmeleri neredeyse olanaksız. Ama dış görünüş seni yanıltmasın… Cesur adı gibi cesur, girişken, heyecanlı ve neşeli. Zeki ise tam tersi; içine kapanık, sessiz, utangaç ve laf aramızda biraz da korkak. Korktuğu şeyler saymakla bitmez. Bütün bunlar yetmezmiş gibi, Zeki bir de okulun düzenlediği “Doğada Yaşam Becerileri Gezisi” ile uğraşmak zorunda. Aklında binbir çeşit senaryo var: fırtınalar, seller, vahşi hayvanlar… Cesur için ise bu gezi tam bir fırsat. O, doğada geçireceği günleri ve öğreneceği yeni şeyleri iple çekiyor, heyecandan havalarda uçuyor. Şimdi Zeki’yi önemli bir görev bekliyor: Kardeşi Cesur’u mutlu etmek için geziye katılmak. Ama bunun için çok daha önemli bir şeyle başa çıkması gerekecek: Korkularıyla! Ne dersin? Zeki korkularının üstüne gidip macera dolu okul gezisine katılabilecek mi?
Ali Arslan
insan sesi mp3
15 Ayrım
431,03 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Anı/Mektup, Din, İslam
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
Arka Kapak Yazısı (Tanıtım Bülteninden) Güç açısından devletler dörde ayrılır: 1. Dış politikasını kendisi belirleyen devletler (Küresel Devletler); 2. Dikkate alınan devletler (Yarı Küresel Devletler); 3. İş birliği yapılmaya layık devletler; 4. Üzerinde politika uygulanan devletler. “Müslüman Hilalleri”, dünyanın stratejik konuma sahip bölgelerini fiziksel olarak gerçek bir hilal gibi sararak aktör olmaya çalışan devletleri çevrelemektedir. Asya Müslüman Hilali ile Çin, adeta bir Müslüman Hilali içinde sıkışıp kalmıştır. Tek çaresi vardır: Ya yok olacaktır ya da Müslüman Hilali ile barışacaktır… Dünya’nın en büyük üretim gücü olan Almanya’nın etkin bir devlet olabilmesi Müslüman Hilali ile anlaşmasından geçmektedir… Güneyde sessiz sedasız duran Afrika Müslümanları güçlerinin farkındalar ve aslan gibi atılmak için hazırda beklemektedirler… İşte bu üç büyük Müslüman Hilali’nin ortasında ise tek bir devlet var: Türkiye… Küresel devlet olmanın yolu da “Mihenk Taşı Türkiye”den geçer... Elinizdeki bu kitap da size Müslüman dünyasının devletler arası stratejideki önemini ve Türkiye’nin bu stratejilerdeki mihenk taşı konumunu anlatacaktır.
İbrahim Tenekeci
insan sesi mp3 - Türkçe
5 Ayrım
84,43 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Deneme
Görüntülenme Sayısı: 21
Konusu:
İbrahim Tenekeci’yi bilenler bilir. Edirne Şeyhi Neşati’nin deyimi ile mücella aynalarda bile görünmeyecek kadar benliğinden sıyrılmıştır. İç âleminde her gün devr-i âlem seyahati yapar. Dış âlemde, onu sadece evi ile işyeri arasında yaşıyor sanırsınız. İç âlemde ise her gün sefer vardır. Uçuş Denemeleri, dıştan bakışta bu âleme ait notlar gibidir. Fakat aslında iç âlemin notları bunlar. Tayy-ı zaman ettiği için aramızda yaşayan, aslında Kâtip Çelebi ile sohbet etmiş İbrahim Çelebi’ye selam!” Prof. Dr. Hüsrev Hatemi, Türk Edebiyatı Dergisi

Sayfalar