En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 58122 sonuçtan 38731 - 38740 arası görüntüleniyor.
Edward Caird
metin - Türkçe
3 Ayrım
31,16 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Sosyoloji
Görüntülenme Sayısı: 20
metin - Türkçe
3 Ayrım
21,15 MB
Eser Türü: Dergi
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
Divan Yolu 29
metin - Türkçe
3 Ayrım
25,12 MB
Eser Türü: Dergi
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
Divan Yolu Dergisi 20
Yılmaz Aysan
metin - Türkçe
3 Ayrım
475,88 MB
Eser Türü: Kitap
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
12 Eylül 1980 askerî darbesinden üç sene sonra kurulduk. Kuruluş hikâyemizi anlatırken hep 12 Eylül'le başlıyoruz lafa. Çünkü biz, askerî diktanın kâbusundan kurtulmaya, topluma giydirilen deli gömleğini yırtmaya çalıştık. Demokrasiye, özgür iradeye, insan onuruna, vatandaşlık ve insanlık fikrine alan açılmasına katkımız olsun istedik. Elimizden geldiğince yayın yoluyla yapmaya giriştik bunu. 12 Eylül öncesi, bizim için bir nostalji konusu değil, gölgesi bugünlere kadar düşen özel bir zamandır. Bizim o zamanlara bir borcumuz var. Bu nedenle, 30. yılımızı kutlamak için, elinizdeki kitaptan iyisi bulunamazdı. Yılmaz Aysan'ın aşkla yürüttüğü bir belgeleme çalışmasına dayanan Afişe Çıkmak, '60'ların, '70'lerin "aura"sını gözümüzün önüne getiriyor. O dönemin genç insanlarının anlatma, müdahale etme, ses çıkarma, bir şeyler yapma, kısacası dünyaya katılma iştahını gösteriyor bize. Televizyonun siyah beyaz tek kanal, bilgisayar teknolojisinin laboratuvar aşamasında, sosyal medyanın olsa olsa hayal hanesinde olduğu bir zamanda, mütevazı iletişim yollarını kullanmaktaki yaratıcılığı hatırlatıyor.
Mahmud Derviş
metin - Türkçe
3 Ayrım
1,96 MB
Eser Türü: Kitap
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
Kaybettiklerimizi bulamadıkça biz de kayıbız demektir... "- Baba, ne yapıyorsun? - Bu gece kalbimi düşürdüm de, onu arıyorum. - Onu burada mı bulacaksın? - Ya nerede bulacağım! Toprağa eğilip onu arıyorum. Kasım ayında Fellah kızları zeytinleri tane tane toplar ya, ben de kalbimi işte öyle tane tane yerden topluyorum. - Ama senin topladığın şey çakıl taşı, baba! - Olsun, bu da hafızayı ve zihni zinde tutar. Hem kim bilir? Belki de şu çakıl taşları kalbimin taş olmuş halidir..." Filistin'in en büyük şairi sayılan Mahmud Derviş, küçük bir çocukken yaşadığı zulmü anlatıyor. O, "Taşlar bir başkaldırıdır! " demiştir. Yıl 2009. Gazze'de çoğu çocuk ve kadın olmak üzere binin üzerinde insan katledildi. Filistin direnişinin simgesi olan taşlar gibi bu kitap da bir başkaldırıdır; unutulmamaya karşı bir başkaldırı!
Vivek Chibber, Leo Panitch, Greg Albo
metin - Türkçe
3 Ayrım
7,74 MB
Eser Türü: Kitap
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
Socialist Register 2012, Bu Defaki Kriz başlıklı Socialist Register 2011'in devamı niteliğinde. Bu Defaki Kriz'de, ekonomik krizlerin, siyasi fırsatları da beraberinde getiren dönüm noktaları haline gelebileceği, ancak açılan siyasi alandan o ana dek solun değil egemen sınıfların faydalandığı tespitine yer verilmişti. Ekonomik Kriz ve Sol başlıklı 2012 sayısında, bu çözümleme, bir yandan Latin Amerika'dan Ortadoğu'ya, Çin'den Avrupa'ya uzanan geniş bir coğrafya ele alınarak, bir yandan da gerek kamu sektöründeki krizden, gerekse iklim krizinden beslenen, aynı zamanda bir kemer sıkma çağına işaret eden yeni birikim stratejileri masaya yatırılarak derinleştiriliyor. Avro bölgesi krizine solun nasıl yanıt vermesi gerektiğine ilişkin üç makaleden oluşan bir sempozyum ise okurlara solun krizdeki konumunu daha ayrıntılı değerlendirme fırsatı sunuyor. Solun önünde açılan stratejik olanaklar hakkında bu sayıda kapısı aralanan tartışmalar, Socialist Register 2013'te, 21. yüzyılda izlenecek sosyalist stratejilere yönelik sorularla devam edecek. (Tanıtım Bülteninden)
Albert O. Hirschman
metin - Türkçe
3 Ayrım
1,04 MB
Eser Türü: Kitap
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
Bir yüzyıl önce siyasal hareket ve tutumların tanımında, tasnifinde başlı başına açıklayıcı olabilen gerici-ileri ayrımı, günümüzde bu özelliğini büyük ölçüde yitirdi, bulanıklaştı. Ama bu durum söz konusu ayrımın büsbütün anlamsız olduğu, köksüz değer ve ölçütler üzerine kurulduğu yolundaki iddiaları geçerli kılmıyor. Özgürlüğü, kendi kaderine egemen hale gelmeyi ve "insanca yaşama"yı bir azınlık imtiyazı olmaktan çıkarmaya yönelik her girişime -en azından- kuşkuyla bakan bir yaklaşımdır "gericilik". İnsanlığın büyük çoğunluğunu özgürleşmeye, "insanca yaşama"ya lâyık ve yetenekli görmeyen bir anlayıştan beslenen bu yaklaşım, ancak istisnaî durumlarda bu pozisyonunu apaçık sergiler. Bunun dışında, kendini suret-i haktan gösterecek argümanlarla örülmüş bir retorik kullanır. Konusunda daha şimdiden bir klasik değeri kazanmış olan Gericiliğin Retoriği'nde Hirschman, işte bu sorun üzerinde düşünenler için hayatî önemde tespitler sunuyor. Kitap, farklı tarih kesitlerinde, farklı toplum ve sorunlar bağlamında "gerici" tavır alışları analiz ederken, aynı zamanda bize bu kavramın eksenini, "değişmez" niteliğini neyin oluşturduğunu da net bir şekilde gösteriyor. (Tanıtım Bülteninden)
Amartya Sen
metin - Türkçe
3 Ayrım
20,93 MB
Eser Türü: Kitap
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
İnanılmaz bir bolluk, gelişme ve özgürlüğün, olağanüstü bir yoksulluk, yoksunluk ve baskıyla bir arada yaşandığı dünyamızda modern kalkınma teorileri, hem kişisel çıkara dayalı davranışa, hem de toplumsal başarının teorilerinin ise, başarıyı yaratılmış olan toplam faydanın boyutları aracılığıyla ölçmesi bağlamında, faydacı bir karakter taşıdığı söylenebilir. Günümüzde hemen hemen tüm dünyada, özellikle de bizimki gibi ülkelerde ekonomik büyüme olmadan toplumsal gelişmenin de, bireysel refahın da mümkün olamayacağı; yoksulluğun, insanların da toplumların da elini kolunu bağladığı kabullenilmiş gibidir. Yoksulluğun en yakıcı hal aldığı durumlarda en temel öncelik "hayatta kalma"ya verilir ve demokratik haklardan dem vurmak "lüks" olarak görülür. Oysa kıtlıklarda on binlerce insanın yaşamını yitirdiği ülkeler arasında tek bir demokrasi örneğine rastlanmaz, bir tek demokraside kıtlık yaşanmaması gibi. Evet, demokrasi önemli, ama önemli olması, yeterli olduğunu gösterir mi? Amartya Sen, az gelişmişliğin, Üçüncü Dünya ülkesi olmanın bir kader olmadığını çok basit ama somut örneklerle ortaya koyuyor ve bu kaderin aşılmasının hayal olmadığını gösteriyor. Aristoteles'te Adam Smith'e, Rawis'tan Marx'a, Malthus'tan Nozick'e, Konfüçyüs'ten Pareto'ya ekonomi ve özgürlüğe ilişkin hemen her görüşü; Hindistan'dan ABD'ye, İngiltere'den Çin'e, Kanada'dan Bangladeş'e pek çok uygulama örneğini ele alıp inceliyor ve insanı temel alan bir siyaset tarzının imkanları üzerinde düşünüyor. Kalkınmanın en etkin aracının özgürlük olduğunu, bu yüzden başlıca amacının da özgürlük olması gerektiğini öne sürerken, kalkınmanın temelini oluşturan nedenler üzerine kamusal bir tartışma başlatıyor.
Johan August Strindberg
metin - Türkçe
3 Ayrım
837,89 KB
Eser Türü: Kitap
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
Baba oyununun baş kişilerinden Yüzbaşı'nın yanında görevli bir er olan Nöjd, hizmetçi kız Emma'yı baştan çıkararak gebe bırakır. Yüzbaşı, kızla evlenmesi gerektiğini söyler Nöjd'e. Ama Nöjd, Çocuğun benden olduğu nerden belli? diye karşılık verir. Yüzbaşı bir ara karısı Laura'ya anlatır bunu. Daha sonra kendi çocukları Bertha'nın eğitimi konusunda tartışırken Yüzbaşı kendi görüşünde ayak direyince, karısı Çocuğun senden olduğu nerden belli? deyiverir..dünyası yıkılır Yüzbaşı'nın.. Baba oyunu İstanbul Büyük Şehir Tiyatrosu'nda oynandığında bir gün sahnede Yüzbaşı ile Laura, çocuğun gerçek babasının kim olduğunu tartışırken, salon tarafından bir gürültü kopar. Seyirciler arasında bir bey, yanındaki kadını yumruklayarak sormaktadır: Söyle, babası kim çocuğun, söyle, söyle, söyle..
Giovanni Scognamillo
metin - Türkçe
3 Ayrım
952,98 KB
Eser Türü: Kitap
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
İstanbul kendi başına bir gizemdir, bir gizem tarihi ve bir gizemler merkezidir her çeşitinden. Ve İstanbul yüzyıllardan beri süregelen bir arayışın buluşma noktasıdır, ölümsüzlerin, gizli ve bilinmeyen üstünlerin, bilgelerin, gizemcilerin ve de şarlatanların uğrağıdır. Dünyanın tüm büyük ve eski kentleri, Roma, Paris, Londra, Prag vb her zaman bir merkez görev işlevini gördüler. İstanbul da böyledir bir tarih, kültür, sanat ve düşünce merkezi olarak. Ancak İstanbul'un bir farkı ve bir özelliği vardır, her zaman olmuştur. İstanbul bir kültür, medeniyet, ve bunlardan oluşan bir inanışlar potasıdır. Doğu ve Batının değişmeyen bir buluşma, kaynaşma noktası, bir odak noktası ve ola ki manyetik bir alan.

Sayfalar