Eserlere Göre Listeleme

Toplam 5177 sonuçtan 4291 - 4300 arası görüntüleniyor.
  • Hikmet Kıvılcımlı
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    74,50 KB
    Eser Türü: Kitap
  • insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    22,40 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Grimm Kardeşler
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    23,01 KB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yazan ve Betimleyen: Boğaziçi Üniversitesi FLED126 2023 Öğrencileri
    Arkadaşlar! Bir Olalım… 19. yüzyıldan bugüne masallarıyla çocukları derinden etkileyen Grimm Kardeşler’den bir başka efsanevi masal: Bremen Mızıkacıları… Yapı Kredi Yayınları daha önce Grimm Kardeşler’in “Kurt ile Yedi Keçi Yavrusu” ve “Rapunzel” adlı masallarını resimli yeni baskılarıyla yayımlamıştı. Şimdi sırada bir başka efsanevi masal var: “Bremen Mızıkacıları”… Kâmuran Şipal’in çevirisi, Seçil Çokan’ın resimleriyle… Sahipleri tarafından kötü davranılan hayvanlar, canlarını kurtarmak için yollara düşerse ve yolları birbiriyle kesişirse ne olur? Grimm Kardeşler’in unutulmaz masalı “Bremen Mızıkacıları” ezilen, dövülen, aşağılanan bir eşeğin, köpeğin, kedinin ve horozun güçlerini birleştirdiklerinde hayatlarının nasıl değiştiğini anlatıyor. Elinizdeki bu kitap, Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri tarafından yazıya geçirilmiş ve tüm resimleri betimlenmiştir. Ayrıca, orijinal baskıdaki sayfa sayılarıyla Word dosyanızdaki sayfa numaraları aynı tutulmuştur. Böylece kitabın kör ebeveyn ve gören çocuğuyla aynı anda takibinin kolaylaştırılması amaçlanmıştır. Tüm süreci koordine eden Filiz Özerdem'e teşekkür ederiz.
  • Anonim
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    6.578 KB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Toron Karaca
  • Somerset Moem
    insan sesi mp3 - Rusça
    79 Ayrım
    2240,00 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Svetlana Derin
  • insan sesi mp3 - Türkçe
    Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
    Seslendiren: Büşra Kulaksız

    İlaç Prospektüsüdür.

  • Stefan Zweıg
    insan sesi mp3 - Türkçe
    31 Ayrım
    760,12 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: atiye güneş
    Stefan Zweig’ı dünyada başka hiçbir ülke Brezilya kadar cezbetmemişti. Kozmopolit yazar İkinci Dünya Savaşı’nın ortasında, Avrupa kendini yok ederken bu ülkeye geldi ve doğal güzelliği, barışçıl yaşam tarzı, insanlarının hoşgörüsüyle büyülendi. Brezilya’yı her bakımdan Avrupa’nın karşı modeli olarak değerlendiren Zweig, dünyanın geleceğini burada görüyordu; Yaşamak için bu ülkeyi seçmişti, ölmek için de burayı seçecekti. İlk kez 1941 yılında Stockholm’de yayımlanan Brezilya, Stefan Zweig’ın bu ülkeye ilanıaşkıdır.
  • Agatha Christie
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    694,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Oldukça havalı biri olan Bay Shaitana evinde bir briç partisi düzenler. Ev sahibinin ansızın öldürülmesi, eğlenceli briç partisini bir cinayet soruşturmasına dönüştürür. Partiye davetli olan dört soruşturmacı -Hercule Poirot, Müfettiş Battle, Albay Race ve Ariande Oliver- diğer dört davetliden birinin cinayeti işlediğini düşünmektedir. Üstelik dört davetleninin de bu cinayeti işlemeleri için uygun fırsatları ve gizleyecek önemli sırları olduğu soruşturmalar sonucu ortaya çıkar. Acaba soruşturmacılar, hangi davetlinin ev sahibini öldürecek kadar önemli sırlar ve sönmeyen bir nefret taşıdığını bulabilecekler midir? Yoksa tüm davetliler ortak bir sırra ve geçmişe mi sahiptir?
  • Agatha Christie
    insan sesi mp3 - Türkçe
    17 Ayrım
    283,03 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nil Tuluğ
    Yumuşak bir sesti; sanki ustaca kullanılan bir müzik aletinden geliyordu. Hercule Poirot hızla döndü. Eğilerek selam verdi. Karşısındaki adamla el sıkıştı. Gözlerinde her zaman görülmeyen bir ifade belirmişti. Belki de Belçikalı Dedektif her zaman hissetmediği bir duyguya kapılmıştı.
  • Charles H. Goren
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    443,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    BİRKAÇ SÖZ Briç memleketimize yeni girmiş bir oyun değil, yıllardır oynanıyor, ama nedense bu konuda yayımlanmış birbirinden değerli kitaplardan hiçbiri dilimize çevrilmedi. Onun için de bizde briç kulaktan dolma sistem kırıntıları ile, daha doğrusu sistemsizlikle oynanmaktan kurtulamadı. Tartışmalarda kimi oyuncular Culbertson sisteminden, leve metodundan, sayı saymaktan söz açarlar, ama elde dil bilmiyenlerin başvuracağı herhangi bir kitap olmadığı için, söylenenler doğru mudur, yanlış mıdır çoğu zaman anlaşılmaz. Oysa briç son on yıl içinde büyük ilerlemeler göstermiş, sistemlerde, metodlarda hayli değişiklikler olmuştur. Charles H. Goren'in ortaya attığı sayı metodu kısa zamanda bütün briç oyuncularının ilgisini çekmiş, el değerlendirme, karşılıklı konuşma bakımlarından büyük kolaylıklar sağlamış, yanılmaları çok azaltmıştır. Bu metodun çektiği ilgi öylesine geniş olmuştur ki, dünyanın en ünlü briççisi Culbertson bile leve metodu üzerine kurulmuş kitaplarının başına, yaptığı ufak tefek değişikliklerle sayı metodunu olduğu gibi almak zorunda kalmıştır. "Contract Bridge Complete" adlı büyük kitabında sayı metodunun Culbertson sistemine giden yeni bir yol olduğunu belirtmesi; bu işi Gören'den önce ileri sürmüş başka briççilerin de bulunduğunu açıklaması; ayrıca Goren'in metodunu inceleyip geliştiren, eksikliklerini ortaya vuran bir kitap yayımlaması Cul-bertson'un telâşını açıkça gösterir. Ama ünlü briççi bu telâşında hiç de haksız değil. Çünkü sistem gene onun sistemi. Gören ise yıllarca Culbertson sistemi üzerine kitaplar yazmış bir briççi. Daha açık konuşursak: Gören sistemi diye bir sistem yok, oyuncuyu en kısa yoldan Culbertson sistemine götüren, kafasının o sistemin gereklerine göre işlemesini sağlıyan bir Gören metodu var. Bunu yazar kendisi de gizlemiyor: "Şunu açıkça belirtmeliyim ki, sayı sayma bir sistem değildir. El değerlendirmenin daha kolay bir yoludur. Yeni bir sistemle karşı karşıya olduğunuzu sanmayın." Bu durumu ünlü briç tarihçisi Albert H. Morehead de şöyle anlatıyor: "Kimi yazarlar sayı saymanın Culbertson sistemine son verdiği anlamına gelen şeyler yazıyorlar. Bu çok yanlıştır. Sayı sayma bir sistem değil, yeni bir değerlendirme yoludur. Gene o bestecinin o parçasını çalan başka bir âlet." Kısacası, okuyacağınız kitap sizi Gören metoduyla Culbertson sistemine götürecek. Şunu unutmayın ki, önemli olan sayı saymak, ya da leve hesaplamak değildir. Gün gelecek elinize bakar bakmaz, bunların hiçbirine başvurmadan konuşuv ere çeksiniz, önemli olan sistemli bir briç kafası yaratmak, metodların şuuraltında işler hale gelmesini sağlamaktır. Yani bir briç duygusu edinmek. O duyguya leve metodu ile ulaşmış olanlar, öyle sanırız ki, Goren'i de pek yadırgamıyacaklar. Bu noktada gene Albert H. Morehead'in ağzından şunu da söyliyelim: "Culbertson sistemi ne Ely Culbert-son'un, ne de başka bir kimsenin malı değildir. O uzun yıllardır bu işe kafa yoran bütün dünya briççilerinin birlikte yarattıkları bir sistemdir. Herkesin malıdır. Gene el birliğiyle, durmadan gelişecek, ilerliyecektir." Memleketimizde sayı metodu ne zamandır dilden dile dolaşıyor. Çoğu zaman, yalan yanlış, üstelik bilgiçlik taslıyarak öğretildiği için oyuncularımızı pek sarmadı. Bu kitap öyle sanıyoruz ki, briç hayatımızda önemli bir değişikliğin başlangıcı olacak, günlük mantığı aşarak, sistemli bir briç kafasına, belki de briç duygusuna varmamızı sağlıyacak. Yalnız gereğince okunması şar-tiyle. Çünkü bu kitap her şeyden önce iyice sıkıştırılmış bir öğretim kitabıdır; yani her satırı üzerinde durularak, ders çalışır gibi okunmalı. Goren'in kitabı az çok bilenler için yazıldığından, oyunu hiç bilmiyenleri de düşünerek, ünlü îngiliz briççileri Hubert Phillips ile Terence Reese'in "Briç Nasıl Oynanır" adıyla yayımladıkları bir kitabın ilk bölümlerini de çevirdik. Briçe yeni başlıyacak olanlar, önce o bölümleri okuyup oyuna alışmalıdırlar. Yazımızı bitirirken şu noktaya da dokunalım: Bizde "Briç Dili" denebilecek ayrı bir dil var; yarı Fransızca, İngilizce, yarı Türkçe, karışık bir dil. Her oyunda Maça diyoruz da, briçe gelince Pik; Papaz yerine Ruva, Kız yerine Dam; Kontur, Sanzatu, Singleton, Deklare, Leve; hep böyle birtakım yabancı kelimeler. Sanki briç Türkçe oynanamazmış gibi. Oysa başka uluslar kendi dillerinde oynuyorlar bu oyunu. Biz bu kitapta elimizden geldiği kadar, daha doğrusu yadırganmıya-cağını sandığımız kadar Türkçeleştirdik terimleri. Kendi yazdığımız bir kitap olsaydı daha ileri de giderdik. Ama bu bir çeviri. Birtakım kötü alışkanlıklara karşı durayım derken, okuyucuyu Goren'den uzaklaştırmak tehlikesi de var. Hem de onu hiç ilgilendirmiyen bir iş yüzünden. Bu durumda bizim için en doğrusu, okuyucularımıza briçi Türkçe olarak da oynıyabileceklerini, yabancı briç terimlerine yerli karşılıklar aramaları gerektiğini hatırlatmakla yetinmektir sanıyoruz. FUAT BENGÜ Ocak 1959

Sayfalar