En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 58785 sonuçtan 43341 - 43350 arası görüntüleniyor.
metin - Türkçe
2 Ayrım
195,52 MB
Eser Türü: Dergi
Görüntülenme Sayısı: 16
Konusu:
Tarih Edebiyat ve Politika konularında yayım yapan süreli bir dergidir.
metin - Türkçe
2 Ayrım
119,30 MB
Eser Türü: Dergi
Görüntülenme Sayısı: 16
Konusu:
Tarih Edebiyat ve Politika konularında yayım yapan süreli bir dergidir.
Liz Elwes
metin - Türkçe
2 Ayrım
2,26 MB
Eser Türü: Kitap
Görüntülenme Sayısı: 16
Konusu:
BEŞ KIZ. BİR GECE. HERKES BALONUN MÜKEMMEL GEÇMESİNİ İSTİYOR AMA İŞLER HER ZAMAN PLANLANDIĞI GİBİ GİTMİYOR.   Grace’in Balo Kraliçesi olması gerekirken, tacını neden başkası takıyor?   Kristyn hoşlandığı çocuk onu fark etsin diye neleri göze alıyor?   Leigh ile balo komitesi bu geceyi aylardır planlıyor, peki nasıl oluyor da Leigh baloda görünmüyor?   Charlotte bu baloya gelmeyi hiçbir zaman istemedi ama o gizemli gencin davetine karsı koyabilecek mi? Alex yıl boyu Chris’e âşıktı. Peki bu gece rüyaları gerçek olacak mı, yoksa balo gözyaşlarıyla mı son bulacak?
Christine Orban
metin - Türkçe
2 Ayrım
1,99 MB
Eser Türü: Kitap
Görüntülenme Sayısı: 16
Konusu:
Kadınlar gevezedir, konuşmadan duramazlar. Erkeklerse ketumdur, sustuklarında ağızlarını bıçak açmaz. Hiç bitmeyen bir öyküdür bu...
Sabri Gürses
metin - Türkçe
3 Ayrım
3,05 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Dergi
Görüntülenme Sayısı: 16
Konusu:
"Her ağacın düşmanı vardır, bazılarını savunanlar çıkar. Genellikle bu nefret akıldışıdır, büyük ve canlı olan her şeyden, kolayca ehlileştirilemeyen ya da yok edilemeyen her şeyden korkmaktan kaynaklanır, ama akılcı gibi görünen açıklamalarla gizlenebilir bu korku. Ben bütün eserlerimde düşmanlarına karşı ağaçların tarafını tutarım. .. Ağaçların büyümekte hâlâ direndiği her yerde elektrikli testerenin vahşi sesi hiç kesilmiyor." J.R.R. Tolkien Hobbit ve Yüzüklerin Efendisi'yle fantazya edebiyatında benzersiz bir dönem başlatan Tolkien'in ağaç sevgisi nedense bir ölçüde gölgede kalmıştır. Oysa Tolkien'in mitolojik fantazyasında da olduğu gibi dünyanın bütün mitolojilerinde Ağaç merkezde yer alır, karıncaları, sincapları, cinleri, goblinleri, elfleri ve elbette hobbitleri içinde barındırır. Bu derlemede, fantazya dünyasının en önemli kahramanlarından olan ağaç çobanı Entlerin yaratıcısı Tolkien'in yapıtını ağaç perspektifinden değerlendiren yazılara yer veriliyor. Colin Wilson, Claudia R. Finseth, W. H. Auden, Edmund Wilson, Peter S. Beagle ve W. E. Ratliff ve C. G. Flinn imzasını taşıyan, aynı zamanda onun hakkında yazılmış ilk eleştiriler olan bu yazılar, ilginç bir fantastik ağaç edebiyatı eleştirisi ortaya çıkartıyor.
Kate Bloom, Emma Pack
metin - Türkçe
3 Ayrım
3,20 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Çocuk Kitabı
Görüntülenme Sayısı: 16
Konusu:
Parlak Çayırın dört peri arkadaşıyla tanışın. Belle, Ivy, Daisy ve Rose. Onların en sevdiği şey, insanlarır dileklerini gerçekleştirmek. "Keşke bu park yenisi gibi güzel olsa.1 Fiona'nm parkı pislik içinde ve acilen temizlenmeye ihtiyacı var. Acaba Belle sihrini Fiona'nm dileğini gerçekleştirmek için kullanabilecek mi? ¦Her Parlak Çayırın Perileri kı+aloında, + loırik+ı’r/nenız için loir ade+ parlayan ki+ap ayracı var| Bandrol Uygulamasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmenliğin 5 inci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde bandrol taşıması zorunlu değildir.
Theodor W. Storm
metin - Türkçe
2 Ayrım
4,05 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 16
Konusu:
Birinci baskıda "Masal" başlığı altında yayımlamış olduğum aşağıdaki öyküler, aslında iyi dostum olan bazılarınca salt bu başlık yüzünden ok^^adan bir yana ahlmak talihsizliğine uğramışlardır: O zamanki önsözde, ikinci parçanın daha çok zarif bir söylence biçiminde kendini gösterdiği, üçüncünün "özgün bir öykü" olduğu konusunda güvence vermem bile işe yaramamışta. Her günkü alışılmış dünyayı, belki trenle gidecek yerde kanatlarla havada uçulan bir dünyayla değiştirmek, ins^ o kadar yadırgahr ki... Bundan başka -pek haklı olarak- masal, saygınlığını yitirmiş, üst^ıkörü ve renkli resimlerle süslü yazılar sayesinde sürüm sağlamaya girişen birtakım genç heveslilerin konusu olmuştur; bu yazı türünde gerçek usta elinden çıkan birkaç masal da karışıklık içinde yitip gitmektedir. Bu durum göz önüne alınarak, küçük kitap ikinci yolculuğuna başlarken daha az göze batan bir ad veriiniiş ve bunda, hala eski zamanları yaşatan bir çocukluk anısı rol oynamışhr. Oyun arkadaşlarımızın en yiğitlerinden birisi, yoksul bir eskicinin oğlu ve yıllardan beri belediyenin bakhğı yetim bir çocuk Theodor Storm olan "Haydut Hans"tr; haydut takma adım, en çok sevdiğimiz "hırsız-polis" oyunundaki üstün başarılarıyla herkesten çok hak ederek kaz^^nıştr. Bundan başka, bu mert ve şakacı çocuğun, çok beğendiğimiz bir yeteneği daha vardı. Okul saatlerinden sonra, havanın çabucak karardığı o uzun güz akşamlarında, oyun oynayamaz olunca, herhangi bir ev merdiveninin basamaklarında toplanırdık; işte öykü anlatmanm sırası o zaman gelirdi. Bunda da us^^ur yine Hans'h. Bizi kah korkudan tir tir titrettiği, kah k^^a-halarla güldürdüğü garip öyküler kim bilir aklına nereden gelirdi. Bu öykü anlatma mevsiminde özellikle yurdumuzdaki halk inancının düşlemleri içimizde o kadar canlı bir d^^m alırdı ki, bir keresinde bab^^n ahırının d^^ndaki delikten Cin'in dışarıya baktrğım iyice gördük; av bıçakları ve çiçek herekleriyle silahlanarak Cin'e karşı her yandan boşuna bir sefere giriştik. Masal dinleme yerimiz ne kadar gizli olursa, öyküler o oranda tatlı dinlenirdi. Saklı öykü yerlerini yeğleme duygusu, özellikle beni her zaman saklanacak yeni köşeler bulmaya yönlendirirdi; bu aradaki en iyi buluşum, büyük, boş bir fıçı oldu. Bu fıçı, yazı odasına yakın, "Ambar" adını verdiğimiz yerde dururdu; kısa sürede, yalnızca benimle Hans tarafından ziyaret edilen kutsal bir yere dönüştü. Akşamları, Kır Atlı hesap dersinden sonra, bunun içinde birlikte çömelir, yetecek kadar ufak mum araklarıyla doldurduğumuz küçük el fenerini kucağımıza alır, fıçının üstünde bulunan birkaç tahtayla ağzını yeniden örterdik; böylece en gizli bir odacıkta karşı karşıya otururmuş gibi olurduk. Sonra, akşamleyin herkes yazı odasına giderken, fıçıdan bir mırılh yükseldiğini işittikleri ve ara sıra ışık parılniarı^n sızdığmı gördükleri zaman, yaşlı yazman bunun nedenini iyice aniatamazdı. Bu arada Hans'la ben nerelerdeydik? Yukarıya doğru yavaş yavaş yükselirken günlük yaşamdan iyice ayrılırdık. öyle ki, okulla ve dünyayla ilgili bütün tozlar rüzgarda dalgalanan giysilerimizden uçup giderdi. Biz, yükseklerin temiz havasmı içimize çekerken, alımızda düzensiz çekimli fiilleriyle eski kolej, yetim çocukların yatakl^^un durduğu kötü kerpiç zeminli sağır mahzen, derinliklerin sisi içinde kalırdı. Ne var ki, kulede saat yediyi çaldığı zaman avlu kapısından beni akşam yemeğine çağıran hizmetçi kızın soprano sesi, yukarıya, bize kadar bile gelirdi. O zaman kendimizi birdenbire gene dar fıçımızda oturur bulurduk; fıçı^rn yanları çahrdayıncaya kadar bir kez daha gerinir, sonra kenarına hrmanarak günlük yaşama dönerdik: Ama bundan sonra daha uzun süre, içimizde bu Theodor Storm dünyadan olmayan bir ışık bulunduğunu herkes yüzümüzden okuyabilirdi. O zamandan bu yana kırk yıl ve daha da uzun bir süre geçti. Benim Haydut Hans'ım garip bir şansla, yaşlılığında bir kez daha belediyenin bakhğı yetim bir çocuk oldu. Acaba bir ölümlü olduğu halde o bölgelere çok fazla mı uçmuştu? Şu yaşadığımız dünyaya, bir çeyrek yüzyıl, çalışkan bir gemi dülgeri olarak hizmet ettikten sonra hastalandı, uzun yıllar bu dünyada rahah-nı bulamadı. Böylelikle bir düşkünler evine girdi. Ama yavaş yavaş yine iyileşti, şimdi rahatı yerindedir; kendi isteğine göre, hoşnut bir durumda, iyi çalışmaktadır; gerçi karısını çoktan gömmüştür; ama çocuklarının uzakta iyi bakıldıklarını bilir. Şimdi kırlaşmış saçlarıyla k^^m, mert yüzü karşıma çıktığı zaman, eğilerek birbirimizi selamlarız: Kara gözleri sanki bana: "O zamanlar fıçıda nasıl oturduğumuzu hala anımsıyor musun? Bunu yalnızca ikimiz biliriz, değil mi? O ne güzel günlerdi!" demek istermiş gibi alaylı alaylı parıldar. İşte bu yeni "Masal"m, eskileri kadar güçlü olup olmadığını okuyucu bakalım şimdi bir denesin! Yolculuk fazla uzun sürmeyecek ve yeni zamanımızın pratik kafalarını, baş dönmesine uğratacak kadar yükseklere çıkılmayacaktır.
Göksal Aslan
insan sesi mp3 - Türkçe
5 Ayrım
66,69 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Çocuk Kitabı
Görüntülenme Sayısı: 16
Konusu:
Her çocuk bir Hipo’su olsun ister. “Hipo da ne?” dediğini duyar gibi oldum. Hipo’nun ne olduğunu, Korkusuz İkizler’in kuruyan ağaçların kuruma nedenlerini nasıl bulduğunu, evcil hayvanların niçin saldırganlaştığını ve daha fazlasını öğrenmek ayrıca ikizlerle olağanüstü bir gün geçirmek istiyorsan bu seriyi okumaya davetlisin. Keyifli Okumalar..
Yavuz Bahadıroğlu
insan sesi mp3 - Türkçe
2 Ayrım
4,55 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Çocuk Kitabı
Görüntülenme Sayısı: 16
Konusu:
Çok sevimli, mini minnacık yirmi masal kitabı… Hayvan karakterleri üzerinden verilen erdem dersleri: Kararlı olmak, hayata olumlu bakmak, başkalarına özenmemek, yardımsever olmak, sabırlı olmak, sorumluluğunu bilmek, grup etkinliğine uyum sağlamak… Usta yazar Yavuz Bahadıroğlu’nun hem eğitici hem de eğlenceli üslubu ve minik ebatlardaki bu masallar çocukların elinden bırakmayacağı, akıllarından çıkaramayacağı bir masal serisi.
Kevin Robins, David Morley
metin - Türkçe
2 Ayrım
1,02 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
Görüntülenme Sayısı: 16
Konusu:
Yaşadığımız kaosun ilk belirtileri, 70'li yıllarda, nicelleşme ve metalaşmanın karakterize ettiği modern kültürün derinliklerinden beslenerek Batı Avrupa'daki politik sistemlerde "meşruluk krizi"ne dönüşmüştü. Tarihin tuhaf bir ironisiyle, tam Batı Avrupa entellektüel dünyası bu krizle baş etmenin yollarını ararken, Doğu Bloku içi geçmiş temsili demokrasinin ve meta dünyasının vaatleri peşinde koşan kitleler tarafından berdava edilince, önceleri pek kulak asmadığımız ne kadar sorun varsa hepsi birbirinin peşi sıra sökün etti: Ulusal ve budunsal kimlikler, ulus-ötesi şirketlerin damgasını taşıyan küresel kapitalizm, bölgesel hegemonya mücadeleleri, mikro milliyetçilik, ırkçılık ve bunların hem iktisadi hem de simgesel tepişme uzamlarının en başında gelen yeni iletişim teknolojileri.D. Morley ve K. Robins, tarihin bir değil birçok, kollektif ve bireysel kimliklerin dikişsiz değil çelişkili ve kırılgan olduğunun görülmeye başlandığı, ulus-devlet şemsiyesinin komünizm tarafından değil bizzat kapitalizm tarafından delindiği günümüz dünyasında öne çıkan bu sorunları enine boyuna inceliyorlar. Avrupa kültüründe temel bir sorun olduğunu, kendi olumluluğunu Avrupalı olmayanın olumsuzluğuna dayandırarak kendi kendisiyle özdeşleşmesinin narsist bir kimliğe dönüştüğünü ve artık kendini yeniden inşa etmek için geri çekilmeye başladığını söyleyerek şöylesi soruların peşine düşüyorlar: Demir Perde'nin eşanlı olarak böldüğü ve birleştirdiği Avrupa'nın coğrafi sınırları böyle net sınırların olmadığı bir ortamda nerede başlayıp nerede bitecektir? Bir yandan kitle iletişim araçları yoluyla Avrupalılık bilinci yeşertilmeye çalışırken öbür yandan sınır tanımayan iletişim biçimlerinden aldığı destekle Avrupa'yı hiçleyen Amerikanlaşma tehlikesi nasıl bertaraf edilecektir? Beyaz adamın sihri olan teknolojiyi eline geçirerek Batı'ya karşı yarma harekâtına girişen dünün modern öncesi ve ilkel Doğu'sunda yer alan sarı adamlar yerleşik uluslararası iktidar hiyeraşisinde nereye oturtulacaktır? Avrupa'nın belki 1492'den itibaren netleştirdiği ve o tarihten bu yana dünyanın her yanına ihraç ettği kozmopolit evrenselcilik ile dar görüşlü ve taşralı bölgecilik arasında halat çekme oyununda artan gerilimlerin üzerine boşaltılacağı yeni şeytan adayları (İslam, Doğu, Japonya, Amerika) bu oyunu boşa çıkarmak için hangi imkânlara sahiptir ve hangi ihtimallere oynayabilirler?...Yaklaşık 200 yıldır Batı'ya her adım atılışında Batı'nın biraz daha uzağına düşüldüğünün acıyla fark edildiği, içerideki Ötekilerden başını alıp da dışarıya hâlâ benzeri soruların daha bir acilleştiğini düşünüyoruz. Bir ülkenin "büyük rüya"lar görmeyi çok sevmesine rağmen sonunda, kendi, "iç düşman"larıyla ve sınır komşularıyla baş başa kalmasının nedenlerini biraz da kültür ve simge dünyasının sunduğu teorik ve politik kerterizden incelemek gerektiğini düşünüyorsanız, bu kitapta aradığınızdan daha fazlasını bulacağınıza emin olabilirsiniz.

Sayfalar