En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 59131 sonuçtan 38841 - 38850 arası görüntüleniyor.
Cem Eroğul
metin - Türkçe
2 Ayrım
1,27 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme, Siyaset
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
Marksist devlet kuramına Türkiye’den özgün bir katkı ! Toplumsal yaşamın her alanında, sürekli olarak karşımıza çıkan bir olgudur devlet. Ama, gerçekte devlet nedir? Toplumun tümüne hizmet eden bir aygıt mı? Yoksa egemen sınıfların baskı aracı mı? Ya da toplumu haraca kesen asalak bir örgüt mü? Cem Eroğul, bu kitapta, işte bu temel sorulara yanıt bulmaya çalışıyor. Bunun için, Marksist kuramın araçlarını, kendine göre yorumlayarak kullanıyor. Çözümlemeleri ister soyut ister somut düzeyde olsun, devleti hep içinde yer aldığı toplumsal gerçeklikle birlikte incelemeye özen gösteriyor. Böylece de, Marksist kuramın, toplumsal gerçekleri kavramak için, dün olduğu kadar günümüzde de, nasıl vazgeçilmez bir düşünme aracı olduğunu gözler önüne seriyor.
William Faulkner
metin
2 Ayrım
761,04 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
20. yüzyılın büyük modernist romancılarından William Faulkner’ın yazım tekniğinde radikal bir yeniliği temsil eden, benzersiz bir yapıt. Ölüm döşeğinde olan Addie, kırk mil uzaklıktaki Jefferson mezarlığına, ailesinin yanına gömülmeyi vasiyet eder. Addie’nin tabutunu bir katır arabasına yükleyen Bundren ailesi, sıcakla ve sellerle boğuşacakları uzun bir yolculuğa çıkar. Döşeğimde Ölürken, on beş farklı anlatıcının ağzından anlatılan elli dokuz bölümden oluşur. Ailenin öfke, üzüntü, endişe ve tutku dolu serüveni karakterlerin zihninden geçen akışın ritmiyle birleşir. Bilinçlilik akışı tekniğini çarpıcı bir yetkinlikle kullanan Faulkner’ın karakterlerinin “gözleriyle sesi kendi içine dönüp ağlayışını dinlemeye koyulmuş gibidir”. Düzyazıyı şiirselleştirmekte sıradışı bir yeteneği olan Faulkner’ın bu romanı, sezgilerin, duyarlıkların, iç seslerin, boşlukların destanıdır. “Döşeğimde Ölürken’in bir Amerikalı tarafından yazılmış en özgün roman olduğu söylenebilir. Faulkner, 20. yüzyılın en büyük romancıları arasında.” Harold Bloom
Eric Emmanuel Schmitt
metin - Türkçe
2 Ayrım
308,84 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tiyatro Oyunu
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
Evlilikte Ufak Tefek Cinayetler, toplumsal yaşamın kaçınılmaz çatışmalarından biri olan evlilik kurumunun açmazlarını, çelişkilerini ve alışkanlıklarını anlatırken, aşkı, sevgiyi, sadakati ve bağlılığı da sorgulayan iki kişilik bir oyun Eser, kadın-erkek arasında evrensel düzeydeki derin savrulmaları yalın ve akıcı bir üslupla anlatırken, aynı zamanda beklenmedik gelişmelerle de ileryene başarılı bir kara komedi örneği.
Çağatay Edemen
metin - İngilizce
1 Ayrım
1,25 MB
Eser Türü: Makale
Eser Alt Türü: Arastirma- İnceleme
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
Kablosuz İletişim, Kablosuz Ağlar, İşbirlikli Haberleşme Protokolleri, Bilişsel Radyo, Çoklu Erişim Kanalı (MAC).
İsmail Sezi Bakım
metin - İngilizce
1 Ayrım
137,94 KB
Eser Türü: Makale
Eser Alt Türü: Arastirma- İnceleme
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
Mobil İletişim Sistemleri, Kablosuz İletişim Sistemleri, Ortogonal Frekans Bölmeli Çoklama.
Seren Saltoğlu
metin - Türkçe
1 Ayrım
177,67 KB
Eser Türü: Makale
Eser Alt Türü: Arastirma- İnceleme
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
Narsisizm, Şemalar (Psikoloji), Yansıtma (Felsefe),Özbilinç (Farkındalık), Kişilerarası ilişkiler.
Jorge Amado
insan sesi mp3 - Türkçe
31 Ayrım
1091,87 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: roman
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
Kızgın Toprak, 1940’lar Brezilya’sında, hepsi birbirinden hırslı toprakağalarının hüküm sürdüğü kakao plantasyonlarında yaşananların öyküsünü anlatıyor. Servet avcısı serüvenciler, zengin erkeklerin peşindeki güzel kadınlar, kumarbazlar, karınlarını doyurmaktan başka bir düşüncesi olmayan göçmenler, kiralık katiller, keskin nişancılar, kakao plantasyonlarında acımasızca sömürülen işçiler... Yeni ekim alanları açabilmek için gaddarca yok edilen ormanlar, gözü dönük toprakağaları arasındaki kan davaları... Sözün kısası, bu çılgın dünyayı hepsi de farklı açılardan yaşayan insanların öyküsü... Mucizeler Dükkânı, Tarçın Kokulu Kız, Tereza Batista, Gecenin Çobanları ve Ölü Deniz adlı romanlarını da yayınladığımız Jorge Amado, sert bir gerçekçiliğin ürünü olan Kızgın Toprak’ tan söz ederken, “En sevdiğim kitabım,” diyor, “benim köklerimin, yoğrulduğum kanın öyküsü.” Latin Amerika edebiyatının gelmiş geçmiş en büyük yazarlarından Amado, bir zamanlar Brezilya’nın Bahia bölgesinde yaşanan “kakaoya hücum”un çarpıcı romanını sunuyor okurlarına.
Emre Birinci
metin - Türkçe
2 Ayrım
1,93 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Bilim
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
Dünya Sağlık Örgütü'ne göre dünya çapında yaklaşık 50 milyon demans hastası bulunmaktadır ve bu sayıya her yıl yaklaşık 10 milyon yeni vaka eklenmektedir. Vakaların yaklaşık %60-70'ini alzheimer hastaları oluşturmaktadır. 2050 yılına kadar vaka sayısının 3 katına çıkması öngörülmektedir. İleri yaşla birlikte alzheimer hastalığının görülme sıklığı da artmaktadır. Alzheimer hastalığı, sadece hasta bireyleri değil, aile üyelerini, bakıcıları ve sağlık sistemlerini ciddi bir şekilde etkilemektedir. Alzheimer hastalığına müdahale; fiziksel, zihinsel ve sosyal birçok faktörü içinde barındırması nedeniyle multidisipliner bir yaklaşımı gerektirmektedir. Bu kitap, alzheimer hastalığına farklı bakış açılarını yansıtarak multidisipliner yaklaşımın önemine vurgu yapmaktadır.
Mehmet Emin Erişirgil
metin - Türkçe
2 Ayrım
16,70 MB
Eser Türü: Kitap
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
Mehmet Emen Erişirgil’in Bir Fikir Adamının Romanı: Ziya Gökalp isimli eseri, objektif ilmî değerlendirmelerin yanı sıra Erişirgil’in kişisel gözlemlerini de yansıtan önemli kitaplarından biridir. Prof. Dr. Aykut Kazancıgil ve Prof. Dr. Cem Alpar’ın yayına hazırladığı bu eser Ziya Gökalp’e ilişkin ön önemli kitaplardan biridir: “Dilde yeni cereyan açmak kâfi değildi. Her alanda “yeni bir hayat” lazımdı. Sultan Hamit zamanında ve meşrutiyetin ilk yıllarında (yeni hayat) sözünün sihirli bir manası vardı. Aydınların gözünde bu söz, başlı başına bir ufuk açardı. Sultan Hamit devrinin bilgili geçinen gençlerine göre Yeni Hayat, Türkiye dışında yaşamaktan ibarettir. Çünkü Türkiye’de yeni bir hayat doğamazdı; ve bunu ümit etmek de boşunaydı. Fakat onların beklemedikleri ve ummadıkları bir zamanda Meşrutiyet ilan edilince bu defa Yeni Hayat’ın doğduğunu sandılar. Fakat bu ümit çok sürmedi. Yıllarca susturulan basın, serbest oluverince eli kalem tutanlar çıldırmışa döndüler, Meşrutiyet ilan edildiği zaman, “Cemiyet-i Mukaddese “ye nasıl minnet ve şükranlarını arz edeceklerini bilemeyen İstanbul basını, daha iki ay geçmeden İttihat ve Terakki’nin “rical-i gaybma” sövüp saymaya başladılar. Müslüman olmayan azınlıklar da ortalığın karışıklığından faydalanarak milli emellerinin gerçekleşmesi için çalıştıkları her hareketlerinden belliydi. İşin garibi şuydu ki, Sultan Hamit’in şu veya bu sebeple sürdüğü insanların bir kısmı umdukları işlere geçirilemeyince “Mağdurin-i Siyasiye” (yani, Siyasal Haksızlığa Uğrayanlar) diye bir cemiyet kurdular. Kendilerini sürgünden kurtaran Cemiyetin ileri gelenlerine atıp tutmakta elebaşlığı yapmakla övünüyorlardı.”
Doç. Dr. Zekihan Hazar
metin - Türkçe
2 Ayrım
9,42 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Yaşantı
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
Bir dünya düşünün; bilinmezliğin içinde süresiz sınırsız kayboluşun yaşandığı bir dünya… Benliğin ve gerçek dünyaya ait ne varsa her şeyin unutulduğu bir kayboluş… Düşüncelerin, duyguların, davranışların esir olduğu, aklın ve mantığın işlemez hâle geldiği bir kayboluş… Bir tutulma… Bir bağımlılık… Öyle bir dünya ki gündelik hayatta kanun ve kuralların hiçe sayıldığı, insan öldürmenin, gaspçılığın, zorbalığın, hırsızlığın, tacizin, tecavüzün para ve statü kazandırdığı, kısacası bütün olumsuz davranışların ödüllendirildiği bir dünya… Bu dünyalarda kendini bulan ve gerçek dünyada kendini kaybeden çocuklar… Seslerin, efektlerin ve aksiyonun her türlüsünün baş döndürdüğü bir dünya... Oysaki bütün bunları yaşarken bir koltuğa saatlerce mahkûm olmak, hareketin sadece parmaklarla sınırlı kalması, bu sınırlılığın beraberindeki sınırsız yeme içme ve her geçen gün obezler dünyasına katılan yeni çocuklar… İnsan bedeninin kutsallığını yitirdiği, inanç ve değerlerin yok sayıldığı, pornografinin özendirildiği ve İslam düşmanlığının körüklendiği bir dünya… Nihayetinde ise bu kutsallara düşman kılınan çocuklar… Ve başka bir dünya var ki zihnin, bedenin, duyguların gerçek manada karşılığını bulduğu, yaradılışın gereği olan fiziksel hareketlilik ve spor ile zihinsel, bedensel ve psikososyal sağlığın kazanıldığı bir dünya… Bedenin insanlaştırıldığı, ahlak ve erdemin temel yapı taşlarını oluşturduğu, arkadaşlığın, yardımlaşmanın, paylaşmanın, saygının, kısacası iyi insanın inşa edildiği bir dünya… Dijital oyunlarda kaybolan çocukluğun yeniden bulunduğu gerçek bir dünya… Gerçek dünyanın farkına varmanın ve hayata tutunmanın yegâne yolu SPOR. Günümüz dünyasında çocukları çepeçevre kuşatmış olan dijital oyunların yaratabileceği olumsuz etkiler ve bu etkilerle başa çıkmada fiziksel aktivite ve sporun rolünü bilimsel araştırmalar ışığında ele alarak eğitimciler ve ebeveynlere rehber olabilmesi dileğiyle… Spor, hayata tutunmanın bir dalıdır…

Sayfalar