En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 58532 sonuçtan 38951 - 38960 arası görüntüleniyor.
Josef V. Stalin
metin - Türkçe
2 Ayrım
306,55 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Siyaset Felsefesi
Görüntülenme Sayısı: 20
Fernand Braudel
metin - Türkçe
2 Ayrım
1,85 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Felsefe
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
Fernand Braudel ilk anıtsal eseri Akdeniz'den beri global tarihin peşinde koşmaktadır. Bu amacına ulaşmak için geliştirdiği, tarihi üç katlı olarak inşa etme yöntemi, bugün bu disiplinin ulaştığı en yetkin yöntem olarak kabul edilmektedir. Braudel, Akdeniz'den daha büyük ve tutkulu olan Maddi Uygarlık adlı eserini de üç katlı olarak inşa etmiştir. Birinci cilt, insanların gündelik hayatlarına, yani en yavaş değişenin alanına; ikinci cilt veya kat, onun deyimiyle ekonomiye, yani mübadeleye, pazara; ve nihayet sonuncu cilt/kat da, en hızlı değişmekte olan kapitalizmin alanına ayrılmıştır. Braudel'in otuz yılını verdiği bu çalışma, esas olarak bir iktisat tarihidir. Ama üstadın yaklaşımını bilenlerin kavradığı üzere, iktisat onun gözünde diğer "bütün"lerden daha ayrıcalıklı bir yere sahip değildir; o halde bu kitap aynı zamanda kültür, toplum ve zihniyet tarihi de olmaktadır. Ve zaten Braudel'in global tarih yaklaşımı açısından bunlar, ayrı ayrı değil de, kesişme terimleri içinde incelenmeleri gereken, insani tarihin oluşturucu kesimleridir.
Comte de Lautreamont
metin - Türkçe
2 Ayrım
796,90 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Şiir
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
Maldoror'un Şarkıları, Fransa'da 146 yıl önce yayınlandı. O günden bu yana insanların ve şiirin dünyasında her şey değişti. Türkiye'de ilk kez 25 yıl önce (1989) yayınlandı, birkaç baskı yaptı. Kervan yoluna devam ediyor! Modernizmin ve çağdaş şiirin kutsal kitabı! Tanrı düzenine kafa tutan, geleneksel ve kutsal ne varsa hepsini tersine çeviren bir sapkın vahiy! Gelenekten ve onun çelik zincirinden kurtulmanın simgesi! "Tanrı'dan dilerim ki, yüreklenen ve okuduğu kitap gibi geçici olarak canavarlaşan okur, bu kasvetli ve zehirli sayfaların ıssız bataklıklarında sarp ve yabanıl yolunu şaşırmadan bulur…" "On dokuzuncu yüzyılın sonu görecek kendi şairini (bununla birlikte, başlangıçta, bir başyapıta başlamak, doğanın yasasını izlemek gerek); şair Amerika kıyılarında doğdu…" Comte de Lautréamont denen Isidore Ducasse (1846-1870) bu başyapıtı, Maldoror'un Şarkıları'nı 22-23 yaşlarında yazdı ve 24 yaşında öldü.
Taner Timur
metin - Türkçe
2 Ayrım
687,68 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Felsefe
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
Kişiliğimizi hangi öğeler belirliyor? İçinde bulunduğumuz toplumsal yapılar mı? Bireysel öznelliklerimiz mi? Yoksa her iki unsurun ortak etkisi mi? Kapitalizm nasıl bir insan tipine dayanıyor? Ve bu insan tipini yaratmak için bilim ve felsefeyi nasıl seferber ediyor? Psikoloji, antropoloji, psikanaliz ve nörobiyolojinin bu sürece katkıları nelerdir? Bu sorular son elli yılın felsefe ve insan bilimleri tartışmalarının en çekici başlıklarını oluşturuyor. Bu sorulara belki de en ilginç yanıtlar insan faktörünü kapitalizm bağlamında eleştiren Marksist düşünürlerden geldi. Ve bu kitap da insan ve toplum sorunsalına çok önemli katkılarda bulunan bazı düşünürleri tanıtıyor, onların ileri sürdükleri tezleri tartışıyor. E. Balibar ve Marksist felsefe, L. Althusser ve psikanaliz, L. Sève'in Marx'a dayandırdığı kişilik kuramı ve P. Bourdieu'nün insanla toplumu, "habitus"le toplumsal "alan"ı birleştirme çabaları düşünürlerin temel eserlerine dayanılarak irdeleniyor. Ayrıca, Batı'da büyük tartışmalar yaratmış eserler ışığında, son dönemin yükselen disiplini nörobiyolojinin insan sorununa tek başına yanıt verip veremeyeceği sorgulanıyor. İnsanın "öz"ü var mı, yok mu? Varsa bu "öz" nedir? İnsan toplumun bir yan ürünü mü? Yoksa önemli bir parçası mı? Ya da insan nöron bağlantıları dışında bir gerçeği olmayan bir sinir yumağı mı? Gerçekten insan nedir?
Philip K. Dick
metin - Türkçe
2 Ayrım
708,00 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Bilim Kurgu
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
Şizofreninin Kutsal Kitabı! Philip K. Dick, her dahi gibi "hasta"ydı, belki de her "hasta" kadar dahi! İç içe giren, karmaşıklaşan zaman, sanrılar, karabasanlar, kaos ve şizofren zihinle dış dünya gerçekliğinin çatışması... 'Dünyalı', iktidar ve para uğruna her yolu denemeyi yine hazır: Mars'taki gücünü arttırmak isteyen Arnie Kott, usta bir tamirci ve eski bir şizofren olan Jack Bohlen'ı, geleceği görme yetisi olan otistik Manfred Steiner'le iletişim kurabilecek bir sistem yaratması için kiralıyor.
Swami Vivekananda
metin - Türkçe
2 Ayrım
334,63 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Psikoloji
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
Doğu felsefesinin ana kaynaklarından birisi Vedanta felsefesidir. Bu felsefeye göre; her varlık çeşit çeşit görünümler arkasında aynı özvarlığı paylaşır. Renk renk, biçim biçim görünümlerin ardında evrenin gerçek böylesiliği yatar. Maya da bu görünümler, bu çeşitler, bu olgular içindeki özvarlığın, asıl gerçekliğin üzerini örten örtüye verilen addır. Maya sözcüğü kabul edilen çözümlemeye göre Sanskrit "matr" kökünden türetilmiştir; ölçmek, biçmek, inşaat yapmak, plan yapmak gibi anlamlara geliyor. Yunan- Latin dilindeki metre matrix, material gibi sözcüklerin aynı kökten türetildiği kabul edilir. Maya sözcüğünün bir başka anlamı ise evrensel aldanış, bireysel özün örtüsüdür.
Machado De Assis
metin - Türkçe
2 Ayrım
606,10 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
Her yaşam biriciktir. Her yaşam öyküsü de öyle... Brás Cubas'ınki ise biraz daha biriciktir. Ne de olsa, Latin Amerika edebiyatının en iyi romanlarından birinin kahramanıdır. Üstelik kendi hayatını ölümünden sonra anlatan bir karakterdir Brás Cubas. Sıkıcılığı bu dünyada bırakmıştır. Kendi hayatını neşe kalemi ve hüzün mürekkebiyle yazar. Bazen okurdan içtenlikle özür diler, bazense onu erdem budalası olmakla suçlar. Bir yandan, hata bulmak için yanıp tutuşan eleştirmenle dalga geçer, diğer taraftan kendi kitabının -okurun pek de hoşuna gitmeyecek- kusurunu bizzat kendisi ifşa eder. Sadece öz yaşam öyküsü değil, "sahici bir öz yaşam öyküsü"dür anlatılan. Çünkü ölmüştür ve dünyevi küçük hesapları yoktur. Yaşarken geliştirdiği küçük fikirleri ve kuramları vardır: Hüzün giderici bir yakı, Pencerelerin Denkliği Yasası, Faydalar Kuramı, İnsan Basımları Kuramı, İnsan Sefaletinin Birliği, ruh jeolojisine bir nevi giriş, kadınların ve erkeklerin dalkavukluk etme biçimleri veya mezar taşı yazılarının felsefesi... Kuşkusuz her klasik roman biriciktir. Latin Amerika edebiyatının başyapıtlarından Mezarımdan Yazıyorum ise biraz daha biriciktir. "Ah benim patavatsız, kör cahil sevgilim, bizi dünyanın hâkimi kılan yeteneğimiz budur: Geçmişi yeniden kurmak. Böylece kanılarımızın değişkenliğini, sevgilerimizin beyhudeliğini kanıtlamış oluruz. Pascal, insanın düşünen bir kamış olduğunu söylemiş. Yanlış... İnsan düşünen bir dizgi hatasıdır. Hayatın her dönemi, bir öncekini düzelten yeni bir basımdır ve her dönem, bir sonraki tarafından düzeltilecektir; ta ki nihai basım yapılana kadar, ki yayımcı bu basımı kurtlara adamıştır." "Assis, Latin Amerika'nın şimdiye dek çıkardığı en büyük yazar..." -Susan Sontag- "Machado de Assis, bir çeşit mucize..." -Harold Bloom- "Büyük bir ironi sanatçısı ve trajik bir komedyen..." -Philip Roth-
Handan Koç
metin - Türkçe
2 Ayrım
445,14 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tarih
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
Türkiye'de feminizmin ilk yıllarından hatta ilk günlerinden beri hareketin içinde yer alan Handan Koç'un Muhafazakârlığa Karşı Feminizm adlı kitabı, Türkiye muhafazakârlığını, kökleri, kadınlara bakış açısı ve gelişimiyle değerlendiriyor, AKP'nin ve liberalizmin egemen olduğu bir dönemde, baş tacı edilen sağcı fikirleri feminist bir bakış açısıyla ele alıyor, bu fikri iklimde toz kondurulmayan Necip Fazıl, Said Nursi gibi isimlerin yanı sıra Fetullah Gülen'in de kadınlarla ilgili yaklaşımlarını teşhir ediyor. Daha önce Destek Yayınları'nın yayınladığı kitap genişletilmiş ve gözden geçirilmiş haliyle Güldünya Yayınları'nda. "Bu kısmi eleştirinin ardından şunu söylemem gerekir ki; kitapta, yer alan tüm yazılar bir teşhir niteliği taşıyor. Özellikle de Sızıntı dergisi üzerine yazılanlar, yazarın muhafazakâr politikayı ne kadar yakından izlediğini ve uzun süreli köklü bir külliyat taraması yaptığını gösteriyor. Fikri takibin çok zayıf olduğu bu politik iklimde Handan Koç zorlu bir işin üstesinden layıkıyla gelmiş ve yeni muhafazakârlığı anlamak isteyenlere kadınlar cephesinden önemli bir açılım sunmuştur. Kitap önümüzdeki dönemde gerek muhafazakârlığın toplumsal görünümleri gerekse feminizmin mücadele perspektifi konusunda yapılması elzem tartışmalar açısından yol açıcı bir kaynaktır. Handan Koç'un çabası da bu kapsamda çok anlamlı ve takdire şayandır."
Dr. Ali Şeriati
metin - Türkçe
4 Ayrım
2,34 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: İslam
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
Bize anlatılan Resulullah, mülayim merhametli, kibar, hoşgörülü, barışsever bir insandır. Bu özellikleri de haiz olmakla birlikte bunlar Hz. Peygamber'i tanımlamaya yetmemektedir. O, aynı zamanda mücadeleci, azimli, savaşçı ve adil birisidir. İşte bu kitapta Resulullah Muhammed'i (as) bütün yönleriyle tanıyacaksınız.
Fatih Yaşlı
metin - Türkçe
2 Ayrım
366,62 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Felsefe
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
Baktıkları yer ve odaklandıkları görüngüler bakımından birbirlerinden çok uzak olsalar da, Nietzsche'nin de, Marx'ın da emin olduğu bir şey vardı: Yaşanılabilir ve sevinçli bir hayat, insanoğlu için imkânsız hale gelmişti. İkisi de hayatın savunusu için silah olarak kullanılabilecek olanın, hayatı olumlayan bir felsefenin peşindeydi. Nietzsche, saldırısını varolan ahlak anlayışı ile ondan kaynaklanan bütün ilişki biçimlerine yöneltti ve hayatın olumlandığı bir dünyanın kurulabilmesinin ancak bu ahlak anlayışının aşılabilmesiyle mümkün olacağını iddia etti. Marx'ın saldırısı ise, kapitalist üretim ilişkileri ile bundan kaynaklanan tüm tahakküm biçimlerine yönelmişti ve ancak özel mülkiyetin ortadan kaldırılmasıyla özgür ve yaşanmaya değer bir hayatın kurulabileceğini düşünüyordu. Hem Marx hem de Nietzsche, modernitenin tam ortasına düşmüş iki düşünür olarak, tanıklık ettikleri şeye karşı büyük bir hınçla doluydular. Nietzsche'nin çağına baktığında gördüğü bir çöküşten başka şey değildi: Tüm Avrupa iyileştirilmesi imkânsız bir hastalığın pençesindeydi ve yok oluşa doğru hızla ilerliyordu. Marx'ın gördüğü ise insanın ne olduğunu anlayamadığı bir gücün karşısında varoluşsal özerkliğini yitirdiği ve insanlıktan çıktığı bir dünya idi. Fatih Yaşlı elinizdeki çalışmasında, çağına öfkeli, ama çözümleri zıt bu iki büyük düşünürü karşılaştırmalı olarak ele alıyor.

Sayfalar