En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 58342 sonuçtan 38201 - 38210 arası görüntüleniyor.
Kate Bloom, Emma Pack
metin - Türkçe
3 Ayrım
3,16 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Çocuk Kitabı
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
Parlak Çaymn dört peri arkadaşıyla tanışın. Belle, Ivy, Daisy ve Rose. Onların en sevdiği şey, insanların dileklerini gerçekleştirmek. "Keşke harika bir yeni arkadaşım olsa." Jessica ailesiyle başka bir şehre taşındıkları için en iyi arkadaşı Laura'yı çok özlüyor. Acaba Ivy parlak zekâsını Jessica'nın dileğini gerçekleştirmek için kullanabilecek mi? Bandrol Uygulamasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmenliğin 5 inci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde bandrol taşıması zorunlu değildir.
insan sesi mp3 - Türkçe
41 Ayrım
359,53 MB
Eser Türü: Dergi
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
Aylık Kültür ve mizah dergisi.

Hey

Kody Keplinger
metin - Türkçe
2 Ayrım
4,78 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 20
ANTONIN ARTAUD
metin - Türkçe
2 Ayrım
149,24 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
Van Gogh özel bir sayıklama durumundan dolayı ölmemiştir, ama başlangıçtan beri bu insanlığın haksız tininin çevresinde çırpındığı bir sorunun bedensel olarak zemini olmaktan dolayı ölmüştür. Tenin tine, ya da bedenin tene, ya da tinin her ikisine üstünlüğü sorununun. Ve nerdedir bu sayıklamada insan benliğinin yeri? Van Gogh kendisininkini bütün hayatı boyunca garip bir enerji ve kararlılıkla aramıştır, ve bir çılgınlık an’ında, ona varmamanın büyük korkusunda intihar etmiştir, ama tersine, ona tam varmıştı ve ne olduğunu, kim olduğunu tam bulmuştu ki toplumun genel bilinci, kendisinden kopmuş olduğundan dolayı onu cezalandırmak için, onu intihar etti. Ve Van Gogh’la da her zaman olduğu gibi oldu, bir seks partisi, bir kilise ayini, bir tövbe duası, ya da başka bir kutsama, sahibolma, dişi ya da erkek cinlerle karışma ayini esnasında. Böylelikle onun bedenine girdi, bu tövbe edip bağışlanmış, kutsanmış, kutlu kılınmış ve cinlere karışmış toplum, onda yeni almış olduğu doğaüstü bilinci sildi, ve, iç ağacının tellerinde bir siyah kargalar taşkını gibi, ani bir düzey değişikliğiyle onu su altında bıraktı, ve, onun yerini alarak, onu öldürdü. Çünkü modern insanın anatomik mantığıdır, hep sadece cinlere karışmış olarak yaşayabilmiş ve yaşadığını düşünebilmiş olmak.*
Orodruin & Kahin
metin - Türkçe
3 Ayrım
1,96 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
1944 – 1945’te bu memlekette bir dram oynandı. Resmî adı “Irkçılar Turancılar dâvâsı” olan bu oyun, ürpertici, acıklı bölümleri yanındaki güldürücü, katıltıcı sahneleriyle tam bir asrî dramdı. Müellifi, nice böyle eserlerin yazarı olan Đsmet Đnönü; rejisörü, müellifin her kelimesine sadık kalmak, hattâ kafasından geçenleri anlamak ve aynen sahneye koymak için hiçbir fedakârlıktan çekinmiyen Halk Partisi idi. Dramın yazılısında müellifin, süphesiz bir de ilham perisi vardı. Eser sahneye konurken sürflörlük dahi eden bu ilham perisi dendiği zaman gözlerde kıvılcımlanan hayalin güzelliği ile bunun çirkinliği arasındaki yakısıksızlığı bilmiyor değilim. Her seyi ezelde Tanrı yazdıysa “Đsmet Đnönü”ye “Moskof dostluğu”nu yakıstırmıs... Yok, bir zehaba göre kendi kaderlerini insanlar çiziyorsa, onu Đsmet Đnönü kendi adı ile birlesmistir. Hiçbiri değil de yalnız tesadüfse, on da verilecek cevap yok. Tesadüf büyük bir kanundur. Kimini yok yere kahraman, kimini haksızca hain yapan merhametsiz bir kanun...
Abdurrahman Uzunaslan
metin - Türkçe
2 Ayrım
3,73 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
Basit mezar stelleri antik nekropolleri süsleyen ve yaşadıkları çağda zoraki kahramanlıklarının karşılığını hiçbir şekilde görememiş, buna karşın çetin yaşam serüvenleri insanoğlunu cezbetmiş çaresiz bir kitlenin tarihidir gladyatörlerin geçmişi. Toplum tarafından infame (kötü) yaftası vurulan, başlangıçta yalnızca savaş esirlerinden ve cinayet suçlularından oluşan bu gruba, sonraları ekmek ve ün derdine düşmüş gönüllü dövüşçüler de katılmış, bunlara kana susamış seyirciler ve gözünü para hırsı bürümüş organizatörler de eklenince, gladyatörler sonu gelmez bir filmin zavallı figüranları haline gelmişlerdir. Başlangıçta aristokrat Romalıların cenaze törenlerinde boy gösteren ve ölümüne dövüştürülen tutsaklar, çok geçmeden sıradan Roma vatandaşlarının da izleyebildiği profesyonel organizasyonlarda boy göstermeye başlamışlardır. İmparator kültüne saygının kentlerdeki en belirgin ifadesi olarak algılanan gösteriler, M.S. 6. yüzyıl ortalarına kadar aralıksız bir şekilde devam etmiştir. Geç Antik Dönem sonunda toplumda artan sosyo-ekonomik bunalımlara, Hıristiyanların artan baskısı ve köle kaynaklarının tükenmesi gibi nedenler de eklenince, gösteriler kaçınılmaz olarak ortadan kalkmıştır. Elinizdeki bu çalışma, basit bir cenaze töreninden karmaşık bir gösteri yumağına dönüşen, bu özelliğiyle de her tabakadan insanı yüzyıllar boyu arenalara, amfi tiyatrolara ve stadyumlara sürükleyen gladyatörler ve vahşi hayvan dövüşçülerinin serüvenini tüm sosyal boyutlarıyla gözler önüne sermektedir.
Ali Teoman
bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
13 Ayrım
173,23 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
man'ın ikinci kitabı İnsansız Konağın İkonu 1992 Milliyet Öykü Ödülünü almış ve 1993'te yayımlanmıştı. Kitap 23 yıl sonra Yapı Kredi Yayınları tarafından okurlarıyla buluşuyor. Köhne mekânlar, yanık saraylar, metruk binalar, başka ülkelere göçenlerin geride bıraktığı antikalar, parçalanmış hayatlar, öyküden öyküye dolaşan kederli kediler, Ali Teoman'ın bin bir suratlı kişilerle dolu evreninde büyüleyici bir masalın kahramanlarına dönüşüyor. Gizli Kalmış Bir İstanbul Masalı ile başlayıp Gecenin Atları romanıyla sona eren Ali Teoman kurmacasının bütün özelliklerini taşıyan İnsansız Konağın İkonu bugün özlemi duyulan eski İstanbul'un kıyıya vurmuş insanlarını Türkçenin unutulmuş lezzetleriyle dile getiriyor. Hep birlikte, konağın içinde kediyi arıyoruz. Katya, Türkçe ve Rumca karışık sözlerle kedinin ismini çağırıyor. En sonunda, eskiden çamaşırlık olarak kullanılmış olması gereken penceresiz bir odada, yayvan bir taş yalağın içine kurulmuş otururken buluyorum Muazzez'i. Kedi, sahibesinin onu kucağına alıp sıkıştırmasına, beyaz tüylerini kirlettiği için sitem ederek, birkaç kez yalancıktan patilerine vurmasına razı oluyor. Sonra, yukarıya, çatı katındaki odasında çay içmeye davet ediyor bizi Katya (Tanıtım Bülteninden)
François Mitterrand, Elie Wiesel
metin - Türkçe
2 Ayrım
335,33 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Anı/Mektup
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
François Mitterrand, bu kitaba yazdığı önsözde, siyaset adamının kendini yaptıklarıyla ortaya koyduğunu, konuşmaları ve yazılarınınsa, eyleminin oluşturduğu yapıtına yalnızca destek olan belgeler olduğunu söylüyor ve ekliyor: "Ama görev sona erip yapıt tamamlandığında ve ilerleyen yaşla birlikte ufuk da yaklaştığında, yaşamını düzene koyma işini yazıya bırakmak gereksinimini duyar insan. Geldiğim bu noktada, ben de, uzun süredir içimde tuttuğum, benim için önemli şeyleri anlatmak zorunluluğunu duyuyorum." Mitterrand'ın Fransa'nın ünlü yazarı, 1986 yılı Nobel Barış Ödülü sahibi Elie Wiesel'le birlikte, diyalog biçiminde kaleme aldığı İki Sesten Anılar, bir süre önce ölen Fransız devlet adamının kişiliğinin bilinmeyen yönlerine, değişik konulardaki düşüncelerine ışık tutuyor.
İlhami Soysal
metin - Türkçe
3 Ayrım
958,68 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Şiir
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
Gazete yazarlığı yanında, yaptığı araştırma ve incelemelerle dikkati çekmiş olan İlhami Soysal’ın bu eseri, birçok çalışmaya kaynaklık etmiştir. Türk Kurtuluş Savaşında işgalci düşmanla işbirliği içinde olanların amaçları, bundan doğan çıkarları, Soysal'ın tespitleri ile tarihin hükmüne bırakılmışlardır. Ulusal Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyetin erken kuruluş döneminde bu işbirlikçilerin ibret dolu eylemleri bu eserde sergilenmiştir.
İbrahim Yıldırım
metin - Türkçe
4 Ayrım
724,64 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
Edebiyat Bazen İnsanın Canını Yakar! "Yıllar önceydi, köksüz bir kum bitkisi gibi savrulup duruyordum: o zamanlar benim gibi olanlara bir ad koymuştu: kumcul." Bu cümleyle başlıyor İbrahim Yıldırım’ın Kumcul’u. Kumcul bir karabasan, yazarının deyimiyle. Her şey bir metaforla başlıyor. Köksüz bir kum bitkisi. Bir çöl canlısı. Kum, çöl, yağmur sıkıntısı ve bekleyişi, savrulma anlatının sonuna dek giden izlekler. Üç bölümden oluşuyor bu anlatı. Yer değiştirme, yeni bir yer ve tufan. Kafkaesk bir atmosferin içine bir anda giriyorsunuz bu anlatıda. Birinci tekil şahıstan anlatılan hikayeyi farklı açılardan okumanız / yorumlamanız olası. Fakat tüm bu okuma seçenekleri, size ister istemez yaşadığınız zamanı, yakın geçmişte yaşanmış toplumsal sorunları anımsatıyor. Sanki, her şeye, tüm geçmişe yazarın sade bir dille oluşturduğu metaforik optiğinden bir daha bakıyorsunuz. Görmek, duymak, koklamak, dokunmak istemediklerinizi şiirsel bir doku içinde okumak zorunda kalıyorsunuz

Sayfalar