En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 58564 sonuçtan 39301 - 39310 arası görüntüleniyor.
Jean Baudrillard
metin - Türkçe
2 Ayrım
3,11 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Felsefe
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
Modern toplumlann örgütlenme biçimi, ilkel ya da geleneksel toplumlardaki gibi, simgesel değiş tokuş üzerine oturmamaktadır. Modern toplumlann simgeselden bir ölüden korkar gibi korkmalarının nedeni belki de budur. Tüm ekonomi politik ve libidinal ekonomi anlayışlannın ötesinde yer alan ve gözlerimizin önünde cereyan eden değeri yok etme ilkesi üstüne kurulmuş bir toplumsal ilişki biçiminin, bizi, ilkel oluşumlar modeline gönderdiği görülmektedir. Bu kitap emek, moda, vücut, ölüm, şiir dili gibi çeşitli alanlardan yola çıkarak bu şemayı çözümlemeye çalışmaktadır. Bu metin, günümüzde halen yerleşik disiplinler olarak sunulan bu alanları birer simülasyon modeli olarak ele almakta ve çözümlemektedir. Gerçekliğin aynası mı yoksa kuramsal bir meydan okuma mı ? Bağışın karşı-bağışla tersine çevrilebilirliği, değiş tokuşun kurban etme eylemi sırasında tersine çevrilebilmesi, zamanın döngüsellik, üretimin yok etme, yaşamın ölüm tarafından tersine çevrilebilmesi, dile ait her terim ve değerin çevrik-söz tarafından tersine çevrilmesi. Bütün bu alanları belirleyen ve zamanın, dilin, ekonomik değiş tokuşlarla, biriktirilen iktidarın çizgiselliğine bir son veren biçimin adı tersine çevirmedir. Tersine çevirme bizim açımızdan yok edilme ve ölüm anlamına gelmektedir. Simgesel yok eden ve öldüren bir biçimdir.
metin - Türkçe
9 Ayrım
19,36 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Din
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
Hiç kimse ben rüya görmüyorum diyemez. Çünkü kişinin yaşamında ne rüya görmek, ne de görmemek onun elinde değildir. Ne var ki, her insanın gördüğü rüya gerçek olamaz. Fakat rüyayı iki kısma ayırmak ve bunlara inanmak zorundayız. Bunlardan birincisi, yakın veya uzak gelecekle ilgili rüyalardır ki, yorumlarını Kur'an-ı Kerim'de de yapıldığını gördüğümüz "Sadık veya Salih" rüyalardır.
Antonio Tabucchi
metin - Türkçe
2 Ayrım
371,99 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Edebiyat
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
Yıl 1938. Lizbon. İspanya'da iç savaş, İtalya'da faşizm, Portekiz'de Salazar diktatörlüğü. Bir akşam gazetesinin kültür sayfasını hazırlayan Pereira'nın 'ölümcül' bir gazetecilik anlayışı vardır: Ölmüş yazarlarla ilgili anma yazılarına ve yaşayan yazarlar için önceden yazılmış ölüm yazılarına meraklıdır. Tıpkı kendi yaşamının da geçmiş ve anılar üstüne kurulu olması gibi. En yakın dostu, ölmüş karısının resmidir. Monteiro Rossi adında bir delikanlı ve sevgilisi Marta'yla tanışması, yaşlı gazetecinin yaşamını temelden değiştirecek, onu içsel bir olgunluğa, acılarla yüklü bir bilinçlenmeye yöneltecektir. Fernando Pessoa'nın Son Üç Günü, Hint Gece Müziği, Ufuk Çizgisi adlı kitaplarını yayınladığımız Antonio Tabucchi, çağımızın en hümanist başyapıtlarından biri sayılabilecek Pereira İddia Ediyor'da, yakın geçmişimizin, belki de belirsiz şimdimizin düşüncelerini sorguluyor, okurun belleğinden uzun yıllar silinmeyecek bir başkişi yaratıyor.
Stanley Wells, Joseph Fiennes
metin - Türkçe
2 Ayrım
173,33 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Biyografi
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
"Bütün dünya bir sahnedir. Ve kadın erkek herkes ancak birer oyuncu" Biyografik gerçeklere dayalı hayali bir sohbet Edebiyat bir büyüyse, Shakespeare en büyük büyücülerdendi. İnsan kalbini kendine çalışma alanı belleyen bu büyük şair ve oyun yazarının hayal dünyası tarih, aşk, ahlaki yozlaşma, erdem, kent ve kırsal yaşam, deniz yolculukları, savaşlar, periler, cadılar ve hayaletlerle doluydu. Bu kitapta, şair ve oyun yazarı olarak gelmiş geçmiş en büyük isim kabul edilen Shakespeare`in çocukluğu, eğitimi, düşleri, evliliği, Stratford ve Londra`daki yaşantısı, Christopher Marlowe ve Ben Jonson gibi dost ve rakipleri, soylu patronları, oyunları ve oyuncuları ile döneminde karşılaştığı güçlüklere dair pek çok şey bulacaksınız. "Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu."
Doğan Özlem
metin - Türkçe
2 Ayrım
153,66 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
Bir edebiyat yapıtını yorumlamada aslolan nedir? Şiir, edebiyatın en eski türü. Sevilen, yadırganan, içe kapalı gelen -dolayısıyla yoruma en muhtaç olan. Aslında yalnızca şiirin değil, bütün yazınsal metinlerin ömrü yoruma ne kadar açık olduklarına bağlı. Hermeneutik ve Şiir felsefi bir bakış açısıyla, bir edebiyat metnini yorumlama sorununu şiir özelinde tartışıyor. Öncelikle, bir edebiyat metnini anlama ve yorumlama sürecinde yapılan seçimlere değinen kitap, tarihselliğin altını özellikle çiziyor. Yazınsal bir metnin en iyi biçimde ancak yazıldığı tarihsel-toplumsal koşullar göz önünde bulundurulduğunda anlaşılabileceğini vurguluyor. Başka bir deyişle, Grek tinini anlamadan Homeros'u, Rönesans ile Reform'un kesiştiği noktayı göz önünde tutmadan Shakespeare'i yorumlamanın eksik yorumlama olacağını öne sürüyor. Hermeneutik ve Şiir, edebiyatı yeniden üçboyutlu düşünmek için iyi bir fırsat.
Kriton Dinçmen
metin - Türkçe
2 Ayrım
119,79 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Anı/Mektup
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
Hiçlik'te Randevu, Kriton Dinçmen'in uzmanlık alanı olan psikiyatri dalında kazandığı deneyimlerin ürünü olduğu kadar, bir bakıma, bir uzman hekimin özel bilgisini edebiyata dönüştürme girişimidir. Bu nedenle, birbirini etkileyen iki etkinlik Hiçlik'te Randevu'da yeni bir "yazı" alanı yaratıyor. Ailesiyle birlikte bir yabancı ülkeye (Türkiye'ye) göçen ve kısa bir süre sonra yapayalnız kalan gencecik Fransız kızının günlüklerini okurken bir uzmanın "insan"a yardımcı olduğunu fark edeceksiniz. Cecile, günlüğünde yazdığına göre, "on yedi yaşında, ufak tefek, lise ikinci sınıfta okuyan, tahta göğüslü, çirkince" bir kızdır. Açıkça kendisine düşman, yani normal bir dünya ile başa çıkamayınca bu dünyayı "parçalama"ya başlar. Cecile'den bize kalan, sahipsiz bir çeşme ile Kriton Dinçmen'in bize aktardığı günlüklerdir. Yani maddeye dönüşmüş bir hüzün.
Immanuel Wallerstein
- Türkçe
2 Ayrım
859,48 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Siyaset
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
YİRMİNCİ YÜZYILIN son on yılı. "Komünizmin çöküşü ve Liberalizmin zafer yılları" diye mi anılacak ileride? Immanuel Wallerstein, 1990'larda çökenin Liberalizmin ta kendisi olduğunu iddia ediyor. Fransız Devrimi'nden bu yana soldan sağa "Sosyalizm, Liberalizm, Muhafazakârlık" diye sıralanan üçlü ideolojik sistemin, aslında dünya çapında hâkim ve merkez ideoloji olan Liberalizmin üç görüntüsü olduğunu, bu sistemin "sol" kanadının çöküşüyle, dünya çapında bir bütün olarak meşruiyetini ve geçerliliğini yitirdiğini söylüyor. İdeolojik meşrutiyetini yitirmiş devletler 21. yüzyılda ayakta kalabilmek için ne yapabilir? Daha da önemlisi, "sol" geleneğini yitirmiş sistem karşıtı güçler, aynı dönemde hangi ideolojik çerçevede, nasıl bir yapı içinde örgütlenebilir? Wallerstein SSCB'nin çöküşüyle "tek kutuplu" hale gelen" yeni dünya düzeni"nin, yakın gelecekte ABD-Japonya ve Avrupa Birliğini Rusya eksenlerinde yeniden örgütleneceğini ve bu temelde yeni bir meşruiyet aramaya başlayacağını öngörüyor. Sömürüye karşı ve bir özgürlükten yana güçlerin kaderi ise, bu yeniden yapılanma sürecinde ne yaptıklarına bağlı. Liberalizmin "sol" bir türevi olan eski sistem karşıtı hareketleri diriltmeye mi çalışacağız, yoksa özgürlük, eşitlik ve demokrasi için yeni bir yapılanma ve meşruiyet arayışına mı girişeceğiz? Wallerstein'a göre 21. yüzyılın ilk ve hayati soruları bunlar.
Narayana
metin - Türkçe
2 Ayrım
385,23 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
Hitopadeşa: Temelde geleceğin yöneticileri için hayat ve siyaset yolunda "yararlı eğitim" kılavuzu özelliği taşıyan ve klasik Hint edebiyatının anlatacaklarını bir çerçeve anlatı içerisinde, birbirine açılan masallar, kıssalar ve öğütlerle dile getirdiği en tanınmış örneklerinden biridir. Kelile ve Dimne gibi pek çok yapıta öncülük eden bu önemli kitap dilimize ilk kez çevrilmektedir.
Oğuz Aral
metin - Türkçe
2 Ayrım
252,14 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Mizah
Görüntülenme Sayısı: 20
Hagop Baronyan
metin - Türkçe
2 Ayrım
276,43 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
Görüntülenme Sayısı: 20
Konusu:
Hicvi ve dolayısıyla mizahı; toplumsal yozlaşmayı, kurumların bozulmasını, insanlar arasındaki bitmek bilmeyen çekişmeyi ve adaletsizliği anlatmak için bir silah olarak gayet iyi kullanan Hagop Baronyan, yaşadığı dönemde sansür baskısına uğramış ve elinden geldiğince buna direnebilmiştir. İstanbul Mahallelerinde Bir Gezinti'de XIX. yüzyılın ikinci yarısının İstanbul'unda 34 mahallenin toplum yaşantısı, mahalle hayatı oldukça kuvvetli bir mizahi dille anlatılıyor. Ermeni ileri gelenlerinin Ermeni toplumunun sorunlarına ilgisizliği, zengin fakir ayrımının yarattığı çelişkiler, kadın erkek ilişkileri, kilisenin mahalle hayatı üzerindeki hegemonyası, ince ve keskin gözlemlerle aktarılıyor. Baronyan, rengini, "siluetini" ve hatta halklarını büyük ölçüde kaybetmiş bir şehrin mazisine başka bir gözle bakmamızı sağlıyor. (Tanıtım Bülteninden)

Sayfalar