Eserlere Göre Listeleme

Toplam 5213 sonuçtan 3871 - 3880 arası görüntüleniyor.
  • Shirley Jackson
    insan sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    453,05 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mevsim Yıldır Turgay
    Dünyadan gizlenerek yaşayan iki kız kardeş ve gölgesini geçmişten bugüne, onların üzerine düşüren gizemli bir olay... Usta yazar Shirley Jackson, bu kısa ve mücevher misali pırıl pırıl romanda ters köşelerle örülü bir öykü anlatıyor, okura tuzaklar ve yanılsamalarla dolu bir zemin sunuyor. Biz Hep Şatoda Yaşadık, inişleri ve çıkışları, anlatımdaki mahir sıçrayışlarıyla Shirley Jackson’ın dehasını ortaya koyuyor; üstelik karşılaşacağınız en tuhaf ve cazip roman kahramanlarından biriyle, Merricat ile tanışmanızı sağlıyor. Merricat, onu mahvedecek hakikatlerin karşısında hayallerinin sayesinde dimdik duruyor, ne ki bazı hayaller, kabuslarla koyun koyuna uyuyor. Bugün Stephen King’den Neil Gaiman’a değin pek çok çağdaş yazarın ilham kaynakları arasında andığı Shirley Jackson, Amerikan Gotiği’nin klasiklerinden sayılan Biz Hep Şatoda Yaşadık ile anlatıcı olarak ustalığını gözler önüne seriyor ve kız kardeşliğe dair unutulmayacak bir metne imza atıyor. Doğada hiçbir şey yoktan var olmuyor ve sarayların enkaza, hayallerin hezeyana dönmesi için bir an yetiyor; geriye kala kala biraz toz, belki biraz da kül kalıyor. En ölümcül zehirler, tıpkı en kuvvetli tılsımlar gibi insan yüreğinde büyüyor ve hiçbir yer, ama hiçbir yer insanın evi gibi olmuyor.
  • Nezihe Meriç
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    28 Ayrım
    399,14 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yapı Kredi Yayınları
    “Biz Hiç Değişmedik Gönül”, Nezihe Meriç’in çoğunlukla Ankara’dan Amerika’ya gönderilmiş mektuplarından oluşuyor; yarıya yakını 1953-55 yıllarında yazılmış, zamanla seyreliyor, son mektup ise 1991 tarihli. Gönül Derman Hürkuş Şarman (1925-2015), Türk havacılığının öncülerinden, Bir Tayyarecinin Anıları (YKY, 2000) kitabıyla bilinen Vecihi Hürkuş’un kızı. Nezihe Meriç’le 1940’lı yıllarda İstanbul Türkoloji bölümünde başlayan yakın arkadaşlıkları ömür boyu sürmüş. “Biz Hiç Değişmedik Gönül”, 1950’lerde Türkiye ve Amerika’daki yaşam biçimlerini yansıtması bakımından dikkat çekici. Nezihe Meriç’in aile hayatı, evliliği, çocuklarla ilişkileri, yayıncılık mesleği, arkadaşlıkları, umutları, umutsuzlukları var mektuplarda. İşlerin, insanların, günlük hayatın sıkıntılarının, hastalıkların, siyasi ortamın, ekonomik sorunların, toplumsal olayların baskısı altında direnen, yazıya umutla sarılan bireyin duygusal çırpınışları, acılarla baş etme biçimleri var. “Biz Hiç Değişmedik Gönül”, ömür boyu süren bir büyük dostluğun sıcaklığını duyurması yanında 20. yüzyıl Türkiyesi’nde bir kadının yazınsal serüvenini, Nezihe Meriç’in hayat mücadelesini anlatan bir kitap.
  • Özgür Uysal
    insan sesi mp3 - Türkçe
    12 Ayrım
    235,29 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ömer Yılmaz
    “Doğuyoruz, büyüdükçe yalnız olduğumuzu fark ediyoruz. Bazımız bu yalnızlığı seviyor. “Aman bana dokunmayın, ben böyle iyiyim. Kim uğraşacak şimdi?” diyor. Kimimiz yalnızlığını giderecek o kişiyi arıyor. Bulduğunu sanıyor. Kendini bırakıyor. Kıçının üstüne oturuyor. Bazımız uğraşıyor, savaşıyor, tartışıyor, ısrar ediyor ve bir şekilde olduruyor. Öyle masallardan, romantik aforizmalardan bahsetmiyorum. Elmanın iki yarısı, ruh eşi, kozmik partneri, hayatının aşkı falan demiyorum. “Olduruyor,” diyorum. Öyle kolay iş değil. Onlarca yanlış insan, yüzlerce hata, binlerce kavga, kan, ter ve gözyaşı... Yok abartıyorum korkma ama merak ediyorsan doğru kişiyi nasıl seçtiğimiz, sevgili olmanın, eş olmanın ve bittiği yerde ayrılabilmenin süreçleri kitabın içinde. Yaşandı, denendi, araştırıldı, okundu, senin için derlendi. Sana lazım olmasa bile elbet bir arkadaşına lazım olur. Neticede bu işler ince işler.”   Özgür Uysal, Biz Hiç Kavga Etmeyiz’de romantik ilişkileri, evliliği, ayrılığı yaşarken “1,5 kilogramlık sözde patron” beynimizin bize oynadığı oyunları keyifli bir dille ele alıyor. Bilimsel araştırmalar, mitolojik hikâyeler ve sosyolojik fenomenlerden hareketle aslında hayatta kalmaya çalışan ilkel beynimizin bizi sürüklediği çıkmazları keşfedecek, sayfaları merakla çevirirken kendinizi gülmekten alamayacaksınız.
  • Bruno Latour
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    567,22 KB
    Eser Türü: Kitap
    İnsanoğlunun yerküre üzerindeki serüveni epeydir sürüyor. Modern insanın kırık dökük hikâyesiyse derin bir hayal kırıklığıyla sonuçlanmak üzere. Fransız antropolog Bruno Latour’a kalırsa bu modernlik süreci hiç başlamadı bile. Sanılanın aksine “biz hiç modern olmadık”. Çünkü modern anayasa hep asimetrik kalmıştır, şeyleri temsil etmekle yükümlü bilimsel iktidar ile özneleri temsil etmekle yükümlü siyasal iktidar arasında hep bir ayrım icat etmiş, bu ikisi arasında kurulan ağların gücünü görmezden gelmiştir. “Modernler hem gerçekliği, hem dili, hem toplumu, hem de varlığı istemekte pekâlâ haklıdırlar. Haksız oldukları nokta onların sonsuza dek çelişkili olduklarını sanmaktır. (…) İtiraf ediyorum ki, sonsuza dek salt dilin içine hapsolmuş ya da toplumsal temsillerin tutsağı olmuş bulunmaktan gına geldi. Bizzat şeylere erişmek istiyorum, şeylerin fenomenlerine değil. Gerçek uzakta değildir, dünya adına seferber olmuş tüm nesnelerde ona erişilebilir.” Hepimizi çokça meşgul etmiş bir kavram olan ‘modern’ ve ona mesafelenerek kurulan pre-modern, anti-modern, post-modern, 20’ye yakın dile çevrilmiş bu simetrik antropoloji denemesinde enine boyuna masaya yatırılıyor. Özneler, nesneler, nesnemsiler, Boyle’un hava pompasından şeyler parlamentosuna.
  • Fran Balkwill
    insan sesi mp3 - Türkçe
    3 Ayrım
    14,1 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayça Arslan Ergül
    Hücreler üzerine çocukların da anlayabileceği bir kitap
  • Peyami Safa
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    2,47 MB
    Eser Türü: Kitap
    Boğaziçi'ndeki okullardan birinde yatılı okumakta olan Tahsin, kendisine eşek Türk diyen Cemil'e taş atar ve onu yaralar. Okulun öğretmenlerinden Orhan ilk müdahaleden sonra yaralanan çocuğu evlerine götürür. İdealizmle materyalizm arasında bocalayan, milliyetçi bir öğretmen olan Orhan, Mütareke sonrası İstanbul'unun zengin ve yozlaşmış kesimiyle bu olaydan sonra ilişki kurar ve o evdeki Batılı tarzda eğitim almış, kozmopolit düşüncelere sahip Vedia'ya âşık olur. Peyami Safa, yazarlığının zirvesinde olduğu dönemde kaleme aldığı Biz İnsanlar romanında can alıcı bir soru sorar: "Türkiye'nin yaşayacağına inanmayan bir Türk'ün kaç türlü ahlakı olabilir?" Mütareke döneminde aydınların gündemini işgal eden materyalizm, sosyalizm, mandacılık, milliyetçilik gibi fikirleri karakterleri üzerinden tartışarak ideal buhranı yaşayan insanların dengelerini yitireceğine işaret eden Peyami Safa, insanın maddî bir varlıktan çok manevî bir varlık olduğunu, insanda ruhun maddeden önce geldiğini gösterir. (Tanıtım Bülteninden)
  • Peyami Safa
    insan sesi mp3 - Türkçe
    34 Ayrım
    377,04 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayşegül Çetinkaya
    Boğaziçi'ndeki okullardan birinde yatılı okumakta olan Tahsin, kendisine eşek Türk diyen Cemil'e taş atar ve onu yaralar. Okulun öğretmenlerinden Orhan ilk müdahaleden sonra yaralanan çocuğu evlerine götürür. İdealizmle materyalizm arasında bocalayan, milliyetçi bir öğretmen olan Orhan, Mütareke sonrası İstanbul'unun zengin ve yozlaşmış kesimiyle bu olaydan sonra ilişki kurar ve o evdeki Batılı tarzda eğitim almış, kozmopolit düşüncelere sahip Vedia'ya âşık olur. Peyami Safa, yazarlığının zirvesinde olduğu dönemde kaleme aldığı Biz İnsanlar romanında can alıcı bir soru sorar: "Türkiye'nin yaşayacağına inanmayan bir Türk'ün kaç türlü ahlakı olabilir?" Mütareke döneminde aydınların gündemini işgal eden materyalizm, sosyalizm, mandacılık, milliyetçilik gibi fikirleri karakterleri üzerinden tartışarak ideal buhranı yaşayan insanların dengelerini yitireceğine işaret eden Peyami Safa, insanın maddî bir varlıktan çok manevî bir varlık olduğunu, insanda ruhun maddeden önce geldiğini gösterir. (Tanıtım Bülteninden)
  • Handan Sözbilen
    insan sesi mp3 - Türkçe
    7 Ayrım
    116,53 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hanife Bozkurt
    Hikâyelerime yönelik eleştiriler, genellikle onları yarım bıraktığım, sonlandırmadığım yönünde oldu. Daha yeni başlıyor gibiyken bitirdiğimi düşünenler, çoğunlukta. Haklı olabilirler. Siz de okuyunca bu kanıya varabilirsiniz. Bendeki yarım kalmışlıklardır belki bu sonucu doğuran. Herkesin yaşamında olduğu kadar yarım kalmışlıklar vardır bende de elbette. Hikâyelerime de bu olgu yansımış olabilir. Hikâyelerimde elbette benim vardığım ve sizinle sezgi yoluyla paylaşmaya çalıştığım bir sonuç var ve bu sonuç, sizin vardığınız sonuçla eşleşmeyebilir. Bundan daha doğal ne olabilir? Ayrıca bu durumdan mutluluk duyarım üstelik. Zengin ve hür düşünceyi destekler bence. Yaşamın kendisi zaten herkesin algıladığı farklı biçimlerde gelişiyor. Hem sonlar ve sonuçlar her zaman bizim istediğimiz ya da öngördüğümüz şekilde de gerçekleşmiyor. Bu nedenle okuyanlara, düşüncede ve hayal gücünde hürriyet güzelliğini vermek gerektiğine inanıyorum. Siz nasıl istiyorsanız, öyle sonuçlandırın lütfen öykülerimi. Benim yapmaya çalıştığım şey, sadece paylaşmak. (Tanıtım Bülteninden)
  • Haris Spataris
    insan sesi mp3 - Türkçe
    29 Ayrım
    186 MB
    Eser Türü: Kitap
    Haris Spataris, 1906, İstanbul Fener doğumlu. Ailesi 1922'de Yunanistan'a göç etmiş. Çocukluğuna ait ilk anılar Balkan Savaşı'nın mahallesinde yarattığı gerginliklere, İstanbul'a yığılan muhacirlere ilişkin. Sonra Birinci Dünya Savaşı patlıyor, İstanbul işgal ediliyor, Yunan kuvvetleri İzmir'e çıkıyor. Bu siyasi gelişmeler İstanbul Rum cemaatinin milliyetçiliğini körüklüyor. Yunan ordusunun Anadolu'da yenilgiye uğraması cemaatin umutlarının yıkılmasına yol açıyor. "Küçük Asya Felaketi"nden sonra, Mübadele İstanbul Rumlarını kapsamasa da, artık kendileri için bir gelecek olmadığını düşünen bazı Rumlar doğdukları şehri terk ediyorlar. İşte böyle bir siyasi geri planda dikkatli bir gözlemci Spataris. Bizlere, binaları yerinde kalsa da artık var olmayan bir dünyayı anlatıyor: Fener'in ara sokakları, evler, insanlar, vapurlar, sandallar, sandalcılar, patrikhanenin papazları, sokaklardaki havagazı lambalarını yakıp söndüren memurlar, mahallede yanan ilk elektrik ampulü, "dünyanın merkezi" Galata, gençliğinde onu heyecanlandıran Galata'nın kötü şöhretli evleri, Bolşevik devrimi sırasında Rus elçiliği önünde çatışan Ruslar, Rumların "tavan taburu" (askere gitmemek için tavan arasında saklananlar), Tünel'in onarılması, Rum cemaatinin ileri gelenleri. Rumların yemekleri, eğlenceleri, bayramları, hamam sefaları, Ayazmalar, yangınlar, tulumbacılar, sokak satıcıları, Ermeniler, Kürtler, Yahudiler... Bu anılar eski İstanbul'la ilgili bir çok ayrıntıyı gözler önüne seriyor. Örneğin 1873'te yapılan Galata Tüneli'nin eski vagonları hakkında şöyle yazmış: "Bu vagonların pencereleri yoktu, üstleri tamamen açıktı (kapalı yerde dolaştıklarına göre yağmurdan ıslanılmazdı) ve etrafı demir parmaklıklarla çevriliydi. Aydınlatma petrol lambalarıyla yapılıyordu. Tren bu vagonlarla hareket edip tünele girer girmez insanın üzerinden nemli ve soğuk bir rüzgâr eserdi; petrol lambalarının titrek ışığı da cehenneme gidiyormuşuz izlenimi verirdi." Bu kitap, Haris Spataris'in anlattığı Fener'in sokak
  • Mahmud Derviş
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    8,29 MB
    Eser Türü: Kitap
    Biz Kaybettik Aşk da Kazanamadı Biz kaybettik aşk da kazanamadı hiçbir şey Çünkü sen aşıksın ey aşk, nazlı bir çocuksun! Kırıyorsun göğün biricik kapısını, söylemediğimiz tüm sözleri! Çekip gidiyorsun Nice gülleri görmedik bugün. Zincirlenmiş yüreğinsıkıntılarını yıkıp geçmedi nice caddeler! Yaşları bir gafil avlayan nice kızlar yürüyorlar görmediğimiz bir yöne... Kişnemeye! Uyurken nice marşlar nazil oldu içimize. Süzülüp indi nice hilaller dinlensin diye yastıkta. Nice öpücükler çaldı kapımızı evimizden uzaktayken bizler Kayalıklarda ekmeğimizi ararken, çalışırken kayboldu uykumuzdan nice düşler! Nice kuşlar kanat çırptı camlarımızda ertelenmiş birgün de, oynaşırken prangalarımızla Kaybettik durumdan, aşk da kazanmadı hiçbir şey çünkü sen nazlı bir çocuksun ey aşk!

Sayfalar